Karar Sayısı: 11934 27 Ekim 2026 Recep Tayyip ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI T.C. Resmî Gazete
27 Ekim 2026
Mükerrer
Pandemi sonrası dönemde küresel ekonomide yaşanan dengelenme süreci; enflasyonist baskıların seyri, para politikalarındaki sıkılaşma, jeopolitik gerilimler ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler çerçevesinde şekillenirken, iktisadi faaliyet ve küresel büyüme görünümü söz konusu gelişmelerden etkilenmeye devam etmiştir. 2025 yılına gelindiğinde ise ABD'nin uygulamaya koyduğu geniş kapsamlı gümrük tarifelerine ve artan politika belirsizliklerine rağmen küresel iktisadi faaliyet dayanıklılığını büyük ölçüde korumuş ve beklentilerin üzerinde bir büyüme performansı sergilemiştir. Bu dönemde başlangıçta açıklanan tarife oranlarının geri çekilmesi, özel sektörün ticaret engellerine uyum sağlaması, ılımlı finansal koşullar ve mali teşvikler küresel faaliyeti desteklerken yapay zekâ bağlantılı teknoloji yatırımlarındaki belirgin artış küresel talebe önemli bir ivme kazandırmıştır. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre 2025 yılında bir önceki yıl ile kıyaslandığında dünya ekonomisi yüzde 3,5 oranında büyümüştür. Gelişmiş ekonomiler yüzde 2,0 oranında büyürken güçlü özel tüketim ve teknoloji odaklı iş yatırımlarının desteğiyle yüzde 2,3 büyüyen ABD, bu grup arasında olumlu ayrışmıştır. Avro Bölgesi ise yüzde 1,2 oranında büyüme kaydetmiş ve Bölge'nin en büyük ekonomisi olan Almanya yalnızca yüzde 0,2 oranında büyümüştür. 2025 yılında Birleşik Krallık ve Japonya yüzde 1,2 oranında büyümüştür. Aynı yılda yüzde 4,5 büyüyen yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde Çin yüzde 5,0, Hindistan ise yüzde 7,8 oranında büyüme kaydetmiştir.
2026 yılına girilirken küresel görünüm Orta Doğu'da yaşanan savaş ve yapay zekâ odaklı teknoloji döngüsü olmak üzere iki temel güç ekseninde şekillenmiştir. Savaş öncesinde günlük yaklaşık 20 milyon varil ile dünya deniz yolu petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle Mart ayında kapatılması enerji piyasalarında önemli bir arz şokuna yol açarak büyüme görünümündeki aşağı yönlü riskleri belirgin şekilde arttırmıştır. Çatışmanın ilk aylarında neredeyse iki katına çıkan petrol fiyatları Körfez üreticilerinin sevkiyatlarını diğer limanlara yönlendirmesi, bölge dışındaki üretim artışı ve küresel stokların kullanılmasıyla görece daha düşük seviyelerde dengelenmiştir. Haziran ayında ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından Boğaz'ın kısa süreliğine açılması fiyatlarda geçici bir gerileme sağlasa da kısa süreli ateşkesin yerini Kızıldeniz'e yayılan düşük yoğunluklu bir çatışmaya bırakmasıyla enerji fiyatları yeniden yükselmiş ve dezenflasyon süreci kesintiye uğramıştır. Diğer taraftan arz tarafındaki esneklik, stokların kullanıma sunulması ve ekonomilerin enerji yoğunluğunun geçmiş on yıllara kıyasla azalmış olması savaşın küresel iktisadi faaliyet üzerindeki etkisini sınırlamıştır. IMF'ye göre arz tarafında esneklik olmaması durumunda Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının 2026 yılında küresel büyümeyi 0,9 puan azaltabileceği tahmin edilmektedir.
Ancak üretimin farklı güzergâhlara yönlendirilmesi, stokların kullanıma sunulması ve enerji yoğunluğundaki azalma sayesinde bu etkinin 0,3 puanla sınırlı kalacağı öngörülmektedir.
Dünya ekonomisine¹ dair güncel veriler Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının yol açtığı arz şokuna rağmen 2026 yılının ilk yarısında küresel büyümenin beklentilerden daha güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Bu görünümde ABD ekonomisinin dirençli seyri ve Avro Bölgesi'nde ikinci çeyrekte kaydedilen güçlü toparlanma dengeleyici unsurlar olarak öne çıkarken Çin ekonomisi beklentilerin altında büyümüştür. Küresel ekonomi 2026 yılının ilk yarısında yüzde 3,1 oranında büyürken gelişmiş ekonomilerde bu oran yüzde 2,0 olarak kaydedilmiştir. Bu dönemde ABD hariç gelişmiş ekonomilerde büyüme oranı yüzde 1,5, ABD'de ise yüzde 2,3 olarak gerçekleşmiştir. Gelişmekte olan ekonomilerde aynı dönemde yüzde 4,4 oranında, Çin ve Hindistan hariç bakıldığında ise yüzde 2,9 oranında büyüme kaydedilmiştir. Bu doğrultuda ülkeler arasında büyüme performansında belirgin bir ayrışma gözlenmekte ve büyüme görünümü ülkelerin savaş kaynaklı arz şokundan ve yapay zekâ kaynaklı talepten etkilenme düzeyine göre farklılaşmaktadır. Yapay zekâ yatırımlarından yararlanan teknoloji ihracatçısı ekonomiler güçlü bir büyüme performansı sergilerken gelişmiş ekonomiler arasında net enerji ihracatçıları ticaret hadlerindeki olumlu gelişmelerle kısmen korunmaktadır. Teknoloji döngüsünün dışında kalan net enerji ithalatçısı ekonomiler ise yüksek enerji fiyatlarından daha belirgin şekilde olumsuz etkilenmektedir.
2026 yılında Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji şokuna ve yükselen enflasyona rağmen Ekim ayında yayımlanan IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'na göre küresel ekonominin yıl genelinde yüzde 3,1 oranında büyümesi beklenmektedir. Söz konusu tahmin bir önceki yılda kaydedilen yüzde 3,5'lik büyüme oranının altında kalmakla birlikte Nisan ayındaki tahminle aynı düzeyde olup savaşın yol açtığı arz şokunun yapay zekâ yatırımlarının sağladığı talep canlılığıyla büyük ölçüde dengelendiğini göstermektedir. Diğer taraftan Nisan Raporu'nda küresel büyümenin yüzde 95'i 54 ülkeden kaynaklanırken Ekim Raporu'na göre büyümeye katkı sağlayan ülke sayısı 32'ye gerilemiş ve ekonomilerin yaklaşık yüzde 47'sinin büyüme tahmini aşağı yönlü güncellenmiştir. Buna karşılık küresel büyümenin salgın öncesindeki yirmi yıllık dönem ortalaması olan yüzde 3,7'nin altında zayıf seyrini devam ettireceği öngörülmektedir.
Güncel tahminlere göre son yıllarda diğer gelişmiş ekonomilerden olumlu ayrışan ABD'de güçlü özel tüketim ve yapay zekâ odaklı teknoloji yatırımlarının desteğiyle iktisadi faaliyetin 2026 yılında dirençli seyrini koruyacağı değerlendirilmektedir. Bu görünümde ABD'nin net enerji ihracatçısı konumunun savaşın doğrudan etkilerini sınırlaması da etkili olmaktadır. ABD'de büyüme 2026 yılının ilk ve ikinci çeyreğinde mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 oranında artış kaydetmiştir. İkinci çeyrekte yatırımlar, özel tüketim ve ihracattaki artış büyümeye katkı sağlarken kamu harcamalarındaki zayıflama ve ithalattaki yüksek artış büyümeye olumsuz etkide bulunmuştur. Böylece 2026 yılının ilk yarısında kaydedilen büyüme oranları enerji fiyatlarındaki artışa rağmen ekonomideki dirençli seyre işaret etmektedir. ABD'nin 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 2,3 oranında büyümesi beklenmektedir.
¹ Strateji ve Bütçe Başkanlığı hesaplamasına dayanmaktadır. 2026 yılı için küresel ekonominin satın alma gücü paritesine göre yaklaşık yüzde 95'ini oluşturan ülkeler hesaplamaya alınmıştır.
2026 yılında Avro Bölgesi'nin büyüme hızının yüksek enerji fiyatları ve zayıf tüketici güveni nedeniyle bir önceki yılın altında kalması beklenmektedir. Avro Bölgesi'nde büyüme mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak ve bir önceki döneme göre 2026 yılının ilk çeyreğinde yatay seyrederken ikinci çeyreğinde yüzde 0,6 oranında gerçekleşmiştir. Bu gelişmede İrlanda'daki güçlü toparlanma ve İspanya'daki büyüme artışının sürmesi etkili olmuştur. Bölge'de doğal gaz stoklarının son 15 yılın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi ise enerji arzına ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. IMF tahminlerine göre Avro Bölgesi'nin 2026 yılında yüzde 1,1 oranında, 2027 yılında ise yüzde 1,2 oranında büyümesi beklenmektedir. Bölge'nin önde gelen ekonomilerinden olan Almanya'nın aynı yıllarda sırasıyla yüzde 1,3 ve yüzde 1,1, Fransa'nın yüzde 0,4 ve yüzde 0,7, İspanya'nın yüzde 2,5 ve yüzde 1,8, Birleşik Krallık'ın ise yüzde 1,3 ve yüzde 1,2 oranlarında büyümesi beklenmektedir. Maliye politikası desteklerinin yüksek enerji fiyatlarının etkisini kısmen telafi ettiği Japonya ekonomisinde ise 2026 ve 2027 yıllarında büyümenin yüzde 0,7 olması beklenmektedir. Böylece gelişmiş ekonomilerin 2026 yılında yüzde 2,1, 2027 yılında ise yüzde 1,8 büyüyeceği tahmin edilmektedir.
Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji şoku ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle 2026 yılında yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerdeki büyüme oranının 2025 yılı seviyesinin belirgin biçimde altında kalması beklenmektedir. Bu dönemde söz konusu ülke grubunun görünümü, emtiada dışa bağımlılık ve çatışma bölgesine yakınlık ile küresel değer zincirindeki konumuna göre ayrışmakta olup savaştan doğrudan etkilenen Orta Doğu ve Orta Asya bölgesinde 2026 yılında yüzde 0,3 oranında daralma öngörülmektedir. Yüksek petrol fiyatları ve süregelen belirsizlikler nedeniyle yavaşlayan Çin ekonomisinin politika desteğinin daha keskin bir yavaşlamayı önlemesiyle 2026 yılında yüzde 4,5, 2027 yılında ise yüzde 4,0 oranında büyümesi tahmin edilmektedir. Hindistan'ın ise dayanıklı iç talep ve güçlü hizmet faaliyetlerinin desteğiyle aynı yıllarda yüzde 7,0 oranında büyümesi beklenmektedir. Söz konusu ülke grubundan Rusya'nın 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 0,9, Brezilya'nın sırasıyla yüzde 2,2 ve yüzde 1,9 ve Meksika'nın yüzde 1,5 ve yüzde 1,8 oranında büyümesi beklenmekte, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin 2026 yılında yüzde 3,7 büyümesi öngörülmektedir. 2027 yılında ise savaştan etkilenen ekonomilerdeki toparlanmayla birlikte yüzde 4,4 oranında büyüme tahmin edilmektedir.
TABLO I: 1- Dünya Ekonomisinde Temel Göstergeler
| 2025 | 2026 (1) | 2027 (1) | 2026 (2) | 2027 (2) | |
|---|---|---|---|---|---|
| Büyüme (Yüzde Değişim) | |||||
| Dünya | 3,5 | 3,1 | 3,4 | 0,0 | 0,2 |
| Gelişmiş Ekonomiler | 2,0 | 2,1 | 1,8 | 0,3 | 0,1 |
| ABD | 2,3 | 2,3 | 2,3 | 0,0 | 0,2 |
| Japonya | 1,2 | 0,7 | 0,7 | 0,0 | 0,1 |
| Avro Bölgesi | 1,2 | 1,1 | 1,2 | 0,0 | 0,0 |
| Almanya | 0,2 | 1,3 | 1,1 | 0,5 | -0,1 |
| Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler | 4,5 | 3,7 | 4,4 | -0,2 | 0,2 |
| Yükselen ve Gelişmekte Olan Avrupa | 2,0 | 1,7 | 2,1 | -0,3 | 0,0 |
| Rusya | 1,0 | 0,9 | 0,9 | -0,2 | -0,2 |
| Gelişmekte Olan Asya | 5,6 | 5,1 | 4,9 | 0,2 | 0,1 |
| Çin | 5,0 | 4,5 | 4,0 | 0,1 | 0,0 |
| Hindistan | 7,8 | 7,0 | 7,0 | 0,5 | 0,5 |
| Latin Amerika ve Karayipler | 2,5 | 2,3 | 2,5 | 0,0 | -0,2 |
| Brezilya | 2,3 | 2,2 | 1,9 | 0,3 | -0,1 |
| Sahra Altı Afrika | 4,5 | 4,5 | 4,5 | 0,2 | 0,1 |
| Dünya Ticaret Hacmi (Yüzde Değişim) | 5,0 | 4,6 | 4,7 | 1,8 | 0,9 |
| Mal ve Hizmet İthalatı | |||||
| Gelişmiş Ekonomiler | 4,7 | 5,0 | 4,2 | 2,4 | 1,1 |
| Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler | 5,4 | 4,0 | 5,1 | 1,3 | 0,2 |
| Tüketici Fiyatları (Yıllık Ortalama, Yüzde Değişim) | 4,1 | 4,7 | 4,1 | 0,3 | 0,4 |
| Gelişmiş Ekonomiler | 2,5 | 3,1 | 2,7 | 0,3 | 0,5 |
| ABD | 2,7 | 3,6 | 2,8 | 0,4 | 0,7 |
| Avro Bölgesi | 2,1 | 3,1 | 2,8 | 0,5 | 0,6 |
| Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler | 5,2 | 5,7 | 5,1 | 0,2 | 0,5 |
| İşsizlik Oranı (Yüzde) | |||||
| Gelişmiş Ekonomiler | 4,7 | 4,7 | 4,6 | -0,1 | -0,1 |
| ABD | 4,3 | 4,2 | 4,0 | -0,2 | -0,2 |
| Avro Bölgesi | 6,3 | 6,3 | 6,3 | 0,1 | 0,2 |
| Yapısal Genel Devlet Bütçe Dengesi / GSYH (Yüzde) | |||||
| ABD | -7,9 | -8,0 | -7,7 | -0,6 | -0,4 |
| Avro Bölgesi | -2,9 | -3,5 | -3,6 | -0,3 | -0,2 |
| Genel Devlet Brüt Borç Stoku / GSYH (Yüzde) | |||||
| ABD | 124,4 | 126,8 | 128,7 | 1,0 | 0,1 |
| Avro Bölgesi | 87,3 | 88,0 | 88,5 | 0,2 | 0,1 |
| Ortalama Petrol Fiyatları (ABD Doları/Varil) (3) | 67,7 | 95,7 | 87,4 | 13,5 | 11,4 |
Kaynak: IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Ekim 2026
(1) Tahmin
(2) IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Nisan 2026 Güncellemesinden Farklar
(3) West Texas Intermediate, Dated Brent ve Dubai Fateh tipi ham petrollerin ortalama fiyatıdır.
2025 yılında ticaretteki korumacı politikaların yaygınlaşmasına rağmen küresel ticaret görece güçlü bir seyir izlemiştir. Bu gelişmede öne çekilen ithalat talebi ve teknoloji yoğun ticaretteki hızlı artış etkili olurken dünya mal ve hizmet ticaret hacminde 2025 yılında yüzde 5,0 oranında büyüme kaydedilmiştir. Açıklanan son IMF tahminlerine göre tarifelerin olumsuz etkileri ve üretim zincirlerindeki uyum sürecinin etkisiyle küresel mal ve hizmet
ticaretindeki artışın 2026 yılında yüzde 4,6'ya gerilemesi, teknoloji kaynaklı ticaret akımlarındaki güçlü seyrin desteğiyle 2027 yılında ise yüzde 4,7 düzeyinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.
2025 yılında petrol fiyatları bir önceki yıla kıyasla belirgin şekilde gerilemiştir. Nisan ayında ABD'nin geniş kapsamlı yeni tarifeler açıklaması ve OPEC+'nın üretim kesintilerini beklenmedik şekilde geri alması fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmuştur. Bu gelişmelerle ortalama petrol fiyatı 2025 yılında yüzde 14,4 oranında gerileyerek varil başına 67,74 dolar olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılında ise Orta Doğu'daki savaşla birlikte petrol fiyatları sert ve dalgalı bir yükseliş sergilemiştir. Ocak ve Şubat aylarında ABD'nin İran'a saldırı düzenleyeceğine yönelik söylentilerle yaklaşık yüzde 10 artan petrol fiyatları Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatların neredeyse durmasıyla Mart ayı sonunda varil başına 126 dolarla zirveye ulaşmıştır. Haziran ayı başında 100 dolar civarında dengelenen fiyatlar Haziran ortasında İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından Boğaz'ın kısa süreliğine açılmasıyla 68 dolara kadar gerilemiştir. Ancak kısa süreli ateşkesin yerini Kızıldeniz'e yayılan düşük yoğunluklu bir çatışmaya bırakmasıyla rafine ürün fiyatları savaş öncesine göre yüzde 70 ile yüzde 95 arasında daha yüksek seyretmiştir. IMF'nin son tahminlerinde Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların 2027 yılı Mart ayında yeniden başlayacağı varsayımıyla ortalama petrol fiyatlarının 2026 yılında yüzde 41,3 oranında artarak varil başına 95,74 dolar olması, 2027 yılında ise yüzde 8,7 oranında azalarak 87,39 dolara gerilemesi öngörülmektedir.
Küresel manşet enflasyon 2022 yılının son çeyreğinden bu yana süren düşüş eğilimini 2025 yılında da korumuş ancak 2026 yılında Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji ve gıda fiyatı artışlarıyla dezenflasyon süreci kesintiye uğramıştır. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla yükselen enerji fiyatları manşet enflasyonu yeniden artırırken kısa süreli ateşkesin ardından enerji fiyatlarının tekrar yükselmesiyle birlikte küresel manşet enflasyon Ağustos ayında ivme kazanmıştır. Çekirdek enflasyon ise genel olarak ılımlı seyretmekle birlikte bazı gelişmiş ekonomilerde hızla yükselen yarı iletken maliyetleri çekirdek mal fiyatlarına yansımaya başlamıştır. Bu çerçevede güncel tahminlere göre küresel enflasyonun 2025 yılındaki yüzde 4,1 seviyesinden 2026 yılında yüzde 4,7'ye yükselmesi, 2027 yılında ise yeniden yüzde 4,1'e gerilemesi beklenmektedir. Gelişmiş ekonomilerde ortalama tüketici enflasyonunun 2025 yılındaki yüzde 2,5 seviyesinden 2026 yılında yüzde 3,1'e yükseleceği öngörülmektedir. Bu ekonomiler arasında ABD'de enflasyonun yüzde 2,7'den yüzde 3,6'ya, Avro Bölgesi'nde ise yüzde 2,1'den yüzde 3,1'e çıkması beklenmektedir. Diğer taraftan yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde 2025 yılında yüzde 5,2 olan yıllık ortalama tüketici fiyatları artışının 2026 yılında yüzde 5,7 düzeyinde gerçekleştiği tahmin edilmektedir.
Küresel ölçekte para politikasında 2024 yılında başlayan gevşeme döngüsü 2026 yılında enerji kaynaklı enflasyon baskılarıyla birlikte yerini yeniden sıkılaştırmaya bırakmıştır. 2025 yılında ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler ve artan gümrük tarifelerinin etkisiyle parasal gevşeme süreci ülkeler arasında farklı hızlarda ilerlemiştir. Bu dönemde ABD Merkez Bankası (Fed) politika faizinde toplamda 75 baz puan indirim yaparak yılı yüzde 3,75 seviyesinde tamamlarken Avrupa Merkez Bankası (AMB) düşen enerji fiyatları ve zayıf iç talebin etkisiyle faiz indirimlerine devam ederek politika faizini yüzde 2,15'e indirmiştir. 2026 yılında ise Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji fiyatı artışları ve dezenflasyon
sürecinin kesintiye uğraması para politikası kararlarını şekillendiren başlıca unsur olmuştur. Bu doğrultuda AMB Haziran ayında 2023 yılından sonra ilk kez faiz artırımına giderek politika faizini yüzde 2,40 seviyesine, Eylül ayında yaptığı ilave artışla ise yüzde 2,65 seviyesine yükseltmiştir. Fed ise yılın ilk yarısında politika faizini sabit tuttuktan sonra artan enflasyonist baskılar nedeniyle politika faizini yüzde 4,0 düzeyine yükseltmiştir. IMF tahminlerine göre çekirdek enflasyonun ABD ve Avro Bölgesi'nde ancak 2028 yılının ortasında hedef seviyeye dönmesi beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarının seyri ve enflasyondaki yeniden yükselişin para politikası patikası ile finansal koşullar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği değerlendirilmektedir.
Art arda gelen şoklara rağmen gelişmiş ekonomilerde işgücü piyasaları genel olarak dirençli seyrini korurken Fransa gibi büyümenin zayıf seyrettiği ekonomilerde işsizlik oranlarında artış görülmektedir. Bu çerçevede 2026 yılında işsizlik oranının gelişmiş ekonomilerde yüzde 4,7 olması beklenmektedir. Bu ekonomiler arasında söz konusu oranın ABD'de yüzde 4,2, Avro Bölgesi'nde yüzde 6,3, Almanya'da yüzde 4,0, Fransa'da yüzde 8,4, İspanya'da yüzde 9,8, Japonya'da yüzde 2,5 ve Birleşik Krallık'ta yüzde 5,3 olarak gerçekleşmesi tahmin edilmektedir. Yükselen ve gelişmekte olan ülkeler açısından bakıldığında ise Çin'de yüzde 5,1, Brezilya'da yüzde 6,2 ve Güney Afrika'da ise yüzde 33,2 olması öngörülmektedir.
Önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki savaşın uzaması ya da tırmanması ile ticaret gerilimlerinin yeniden alevlenme olasılığı, küresel ekonomik görünüm üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. ABD'de büyüme güçlü özel tüketim ve teknoloji yatırımlarının desteğiyle dirençli seyrini korurken Avro Bölgesi'nde yüksek enerji fiyatları ve zayıf tüketici güveni büyümeyi sınırlamakta olup Çin ekonomisi ise yüksek petrol fiyatları, uzun süren belirsizlik ve gayrimenkul sektöründeki sorunlar nedeniyle yavaşlamaktadır. Enflasyonun beklenenden daha kalıcı olması ve para politikalarının öngörülenden daha uzun süre sıkı kalması, yapay zekâ yatırımlarına yönelik iyimser beklentilerin zayıflamasıyla finansal piyasalarda sert bir düzeltme yaşanması ve yüksek kamu borcu öne çıkan diğer risk unsurlarıdır. IMF'ye göre 2027 yılında küresel enflasyonun yüzde 5'i aşma olasılığı yüzde 35'e yükselmiştir. Savaşın varsayılandan uzun sürmesi ve uzun vadeli faizlerin yükselmesini içeren olumsuz senaryoda ise petrol fiyatlarının 2026 yılının son çeyreğinden 2027 yılının ilk çeyreğine kadar varil başına 130 dolara ulaşmasıyla 2027 yılında küresel büyümenin 0,5 puan daha düşük, enflasyonun ise 1,1 puan daha yüksek gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra kamu borcunun 2025-2031 döneminde gelişmiş ekonomilerde millî gelire oranının yüzde 108'den yüzde 115'e, gelişmekte olan ekonomilerde ise yüzde 74'ten yüzde 84'e yükselmesi beklenmekte olup artan borçlanma maliyetleriyle birlikte politika alanı daralmaktadır. Aşırı hava olayları ve El Nino etkisiyle derinleşen kuraklık ve su stresi ise gıda ve emtia fiyatları üzerinden enflasyon ve büyüme üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu nedenle küresel ölçekte eş güdümlü politika adımları, açık, şeffaf ve öngörülebilir ticaret kuralları, güvenilir orta vadeli mali uyum planlarıyla mali alanın yeniden oluşturulması, para politikasının fiyat istikrarına odaklanması ile enerji güvenliğinin güçlendirilmesi ekonomik kırılganlıkları azaltmak açısından önem taşımaktadır.
Bu çerçevede 2025 yılında yüzde 3,5 oranında büyüyen küresel ekonominin Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji şokuna rağmen dirençli görünümünü koruyarak 2026
yılında yüzde 3,1 oranında, enerji piyasalarının kademeli olarak normalleşmesi varsayımıyla 2027 yılında ise yüzde 3,4 oranında büyümesi tahmin edilmektedir.
2025 yılında küresel ticarette güçlenen korumacılık eğilimleri, ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye ekonomisi, makroekonomik istikrarı güçlendiren politikaların desteğiyle dayanıklılığını korumuş ve dezenflasyon süreciyle uyumlu olarak dengeli bir görünüm içinde yüzde 3,7 oranında büyümüştür. 2023 yılındaki depremlerin ardından yürütülen yeniden imar ve inşa faaliyetleri, yıl boyunca inşaat yatırımlarının yüksek seyrini sürdürmesine katkı sağlayarak iktisadi faaliyeti desteklemeye devam etmiştir. Yılın tamamında inşaat dâhil hizmetler sektörü güçlü seyrini koruyarak büyümenin temel itici gücü olmayı sürdürürken sanayi sektörü de GSYH büyümesini destekleyen diğer bir sektör olmuştur. Tarım sektörü ise bu dönemde olumsuz iklim koşullarının etkisiyle daralmıştır.
2025 yılında yüzde 3,7 oranında gerçekleşen büyümeye 2,9 puan katkı sunan özel tüketim harcamalarının öncülüğünde toplam tüketim harcamaları yüzde 3,6 oranında artış kaydetmiştir. Aynı dönemde yüzde 7,3 oranında güçlü bir artış gösteren toplam sabit sermaye yatırımları büyümeye 1,9 puanlık önemli bir katkı sağlarken net mal ve hizmet ihracatı büyüme üzerinde 1,1 puanlık negatif etki oluşturmuştur.
2025 yılında küresel ticarette korumacılık eğilimlerine rağmen sanayi sektörü yıl genelinde yüzde 3,5 oranında artmıştır. Hizmetler sektörü katma değeri de yüzde 4,3 oranında artarak büyümenin ana sürükleyicisi olmaya devam etmiştir. Tarım sektörü katma değeri ise yüzde 8,5 oranında azalarak büyümeyi sınırlayıcı etkide bulunmuştur. Yıl genelindeki yüzde 3,7'lik büyümeye katkı açısından bakıldığında tarım sektörü 0,5 puan negatif etki oluştururken sanayi ve hizmetler sektörleri ise sırasıyla 0,7 puan ve 2,8 puan katkı sağlamıştır.
2026 yılının ilk çeyreğinde, jeopolitik gerilimlerin küresel ticaret ve emtia piyasaları üzerindeki olumsuz etkileri dış talebi ve üretim koşullarını baskılamıştır. Yurt içinde ise sıkı politika duruşunun sürdüğü bu dönemde iktisadi faaliyet ılımlı bir performans sergilemiş ve GSYH yüzde 2,6 oranında büyümüştür. Yılın ikinci çeyreğinde ise iç talepteki yavaşlamaya karşın net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısının pozitife dönmesiyle GSYH yüzde 2,3 oranında artış kaydetmiştir. Yılın ilk yarısında, sanayi sektörü GSYH büyümesine 0,2 puan katkı sunarken inşaat dâhil hizmetler sektörü 1,7 puan katkı vermiştir. Tarım sektörü ise önceki yıl yaşanan daralmanın ardından toparlanarak büyümeye 0,3 puan katkıda bulunmuştur.
2026 yılının ilk yarısında özel tüketim harcamaları yüzde 4,3 oranında artarken büyümeye 3,0 puanlık katkı yapmış, kamu tüketim harcamaları ise yüzde 0,5 oranında azalışla büyümeye 0,1 puan negatif etkide bulunmuştur. Böylece yılın ilk yarısında toplam tüketim harcamaları yüzde 3,5 oranında artmış ve büyümeye 2,9 puan katkı vermiştir. Toplam sabit sermaye yatırımları aynı dönemde yüzde 1,8 oranında artarak büyümeye 0,5 puan katkı sağlamış ve bu katkının 0,3 puanı makine ve teçhizat yatırımlarından gelmiştir. Net mal ve hizmet ihracatı ise ilk yarıda büyüme üzerinde 0,9 puanlık negatif etkide bulunmuştur.
2026 yılının ikinci yarısında, sürdürülen sıkı politika bileşiminin yurt içi harcamalardaki artışı kontrol altında tutması ve kamu harcamalarının büyümeye katkısının sınırlı kalması beklenmektedir. Diğer taraftan, jeopolitik risklerin devam ettiği bir ortamda küresel ticaret ve emtia piyasalarındaki koşulların aşamalı olarak iyileşmesiyle ihracattaki toparlanmanın ithalat artışını büyük ölçüde dengelemesi ve net dış talebin büyümeye negatif katkısının sınırlı düzeye gerilemesi beklenmektedir. Bu görünüm altında, iç ve dış talep arasındaki dengenin güçlenmesiyle Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,3 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir.
2025 yılında, ABD'nin gümrük tarifelerinde yaptığı artışlar ve bu adımlara karşı uygulanan misilleme tedbirlerinin neden olduğu belirsizliğe rağmen küresel ticaret, beklentilerin üzerinde bir performans sergilemiştir. Tarife artışları öncesinde öne çekilen ithalat talebi ve yapay zekâ bağlantılı yatırımların katkısıyla küresel mal ve hizmet ticaret hacmi yüzde 5,0 oranında artmıştır. Korumacılık eğilimlerinin güçlendiği bu konjonktürde Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 4,4 artarak 273,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Altın fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle mal ithalatı yüzde 6,2 oranında artarken enerji fiyatlarının görece ılımlı seyri ithalat artışını sınırlamıştır. Böylece toplam mal ithalatı 365,4 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. Turizm sektöründeki güçlü performansın katkısıyla seyahat gelirleri yüzde 6,7 artarak 60 milyar dolara ulaşmıştır. Bu gelişmeler sonucunda cari işlemler açığı 2025 yılında 30,3 milyar dolar, açığın GSYH'ya oranı ise yüzde 1,9 olarak gerçekleşmiştir.
2026 yılında Orta Doğu'daki savaşın enerji ve emtia piyasalarında yol açtığı arz şokları ile başlıca ticaret ortaklarındaki ekonomik zayıflama dış talep koşullarını olumsuz etkilemiştir. Buna rağmen Türkiye'nin ihracatındaki artış eğilimi korunmuştur. Yılın ilk sekiz ayında ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,0 artarak 185 milyar dolara ulaşmıştır. İhracatın 2026 yılının tamamında yüzde 3,2 artışla 282 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle ithalat ise yılın ilk sekiz ayında yüzde 5,3 artarak 250,8 milyar dolar seviyesinde kaydedilmiştir. İthalatın yıl genelinde yüzde 5,9 artışla 387 milyar dolar seviyesine ulaşacağı tahmin edilmektedir.
2026 yılının ilk sekiz ayında seyahat gelirleri, bölgedeki jeopolitik gelişmelere rağmen bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,1 artarak 39,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Seyahat gelirlerinin yıl genelinde 60 milyar dolar düzeyinde olması öngörülmektedir. Cari işlemler açığı ise yılın ilk sekiz ayında, bir önceki yılın aynı dönemindeki 19,7 milyar dolar seviyesinden 31,5 milyar dolara yükselmiştir. Enerji ithalatındaki artışın etkisiyle cari işlemler açığının 2026 yılı sonunda 47,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği ve GSYH'ya oranının yüzde 2,6 olacağı tahmin edilmektedir. Altın ve enerji hariç cari işlemler dengesinin ise yaklaşık 21 milyar dolar fazla vermesi ve söz konusu fazlanın GSYH'ya oranının yüzde 1,2 olması beklenmektedir.
Bir önceki yıla göre 2025 yılında toplam istihdam 54 bin kişi azalırken tarım dışı istihdam ise 213 bin kişi artmıştır. İşgücüne katılma oranı yıllık bazda 0,7 puan gerilemiş, işsizlik oranı ise 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 olarak gerçekleşmiştir. Aynı yılda genç nüfusta işsizlik oranı 1 puan azalışla yüzde 15,3'e gerilemiştir.
2026 yılı Ağustos ayı itibarıyla istihdam edilenlerin sayısı 33 milyon 301 bin kişi, istihdam oranı yüzde 49,6, işsizlik oranı ise yüzde 7,7 seviyesindedir. 2026 yılı geneli işsizlik oranının yüzde 8,1 olması beklenmektedir.
Yurt içi tasarrufların GSYH'ya oranı 2025 yılında yüzde 29,9 olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılında ise bu oranın, bir önceki yıla göre 0,3 puan artarak yüzde 30,2 olacağı tahmin edilmektedir.
2025 yılının ilk yarısında tüketici enflasyonundaki gerilemede sıkı para politikası duruşu, ılımlı talep koşulları ve başta petrol olmak üzere gerileyen emtia fiyatları etkili olmuştur. Bu dönemde olumsuz hava koşullarına bağlı arz şokları gıda fiyatlarında dönemsel oynaklığa yol açarken kira ve eğitim başta olmak üzere geriye dönük endeksleme eğiliminin güçlü olduğu kalemler hizmet enflasyonunun görece yüksek seyretmesine neden olmuştur. Yılın ikinci yarısında dezenflasyon süreci devam etmekle birlikte üçüncü çeyrekte gıda arz şokları ve emtia fiyatlarındaki dalgalı seyir nedeniyle geçici bir yavaşlama görülmüş, son çeyrekte söz konusu etkilerin zayıflaması ve para politikasının gecikmeli etkilerinin daha belirgin hissedilmesiyle yıllık tüketici enflasyonu yeniden gerileme eğilimine girmiştir. Tüketici fiyatları yıllık enflasyonu 2025 yılını bir önceki yıl sonuna göre 13,5 puanlık düşüşle yüzde 30,9 seviyesinde tamamlamıştır.
2026 yılı Ocak-Eylül döneminde birikimli TÜFE artış oranı yüzde 24,3 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatları enflasyon görünümünde öne çıkmıştır. Hizmet fiyatlarındaki yüksek seyir ile yönetilen-yönlendirilen fiyat ayarlamaları da birikimli TÜFE artış oranında belirleyici olurken gıda fiyatlarında işlenmemiş gıda öncülüğünde dalgalı bir görünüm izlenmiştir. Döviz kurundaki görece istikrarlı seyir ise temel mal fiyatlarındaki artışı sınırlamıştır. Bu gelişmeler neticesinde Eylül ayında TÜFE yıllık artış hızı yüzde 29,7 olarak kaydedilmiştir.
Para ve maliye politikalarındaki sıkı duruş, güçlü politika eş güdümü, iç talepteki dengelenme ve arz yönlü tedbirlerin katkısıyla enflasyondaki düşüşün yılın geri kalanında sürmesi beklenmektedir. Bu çerçevede TÜFE yıllık artış oranının 2026 yılı sonunda OVP tahminiyle uyumlu olarak yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.
Türkiye ekonomisi, 2025 yılında sıkı finansal koşullar ile küresel ticarette korumacı eğilimler ve jeopolitik belirsizliklerin devam ettiği bir ortamda büyümesini sürdürmüştür. Deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin desteğiyle inşaat yatırımları güçlü seyrini korurken makine ve teçhizat yatırımlarındaki toparlanma da sabit sermaye yatırımlarındaki artışı desteklemiştir. Bu çerçevede, özel tüketimin yüzde 3,1, sabit sermaye yatırımlarının yüzde 5,7 oranında arttığı yılın ilk yarısında yüzde 3,7 oranında büyüme kaydedilmiştir. Yılın ikinci yarısında ise özel tüketim artışı yüzde 5,0'a, sabit sermaye yatırımlarındaki artış yüzde 8,7'ye yükselmiştir. Buna karşılık net mal ve hizmet ihracatının büyümeye negatif etkisinin 1,2 puan olması ve tarımsal üretimdeki daralmanın derinleşmesiyle GSYH büyümesi yüzde 3,7 ile ilk yarıdaki seviyesini korumuştur. Bu dönemde inşaat dâhil hizmetler sektörü büyümeyi desteklemeyi sürdürürken sanayi sektörü katma değer artışı ilk yarıdaki yüzde 2,8 seviyesinden yüzde 4,2'ye yükselmiştir. Yıl genelinde ise özel tüketim yüzde 4,1, sabit sermaye yatırımları yüzde 7,3 oranında artmış ve net mal ve hizmet ihracatının büyümeyi 1,1 puan sınırlandırmasına rağmen Türkiye ekonomisi yüzde 3,7 oranında büyümüştür. Aynı
dönemde katma değer, inşaat dâhil hizmetler sektöründe yüzde 4,3, sanayi sektöründe yüzde 3,5 oranında artmıştır. Hizmetler sektöründeki büyümede, yüzde 11,0 oranında genişleyen inşaat sektörünün yanı sıra ticaret, ulaştırma ve konaklama faaliyetlerindeki yüzde 4,7 oranındaki artış etkili olmuş bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 7,9 oranındaki büyümeyle öne çıkmıştır. Tarım sektörü katma değeri ise kuraklığın yol açtığı üretim kayıpları nedeniyle yüzde 8,5 oranında daralarak büyümeyi sınırlandırmıştır.
TABLO I: 2- Katma Değer Artış Hızları ve Sektörlerin GSYH İçindeki Payları
| 2025 | 2026 | Yıllık | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| I | II | III | IV | I | II | 2024 | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) | |
| (Zincirlenmiş Hacim, Yüzde Değişme) | ||||||||||
| Tarım | 0,0 | -4,5 | -12,4 | -6,2 | 4,8 | 13,3 | 5,1 | -8,5 | 9,3 | 2,8 |
| Sanayi | -1,0 | 6,7 | 7,3 | 1,4 | -0,5 | 2,4 | 0,8 | 3,5 | 2,3 | 4,2 |
| Hizmetler (3) | 3,5 | 5,2 | 4,8 | 3,7 | 3,5 | 1,6 | 3,7 | 4,3 | 3,2 | 4,3 |
| GSYH | 2,6 | 4,8 | 3,9 | 3,5 | 2,6 | 2,3 | 3,5 | 3,7 | 3,3 | 4,2 |
| (Cari Fiyatlarla, Yüzde Pay) (4) | ||||||||||
| Tarım | 2,4 | 3,9 | 8,8 | 4,8 | 2,6 | 4,2 | 5,8 | 5,2 | 5,3 | 5,0 |
| Sanayi | 19,1 | 18,9 | 17,8 | 18,4 | 18,0 | 18,6 | 19,8 | 18,5 | 18,5 | 18,6 |
| Hizmetler | 67,5 | 66,1 | 62,6 | 64,7 | 68,6 | 67,0 | 63,3 | 65,0 | 65,1 | 65,3 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB), TÜİK
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
(3) SBB hesaplaması olup inşaat sektörü dâhildir.
(4) Vergi-sübvansiyon kalemine tabloda yer verilmemiştir.
2026 yılının ilk yarısında GSYH yüzde 2,5 oranında büyümüştür. Bu dönemde katma değer, tarım, sanayi ve inşaat dâhil hizmetler sektörlerinde sırasıyla yüzde 10,0, yüzde 0,9 ve yüzde 2,5 oranlarında artış kaydedilmiştir.
2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin öncü göstergeler, sanayi sektöründe büyümenin ılımlı seyrettiğine işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin dış talep ve üretim maliyetleri üzerindeki etkilerinin sürdüğü bu dönemde göstergeler farklılaşan bir görünüm sunmaktadır. Sanayi üretim endeksi, yılın ilk çeyreğindeki yüzde 1,4 oranındaki daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 1,9 oranında artmıştır. Bununla birlikte, sanayi üretimi yıllık bazda Temmuz ayında yüzde 0,2 azalırken Ağustos ayında yatay seyretmiştir. Kapasite kullanım oranı üçüncü çeyrekte yüzde 73,9 ile geçen yılın aynı dönemindeki seviyesini korurken aylık bazda Ağustos ayındaki yüzde 73,5 seviyesinden Eylül ayında yüzde 74,2'ye yükselmiştir. İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) ise ikinci çeyrekteki 47,5 seviyesinden üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre iyileşerek 47,9'a yükselmiştir. Yılın kalan döneminde, küresel iktisadi faaliyet ve emtia piyasalarında kademeli normalleşme varsayımı altında net dış talebin büyümeyi sınırlayıcı etkisinin azalması beklenmektedir. Bu çerçevede, yılın ilk yarısında yüzde 2,5 olan GSYH büyümesinin ikinci yarıda yüzde 4,0'a yükselmesi ve 2026 yılının tamamında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. Yıl genelinde katma değer artışının sanayi sektöründe yüzde 2,3, inşaat dâhil hizmetler sektöründe yüzde 3,2 ve tarım sektöründe yüzde 9,3 olması beklenmektedir.
2027 yılında, Orta Vadeli Program (2027-2029) çerçevesinde Türkiye ekonomisinin yüzde 4,2 oranında büyümesi öngörülmektedir. Bu dönemde fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesi temel öncelik olmaya devam ederek para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü eş güdümüyle talep koşullarının enflasyonist olmayan bir patikada seyretmesi sağlanacaktır. Makroekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik politika duruşunun, üretim potansiyelini artıran arz yönlü yapısal dönüşüm adımlarıyla desteklenmesiyle dengeli, sürdürülebilir ve istihdam oluşturma kapasitesi yüksek bir büyüme patikası gözetilecektir.
Ekonominin üretim yapısının niteliğinin artırılması amacıyla yatırım, istihdam, üretim ve ihracat kapasitesinin geliştirilerek dış şoklara karşı dayanıklılığının artırılmasına yönelik seçici ve hedef odaklı aktif sanayi politikaları uygulanacaktır. Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik teknoloji yoğun üretim alanlarına yatırımlar desteklenecek, yapay zekâ başta olmak üzere ileri teknolojilerin üretim süreçlerinde yaygınlaştırılması ve yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılmasıyla yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet gücü artırılacaktır. Kritik girdilerde dışa bağımlılığın azaltılması ve arz güvenliğinin güçlendirilmesiyle ekonomik dayanıklılık pekiştirilirken iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesine devam edilecek, kamu yatırımlarının özel sektör yatırımlarını tamamlayıcı rolü korunacaktır.
Sanayide finansmana erişimin kolaylaştırılması ve uzun vadeli tedarik imkânlarının geliştirilmesiyle özel sektörün yatırım ve üretim faaliyetlerinin desteklenmesi öngörülmektedir. Hizmetler sektöründe bilgi ve teknolojiye dayalı faaliyetlerin artırılması, turizm, lojistik, sağlık ve eğitim gibi alanlarda hizmet kalitesinin ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Tarımda ise üretim planlaması, modern sulama altyapısı ve teknoloji kullanımının yaygınlaştırılmasıyla verimliliğin yükseltilmesi, iklim kaynaklı risklerin azaltılması ve sektörün büyümeye katkısının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
GRAFİK I: 1- Sektörel Büyüme Hızları
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
TABLO I: 3- Temel Ekonomik Büyüklükler
| 2019 | 2020 | 2021 | 2022 | 2023 | 2024 | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| BÜYÜME VE İSTİHDAM (Yüzde Değişme) | |||||||||
| Toplam Tüketim (3) | 2,0 | 3,5 | 13,3 | 14,0 | 9,1 | 3,8 | 3,6 | 3,5 | 4,0 |
| Kamu | 1,7 | 0,3 | 1,4 | 5,1 | 5,7 | 4,2 | 4,8 | 2,6 | 2,8 |
| Özel | 2,1 | 4,0 | 15,1 | 15,2 | 9,5 | 3,7 | 3,5 | 3,7 | 4,2 |
| Toplam Sabit Sermaye Yatırımı (3) | -12,1 | 6,9 | 7,2 | 4,4 | 7,3 | 2,7 | 7,3 | 3,1 | 4,0 |
| Kamu | -28,5 | -3,0 | 5,9 | 20,9 | 13,3 | 7,8 | 10,2 | 5,4 | 6,3 |
| Özel | -9,6 | 8,1 | 7,4 | 2,6 | 6,6 | 2,1 | 6,9 | 2,8 | 3,7 |
| Toplam Sabit Sermaye Yatırımı / GSYH (Yüzde) | 26,5 | 28,0 | 28,4 | 30,5 | 32,9 | 31,3 | 30,7 | 31,8 | 31,4 |
| Toplam Yurt İçi Tasarruf / GSYH (Yüzde) | 29,5 | 30,0 | 33,7 | 34,0 | 31,8 | 29,8 | 29,9 | 30,2 | 30,3 |
| Net Mal ve Hizmet İhracatı (4) | 2,4 | -5,8 | 5,0 | 0,9 | -3,0 | 1,0 | -1,1 | -0,5 | 0,0 |
| Toplam Mal ve Hizmet İhracatı (3) | 4,7 | -16,4 | 25,1 | 10,5 | -2,3 | 0,4 | -0,6 | -3,0 | 3,5 |
| Toplam Mal ve Hizmet İthalatı (3) | -5,4 | 6,8 | 2,1 | 8,3 | 12,1 | -4,1 | 4,6 | -0,8 | 4,0 |
| GSYH (3) | 1,3 | 1,8 | 11,8 | 5,4 | 5,0 | 3,5 | 3,7 | 3,3 | 4,2 |
| GSYH (Milyon TL, Cari Fiyatlarla) | 4 402 050 | 5 141 711 | 7 433 800 | 15 325 857 | 27 091 469 | 44 675 973 | 63 240 524 | 85 345 707 | 111 206 807 |
| GSYH (Milyar Dolar, Cari Fiyatlarla) | 775 | 730 | 828 | 925 | 1 153 | 1 361 | 1 602 | 1 821 | 1 984 |
| Kişi Başı Milî Gelir (GSYH, Dolar) | 8 992 | 8 397 | 9 424 | 10 434 | 13 008 | 15 386 | 18 103 | 20 523 | 22 285 |
| Kişi Başı Milî Gelir (SAGP, GSYH, Dolar) (5) | 27 796 | 28 003 | 30 758 | 38 276 | 41 572 | 43 626 | 44 106 | 47 385 | 50 643 |
| Nüfus (Yıl Ortası, Bin Kişi) | 82 579 | 83 385 | 84 147 | 84 980 | 85 326 | 85 518 | 85 825 | 86 321 | 86 856 |
| İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) | 52,9 | 49,1 | 51,4 | 53,1 | 53,3 | 54,2 | 53,5 | 52,9 | 53,4 |
| İstihdam Düzeyi (Bin Kişi) | 28 042 | 26 695 | 28 797 | 30 752 | 31 632 | 32 620 | 32 566 | 32 579 | 33 236 |
| İşsizlik Oranı (Yüzde) | 13,7 | 13,1 | 12,0 | 10,4 | 9,4 | 8,7 | 8,3 | 8,1 | 8,0 |
| DIŞ TİCARET (Milyar Dolar) | |||||||||
| İhracat (GTS) | 180,8 | 169,6 | 225,2 | 254,2 | 255,6 | 261,8 | 273,2 | 282,0 | 292,0 |
| İthalat (GTS) | 210,3 | 219,5 | 271,4 | 363,7 | 362,0 | 344,0 | 365,4 | 387,0 | 397,0 |
| Dış Ticaret Dengesi (GTS) | -29,5 | -49,9 | -46,2 | -109,5 | -106,3 | -82,2 | -92,2 | -105,0 | -105,0 |
| Cari İşlemler Dengesi | 15,0 | -31,0 | -7,1 | -46,7 | -41,8 | -13,6 | -30,3 | -47,5 | -38,5 |
| Cari İşlemler Dengesi / GSYH (Yüzde) | 1,9 | -4,2 | -0,9 | -5,0 | -3,6 | -1,0 | -1,9 | -2,6 | -1,9 |
| KAMU FİNANSMANI (GSYH'ya Oran, Yüzde) | |||||||||
| Genel Devlet Gelirleri | 32,5 | 31,8 | 30,1 | 27,3 | 29,6 | 31,0 | 32,1 | 31,9 | 31,4 |
| Genel Devlet Harcamaları | 35,5 | 35,7 | 32,7 | 28,1 | 34,7 | 35,7 | 34,2 | 34,6 | 34,7 |
| Genel Devlet Borçlanma Gereği | 3,0 | 3,9 | 2,6 | 0,8 | 5,1 | 4,6 | 2,1 | 2,7 | 3,3 |
| Genel Devlet Faiz Harcamaları | 2,5 | 2,8 | 2,6 | 2,1 | 2,6 | 3,0 | 3,4 | 3,4 | 3,7 |
| Program Tanımlı Genel Devlet Dengesi | -3,4 | -3,2 | -1,5 | -0,1 | -3,7 | -2,8 | 0,4 | -0,2 | -0,6 |
| Kamu Kesimi Borçlanma Gereği | 3,2 | 3,9 | 2,5 | 2,3 | 5,5 | 5,8 | 2,5 | 3,1 | 3,2 |
| Program Tanımlı Kamu Kesimi Dengesi | -3,6 | -3,2 | -1,4 | -1,7 | -4,1 | -3,9 | 0,0 | -0,6 | -0,4 |
| AB Tanımlı Genel Devlet Nominal Borç Stoku | 31,2 | 38,3 | 38,9 | 29,4 | 28,3 | 23,6 | 23,7 | 21,8 | 21,7 |
| FİYATLAR (Yüzde Değişme) (6) | |||||||||
| GSYH Deflatörü | 14,2 | 14,7 | 29,3 | 95,5 | 68,3 | 59,4 | 36,5 | 30,6 | 25,0 |
| TÜFE Yıl Sonu | 11,8 | 14,6 | 36,1 | 64,3 | 64,8 | 44,4 | 30,9 | 28,4 | 21,0 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK, Not: Rakamların ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program (3) Zincirlenmiş hacim yüzde değişim, kamu ve özel sektörler Strateji ve Bütçe Başkanlığı verileridir. (4) Büyümeye katkı olarak verilmektedir. (5) OECD verileridir.
(6) 2026-2027 verileri Program tahminleriidir.
TABLO I: 4- Fert Başına GSYH
| Yıllar | Yıl Ortası Nüfusu (1) (Bin Kişi) | (Cari Fiyatlarla) | Satin Alma Gücü Paritesi (SAGP) (Dolar/TL) (2) | SAGP'ye Göre Fert Başına GSYH (Dolar) (3) | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
| GSYH (1) (Milyon TL) | TL (1) | Fert Başına Dolar (1) | ||||
| 1995 | 59 756 | 10 760 | 180 | 3 899 | 0,02 | 10 167 |
| 1996 | 60 671 | 20 381 | 336 | 4 118 | 0,03 | 10 845 |
| 1997 | 61 582 | 40 065 | 651 | 4 258 | 0,06 | 11 749 |
| 1998 | 62 464 | 71 969 | 1 152 | 4 447 | 0,13 | 8 940 |
| 1999 | 63 364 | 107 491 | 1 696 | 4 015 | 0,20 | 8 635 |
| 2000 | 64 269 | 171 778 | 2 673 | 4 256 | 0,28 | 9 492 |
| 2001 | 65 166 | 247 808 | 3 803 | 3 114 | 0,41 | 9 164 |
| 2002 | 66 003 | 362 907 | 5 498 | 3 616 | 0,59 | 9 300 |
| 2003 | 66 795 | 473 368 | 7 087 | 4 751 | 0,74 | 9 622 |
| 2004 | 67 599 | 584 694 | 8 649 | 6 040 | 0,79 | 10 919 |
| 2005 | 68 435 | 682 962 | 9 980 | 7 405 | 0,83 | 11 958 |
| 2006 | 69 295 | 799 460 | 11 537 | 8 008 | 0,84 | 13 705 |
| 2007 | 70 158 | 892 805 | 12 726 | 9 791 | 0,85 | 14 952 |
| 2008 | 71 052 | 1 009 221 | 14 204 | 11 089 | 0,88 | 16 142 |
| 2009 | 72 039 | 1 013 510 | 14 069 | 9 108 | 0,90 | 15 552 |
| 2010 | 73 142 | 1 176 048 | 16 079 | 10 706 | 0,92 | 17 468 |
| 2011 | 74 224 | 1 413 984 | 19 050 | 11 362 | 0,97 | 19 717 |
| 2012 | 75 176 | 1 590 049 | 21 151 | 11 738 | 1,02 | 20 739 |
| 2013 | 76 267 | 1 831 744 | 24 017 | 12 620 | 1,07 | 22 440 |
| 2014 | 78 054 | 2 062 358 | 26 422 | 12 086 | 1,10 | 23 922 |
| 2015 | 80 230 | 2 354 059 | 29 341 | 10 822 | 1,16 | 25 248 |
| 2016 | 81 947 | 2 629 988 | 32 094 | 10 621 | 1,24 | 25 860 |
| 2017 | 83 443 | 3 151 529 | 37 769 | 10 354 | 1,38 | 27 290 |
| 2018 | 84 961 | 3 806 479 | 44 803 | 9 502 | 1,63 | 27 442 |
| 2019 | 86 206 | 4 402 050 | 51 064 | 8 992 | 1,84 | 27 796 |
| 2020 | 86 977 | 5 141 711 | 59 116 | 8 397 | 2,11 | 28 003 |
| 2021 | 87 833 | 7 433 800 | 84 635 | 9 424 | 2,75 | 30 758 |
| 2022 | 88 629 | 15 325 857 | 172 922 | 10 434 | 4,52 | 38 276 |
| 2023 | 88 659 | 27 091 469 | 305 570 | 13 008 | 7,35 | 41 572 |
| 2024 | 88 629 | 44 675 973 | 504 077 | 15 356 | 11,55 | 43 626 |
| 2025 | 88 488 | 63 240 524 | 714 682 | 18 103 | 16,20 | 44 106 |
| 2026 (4) | 88 747 | 85 345 707 | 961 674 | 20 523 | 20,29 | 47 385 |
| 2027 (5) | 89 031 | 111 206 807 | 1 249 080 | 22 285 | 24,64 | 50 643 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK, OECD
(1) 1995-2025 yılları gerçekleşme verisi TÜİK'in KBMG hesabında kullandığı veriler olup 2026-2027 yılları Strateji ve Bütçe Başkanlığı tahminleridir. (2) OECD tarafından GSYH için hesaplanan satın alma gücü paritesidir. Tabloda OECD tarafından 9 haneli olarak verilen katsayı 2 haneli olarak gösterilmiştir. Söz konusu katsayılar OECD tarafından geriye dönük olarak her yıl revize edilmektedir. 2026-2027 yılları Strateji ve Bütçe Başkanlığı tahminleridir. (3) SAGP hesaplamasında OECD'nin 9 haneli katsayısı kullanılması nedeniyle tabloda verilen SAGP katsayısı kullanılarak SAGP'ye göre fert başına milli gelire net olarak ulaşlamaz.
(4) Gerçekleşme Tahmini (5) Program
2025 yılında istihdam, parasal koşullardaki sıkılaşmanın olumsuz etkilerinin belirginleşmesine rağmen dayanıklı görünümünü korumuş, önceki yıla göre sınırlı azalışla 32 milyon 566 bin kişi olmuştur. İşgücüne katılma oranı ise 0,7 puan azalarak yüzde 53,5 olmuştur. Böylece işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,3'e gerilemiştir.
TABLO I: 5- Yıllar İtibarıyla Yurt İçi İşgücü Piyasasında Gelişmeler
(15+ Yaş, Bin Kişi)
| 2020 | 2021 | 2022 | 2023 | 2024 | 2025 | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Çalışma Çağındaki Nüfus | 62 579 | 63 704 | 64 679 | 65 425 | 65 926 | 66 395 |
| İşgücü | 30 735 | 32 716 | 34 334 | 34 896 | 35 733 | 35 533 |
| İstihdam | 26 695 | 28 797 | 30 752 | 31 632 | 32 620 | 32 566 |
| Tarım | 4 737 | 4 948 | 4 866 | 4 695 | 4 827 | 4 560 |
| Sanayi | 5 482 | 6 143 | 6 663 | 6 711 | 6 746 | 6 578 |
| Hizmetler (1) | 16 476 | 17 705 | 19 224 | 20 227 | 21 048 | 21 429 |
| İnşaat | 1 546 | 1 777 | 1 846 | 1 997 | 2 162 | 2 224 |
| Tarım Dışı İstihdam | 21 958 | 23 849 | 25 886 | 26 937 | 27 793 | 28 006 |
| İşsiz | 4 040 | 3 919 | 3 582 | 3 264 | 3 113 | 2 966 |
| İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) | 49,1 | 51,4 | 53,1 | 53,3 | 54,2 | 53,5 |
| İstihdam Oranı (Yüzde) | 42,7 | 45,2 | 47,5 | 48,3 | 49,5 | 49,0 |
| İşsizlik Oranı (Yüzde) | 13,1 | 12,0 | 10,4 | 9,4 | 8,7 | 8,3 |
| Genç Nüfusta İşsizlik Oranı (Yüzde) | 24,9 | 22,6 | 19,4 | 17,4 | 16,3 | 15,3 |
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları
(1) İnşaat dâhildir.
2025 yılında toplam istihdam bir önceki yıla göre yüzde 0,2 oranında azalırken tarım ve sanayi sektörlerinde sırasıyla yüzde 5,5 ve yüzde 2,5 azalmış, hizmetler (inşaat dâhil) sektöründe ise yüzde 1,8 oranında artmıştır. Toplam istihdam içinde tarım, sanayi ve hizmetler (inşaat dâhil) sektörlerinin payları sırasıyla yüzde 14, yüzde 20,2 ve yüzde 65,8 olmuştur.
TABLO I: 6- İstihdam Edilenlerin İşteki Çalışma Durumuna Göre Dağılımı
(Yüzde)
| 2020 | 2021 | 2022 | 2023 | 2024 | 2025 | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Ücretli veya Yevmiyeli | 70,0 | 69,9 | 70,5 | 71,2 | 70,9 | 71,7 |
| Kendi Hesabına Çalışan | 16,0 | 16,1 | 16,3 | 16,2 | 16,2 | 16,1 |
| İşveren | 4,4 | 4,6 | 4,5 | 4,6 | 4,6 | 4,7 |
| Ücretsiz Aile İşçisi | 9,5 | 9,4 | 8,7 | 7,9 | 8,2 | 7,6 |
| Toplam | 100 | 100 | 100 | 100 | 100 | 100 |
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları
2025 yılında bir önceki yıla göre toplam istihdam içerisinde ücretli veya yevmiyeli çalışanların ve işveren olarak çalışanların payı artarken kendi hesabına çalışanların ve ücretsiz aile işçilerinin payı gerilemiştir.
TABLO I: 7- Yurt İçi İşgücü Piyasasındaki Gelişmeler
| (15+ Yaş, Bin Kişi) | ||
|---|---|---|
| 2025 (1) | 2026 (1) | |
| Çalışma Çağındaki Nüfus | 66 330 | 66 921 |
| İşgücü | 35 536 | 35 350 |
| İstihdam | 32 623 | 32 656 |
| Tarım | 4 601 | 4 576 |
| Sanayi | 6 618 | 6 392 |
| Hizmetler | 19 205 | 19 470 |
| İnşaat | 2 198 | 2 217 |
| İşsiz | 2 913 | 2 695 |
| İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) | 53,6 | 52,8 |
| İstihdam Oranı (Yüzde) | 49,2 | 48,8 |
| İşsizlik Oranı (Yüzde) | 8,2 | 7,6 |
| Genç Nüfusta İşsizlik Oranı (Yüzde) | 15,5 | 13,3 |
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları
(1) İkinci çeyrek verileridir.
2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre istihdam 33 bin kişi artmıştır. Aynı dönemde işsizlik oranı 0,6 puan azalarak yüzde 7,6, genç işsizlik oranı ise 2,2 puan azalarak yüzde 13,3'e gerilemiştir.
2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre istihdam, tarım dışı sektörlerde 58 bin kişi artarken tarımda 25 bin kişi azalmıştır. Bu dönemde istihdam sanayide 226 bin kişi azalırken hizmetlerde (inşaat dâhil) 284 bin kişi artmıştır.
Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre, 2026 yılı Ağustos ayında istihdam 32 milyon 507 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 48,4 olmuştur. İşsizlik oranı yüzde 7,8, işgücüne katılma oranı ise yüzde 52,5 olarak gerçekleşmiştir.
2026 yılında, istihdamın bir önceki yıla göre 13 bin kişi artması, işgücüne katılma oranının ise yüzde 52,9 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu çerçevede işsizlik oranının yüzde 8,3'ten yüzde 8,1'e gerileyerek tek haneli seviyelerini koruyacağı tahmin edilmektedir.
TABLO I: 8- Temel İşgücü Piyasası Göstergeleri
| (15+ Yaş, Bin Kişi) | ||
|---|---|---|
| 2026 (1) | 2027 (2) | |
| Çalışma Çağındaki Nüfus | 67 003 | 67 565 |
| İşgücü | 35 431 | 36 107 |
| İstihdam | 32 579 | 33 236 |
| Tarım Dışı İstihdam | 28 106 | 28 779 |
| Tarım İstihdamı | 4 472 | 4 457 |
| İşsiz | 2 853 | 2 871 |
| İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) | 52,9 | 53,4 |
| İstihdam Oranı (Yüzde) | 48,6 | 49,2 |
| İşsizlik Oranı (Yüzde) | 8,1 | 8,0 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
2027 yılında, öngörülen büyüme oranı çerçevesinde istihdamın bir önceki yıla göre 657 bin kişi artması hedeflenmektedir. İşgücüne katılma oranının 2027 yılında 0,6 puan artarak yüzde 53,4'e ulaşacağı öngörülmektedir. Yıl genelinde istihdam artışı etkisinin işgücüne katılım ve nüfus artışı etkilerine baskın gelmesiyle işsizlik oranının yüzde 8'e gerileyeceği tahmin edilmektedir.
GRAFİK I: 2- İşsizlik Oranındaki Değişime Katkılar
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
2025 yılında ekonomide toplam talebin önemli bir unsuru olan tüketim harcamalarındaki artışın olumlu katkısıyla GSYH yüzde 3,7 oranında büyümüştür. Bu dönemde, net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısı -1,1 puan, toplam tüketimin büyümeye katkısı 3,0 puan olmuştur. Sabit sermaye yatırım harcamalarındaki artış ise büyümeye 1,9 puanlık katkıda bulunmuştur. 2025 yılında özel kesim tüketim harcamalarında kaydedilen reel artış, özel harcanabilir gelir artışının üzerinde kalırken kamu kesimi tüketim harcamalarındaki reel artış ise kamu kesimi harcanabilir gelir artışının altında gerçekleşmiştir.
Zincirlenmiş hacim değerlerine göre, 2025 yılında özel tüketim harcamaları yüzde 3,5, kamu tüketim harcamaları ise yüzde 4,8 oranında artmıştır. Böylece GSYH içerisinde özel tüketimin payı bir önceki yıla göre 0,03 puan azalarak yüzde 58,3, kamu kesimi tüketim harcamalarının payı ise 0,1 puan azalarak yüzde 10,3 olmuştur.
2025 yılında, toplam sabit sermaye yatırım harcamalarındaki reel artış yüzde 7,3 oranında gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının GSYH içerisindeki payı bir önceki yıla göre 0,02 puan azalarak yüzde 3,5 olurken özel kesim sabit sermaye yatırım harcamalarının payı bir önceki yıla göre 0,5 puan azalarak yüzde 27,3 olmuştur. 2025 yılında reel mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,6 azalış kaydederken reel mal ve hizmet ithalatı ise yüzde 4,6 artış göstermiştir.
2025 yılında toplam tüketimin GSYH'ya oranı yüzde 68,6 olurken toplam yurt içi tasarrufların GSYH'ya oranı yüzde 29,9 olarak gerçekleşmiştir. Bu gelişmede kamu kesimi tasarruflarının payında kaydedilen 1,3 puanlık artış önemli rol oynamıştır. Bu dönemde kamu tasarruflarının GSYH'ya oranı yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşirken özel kesim tasarruf oranı ise bir önceki yıla göre 1,4 puan azalarak yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.
2026 yılının ilk yarısında yüzde 2,5 oranında gerçekleşen büyüme hızına en önemli katkı tüketim harcamalarından gelmiştir. Yılın ilk yarısında, toplam tüketim harcamaları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 oranında artarak büyümeye 2,9 puanlık etki etmiştir. Bu dönemde toplam sabit sermaye yatırım harcamaları yüzde 1,8 artmış ve bunun ekonomik büyümeye katkısı 0,5 puan olmuştur. Bu gelişmeler sonucunda toplam nihai yurt içi talep yüzde 3,1 oranında artarak yüzde 2,5 oranındaki büyümeye 3,4 puanlık önemli seviyede katkı yapmıştır.
2026 yılının ilk yarısında mal ve hizmet ihracatı reel olarak yüzde 8,0 oranında azalış gösterirken mal ve hizmet ithalatı yüzde 4,4 oranında azalmıştır. Sonuç olarak, net mal ve hizmet ihracatı büyümeye 0,9 puan azaltıcı etkide bulunmuştur.
Zincirlenmiş hacim endeksine göre 2026 yılında özel tüketim harcamalarının yüzde 3,7, kamu tüketim harcamalarının yüzde 2,6 artması ve böylece toplam tüketim harcamalarının yılın tamamında yüzde 3,5 oranında artış göstermesi öngörülmektedir.
Aynı dönemde, kamu sabit sermaye yatırımlarının yüzde 5,4, özel kesim sabit sermaye yatırımlarının ise yüzde 2,8 artması ve böylece toplam sabit sermaye yatırımlarının yüzde 3,1 oranında artması beklenmektedir. Büyümeye, özel kesim nihai talebinin 3,3 puan, kamu kesimi nihai talebinin ise 0,4 puan katkı yapması beklenmektedir. 2026 yılının tamamında net mal ve hizmet ihracatının büyümeye 0,5 puan azaltıcı etki yapması öngörülmektedir. Bu beklentiler doğrultusunda, GSYH'nın 2026 yılında yüzde 3,3 oranında artış göstereceği tahmin edilmektedir.
GRAFİK I: 3- GSYH Büyümesine Katkılar
Kaynak: TÜİK, Strateji ve Bütçe Başkanlığı
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
Bu dönemde, özel harcanabilir gelirin GSYH'ya oranının 2026 yılında bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 86,9'a yükselmesi, kamu harcanabilir gelirinin GSYH'ya oranın ise değişmeyerek yüzde 11,7 oranında gerçekleşmesi öngörülmektedir. 2026 yılında toplam yurt içi tasarruf oranının ise bir önceki yıla göre 0,3 puan artarak yüzde 30,2 olacağı tahmin edilmektedir. Bu gelişmede, büyük oranda özel kesim tüketimindeki düşüşün etkisiyle artan özel kesim tasarruflarının belirleyici olması öngörülmektedir.
2027 yılında yüzde 4,2 olması hedeflenen GSYH büyümesinin, öngörülen yurt içi talep artışının yanı sıra sabit sermaye yatırımlarının da katkısıyla dengeli bir yapıda gerçekleşmesi beklenmektedir.
2027 yılında bir önceki yıla göre özel ve kamu kesimi tüketim harcamalarında sırasıyla yüzde 4,2 ile yüzde 2,8 oranlarında reel artış olması beklenmektedir. Bu dönemde özel kesim sabit sermaye yatırımlarının yüzde 3,7, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının ise yüzde 6,3 oranında reel olarak artacağı tahmin edilmektedir. Böylece, toplam sabit sermaye yatırım harcamalarının reel olarak yüzde 4,0 artması öngörülmektedir.
2027 yılı GSYH büyümesine özel tüketim harcamalarının 3,0 puan, özel kesim sabit sermaye yatırım harcamalarının ise 0,8 puan katkı yapması beklenmektedir. Bu dönemde, kamu kesimi sabit sermaye yatırım harcamalarının büyümeye katkısının 0,2 puan olması öngörülmektedir. GSYH büyümesine net mal ve hizmet ihracatı katkısının ise sınırlı kalacağı tahmin edilmektedir.
Kamu harcanabilir gelirinin GSYH'ya oranının 2027 yılında 0,4 puan azalarak yüzde 11,3 olarak gerçekleştiği öngörülmektedir. Bu dönemde, kamu tasarruflarının milli gelire oran olarak yüzde 0,6 seviyesinde, kamu yatırımlarının ise yüzde 3,2 seviyesinde olması beklenmektedir.
2027 yılında özel tasarrufların GSYH'ya oranının bir önceki yıla göre 0,5 puan artarak yüzde 29,7, özel yatırım harcamalarının ise 0,1 puan artarak yüzde 29,0 olması beklenmektedir. Bunun sonucunda özel kesim tasarruf-yatırım farkının GSYH'ya oranının yüzde 0,7 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. 2027 yılında toplam yurt içi tasarrufların GSYH'ya oranının bu gelişmeler neticesinde yüzde 30,3, toplam tasarruf-yatırım farkının GSYH'ya oranının ise yüzde -1,9 olması beklenmektedir.
TABLO I: 9- Ekonominin Genel Dengesi (Cari Fiyatlarla Milyon TL, GSYH İçindeki Paylar)
| 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| (Cari Fiyatlarla, Milyon TL) | ||||||
| (GSYH İçindeki Paylar, Yüzde) | ||||||
| Toplam Tüketim | 43 366 724 | 58 396 180 | 76 681 030 | 68,6 | 68,4 | 69,0 |
| Kamu | 6 493 748 | 9 142 172 | 11 873 451 | 10,3 | 10,7 | 10,7 |
| Özel | 36 872 976 | 49 254 008 | 64 807 579 | 58,3 | 57,7 | 58,3 |
| Toplam Yatırım | 20 033 462 | 27 913 137 | 35 819 022 | 31,7 | 32,7 | 32,2 |
| Kamu | 2 123 291 | 3 248 164 | 3 570 215 | 3,4 | 3,8 | 3,2 |
| Özel | 17 910 171 | 24 664 973 | 32 248 807 | 28,3 | 28,9 | 29,0 |
| Sabit Sermaye Yatırımı | 19 424 088 | 27 128 283 | 34 967 170 | 30,7 | 31,8 | 31,4 |
| Kamu | 2 187 688 | 3 122 500 | 3 564 935 | 3,5 | 3,7 | 3,2 |
| Özel | 17 236 400 | 24 005 783 | 31 402 235 | 27,3 | 28,1 | 28,2 |
| Stok Değişmesi | 609 374 | 784 854 | 851 852 | 1,0 | 0,9 | 0,8 |
| Kamu | -64 397 | 125 664 | 5 280 | -0,1 | 0,1 | 0,0 |
| Özel | 673 771 | 659 190 | 846 572 | 1,1 | 0,8 | 0,8 |
| Toplam Yurt İçi Talep (Toplam Kaynaklar) | 63 400 187 | 86 309 316 | 112 500 052 | 100,3 | 101,1 | 101,2 |
| Net Mal ve Hizmet İhracatı | -159 663 | -963 610 | -1 293 245 | -0,3 | -1,1 | -1,2 |
| Mal ve Hizmet İhracatı | 15 650 742 | 18 846 425 | 23 482 187 | 24,7 | 22,1 | 21,1 |
| Mal ve Hizmet İthalatı | 15 810 405 | 19 810 035 | 24 775 433 | 25,0 | 23,2 | 22,3 |
| GAYRİ SAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) | 63 240 524 | 85 345 707 | 111 206 807 | 100,0 | 100,0 | 100,0 |
| Net Faktör Gelirleri | -951 957 | -1 116 777 | -845 207 | -1,5 | -1,3 | -0,8 |
| Net Dış Alem Cari Transferleri | -21 903 | -51 246 | 39 849 | 0,0 | -0,1 | 0,0 |
| GAYRİ SAFİ MİLLİ HARCANABİLİR GELİR (GSMHG) | 62 266 664 | 84 177 684 | 110 401 449 | 98,5 | 98,6 | 99,3 |
| KAMU HARCANABİLİR GELİRİ | 7 402 475 | 9 995 479 | 12 593 703 | 11,7 | 11,7 | 11,3 |
| Kamu Tüketimi | 6 493 748 | 9 142 172 | 11 873 451 | 10,3 | 10,7 | 10,7 |
| Kamu Tasarrufu | 908 727 | 853 307 | 720 252 | 1,4 | 1,0 | 0,6 |
| Kamu Yatırımı | 2 123 291 | 3 248 164 | 3 570 215 | 3,4 | 3,8 | 3,2 |
| Kamu Tasarruf-Yatırım Farkı | -1 214 565 | -2 394 857 | -2 849 963 | -1,9 | -2,8 | -2,6 |
| ÖZEL HARCANABİLİR GELİR | 54 864 189 | 74 182 205 | 97 807 746 | 86,8 | 86,9 | 88,0 |
| Özel Tüketim | 36 872 976 | 49 254 008 | 64 807 579 | 58,3 | 57,7 | 58,3 |
| Özel Tasarruf | 17 991 213 | 24 928 197 | 33 000 168 | 28,4 | 29,2 | 29,7 |
| Özel Yatırım | 17 910 171 | 24 664 973 | 32 248 807 | 28,3 | 28,9 | 29,0 |
| Özel Tasarruf-Yatırım Farkı | 81 041 | 263 225 | 751 361 | 0,1 | 0,3 | 0,7 |
| Bilgi İçi: | ||||||
| Toplam Yurt İçi Tasarruflar | 18 899 939 | 25 781 504 | 33 720 419 | 29,9 | 30,2 | 30,3 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
Not: Toplam tasarruf-Yatırım farkıyla cari açık arasındaki fark, milli gelir hesaplamalarında ihracat ve ithalat ağırlıklı döviz kuru kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
(1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program
TABLO I: 10- Ekonominin Genel Dengesi (Zincirlenmiş Hacim Milyon TL, Yüzde Değişme)
| 2025 | 2026 (2) | 2027 (3) | 2025 | 2026 (2) | 2027 (3) | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| (2009=100 Zincirlenmiş Hacim, Milyon TL) | ||||||
| Toplam Tüketim | 1 979 521 | 2 049 644 | 2 131 731 | 3,6 | 3,5 | 4,0 |
| Kamu | 217 199 | 222 923 | 229 162 | 4,8 | 2,6 | 2,8 |
| Özel | 1 762 322 | 1 826 721 | 1 902 569 | 3,5 | 3,7 | 4,2 |
| Toplam Yatırım | 402 641 | 424 944 | 450 441 | 11,9 | 5,5 | 6,0 |
| Kamu | 79 563 | 89 922 | 91 913 | 7,0 | 13,0 | 2,2 |
| Özel | 323 078 | 335 022 | 358 528 | 13,2 | 3,7 | 7,0 |
| Sabit Sermaye Yatırımı | 639 131 | 659 063 | 685 450 | 7,3 | 3,1 | 4,0 |
| Kamu | 81 917 | 86 331 | 91 791 | 10,2 | 5,4 | 6,3 |
| Özel | 557 214 | 572 732 | 593 659 | 6,9 | 2,8 | 3,7 |
| Stok Değişmesi (1) | -236 490 | -234 119 | -235 009 | 0,0 | 0,1 | 0,0 |
| Kamu | -2 354 | 3 592 | 122 | -0,1 | 0,2 | -0,1 |
| Özel | -234 136 | -237 711 | -235 131 | 0,1 | -0,1 | 0,1 |
| Toplam Yurt İçi Talep (Toplam Kaynaklar) | 2 382 161 | 2 474 588 | 2 582 172 | 5,0 | 3,9 | 4,3 |
| Net Mal ve Hizmet İhracatı (1) | 45 804 | 33 664 | 32 423 | -1,1 | -0,5 | 0,0 |
| Mal ve Hizmet İhracatı | 537 466 | 521 342 | 539 589 | -0,6 | -3,0 | 3,5 |
| Mal ve Hizmet İthalatı | 491 662 | 487 678 | 507 166 | 4,6 | -0,8 | 4,0 |
| GAYRİ SAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) | 2 427 965 | 2 508 252 | 2 614 595 | 3,7 | 3,3 | 4,2 |
| Net Faktör Gelirleri | -33 560 | -32 439 | -21 098 | 18,5 | -3,3 | -35,0 |
| Net Dış Alem Cari Transferleri | -669 | -1 262 | 816 | -830,3 | 88,5 | -164,7 |
| GAYRİ SAFİ MİLLİ HARCANABİLİR GELİR (GSMHG) | 2 393 736 | 2 474 552 | 2 594 313 | 3,5 | 3,4 | 4,8 |
| KAMU HARCANABİLİR GELİRİ | 284 576 | 293 835 | 295 938 | 15,6 | 3,3 | 0,7 |
| Kamu Tüketimi | 217 199 | 222 923 | 229 162 | 4,8 | 2,6 | 2,8 |
| Kamu Tasarrufu | 67 377 | 70 912 | 66 776 | 73,1 | 5,2 | -5,8 |
| Kamu Yatırımı | 79 563 | 89 922 | 91 913 | 7,0 | 13,0 | 2,2 |
| Kamu Tasarruf-Yatırım Farkı | -12 186 | -19 010 | -25 137 | |||
| ÖZEL HARCANABİLİR GELİR | 2 109 160 | 2 180 717 | 2 298 375 | 2,1 | 3,4 | 5,4 |
| Özel Tüketim | 1 762 322 | 1 826 721 | 1 902 569 | 3,5 | 3,7 | 4,2 |
| Özel Tasarruf | 346 838 | 353 996 | 395 806 | -4,6 | 2,1 | 11,8 |
| Özel Yatırım | 323 078 | 335 022 | 358 528 | 13,2 | 3,7 | 7,0 |
| Özel Tasarruf-Yatırım Farkı | 23 760 | 18 974 | 37 278 | |||
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Yüzde değişimi GSYH büyümesine katkıları göstermektedir.
(2) Gerçekleşme Tahmini
(3) Program
Kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının 2026 yılında reel olarak yüzde 5,4 oranında artması beklenmektedir. Bu dönemde kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 55,4'ünün merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler, yüzde 22,4'ünün yerel yönetimler, yüzde 21,0'ının KİT'ler, yüzde 1,2'sinin döner sermayeli kuruluşlar ve sosyal güvenlik kuruluşları tarafından gerçekleştirileceği tahmin edilmektedir.
Bu dönemde cari fiyatlarla özel kesim sabit sermaye yatırımları içinde imalat ve ulaştırma alt sektörlerinin, kamu kesimi sabit sermaye yatırımları için ise madencilik, ve diğer hizmetler alt sektörlerinin göreli ağırlıklarının artması öngörülmektedir. Söz konusu dönemde, cari fiyatlarla toplam sabit sermaye yatırımlarında yüzde 35,9 ile ulaştırma, yüzde 32,4 ile konut ve yüzde 15,0 ile imalat alt sektörlerinin ön plana çıkması beklenmektedir.
TABLO I: 11- Sabit Sermaye Yatırımlarının Sektörel Dağılımı (1)
| 2025 | 2026 (2) | 2027 (3) | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Kamu | Özel | Toplam | Kamu | Özel | Toplam | Kamu | Özel | Toplam | |
| Tarım | 9,3 | 0,7 | 1,7 | 9,1 | 0,7 | 1,6 | 8,4 | 0,7 | 1,5 |
| Madencilik | 9,5 | 1,6 | 2,5 | 10,5 | 1,6 | 2,6 | 10,5 | 1,6 | 2,5 |
| İmalat | 0,7 | 16,7 | 14,9 | 0,9 | 16,8 | 15,0 | 1,6 | 17,4 | 15,8 |
| Enerji | 4,6 | 1,1 | 1,5 | 5,1 | 1,1 | 1,5 | 5,6 | 1,1 | 1,5 |
| Ulaştırma | 32,8 | 36,3 | 35,9 | 31,7 | 36,5 | 35,9 | 31,7 | 36,6 | 36,1 |
| Turizm | 0,1 | 0,8 | 0,7 | 0,1 | 0,7 | 0,7 | 0,1 | 0,7 | 0,7 |
| Konut | 1,4 | 36,5 | 32,5 | 1,2 | 36,5 | 32,4 | 1,0 | 35,5 | 32,0 |
| Eğitim | 12,9 | 1,8 | 3,0 | 12,1 | 1,7 | 2,9 | 9,6 | 1,8 | 2,6 |
| Sağlık | 8,5 | 2,9 | 3,5 | 8,1 | 2,8 | 3,4 | 8,5 | 2,9 | 3,5 |
| Diğer Hizmetler | 20,2 | 1,7 | 3,8 | 21,2 | 1,6 | 3,9 | 23,1 | 1,6 | 3,8 |
| TOPLAM | 100 | 100 | 100 | 100 | 100 | 100 | 100 | 100 | 100 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Yatırım işçiliği dâhildir.
(2) Gerçekleşme Tahmini
(3) Program
TABLO I: 12- Kamu Sabit Sermaye Yatırımları (2025)
| Sektörler | Merkezi Yönetim (1) | KİT'ler | Özelleş. Kapsam. Kuruluş. | İller Bankası | Döner Sermaye+ SGK | ALT TOPLAM | Yüzde Pay | Mahalli İdareler | TOPLAM KAMU | Yüzde Pay |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Tarım | 172 713 | 3 455 | 0 | 0 | 8 952 | 185 120 | 11,0 | 10 749 | 195 869 | 9,2 |
| Madencilik | 4 269 | 203 217 | 0 | 0 | 0 | 207 486 | 12,3 | 0 | 207 486 | 9,7 |
| İmalat | 7 255 | 6 351 | 1 | 0 | 512 | 14 119 | 0,8 | 8 | 14 127 | 0,7 |
| Enerji | 14 589 | 78 827 | 2 | 0 | 0 | 93 418 | 5,6 | 7 149 | 100 567 | 4,7 |
| Ulaştırma | 359 074 | 134 035 | 182 | 0 | 2 409 | 495 701 | 29,5 | 205 366 | 701 067 | 32,9 |
| Turizm | 2 200 | 0 | 0 | 0 | 470 | 2 670 | 0,2 | 197 | 2 866 | 0,1 |
| Konut | 24 533 | 0 | 0 | 0 | 0 | 24 533 | 1,5 | 4 418 | 28 951 | 1,4 |
| Eğitim | 259 657 | 0 | 0 | 0 | 874 | 260 532 | 15,5 | 8 906 | 269 438 | 12,7 |
| Sağlık | 176 288 | 0 | 0 | 0 | 565 | 176 853 | 10,5 | 323 | 177 176 | 8,3 |
| Diğer Hizmetler | 215 674 | 436 | 0 | 0 | 6 508 | 222 618 | 13,2 | 208 172 | 430 790 | 20,2 |
| Toplam | 1 236 253 | 426 321 | 186 | 0 | 20 290 | 1 683 050 | 100,0 | 445 287 | 2 128 337 | 100,0 |
| Yüzde Dağılım (Ara Toplam) | 73,5 | 25,3 | 0,0 | 0 | 1,2 | 100,0 | ||||
| Yüzde Dağılım (Toplam Kamu) | 58,1 | 20,0 | 0,0 | 0 | 1,0 | 79,1 | 20,9 | 100,0 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Yatırım İşçiliği hariciştir.
TABLO I: 13- Kamu Sabit Sermaye Yatırımları (2026) (1)
(Cari Fiyatlarla, Milyon TL)
| Sektörler | Merkezi Yönetim (2) | KİT'ler | Özelleş. Kapsam. Kuruluş. | İller Bankası | Döner Sermaye+ SGK | ALT TOPLAM | Yüzde Pay | Mahalli İdareler | TOPLAM KAMU | Yüzde Pay |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Tarım | 236 978 | 2 085 | 0 | 0 | 16 664 | 255 726 | 10,8 | 16 635 | 272 362 | 8,9 |
| Madencilik | 5 853 | 320 502 | 0 | 0 | 0 | 326 354 | 13,8 | 0 | 326 354 | 10,7 |
| İmalat | 9 946 | 16 345 | 2 | 0 | 1 274 | 27 567 | 1,2 | 12 | 27 579 | 0,9 |
| Enerji | 19 979 | 125 893 | 0 | 0 | 0 | 145 872 | 6,2 | 13 145 | 159 018 | 5,2 |
| Ulaştırma | 492 239 | 174 565 | 340 | 0 | 6 081 | 673 226 | 28,5 | 293 400 | 966 626 | 31,8 |
| Turizm | 2 835 | 0 | 0 | 0 | 873 | 3 709 | 0,2 | 301 | 4 010 | 0,1 |
| Konut | 33 632 | 0 | 0 | 0 | 0 | 33 632 | 1,4 | 3 791 | 37 423 | 1,2 |
| Eğitim | 348 738 | 0 | 0 | 0 | 590 | 349 327 | 14,8 | 12 282 | 361 609 | 11,9 |
| Sağlık | 241 023 | 0 | 0 | 0 | 707 | 241 731 | 10,2 | 495 | 242 226 | 8,0 |
| Diğer Hizmetler | 294 270 | 660 | 0 | 0 | 9 503 | 304 433 | 12,9 | 342 264 | 646 697 | 21,2 |
| Toplam | 1 685 493 | 640 050 | 342 | 0 | 35 693 | 2 361 578 | 100,0 | 682 326 | 3 043 903 | 100,0 |
| Yüzde Dağılım (Ara Toplam) | 71,4 | 27,1 | 0,0 | 0 | 1,5 | 100,0 | ||||
| Yüzde Dağılım (Toplam Kamu) | 55,4 | 21,0 | 0,0 | 0 | 1,2 | 77,6 | 22,4 | 100,0 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Yatırım işçiliği hariçtir.
TABLO I: 14- Kamu Sabit Sermaye Yatırımları (2027) (1)
(Cari Fiyatlarla, Milyon TL)
| Sektörler | Merkezi Yönetim (2) | KİT'ler | Özelleş. Kapsam. Kuruluş. | İller Bankası | Döner Sermaye + SGK | ALT TOPLAM | Yüzde Pay | Mahalli İdareler | TOPLAM KAMU | Yüzde Pay |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Tarım | 240 915 | 3 115 | 0 | 0 | 19 763 | 263 793 | 10,4 | 23 375 | 287 168 | 8,2 |
| Madencilik | 13 080 | 360 459 | 0 | 0 | 0 | 373 539 | 14,7 | 0 | 373 539 | 10,7 |
| İmalat | 24 169 | 32 144 | 0 | 0 | 1 142 | 57 455 | 2,3 | 17 | 57 472 | 1,7 |
| Enerji | 14 577 | 161 528 | 0 | 0 | 0 | 176 105 | 7,0 | 21 946 | 198 051 | 5,7 |
| Ulaştırma | 491 570 | 196 238 | 90 | 0 | 8 434 | 696 332 | 27,5 | 409 137 | 1 105 470 | 31,7 |
| Turizm | 3 699 | 0 | 0 | 0 | 350 | 4 049 | 0,2 | 419 | 4 468 | 0,1 |
| Konut | 27 702 | 0 | 0 | 0 | 0 | 27 702 | 1,1 | 5 801 | 33 503 | 1,0 |
| Eğitim | 308 568 | 0 | 0 | 0 | 623 | 309 192 | 12,2 | 17 087 | 326 279 | 9,4 |
| Sağlık | 287 892 | 0 | 0 | 0 | 705 | 288 597 | 11,4 | 689 | 289 286 | 8,3 |
| Diğer Hizmetler | 322 879 | 623 | 0 | 0 | 13 602 | 337 104 | 13,3 | 470 803 | 807 907 | 23,2 |
| Toplam | 1 735 051 | 754 107 | 90 | 0 | 44 620 | 2 533 868 | 100 | 949 275 | 3 483 143 | 100,0 |
| Yüzde Dağılım (Ara Toplam) | 68,5 | 29,8 | 0 | 0 | 1,8 | 100,0 | ||||
| Yüzde Dağılım (Toplam Kamu) | 49,8 | 21,7 | 0 | 0 | 1,3 | 72,7 | 27,3 | 100,0 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Program
(2) Yatırım İşçiliği hariçtir.
TABLO I: 15- Sabit Sermaye Yatırımlarının Sektörel Dağılımı (1)
(Cari Fiyatlarla, Milyon TL)
| 2025 | 2026 (2) | 2027 (3) | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Kamu | Özel | Toplam | Kamu | Özel | Toplam | Kamu | Özel | Toplam | |
| Tarım | 204 160 | 117 492 | 321 652 | 283 412 | 159 624 | 443 036 | 298 525 | 225 513 | 524 038 |
| Madencilik | 207 691 | 271 447 | 479 138 | 326 627 | 373 693 | 700 321 | 374 155 | 510 829 | 884 985 |
| İmalat | 14 475 | 2 872 083 | 2 886 559 | 28 043 | 4 038 187 | 4 066 230 | 58 611 | 5 462 263 | 5 520 874 |
| Enerji | 101 267 | 191 869 | 293 136 | 159 950 | 254 967 | 414 916 | 198 738 | 339 517 | 538 255 |
| Ulaştırma | 718 306 | 6 262 258 | 6 980 563 | 989 579 | 8 762 604 | 9 752 184 | 1 128 643 | 11 500 703 | 12 629 346 |
| Turizm | 2 972 | 133 830 | 136 802 | 4 142 | 175 360 | 179 502 | 4 642 | 230 153 | 234 796 |
| Konut | 30 129 | 6 287 357 | 6 317 486 | 38 991 | 8 762 604 | 8 801 595 | 34 809 | 11 138 476 | 11 173 286 |
| Eğitim | 281 903 | 310 253 | 592 156 | 377 871 | 416 869 | 794 741 | 340 825 | 563 321 | 904 145 |
| Sağlık | 185 640 | 494 274 | 679 914 | 253 465 | 676 416 | 929 882 | 302 858 | 921 529 | 1 224 387 |
| Diğer Hizmetler | 441 144 | 295 538 | 736 682 | 660 419 | 385 459 | 1 045 878 | 823 128 | 509 930 | 1 333 058 |
| TOPLAM | 2 187 688 | 17 236 400 | 19 424 088 | 3 122 500 | 24 005 783 | 27 128 283 | 3 564 935 | 31 402 235 | 34 967 170 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Yatırım işçiliği dâhildir.
(2) Gerçekleşme Tahmini
(3) Program
2027 yılında, cari fiyatlarla kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 49,8'inin merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler, yüzde 27,3'ünün yerel yönetimler, yüzde 21,7'sinin KİT'ler, yüzde 1,3'ünün döner sermayeli kuruluşlar ve sosyal güvenlik kuruluşları tarafından gerçekleştirileceği öngörülmektedir. 2027 yılında kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının imalat sanayii ve enerji alt sektörlerinde yoğunlaşması beklenmektedir.
Bu dönemde özel kesim sabit sermaye yatırımlarının reel olarak yüzde 3,7 oranında artış göstereceği tahmin edilmektedir. Özel kesim sabit sermaye yatırımlarının imalat sanayii, madencilik ve eğitim alt sektörlerinde yoğunlaşması öngörülmektedir. Toplam sabit sermaye yatırımlarının ise yüzde 36,1 ile ulaştırma, yüzde 32,0 ile konut ve yüzde 15,8 ile imalat sanayii alt sektörlerinin ön plana çıkması beklenmektedir.
2025 yılında küresel mal ve hizmet ticaret hacmi, tarifeler öncesinde öne çekilen ithalat talebi ve teknoloji yoğun ürünlerin ticaretindeki hızlı artışın etkisiyle yüzde 5,0 oranında artmıştır. Bununla birlikte Türkiye'nin en önemli ihracat pazarı olan Avro Bölgesi'nde büyümenin yüzde 1,2 oranında ılımlı seyretmesi dış talepteki toparlanmayı sınırlamıştır. Bu çerçevede Türkiye'nin ihracatı 2025 yılında yüzde 4,4 düzeyinde artış kaydetmiş ve 273,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. 2025 yılı itibarıyla küresel mal ihracatından alınan pay yüzde 1,04 seviyesinde kaydedilmiştir. Diğer taraftan ithalatta altın fiyatlarındaki artış yukarı yönlü etki oluştururken enerji ithalatındaki gerileme sınırlayıcı unsur olmuştur. Bu kapsamda 2025 yılında ithalat yüzde 6,2 oranında artarak 365,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.
TABLO I: 16- Türkiye'nin Dış Ticareti ve Dış Ticareti Etkileyen Faktörler
| 2024 | 2025 | 2026(1) | 2027(2) | |
|---|---|---|---|---|
| İhracat (fob, Milyar Dolar) | 261,8 | 273,2 | 282,0 | 292,0 |
| İthalat (cif, Milyar Dolar) | 344,0 | 365,4 | 387,0 | 397,0 |
| İhracat | 2,4 | 4,4 | 3,2 | 3,5 |
| İthalat | -5,0 | 6,2 | 5,9 | 2,6 |
| İhracat Fiyatları | 1,1 | 6,5 | 7,0 | 0,1 |
| İthalat Fiyatları | -0,7 | 2,0 | 7,4 | -1,6 |
| Reel İhracat | 1,3 | -2,0 | -3,5 | 3,4 |
| Reel İthalat | -4,2 | 4,2 | -1,4 | 4,2 |
| Mamul Fiyatları | 1,2 | 1,2 | 3,9 | 1,5 |
| Yakıt Dışı Başlıca Emtia Fiyatları | 3,7 | 9,9 | 17,3 | 2,6 |
| Ham Petrol Brent Varil Fiyatı (Dolar) | 80,5 | 69,1 | 88,0 | 76,0 |
| GSYH Büyüme Hızı | 3,5 | 3,7 | 3,3 | 4,2 |
| Sanayi Büyümesi | 0,8 | 3,5 | 2,3 | 4,2 |
| Yurt İçi Nihai Talep Büyümesi | 3,5 | 4,5 | 3,4 | 4,0 |
| Dünya Büyüme Hızı | 3,5 | 3,5 | 3,1 | 3,4 |
| Dünya Mal ve Hizmet Ticareti | 3,8 | 5,0 | 4,6 | 4,7 |
| Avro Bölgesi Büyüme Hızı | 1,2 | 1,2 | 1,1 | 1,2 |
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK, Uluslararası Para Fonu Ekim 2026 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program
2025 yılında ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 56,0 milyar dolardan 69,3 milyar dolara, birincil gelir dengesi açığının ise 18,5 milyar dolardan 23,4 milyar dolara yükselmesi cari işlemler açığını artırıcı yönde etkide bulunmuştur. Hizmetler dengesi fazlasının 60,8 milyar dolardan 63,0 milyar dolara yükselmesi ise bu etkiyi kısmen sınırlamıştır. Bu gelişmelerle 2024 yılında 13,6 milyar dolar olan cari işlemler açığı 2025 yılında 30,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının millî gelire oranı 2024 yılındaki yüzde 1,0'dan 2025 yılında yüzde 1,9'a yükselmiştir.
Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 2025 yılında 69,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,7 oranında artarak 53,3 milyar dolar olmuştur.
2026 yılında Orta Doğu'daki savaş kaynaklı enerji fiyatı artışlarının etkisiyle Brent petrol fiyatının 2025 yılındaki 69,1 dolar seviyesinden 88,0 dolara yükselmesi ve enerji ithalatının 62,5 milyar dolardan 71,0 milyar dolara çıkması beklenmektedir. Parasal olmayan altın ithalatının ise 23,1 milyar dolardan 17,0 milyar dolara gerilemesi öngörülmektedir. Bu gelişmelere bağlı olarak GTS tanımlı dış ticaret açığının 2025 yılındaki 92,2 milyar dolar seviyesinden 2026 yılında 105,0 milyar dolara yükselmesi beklenmektedir.
2025 yılında 273,2 milyar dolar seviyesinde olan ihracat, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,0 oranında artarak 185,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. İhracattaki bu artışta orta ve yüksek teknolojili mal ihracatının katkısı öne çıkmaktadır.
TABLO I: 17-Ülke ve Fasıllara Göre İhracat
| (Milyar Dolar) | ||||
|---|---|---|---|---|
| Ocak-Ağustos | ||||
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | |
| TOPLAM İHRACAT | 261,8 | 273,2 | 178,0 | 185,0 |
| Avrupa Birliği Ülkeleri (AB-27) | 108,5 | 116,8 | 76,7 | 78,0 |
| Diğer | 153,3 | 156,4 | 101,3 | 106,9 |
| Seçilmiş ülke Grupları | ||||
| Karadeniz Ekonomik İşbirliği | 39,8 | 40,2 | 26,2 | 26,0 |
| Ekonomik İşbirliği Teşkilatı | 15,8 | 15,5 | 9,9 | 10,0 |
| Bağımsız Devletler Topluluğu | 21,2 | 18,9 | 12,3 | 12,0 |
| Türk Cumhuriyetleri | 11,1 | 10,9 | 7,1 | 6,9 |
| İslam İşbirliği Teşkilatı | 69,9 | 73,0 | 47,1 | 47,9 |
| En Yüksek İhracat Yapılan Ülkeler (1) | ||||
| Almanya | 20,4 | 22,2 | 14,7 | 15,0 |
| İngiltere | 15,3 | 16,8 | 11,0 | 10,7 |
| ABD | 16,4 | 16,3 | 10,7 | 11,9 |
| İtalya | 12,9 | 13,2 | 8,7 | 9,2 |
| Irak | 13,0 | 12,4 | 7,6 | 7,2 |
| En Yüksek İhracat Yapılan Fasıllar (1) | ||||
| 87. Motorlu kara taşıtları ve bunların aksam ve parçaları | 32,4 | 36,7 | 23,2 | 23,9 |
| 84. Makineler, mekanik cihazlar, kazanlar ve aksam, parçalar | 25,6 | 25,9 | 16,8 | 17,0 |
| 85. Elektrikli makine ve cihazlar | 16,4 | 17,8 | 11,3 | 12,9 |
| 27. Mineral yakıtlar, mineral yağlar | 16,6 | 15,3 | 10,9 | 10,5 |
| 71. Kıymetli veya yarı kıymetli taşılar | 13,0 | 13,4 | 9,3 | 8,9 |
Kaynak: TÜİK, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Sıralama 2025 yılı verilerine göre yapılmıştır.
Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarından olan AB'ye ihracat, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 oranında artarak 78,0 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, AB'nin ihracattaki payı yüzde 42,2 olmuştur. İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri ile Avustralya ve Yeni Zelanda'ya gerçekleştirilen ihracat sırasıyla yüzde 1,6 ve yüzde 14,6 oranında artarken Karadeniz Ekonomik İşbirliği ülkelerine gerçekleştirilen ihracatta ise yüzde 0,6 oranında azalış gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde en fazla ihracat yapılan ilk 20 ülkeye gerçekleştirilen ihracat, toplam ihracattaki yüzde 4,0 oranındaki artışa 1,4 puan katkı sağlamıştır. Bu ülkeler içerisinde ABD, Çin ve Mısır ihracat artışı yaşanan ülkeler arasında öne çıkarken Romanya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak'a yapılan ihracat tutarında 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre azalış kaydedilmiştir. Ayrıca son dönemde İsviçre ve Ukrayna'ya yönelik ihracat artışları öne çıkmaktadır.
İhracatta en yüksek paya sahip olan motorlu kara taşıtları ile bunların aksam ve parçalarına yönelik ihracat 2025 yılındaki artışın ardından 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde de yükselişini sürdürmüştür. Bu dönemde toplam ihracat yüzde 4,0 artarken motorlu kara taşıtları ve bunların aksam ve parçalarının ihracatındaki artış yüzde 3,2 olarak gerçekleşmiş ve toplam ihracat büyümesine 0,4 puan katkıda bulunmuştur. Elektrikli makine ve cihazlar faslı ihracatı yüzde 14,0 oranında artışla ihracat büyümesine 0,9 puan katkıda bulunmuştur.
2026 yılının ilk sekiz aylık döneminde ana sektörlerden tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü ihracatı yüzde 11,8 oranında, madencilik ve taş ocakçılığı ihracatı yüzde 19,6 oranında artmış, imalat sanayii ihracatında ise yüzde 3,3 oranında artış kaydedilmiştir.
2026 yılının kalan döneminde ihracatta benzer bir eğilim yaşanması ve yıl geneli ihracat seviyesinin yüzde 3,2 oranında artarak 282,0 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesi beklenmektedir. 2026 yılında, ihracat fiyatlarında yüzde 7,0 oranında artış, reel ihracatta ise yüzde 3,5 oranında azalış yaşanacağı öngörülmektedir.
TABLO I: 18- İhracatın Sektörel Dağılımı
| Milyar Dolar | Yüzde Pay | Yüzde Değişim | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Yıllık | Ocak-Ağustos | Yıllık | Ocak-Ağustos | Yıllık | Ocak-Ağustos | |||||
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | 25/24 | 26/25 | |
| TOPLAM İHRACAT | 261,8 | 273,2 | 178,0 | 185,0 | 100 | 100 | 100 | 100 | 4,4 | 4,0 |
| Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık | 9,5 | 9,6 | 5,9 | 6,6 | 3,6 | 3,5 | 3,3 | 3,6 | 0,9 | 11,8 |
| Madencilik ve Taş Ocakçılığı | 4,5 | 4,4 | 2,8 | 3,4 | 1,7 | 1,6 | 1,6 | 1,8 | -1,3 | 19,6 |
| İmalat Sanayii | 246,5 | 257,5 | 168,1 | 173,6 | 94,2 | 94,3 | 94,5 | 93,9 | 4,5 | 3,3 |
| Diğer | 1,3 | 1,7 | 1,1 | 1,4 | 0,5 | 0,6 | 0,6 | 0,8 | 28,2 | 27,8 |
Kaynak: TÜİK, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
2025 yılında ithalat yüzde 6,2 oranında artış kaydederek 365,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, parasal olmayan altın ithalatının yüzde 35,3 oranında artması ile tüketim ve sermaye malları ithalatındaki yükseliş belirleyici olurken enerji ithalatındaki yüzde 4,7 oranındaki gerileme sınırlayıcı etkide bulunmuştur.
2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 oranında artış gösteren ithalat 250,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bu dönemde, enerji ithalatı yüzde 10,2 oranında artarken parasal olmayan altın ithalatı yüzde 22,7 oranında azalmıştır. Ekonomik gruplar itibarıyla ara malı ithalatı yüzde 8,7 ve sermaye malları ithalatı yüzde 1,9 oranında artarken tüketim malları ithalatı yüzde 6,6 oranında gerilemiştir.
İthalatın 2026 yılı sonunda bir önceki yıla göre yüzde 5,9 oranında artarak 387,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. 2026 yılında ithalat fiyatlarında yüzde 7,4 oranında artış, reel ithalatta ise yüzde 1,4 düzeyinde azalış yaşanacağı öngörülmektedir.
TABLO I: 19- İthalatın Ekonomik Gruplara Göre Dağılımı
| Milyar Dolar | Yüzde Pay | Yüzde Değişim | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Yıllık | Ocak-Ağustos | Yıllık | Ocak-Ağustos | Yıllık | Ocak-Ağustos | |||||
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | 25/24 | 26/25 | |
| TOPLAM İTHALAT | 344,0 | 365,4 | 238,2 | 250,8 | 100 | 100 | 100 | 100 | 6,2 | 5,3 |
| Sermaye Malları | 50,6 | 54,9 | 34,4 | 35,1 | 14,7 | 15,0 | 14,4 | 14,0 | 8,4 | 1,9 |
| Ara Malları | 238,3 | 250,1 | 164,1 | 178,4 | 69,3 | 68,5 | 68,9 | 71,1 | 5,0 | 8,7 |
| Tüketim Malları | 54,5 | 59,2 | 39,0 | 36,4 | 15,8 | 16,2 | 16,4 | 14,5 | 8,7 | -6,6 |
| Diğer | 0,7 | 1,2 | 0,6 | 0,8 | 0,2 | 0,3 | 0,2 | 0,3 | 78,0 | 43,6 |
Kaynak: TÜİK, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
2025 yılında seyahat gelirleri yüzde 6,7 oranında artarak 60,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,1 oranında artarak 39,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen seyahat gelirlerinin 2026 yılında da 60,0 milyar dolar olması beklenmektedir.
2025 yılında hizmetler dengesi fazlası bir önceki yıla göre artarak 63,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. 2025 yılı hizmet gelirleri 124,9 milyar dolar, hizmet giderleri ise 61,9 milyar dolar seviyesinde kaydedilmiştir.
TABLO I: 20- Cari İşlemler Dengesi
| 2024 | 2025 | 2026(1) | 2027(2) | |
|---|---|---|---|---|
| CARİ İŞLEMLER HESABI | -13,6 | -30,3 | -47,5 | -38,5 |
| DIŞ TİCARET DENGESİ | -56,0 | -69,3 | -85,6 | -85,2 |
| İhracat | 253,8 | 267,4 | 271,2 | 282,8 |
| İhracat (FOB) | 261,8 | 273,2 | 282,0 | 292,0 |
| Bavul Ticareti ve Uyarlama | -8,0 | -5,9 | -10,8 | -9,2 |
| İthalat | 296,3 | 316,8 | 343,6 | 353,3 |
| İthalat (CIF) | 344,0 | 365,4 | 387,0 | 397,0 |
| Navlun ve Sigorta ve Uyarlama | -47,7 | -48,6 | -43,4 | -43,7 |
| HİZMETLER DENGESİ | 60,8 | 63,0 | 62,8 | 64,1 |
| Gelir | 117,3 | 124,9 | 122,5 | 129,6 |
| Gider | 56,4 | 61,9 | 59,8 | 65,5 |
| Seyahat | 48,9 | 51,1 | 50,0 | 52,3 |
| Gelir | 56,3 | 60,0 | 60,0 | 64,5 |
| Gider | 7,4 | 9,0 | 10,0 | 12,3 |
| BİRİNCİL GELİR DENGESİ | -18,5 | -23,4 | -23,6 | -18,0 |
| Gelir | 9,5 | 11,2 | 10,8 | 11,9 |
| Gider | 28,0 | 34,6 | 34,4 | 29,9 |
| Yatırım Geliri Dengesi | -17,5 | -21,8 | -21,8 | -16,5 |
| Doğrudan Yatırımlar | -4,1 | -5,1 | -5,4 | -4,6 |
| Portföy Yatırımları | -6,5 | -8,8 | -8,9 | -4,6 |
| Diğer Yatırımlar | -6,9 | -8,0 | -7,6 | -7,3 |
| Faiz Geliri | 6,4 | 7,0 | 6,9 | 6,9 |
| Faiz Gideri | 13,3 | 14,9 | 14,5 | 14,2 |
| Uzun Vade | 10,2 | 11,9 | 11,8 | 10,8 |
| İKİNCİL GELİR DENGESİ | 0,1 | -0,5 | -1,1 | 0,6 |
Kaynak: TCMB, (1) Gerçekleşme Tahmini, (2) Program, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
Hizmet gelirleri, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,2 oranında artarak 80,6 milyar dolar seviyesinde, hizmetler dengesi fazlası ise yüzde 2,2 oranında artışla 41,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Hizmet gelirleri yıllıklandırılmış olarak 2026 yılı Ağustos ayında 125,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu dönemde taşımacılık gelirleri yüzde 6,4, seyahat gelirleri ise yüzde 2,9 oranında artmıştır. Yılın kalan döneminde bölgesel gelişmelerin taşımacılık başta olmak üzere turizm dışı hizmet gelirlerini de olumsuz etkileyeceği öngörülmekte olup 2026 yılında hizmet gelirlerinin 122,5 milyar dolar, hizmetler dengesi fazlasının ise 62,8 milyar dolar olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.
2025 yılında, birincil gelir dengesindeki açık, yatırım giderlerindeki artışın etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 26,7 artarak 23,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılının Ocak-Ağustos dönemi birincil gelir dengesi açığı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,3 oranında artarak 17,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Birincil gelir dengesi açığının 2026 yılında 23,6 milyar dolar olarak gerçekleşmesi beklenirken ikincil gelir dengesinin 1,1 milyar dolar açık vereceği tahmin edilmektedir.
Dış ticaret, hizmetler, birincil ve ikincil gelir dengelerindeki gelişmeler ve tahminlere göre, 2026 yılında cari işlemler açığının 47,5 milyar dolar seviyesinde olması beklenmektedir.
2027 yılında ihracattaki artış eğiliminin sürmesi beklenirken enerji fiyatlarında öngörülen gerilemeyle birlikte ithalat artışının yavaşlaması tahmin edilmektedir. Bu gelişmelere bağlı olarak cari işlemler açığının bir önceki yıla göre azalması beklenmektedir. Cari işlemler açığının sürdürülebilir seviyelerde kalıcı olarak seyretmesi amacıyla makroekonomik hedeflerle uyumlu şekilde üretim ve ihracat yapısında ithalat bağımlılığını azaltmaya yönelik politikaların uygulanmasına devam edilecektir.
2027 yılında ihracatın (fob) yüzde 3,5 oranında artarak 292,0 milyar dolara, ithalatın (cif) ise yüzde 2,6 oranında artarak 397,0 milyar dolara ulaşması ve böylece dış ticaret açığının 105,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.
Bu dönemde ihracat fiyatlarının yüzde 0,1 oranında artması ve ithalat fiyatlarının yüzde 1,6 oranında azalması beklenirken reel ihracatın ve ithalatın ise sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 4,2 artacağı tahmin edilmektedir.
2027 yılında seyahat gelirlerinin 64,5 milyar dolar seviyesine yükselmesi, hizmetler dengesinin ise 64,1 milyar dolar fazla vermesi tahmin edilmektedir. Birincil gelir dengesinde 18,0 milyar dolar açık öngörülürken ikincil gelir dengesinin 0,6 milyar dolar fazla vermesi beklenmektedir.
Söz konusu varsayımlar altında cari işlemler açığının 2027 yılında 38,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşerek GSYH'ya oranla yüzde 1,9 olması öngörülmektedir.
2025 yılında ödemeler dengesi finans hesabında rezerv hariç 14,3 milyar dolar tutarında net sermaye girişi gerçekleşmiştir. 2024 yılında gözlenen net hata ve noksan kaynaklı sermaye çıkışları 2025 yılında da sürerek 5,9 milyar dolar olmuştur. Finansman kalemlerinin alt detayları incelendiğinde, 2025 yılında net doğrudan yabancı yatırım girişlerinin 3,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. Doğrudan yabancı yatırımlar içerisinde gayrimenkul yatırımları 2,3 milyar dolar olmuştur. Yurt dışı yerleşikler devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) piyasasında 3,2 milyar dolar tutarında net alış yaparken Hazine tarafından yurt dışına ihraç edilen tahviller yoluyla 0,3 milyar dolar tutarında net borçlanma gerçekleştirilmiştir.
2024 yılında 13,9 milyar dolar olarak gerçekleşen portföy yatırımları, 2025 yılında 3,5 milyar dolara gerilemiştir. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde portföy yatırımları kaynaklı net giriş 3,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde pay piyasasında 1.868 milyon dolar tutarında sermaye girişi gerçekleşirken yurt dışı yerleşikler tarafından DİBS piyasasında 1.712 milyon dolar tutarında net alış yapılmıştır. Hazine yurt dışı tahvil ihracı yoluyla 4.403 milyon dolar, bankalar ise 2.040 milyon dolar net kullanım gerçekleştirmiştir.
2025 yılında diğer yatırımlar kaleminde net sermaye girişleri bir önceki yıla kıyasla artış göstermiştir. Bu dönemde söz konusu kalemdeki net girişlerin ağırlıklı olarak krediler alt kaleminden kaynaklandığı görülmektedir. Bu kapsamda, 2024 yılında 4,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen diğer yatırımlar kaynaklı net sermaye girişleri 2025 yılında 12,5
milyar dolara yükselmiştir. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise diğer yatırımlar kalemi kaynaklı net sermaye girişleri 29,2 milyar dolar olarak kaydedilmiştir.
TABLO I: 21- Sermaye ve Finans Hesabı
| Ocak-Ağustos | ||||
|---|---|---|---|---|
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | |
| Cari İşlemler Dengesi | -13,6 | -30,3 | -19,7 | -31,5 |
| Türlerine Göre Sermaye Hareketleri (rezerv hariç) (1) | -21,5 | -14,3 | -14,7 | -30,0 |
| Doğrudan Yatırımlar (net) | -5,1 | -3,1 | -4,3 | -0,3 |
| Portföy Yatırımları (net) | -13,9 | -3,5 | -1,6 | -3,7 |
| Yabancıların Hisse Senedi Alımları | -2,5 | 2,1 | 1,7 | 1,9 |
| Yabancıların DİBS Alımları | 16,0 | 3,2 | 0,6 | 1,7 |
| Finansal Türevler (net) | 1,7 | 4,8 | 3,1 | 3,2 |
| Diğer Yatırımlar (net) | -4,3 | -12,5 | -11,8 | -29,2 |
| Kullanıcıya Göre Sermaye Hareketleri (1) (2) | -21,5 | -14,3 | -14,7 | -30,0 |
| Kamu Kesimi | 5,4 | -6,3 | -7,3 | 4,7 |
| Özel Kesim | -12,7 | -22,2 | -20,8 | -28,2 |
| Bankalar | 22,1 | 12,4 | 17,1 | 18,5 |
| Banka Dışı | -9,4 | 9,8 | 3,7 | 9,8 |
| Doğrudan Yatırımlar (net) | -5,1 | -3,1 | -4,3 | -0,3 |
| Finansal Türevler (net) | 1,7 | 4,8 | 3,1 | 3,2 |
| Rezerv Varlıklar | 0,6 | -22,0 | -2,8 | -10,9 |
| Net Hata Noksan | -7,2 | -5,9 | 2,4 | -9,2 |
Kaynak: TCMB, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Not: Rakamların ayrı ayrı yuvarlanması nedeniyle alt kalemlerin toplamı ile genel toplam birebir örtüşmemektedir.
(1) Toplam kalemlerde, doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları, finansal türevler, diğer yatırımlar, özel kesim ve rezerv varlıklarda eksi işareti, kamu kesimi, bankalar, banka dışı ile yabancıların hisse senedi ve DİBS alımlarında artı işareti girişi göstermektedir.
(2) Doğrudan yatırımlar ve finansal türevlerde kamu-özel ayrımı net olarak yapılamadığından, bu kalemler kamu ve özel kesim hesaplamasına dâhil edilmeyip ayrı olarak verilmiştir. Ayrıca sermaye hesabı altında yer alan göçmen transferleri ile üretilmeyen ve finansal olmayan varlıklar kalemleri hesaplamaya dâhil edilmemiştir.
2024 yılı sonunda yüzde 44,4 olarak gerçekleşen TÜFE yıllık artış hızı 2025 yılında gerileme eğilimini sürdürmüştür. Bu dönemde sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesi, maliye ve gelirler politikalarının desteği, talep koşullarının ılımlı seyri ve enflasyon beklentilerindeki olumlu seyir bu görünümde etkili olmuştur. Ana gruplar itibarıyla yıllık enflasyondaki gerilemeye en yüksek katkı hizmet grubundan gelirken gıda ve temel mal grupları da bu görünümü desteklemiştir.
2025 yılının ilk yarısında dezenflasyon süreci devam ederken başta petrol olmak üzere gerileyen emtia fiyatları bu süreci desteklemiştir. Gıda grubunda zirai don, kuraklık ve diğer olumsuz hava koşullarına bağlı arz şokları işlenmemiş gıda fiyatlarında dönemsel oynaklığa yol açmıştır. Temel mal grubunda Mart ve Nisan aylarındaki döviz kuru gelişmelerinin geçici etkisine rağmen talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde seyretmesi kur geçişkenliğini sınırlamıştır. Hizmet grubunda yıllık enflasyon gerilemekle birlikte başta kira ve eğitim olmak üzere geriye dönük endeksleme eğiliminin güçlü olduğu kalemler ile konut sektörüne özgü yapısal unsurlar hizmet enflasyonunun görece yüksek seyretmesine neden olmuştur. 2025 yılının ikinci yarısında dezenflasyon süreci devam etmekle birlikte üçüncü çeyrekte gıda arz şokları ve emtia fiyatlarındaki dalgalı seyir nedeniyle geçici bir yavaşlama görülmüştür. Yılın
son çeyreğinde söz konusu etkilerin zayıflaması ve para politikasının gecikmeli etkilerinin daha belirgin hissedilmesiyle yıllık tüketici enflasyonu yeniden gerileme eğilimine girmiş, enflasyonun ana eğilimindeki iyileşme belirginleşmiştir. Tüketici fiyatları yıllık enflasyonu 2025 yılını bir önceki yıl sonuna göre 13,5 puanlık düşüşle yüzde 30,9 seviyesinde tamamlamıştır.
2026 yılında temel mal fiyatları ılımlı seyrini sürdürürken hizmet enflasyonu gerilemesine rağmen manşet enflasyonun belirgin üzerinde seyretmiştir. Hizmet grubunda kira enflasyonundaki yavaşlamaya karşın ulaştırma ve haberleşme fiyatlarındaki artışlar düşüşü sınırlamıştır. Diğer taraftan, gıda fiyatlarında enflasyonist baskılar bir miktar artarken tarımsal üretim ve arz koşullarındaki gelişmeler bu görünümde etkili olmuştur.
Sürdürülen sıkı para politikası duruşu, Türk lirasındaki reel değerlenme ve ekonomi politikaları arasındaki eş güdümün güçlenmesi, enflasyondaki gerilemeyi desteklemiş ve bu doğrultuda Eylül 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu, 2025 yıl sonu seviyesine göre yaklaşık 1,2 puan azalarak yüzde 29,7 düzeyine gerilemiştir.
2025 yılının ilk aylarında yıllık üretici enflasyonu gerileme eğilimini sürdürürken Mayıs ayından itibaren jeopolitik gelişmeler, tarife değişiklikleri ve metal fiyatlarındaki dönemsel artışların etkisiyle yükselmiştir. Bununla birlikte taşımacılık maliyetlerindeki gerileme ve tedarik zincirindeki aksıkların azalması maliyet baskılarını sınırlamış, Yİ-ÜFE yıllık artış oranı 2025 yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre 0,8 puan azalarak yüzde 27,7 düzeyinde gerçekleşmiş ve tüketici enflasyonunun altında kalmıştır.
2026 yılında ise Türk lirasındaki istikrarlı seyir maliyet basklarını sınırlarken jeopolitik gelişmelerin enerji ve emtia fiyatları üzerindeki etkileri ile küresel tedarik zincirindeki kesintiler üretici fiyatlarının seyrinde belirleyici olmuştur. Bu gelişmelerle birlikte Yİ-ÜFE yıllık artış hızı Eylül 2026 itibarıyla yüzde 27,4 olarak gerçekleşmiştir.
TÜFE ve Özel Kapsamlı TÜFE Göstergesi C (ÖKTG-C) (Yıllık Yüzde Değişim)
Yİ-ÜFE ve İmalat Sanayii Fiyatları (Yıllık Yüzde Değişim)
Kaynak: TÜİK
2026 yılının ilk çeyreğinde hizmet ve gıda fiyatlarındaki gelişmeler enflasyon görünümünde belirleyici olurken Mart ayında jeopolitik gelişmelere bağlı enerji fiyat artışları ve bunların ulaştırma hizmetlerine yansımaları öne çıkmıştır. Bu dönemde uluslararası enerji fiyatlarındaki artışın yurtiçi fiyatlara olumsuz etkisinin azaltılması amacıyla eşel mobil uygulamasına geçilmiştir. Bu gelişmelerle TÜFE yıllık artış oranı Mart ayı itibarıyla yüzde 30,9 düzeyinde gerçekleşmiştir. Yılın ikinci çeyreğinde hizmet fiyatlarındaki artışlar ile yönetilen-yönlendirilen fiyat ayarlamalarının etkisi belirginleşmiş, Nisan ve Mayıs aylarında yükselen yıllık enflasyon Haziran ayında işlenmemiş gıda ve yakıt fiyatlarındaki gerilemenin de katkısıyla yüzde 32,1 olmuştur. Yılın üçüncü çeyreğinde ise hizmet fiyatlarındaki yüksek seyir devam ederken gıda fiyatları işlenmemiş gıda öncülüğünde dalgalı bir görünüm sergilemiş, akaryakıt fiyatları ile temel mallardaki mevsimsel gelişmeler de enflasyon görünümünde etkili olmuştur. Bu dönemde yıllık tüketici enflasyonu gerileyerek Eylül ayı itibarıyla yüzde 29,7 seviyesine gerilemiştir.
GRAFİK I: 5- Mal ve Hizmet Fiyatları (TÜFE'ye Katkı ve Yıllık Yüzde Değişim)
Kaynak: TÜİK
2026 yılı boyunca temel mal grubu fiyatlarında iç talepteki seyir ve döviz kuru gelişmelerinin desteğiyle ılımlı bir görünüm hâkim olmuştur. Hizmet fiyatlarında ise yılın ilk çeyreğinde dönemsel fiyatlama, geriye dönük endeksleme ve ücret ayarlamalarının etkileri öne çıkarken ikinci ve üçüncü çeyreklerde kira ve lokanta-otel fiyatlarında yavaşlama görülmesine rağmen ulaştırma, haberleşme ve eğitim hizmetlerindeki artışlar hizmet enflasyonunun manşet enflasyonun üzerinde seyretmesinde etkili olmuştur. Bu görünüm doğrultusunda özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden ÖKTG-B ve ÖKTG-C endekslerinin yıllık artışları Eylül 2026 itibarıyla sırasıyla yüzde 29,0 ve yüzde 28,7 olarak gerçekleşmiştir.
Para politikasındaki sıkı duruş, maliye politikasının desteği, güçlü politika eş güdümü ve iç talepteki dengelenmenin yanı sıra arz yönlü tedbirlerin katkısıyla enflasyondaki düşüşün yılın geri kalanında daha belirgin hale gelmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, 2026 yılı sonunda TÜFE yıllık artış oranının OVP tahminiyle uyumlu olarak yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.
TCMB, fiyat istikrarının sağlanması ve kalıcı olarak korunması temel amacı doğrultusunda, enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde para politikası uygulamalarını sürdürmektedir.
GRAFİK I: 6- Yıllık Enflasyon
Kaynak: TÜİK
2025 yılının ilk çeyreğinde enflasyonun ana eğilimi ve talep koşullarındaki gelişmeleri dikkate alan Merkez Bankası, politika faizini toplam 500 baz puan indirmiş ve yüzde 42,5 seviyesine çekmiştir. Nisan ayında ise finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyon görünümüne olası etkilerini dikkate alarak politika faizini 350 baz puan arttırmış ve yüzde 46 seviyesine yükseltmiştir.
Nisan ayındaki faiz artışının ardından Haziran ayında politika faizini yüzde 46 düzeyinde sabit tutan Merkez Bankası, yılın ikinci yarısında talep koşullarının dezenflasyonu destekleyici görünümü ve enflasyonun ana eğilimindeki gelişmeler doğrultusunda faiz indirimlerine yeniden başlamıştır. Temmuz-Aralık döneminde politika faizi toplam 800 baz puan indirilerek yıl sonunda yüzde 38 seviyesine çekilmiştir.
2026 yılının ilk çeyreğinde Merkez Bankası tarafından enflasyonun ana eğilimindeki gerileme ve talep koşullarının enflasyondaki düşüşü destekleyici görünümü dikkate alınarak politika faizi Ocak ayında 100 baz puan indirilerek yüzde 37 seviyesine çekilmiştir. Mart ayında ise jeopolitik gelişmelerin artırdığı belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle politika faizi sabit tutulmuştur. Yılın ikinci ve üçüncü çeyreklerinde iç talepteki zayıf seyir ve enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye karşın jeopolitik gelişmeler ile enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü riskler çerçevesinde politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmuştur.
Bu çerçevede, Merkez Bankası 2023 yılı Haziran ayında başlattığı sıkılaşma sürecini 2024 yılı boyunca sürdürmüş, 2025 yılında faiz indirimlerine başlamış, 2026 yılının başında ise sınırlı bir faiz indirimi gerçekleştirdikten sonra jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarına ilişkin riskler gözetilerek politika faizinde yüzde 37 düzeyi korunmuştur.
Kaynak: TCMB
(Milyon Dolar)
| Yıl | İhracat Reeskont Kredileri | Döviz Alım İhaleleri | Döviz Satım İhaleleri | Döviz Alım Müdahaleleri | Döviz Satım Müdahaleleri | Enerji İthalatçısı KİT'lere Döviz Satışı | Toplam Net Döviz Alımları |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 2002 | 25 | 795 | - | 16 | 12 | - | 824 |
| 2003 | 34 | 5 652 | - | 4 229 | - | - | 9 915 |
| 2004 | 27 | 4 104 | - | 1 283 | 9 | - | 5 405 |
| 2005 | 25 | 7 442 | - | 14 565 | - | - | 22 032 |
| 2006 | 4 | 4 296 | 1 000 | 5 441 | 2 105 | - | 6 636 |
| 2007 | 2 | 9 906 | - | - | - | - | 9 908 |
| 2008 | 5 | 7 584 | 100 | - | - | - | 7 489 |
| 2009 | 1 040 | 4 314 | 900 | - | - | - | 4 454 |
| 2010 | 1 104 | 14 865 | - | - | - | - | 15 969 |
| 2011 | 1 920 | 6 450 | 11 210 | - | 2 390 | - | -5 230 |
| 2012 | 8 295 | - | 1 450 | - | 1 006 | - | 5 839 |
| 2013 | 12 664 | - | 17 610 | - | - | - | -4 949 |
| 2014 | 12 999 | - | 10 439 | - | 3 151 | 1 321 | -1 912 |
| 2015 | 15 182 | - | 12 346 | - | - | 10 505 | -7 669 |
| 2016 | 15 022 | - | 3 400 | - | - | 5 084 | 6 538 |
| 2017 | 12 487 | - | - | - | - | 7 851 | 4 636 |
| 2018 | 14 903 | - | - | - | - | 7 699 | 7 204 |
| 2019 | 22 693 | - | - | - | - | 6 456 | 16 237 |
| 2020 | 23 067 | - | - | - | - | 5 985 | 17 082 |
| 2021 | 21 079 | - | - | - | 7 278 | 6 111 | 7 690 |
| 2022 | 17 623 | - | - | - | - | 17 971 | -348 |
| 2023 | 3 834 | - | - | - | - | - | 3 834 |
| 2024 | 2 138 | - | - | - | - | - | 2 138 |
| 2025 | 2 963 | - | - | - | 1 134 | - | 1 829 |
| 2026(1) | 2 969 | - | - | - | - | - | 2 969 |
Kaynak: TCMB İstatistikleri, Piyasa Verileri, Aylık Döviz Alım Satım Tutarları
(1) 2026 yılı verileri ilk 9 ay itibarıyladır.
İhracat reeskont kredileri yoluyla TCMB döviz rezervlerine 2025 yılında 2,96 milyar dolar, 2026 yılının ilk dokuz ayında ise 2,97 milyar dolar katkı sağlanmıştır.
TCMB'nin altın hariç brüt döviz rezervi 2025 yılı sonunda bir önceki yıl sonuna göre 13,8 milyar dolar azalışla 77,0 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Eylül 2026 itibarıyla TCMB'nin altın hariç brüt döviz rezervi 2025 yılı sonuna göre 15,4 milyar dolar azalışla 61,6 milyar dolar seviyesinde kaydedilmiştir.
2026 yılı üçüncü çeyrek sonu itibarıyla para tabanı 2025 yılı sonuna göre yüzde 15,7 oranında artmıştır. Bununla birlikte, emisyon toplamı 136,8 milyar TL artış göstermiştir. Aynı dönemde TCMB dış varlıkları 16,2 milyar dolar azalırken toplam yükümlülükleri ise 1,3 milyar dolar azalmıştır. Bu doğrultuda, TCMB'nin net dış varlık pozisyonunda 14,9 milyar dolar azalış gerçekleşmiştir.
M1, M2 ve M3 para arzları, Eylül 2026 itibarıyla 2025 yılı sonuna göre sırasıyla yüzde 17,7, yüzde 20,1 ve yüzde 20,1 oranlarında artmıştır. M1 para arzındaki artışta yabancı para cinsinden vadesiz mevduattaki yükseliş belirleyici olmuştur. M2 para arzındaki artışta Türk lirası cinsi vadeli mevduat ile M1 para arzındaki genişleme öne çıkarken M3 para arzındaki artış esas olarak M2'deki genişlemeden kaynaklanmıştır.
TABLO I: 23- Parasal Büyüklükler ve TCMB Bilançosu Seçilmiş Kalemleri
| 2025 4.Ç | 2026 1.Ç | |||
|---|---|---|---|---|
| Milyon TL | ||||
| Para Arzları | ||||
| M1 | 9 759 280 | 10 306 114 | 10 475 384 | 11 487 374 |
| M2 | 24 560 207 | 25 196 391 | 27 209 798 | 29 505 221 |
| M3 | 27 168 855 | 27 699 731 | 30 040 901 | 32 631 733 |
| Para Tabanı | Milyon TL | |||
| Emisyon | 4 292 351 | 4 556 308 | 4 754 659 | 4 965 442 |
| Net Dış Varlıklar | 874 535 | 942 271 | 941 883 | 1 011 369 |
| Net Uluslararası Rezervler | 3 490 766 | 1 640 903 | 2 196 689 | 2 809 960 |
| Net İç Varlıklar | 3 411 442 | 1 553 491 | 2 107 507 | 2 713 236 |
| Hazine Borçları | 801 584 | 2 915 405 | 2 557 970 | 2 155 482 |
| Değerleme Hesabı | -1 149 558 | -1 306 884 | -676 792 | -1 158 106 |
| Net Dış Varlık Pozisyonu | Milyon Dolar | |||
| Dış Varlıklar | 186 149 | 153 516 | 150 421 | 169 986 |
| Toplam Yükümlülükler | 120 071 | 124 343 | 107 667 | 118 797 |
| Yurt Dışı | 15 768 | 15 448 | 14 465 | 14 639 |
| Yurt İçi | 104 303 | 108 896 | 93 203 | 104 158 |
| Net Dış Varlık Pozisyonu | 66 078 | 29 173 | 42 754 | 51 189 |
Kaynak: TCMB
Not: Alt kalemlerin tamamı gösterilmediği için toplamlar tutmayabilecektir. Veriler ayın son Cuma günü itibarıyladır. Bilanço büyüklüklerine ait rakamlar Stand By Bilançosundan alınmıştır.
2024 yılı Haziran ayı itibarıyla başlayan dezenflasyon sürecini temin edecek politika bileşiminin sürdürülmesiyle TÜFE yıllık artış hızının 2027 yılı sonunda yüzde 21,0 olarak gerçekleşmesi hedeflenmektedir.
Finans sektörünün toplam aktif büyüklüğü, Haziran 2026 itibarıyla 2025 yıl sonuna göre TL bazında yüzde 15,1 oranında artarak 77,1 trilyon TL'ye, dolar bazında yüzde 6 oranında artarak 1,7 trilyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde finansal sektörün toplam aktiflerinin GSYH'ya oranı ise yüzde 106'dan yüzde 105,6'ya düşmüştür. 2026 yılının ilk altı aylık döneminde BDDK gözetimindeki banka dışı finansal kuruluşların, gayrimenkul yatırım ortaklıklarının, portföy yönetim şirketlerinin ve aracı kurumların sektör payında artış görülmüştür. Bu dönemde mevduat bankalarının ve sigorta ve emeklilik şirketlerinin sektör payları ise azalmıştır.
TABLO I: 24- Finansal Sektör Kuruluşlarına Dair Bazı Göstergeler
| Aktif Büyüklük | Aktif Büyüklük (1) | Sektör Payı | GSYH'ya Oran | Kuruluş Sayısı | ||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 2024 | 2025 | 2026-6 | 2024 | 2025 | 2026-6 | 2024 | 2025 | 2026-6 | 2024 | 2025 | 2026-6 | 2024 | Adet | 2025 | 2026-6 | |
| Bankalar | 32 667,7 | 46 946,8 | 52 727,0 | 927,4 | 1 095,3 | 1 132,6 | 73,5 | 70,1 | 68,4 | 73,1 | 74,2 | 72,2 | 64 | 67 | 68 | |
| Mevduat Bankaları | 28 125,4 | 39 727,6 | 44 270,1 | 798,5 | 926,9 | 950,9 | 63,3 | 59,3 | 57,4 | 63,0 | 62,8 | 60,6 | 35 | 37 | 37 | |
| Kalkınma ve Yatırım Bankaları | 1 882,6 | 2 892,2 | 3 538,5 | 53,4 | 67,5 | 76,0 | 4,2 | 4,3 | 4,6 | 4,2 | 4,6 | 4,8 | 20 | 21 | 21 | |
| Katılım Bankaları | 2 659,7 | 4 327,0 | 4 918,4 | 75,5 | 101,0 | 105,6 | 6,0 | 6,5 | 6,4 | 6,0 | 6,8 | 6,7 | 9 | 9 | 10 | |
| BDDK Gözetimindeki Banka Dışı | ||||||||||||||||
| Finansal Kuruluşlar | 988,5 | 1 725,3 | 2 182,7 | 28,1 | 40,3 | 46,9 | 2,2 | 2,6 | 2,8 | 2,2 | 2,7 | 3,0 | 125 | 131 | 133 | |
| Finansal Kiralama Şirketleri | 334,5 | 536,1 | 648,2 | 9,5 | 12,5 | 13,9 | 0,8 | 0,8 | 0,8 | 0,7 | 0,8 | 0,9 | 19 | 20 | 21 | |
| Faktoring Şirketleri | 316,0 | 457,8 | 596,4 | 9,0 | 10,7 | 12,8 | 0,7 | 0,7 | 0,8 | 0,7 | 0,7 | 0,8 | 48 | 49 | 49 | |
| Finansman Şirketleri | 212,5 | 353,8 | 371,2 | 6,0 | 8,3 | 8,0 | 0,5 | 0,5 | 0,5 | 0,5 | 0,6 | 0,5 | 24 | 25 | 26 | |
| Varlık Yönetim Şirketleri | 33,4 | 54,5 | 66,2 | 0,9 | 1,3 | 1,4 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 28 | 28 | 28 | |
| Tasarruf Finansman Şirketleri | 92,0 | 323,1 | 500,7 | 2,6 | 7,5 | 10,8 | 0,2 | 0,5 | 0,6 | 0,2 | 0,5 | 0,7 | 6 | 9 | 9 | |
| Sigorta ve Emeklilik Şirketleri | 2 360,8 | 3 932,9 | 4 491,1 | 67,0 | 91,8 | 96,5 | 5,3 | 5,9 | 5,8 | 5,3 | 6,2 | 6,1 | 73 | 71 | 68 | |
| Hayat Dışı | 833,0 | 1 291,4 | 1 520,9 | 23,6 | 30,1 | 32,7 | 1,9 | 1,9 | 2,0 | 1,9 | 2,0 | 2,1 | 49 | 48 | 45 | |
| Hayat/Emeklilik | 1 462,9 | 2 555,9 | 2 862,4 | 41,5 | 59,6 | 61,5 | 3,3 | 3,8 | 3,7 | 3,3 | 4,0 | 3,9 | 20 | 19 | 19 | |
| Reasürans | 64,8 | 85,7 | 107,9 | 1,8 | 2,0 | 2,3 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 4 | 4 | 4 | |
| Yatırım Ortaklıkları | 1 202,9 | 1 722,0 | 2 145,0 | 34,2 | 40,2 | 46,1 | 2,7 | 2,6 | 2,8 | 2,7 | 2,7 | 2,9 | 64 | 66 | 70 | |
| Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları | 1 158,8 | 1 687,3 | 2 103,1 | 32,9 | 39,4 | 45,2 | 2,6 | 2,5 | 2,7 | 2,6 | 2,7 | 2,9 | 48 | 49 | 53 | |
| Menkul Kiymet Yatırım Ortaklıkları | 1,7 | 2,1 | 2,4 | 0,0 | 0,0 | 0,1 | 0,0 | 0,0 | 0,0 | 0,0 | 0,0 | 0,0 | 9 | 9 | 9 | |
| Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları | 42,4 | 32,6 | 39,5 | 1,2 | 0,8 | 0,8 | 0,1 | 0,0 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 0,1 | 7 | 8 | 8 | |
| Portföy Yönetim Şirketleri (2) | 6 931,1 | 12 145,2 | 14 674,2 | 196,8 | 283,4 | 315,2 | 15,6 | 18,1 | 19,0 | 15,5 | 19,2 | 20,1 | 69 | 84 | 90 | |
| Aracı Kurumlar | 285,1 | 543,6 | 915,8 | 8,1 | 12,7 | 19,7 | 0,6 | 0,8 | 1,2 | 0,6 | 0,9 | 1,3 | 68 | 69 | 71 | |
| TOPLAM | 44 436,0 | 67 015,8 | 77 135,9 | 1 261,6 | 1 563,5 | 1 656,9 | 100,0 | 100,0 | 100,0 | 99,5 | 106,0 | 105,6 | 463 | 488 | 500 | |
Kaynak: HMB, TCMB, TÜİK, SPK, BDDK, SEDDK, Finansal Kurumlar Birliği
(1) İlgili dönem sonu TCMB döviz ağısları kullanılarak SBB tarafından hesaplanmıştır.
(2) Portföy yönetim şirketlerinin portföy büyüklüğünü ifade etmektedir.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle mukayese edildiğinde, Türkiye'de hanehalkı ve finans dışı kesimin düşük borçlu görünümü sürmektedir. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla hanehalkı finansal varlıkları ve yükümlülükleri nominal olarak artmaya devam etmiş, 2025 yıl sonu ile kıyaslandığında hanehalkı varlıklarının GSYH'ya oranı düşerken yükümlülüklerin oranı sınırlı artmıştır. Söz konusu dönemde hanehalkının mevduat ve yatırım fonları tercihi güçlü seyretmiş, hisse senetlerine ilgi devam etmiştir. Kredi kartı harcamaları ve ihtiyaç kredileri, yükümlülükleri artıran kalemlerden olmuştur. Nominal olarak hanehalkı finansal varlıklarındaki yükseliş, yükümlülüklerdeki artışın üzerinde olmakla beraber varlıkların yükümlülükleri karşılama oranı bir miktar gerilemiştir. Dönem boyunca sıkı para politikası ve makroihtiyatı politikalar çerçevesinde atılan adımlar, TL cinsi finansal araçların getirisinin artması, kredi kısıtları ve hanehalkının yabancı para borçlanamaması belirleyici olmuştur.
TABLO I: 25- Hanehalkı Finansal Varlık ve Yükümlülükleri
| (Milyar TL) | ||||
|---|---|---|---|---|
| Haziran | ||||
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | |
| Mevduat | 10 208,7 | 13 951,2 | 12 359,7 | 15 352,4 |
| Tasarruf Mevduatı | 6 611,7 | 7 900,1 | 7 680,5 | 8 914,6 |
| Döviz Tevdiatı | 2 288,0 | 2 804,5 | 2 747,8 | 2 722,9 |
| Kıymetli Maden Deposu | 1 309,0 | 3 246,6 | 1 931,4 | 3 714,9 |
| Tahvil ve Bonolar | 91,8 | 790,6 | 229,0 | 920,3 |
| Kamu | 64,3 | 417,7 | 201,8 | 451,0 |
| Özel Sektör | 27,5 | 372,9 | 27,2 | 469,3 |
| Yatırım Fonları | 4 027,1 | 7 055,0 | 5 208,2 | 8 048,1 |
| Menkul Kıymet | 2 805,3 | 4 900,1 | 3 656,1 | 5 656,6 |
| Emeklilik (1) | 1 221,8 | 2 154,9 | 1 552,1 | 2 391,5 |
| Hisse Senedi | 1 819,9 | 2 259,5 | 1 910,8 | 2 839,0 |
| Yapılandırılmış Ürünler | 24,6 | 87,6 | 39,5 | 67,4 |
| Diğer Menkul Kıymetler (2) | 3,0 | 21,7 | 3,4 | 34,9 |
| TOPLAM VARLIKLAR | 16 175,1 | 24 165,6 | 19 750,6 | 27 262,1 |
| Banka Kredileri | 3 992,2 | 5 985,9 | 4 830,0 | 7 019,5 |
| Konut Kredileri | 512,9 | 680,1 | 584,2 | 802,8 |
| Taşıt Kredileri | 75,5 | 52,4 | 59,7 | 43,5 |
| İhtiyaç Kredileri | 1 493,0 | 2 324,4 | 1 836,2 | 2 704,9 |
| Kredi Kartları | 1 910,8 | 2 929,0 | 2 349,9 | 3 468,3 |
| Finansman Şirketi Kredileri | 28,6 | 32,3 | 26,9 | 35,1 |
| Konut Kredileri | 0,0 | 0,0 | 0,0 | 0,0 |
| Taşıt Kredileri | 17,0 | 18,6 | 14,4 | 19,6 |
| İhtiyaç Kredileri | 11,6 | 13,7 | 12,5 | 15,5 |
| Finansal Kiralama Şirketi Kredileri (3) | 0,5 | 0,6 | 0,3 | 0,0 |
| TOPLAM YÜKÜMLÜLÜKLER | 4 021,3 | 6 018,8 | 4 857,2 | 7 054,7 |
| Varlıklar/GSYH (Yüzde) | 36,3 | 38,2 | 37,6 | 37,3 |
| Yükümlülükler/GSYH (Yüzde) | 9,0 | 9,5 | 9,2 | 9,7 |
| Varlıklar/Yükümlülükler (Yüzde) | 402,2 | 401,5 | 406,6 | 386,4 |
Kaynak: BDDK, TÜİK, MKK, TBB Risk Merkezi, Emeklilik Gözetim Merkezi, SBB Hesaplamaları
(1) Katılımcıların fon tutarı ile devlet katkısı tutarı toplamını ifade etmektedir. Otomatik katılım sistemi verileri de dâhil edilmiştir.
(2) Varlığa dayalı menkul kıymetler, varlık teminatlı menkul kıymetler ve kira sertifikalarını içermektedir.
(3) Finansal kiralama şirketlerince kullandırılan konut kredilerini ihtiva etmektedir.
Hanehalkı finansal varlıkları Haziran 2026 itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38 artışla 27,3 trilyon TL'ye ulaşmıştır. Bu dönemde varlık kompozisyonunun ana
unsuru olan mevduat yüzde 24,2 oranında artarak 15,4 trilyon TL'ye yükselmiştir. Mevduat içinde tasarruf mevduatı 8,9 trilyon TL'ye ulaşırken döviz tevdiat hesapları 2,7 trilyon TL seviyesini korumuştur. TL mevduattaki artışta, yüksek getiri sağlayan mevduat faizleri ve yatırımcıların TL varlıklara güçlü ilgisi etkili olmuştur. Kıymetli maden depo hesapları da emtia fiyatlarında görülen yükselişin etkisiyle yıllık yüzde 92,3 artarak 3,7 trilyon TL'ye yükselmiştir. Varlıkların diğer bir önemli kalemi olan yatırım fonları 8,0 trilyon TL'ye ulaşarak Haziran 2026 itibarıyla yıllık yüzde 54,5 oranında artış göstermiştir. Bu yükselişte menkul kıymet fonlarının getiri performansı ve emeklilik fonlarındaki katılımcı sayısının artışı belirleyici olmuştur. Özellikle özel sektör tahvil ve bonolarında gelen taleple birlikte tahvil ve bono stokunda önemli bir artış kaydedilmiş, bu araçlardaki toplam tutar 920,3 milyar TL'ye yükselmiştir. Hisse senedine gelen alımlarla stok 2,8 trilyon TL'ye ulaşarak yıllık bazda yüzde 48,6 seviyesinde artış gerçekleşmiştir. Toplam varlıkların yüzde 3,3'ünü oluşturan tahvil ve bonolar kalemindeki artış son bir senede en belirgin artışın yaşandığı varlık kalemi olmuştur.
Hanehalkı finansal yükümlülükleri Haziran 2026 itibarıyla yıllık yüzde 45,2 oranında artarak 7,1 trilyon TL'ye yükselmiştir. Banka kredilerinin toplam yükümlülükler içindeki payı yüzde 99,5 seviyesinde yatay seyretmiştir. Alt kalemlere bakıldığında, kredi kartı bakiyeleri yüzde 47,6 artışla 3,5 trilyon TL'ye, ihtiyaç kredileri yüzde 47,3 artışla 2,7 trilyon TL'ye ulaşmış ve yükümlülük artışında en belirleyici kalemler olmuştur. Konut kredileri yüzde 37,4 artarken taşıt kredileri yüzde 27,1 gerilemiştir. Kredi kartı kullanımındaki yükseliş nakit tercihinin azalması ve peşin harcamaların bir kısmının taksitli kart harcamalarına kaymasıyla ilişkilidir.
Hanehalkı finansal varlıklarının finansal yükümlülüklere oranı Haziran 2026 itibarıyla yüzde 386,4 seviyesinde gerçekleşmiş ve önceki yılın aynı dönemine göre azalış göstermiştir. Bu gelişme, toplam yükümlülüklerdeki yüzde 45,2'lik artışın toplam varlıklardaki yüzde 38'lik artıştan daha fazla olmasından kaynaklanmaktadır. GSYH'ya oranla değerlendirildiğinde, hanehalkı varlıklarının GSYH'ya oranı yüzde 37,3, yükümlülüklerin oranı ise yüzde 9,7 düzeyinde kaydedilmiştir.
Ağustos 2026 itibarıyla finans dışı kesimin net döviz pozisyonu açığı bir önceki yılın aynı ayına göre 31,8 milyar dolar artarak 213 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu dönemde finansal kesim dışındaki firmaların varlıkları yüzde 11,8 oranında yükselerek 193,9 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 14,7 oranında yükselerek 406,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Varlık kalemleri incelendiğinde yıllık bazda, mevduatın 1,4 milyar dolar artışla 77,4 milyar dolar, ihracat alacaklarının 3,6 milyar dolar artışla 57,5 milyar dolar, yurt dışına doğrudan sermaye yatırımlarının 8,4 milyar dolar artışla 39,1 milyar dolar, türev varlıkların 7,6 milyar dolar artışla 17,9 milyar dolar seviyesinde, menkul kıymetlerin ise 0,5 milyar dolar azalışla 2 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. Yükümlülük tarafında en fazla yükseliş gösteren kalem olan nakdi krediler 36,5 milyar dolar artışla 327,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş, yurt dışından temin edilen krediler 18,4 milyar dolar, yurt içinden sağlanan kredilerse 18,1 milyar dolar artmıştır. Aynı dönemde türev yükümlülüklerde 12 milyar dolar artış kaydedilmiştir.
Finansal kesim dışındaki firmaların kısa vadeli net döviz fazlası azalış göstermiş, Ağustos 2025 itibarıyla 10 milyar dolar olarak gerçekleşen kısa vadeli net döviz pozisyonu
Ağustos 2026'da 9,1 milyar dolar seviyesine gerilemiştir. Bu gelişmede, yüksek faiz oranlarının etkisiyle firmaların TL yerine daha fazla döviz cinsi ticari borçlanmalara bağlı olarak kısa vadeli yükümlülüklerindeki artışın, kısa vadeli varlıklardaki artışın üzerinde gerçekleşmesi etkili olmuştur.
TABLO I: 26- Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri
| Ağustos | ||||
|---|---|---|---|---|
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | |
| Varlıklar | 157,8 | 182,0 | 173,4 | 193,9 |
| Mevduat | 69,5 | 77,2 | 76,0 | 77,4 |
| Menkul Kıymetler | 1,8 | 2,4 | 2,5 | 2,0 |
| İhracat Alacakları | 49,1 | 56,7 | 53,9 | 57,5 |
| Yurt Dışına Doğrudan Sermaye Yatırımları | 26,6 | 32,9 | 30,7 | 39,1 |
| Türev Varlıklar | 10,8 | 12,8 | 10,3 | 17,9 |
| Yükümlülükler | 305,0 | 372,9 | 354,6 | 406,9 |
| Nakdi Krediler | 250,5 | 305,4 | 291,3 | 327,8 |
| Yurt İçinden Sağlanan Krediler | 150,2 | 181,0 | 175,0 | 193,1 |
| Döviz Kredileri (Bilgi için) | 144,0 | 172,1 | 167,0 | 182,3 |
| Dövize Endeksli Krediler (Bilgi için) | 0,2 | 0,1 | 0,2 | 0,1 |
| Yurt Dışından Sağlanan Krediler | 100,3 | 124,4 | 116,3 | 134,7 |
| İthalat Borçları | 47,2 | 51,7 | 49,9 | 53,7 |
| Türev Yükümlülükler | 7,3 | 15,8 | 13,4 | 25,4 |
| Net Döviz Pozisyonu | -147,2 | -190,9 | -181,2 | -213,0 |
| Kısa Vadeli Varlıklar (1) | 130,6 | 149,1 | 142,4 | 154,8 |
| Kısa Vadeli Yükümlülükler (2) | 116,2 | 137,9 | 132,4 | 145,7 |
| Kısa Vadeli Net Döviz Pozisyonu | 14,4 | 11,2 | 10,0 | 9,1 |
Kaynak: TCMB
(1) Kısa Vadeli Varlıklar=Mevduat+Menkul Kıymetler+İhracat Alacakları
(2) Kısa Vadeli Yükümlülükler=Yurt İçi Bankalar, Faktoring Şirketleri ve Finansman Şirketlerinden Sağlanan Kısa Vadeli Döviz Kredileri ile Dövize Endeksli Krediler+Yurt Dışından Sağlanan Kısa Vadeli Krediler ile Vadeye Kalan Süresi 1 Yıldan Az Olan Uzun Vadeli Krediler+Kısa Vadeli İthalat Borçları ile Vadeye Kalan Süresi 1 Yıldan Az Olan Uzun Vadeli İthalat Borçları
Türkiye'de hanehalkı ve finansal kesim dışındaki firmaların borçluluğu, uluslararası karşılaştırmalara göre oldukça düşük seviyelerde seyretmektedir. Uluslararası Ödemeler Bankası verilerine göre Türkiye'de hanehalkı borçluluğunun GSYH'ya oranı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, 2024 yılından bu yana kademeli ve sınırlı bir yükselişe işaret etmektedir. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla raporlanan bütün ülkelerin ağırlıklı ortalaması yüzde 58,4, gelişmekte olan ülkelerin ortalaması ise yüzde 45 düzeyindedir. Uluslararası mukayesede Türkiye'nin hanehalkı borçluluğunun önemli ölçüde düşük seyretmesi, hanehalkı kesiminin krediye dayalı borçlanma düzeyinin sınırlı olmasından kaynaklanmakta ve makroekonomik istikrar açısından düşük risk profiline sahip olduğuna işaret etmektedir. Bu görünüm, Türkiye'de son dönemde uygulanan sıkı para politikası ile makro ihtiyati politika çerçevesinde alınan kredi büyümesini dengeleyici önlemlerle uyumludur.
2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye'de finansal kesim dışındaki firmaların GSYH'ya oranla borçluluk düzeyi yatay seyrederek yüzde 39,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Böylece Türkiye'nin reel sektör borçluluğunun GSYH'ya oranındaki sınırlı artışa rağmen hem gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 92,4'ün hem de raporlanan ülkeler ortalaması olan yüzde 100,5'in oldukça altında seyrettiği görülmektedir.
GRAFİK I: 8- Hanehalkı Kredilerinin ve Finansal Kesim Dışındaki Firma Kredilerinin GSYH'ya Oranı (1)
Kaynak: Uluslararası Ödemeler Bankası
(1) Raporlanan ülke sayısı 44'tür.
(2) Hanehalkı kredileri kapsamında hanehalkına hizmet eden kâr amacı gütmeyen kuruluş kredileri de yer almaktadır.
(3) Finansal kesim dışındaki firma kredileri kapsamında kamuya ait finansal olmayan şirket kredileri de yer almaktadır.
Ağustos 2026'da bankacılık sektöründe 37'si mevduat, 21'i kalkınma ve yatırım, 10'u ise katılım bankası olmak üzere toplam 68 banka faaliyet göstermektedir. Ağustos 2026 itibarıyla bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğü TL bazında yıllık yüzde 33,1 artarak 55,7 trilyon TL, dolar bazında ise yüzde 13,1 artarak 1,2 trilyon dolar olarak gerçekleşmiştir.
TABLO I: 27- Bankacılık Sektörü Temel Göstergeleri
| Ağustos | ||||
|---|---|---|---|---|
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | |
| Temel Büyüklükler | ||||
| Aktif Büyüklüğü (Milyar TL) | 32 668 | 46 947 | 41 887 | 55 746 |
| Aktif Büyüklüğü (Milyar Dolar) (1) | 926 | 1 096 | 1 023 | 1 157 |
| Canlı Krediler (Milyar TL) | 16 047 | 23 122 | 20 625 | 28 150 |
| Mevduat (Milyar TL) | 18 903 | 27 226 | 24 002 | 32 157 |
| Dönem Net Kârı (Milyon TL) (2) | 660 278 | 940 183 | 563 401 | 676 385 |
| Banka Sayısı (Adet) | 64 | 67 | 67 | 68 |
| Şube Sayısı (Adet) | 10 833 | 10 650 | 10 796 | 10 609 |
| Personel Sayısı (Bin kişi) | 209 | 212 | 211 | 211 |
| Performans (Yüzde) | ||||
| Dönem Net Kârı / Ortalama Aktifler (2) | 2,3 | 2,3 | 1,5 | 1,3 |
| Dönem Net Kârı / Ortalama Özkaynaklar (2) | 30,5 | 31,5 | 19,2 | 16,5 |
| Mevduat / Toplam Pasifler | 57,9 | 58,0 | 57,3 | 57,7 |
| İhraç Edilen Menkul Değerler / Toplam Pasifler | 3,2 | 4,0 | 3,9 | 3,8 |
| Canlı Krediler / Toplam Aktifler | 49,1 | 49,3 | 49,3 | 50,5 |
| Menkul Değerler / Toplam Aktifler | 16,0 | 14,9 | 16,0 | 14,3 |
| Riskler (Yüzde) | ||||
| Sermaye Yeterlilik Rasyosu | 19,7 | 19,7 | 18,3 | 16,6 |
| Yabancı Para Net Genel Pozisyonu / Yasal Özkaynak | 1,3 | 0,8 | 1,5 | 0,6 |
| Tahsili Gecikmiş Alacak Oranı | 1,8 | 2,5 | 2,2 | 2,9 |
| Özel Karşılık Oranı | 76,6 | 74,7 | 74,6 | 76,4 |
| Kredi / Mevduat Oranı | 84,9 | 84,9 | 86,0 | 87,6 |
| Likidite Yeterlilik Oranı | 151,7 | 146,8 | 148,2 | 135,3 |
Kaynak: BDDK
(1) İlgili dönem sonu TCMB döviz alış kurları kullanılarak Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hesaplanmıştır.
(2) Yıl içindeki birikimli değerleri göstermektedir.
Ağustos 2026 itibarıyla sektör aktiflerinin sermaye yapısına göre dağılımında kamu bankaları yüzde 46,8 ile en yüksek payını korumuş, bunu yüzde 28,4 ile yerli özel sermayeli bankalar ve yüzde 24,8 ile yabancı sermayeli bankalar izlemiştir. Bir önceki yılın aynı ayına göre özel bankaların payında azalış, yabancı sermayeli bankaların payında artış görülmüştür. Fonksiyonel gruplar bazında mevduat bankalarının payı azalırken katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının payında artış yaşanmıştır. Buna göre, mevduat bankalarının sektör aktifleri içindeki payı yüzde 83,8, katılım bankalarının payı yüzde 9,6, kalkınma ve yatırım bankalarının payı ise yüzde 6,7 olarak gerçekleşmiştir.
Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi Ağustos 2026 itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 36,5 oranında genişleyerek 28,2 trilyon TL'ye ulaşmıştır. Kredi
kompozisyonu incelendiğinde, kurumsal krediler yüzde 44,6 ile en yüksek payı almış, bunu yüzde 26,6 ile KOBİ kredileri, yüzde 16,5 ile kredi kartları ve yüzde 12,3 ile tüketici kredileri izlemiştir. Sıkı para politikası duruşunu tamamlayıcı nitelikte, finansal istikrarı gözeten makroihtiyati叔cerêve kapsamında ticari ve tüketici kredilerine aylık büyüme sınırları uygulanmaya devam edilmektedir. Bu çerçevede ticari krediler yıllık bazda yüzde 34,7, tüketici kredileri ise yüzde 37,9 oranında artmıştır.
Bir önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında Ağustos 2026 itibarıyla kredilerin takibe dönüşüm oranında (TDO) artış görülmektedir. Söz konusu artışta, özellikle tüketici kredileri ve kredi kartlarında izlenen gelişmeler etkili olmuştur. Ağustos 2025'te yüzde 2,2 seviyesinde bulunan sektör TDO'su, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 3'e yükselmiştir. Aynı dönemde TDO ticari kredilerde yüzde 2,3, tüketici kredilerinde yüzde 4,7 ve kredi kartlarında yüzde 4,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Bankacılık sektörünün temel fonlama kaynağını oluşturan mevduatın toplam kaynaklar içindeki payı, Ağustos 2026 itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre sınırlı bir artış göstererek yüzde 57,7 seviyesine yükselmiştir. Söz konusu artışta yabancı para mevduatın toplam kaynaklar içindeki payında kaydedilen yükseliş etkili olmuştur. Buna karşılık ihraç edilen menkul kıymetler ile kısa vadeli fonlar ve diğer kredilerin toplam kaynaklar içindeki paylarında gerileme gerçekleşmiştir.
Bankacılık sektörünün uzun vadeli likidite görünümünün temel göstergelerinden biri olan kredi/mevduat oranı, kredi büyümesinin mevduat artışının üzerinde gerçekleşmesinin etkisiyle Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 87,6 seviyesine yükselmiştir. Söz konusu oran Türk lirası cinsinden yüzde 90,7, yabancı para cinsinden ise yüzde 82,5 olarak gerçekleşmiştir. Mevduat toplama yetkisi bulunmayan kalkınma ve yatırım bankaları hariç tutulduğunda ise kredi/mevduat oranı yüzde 81,1 seviyesinde bulunmaktadır.
Sermaye yeterliliği rasyosu (SYR) Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 16,6 ile hedef oran olan yüzde 12'nin üzerinde seyretmektedir. BDDK, SYR hesaplamasında pandemi ve piyasa dalgalanmaları döneminde bankalara kolaylık sağlamak amacıyla devreye aldığı döviz kuru sabitlemesi uygulamasına 13 Kasım 2025 tarihli Kurul Kararıyla 1 Ocak 2026 itibarıyla son vermiştir. Aynı Kurul Kararıyla bankaların portföylerinde yer alan menkul kıymetlerin negatif net değerleme farklarının (zararlarının) özkaynak hesaplamasında dikkate alınmaması yönündeki geçici uygulama da sona ermiştir. Söz konusu geçici esnekliklere son verilmesinin etkisiyle Ocak 2026'da gerileyen SYR Ağustos 2026 itibarıyla mevduat bankaları için yüzde 16, katılım bankaları için yüzde 17,8, kalkınma ve yatırım bankaları için yüzde 22 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bankaların sahiplik durumuna göre ise SYR, yerli özel bankalarda yüzde 17,3, yabancı sermayeli bankalarda yüzde 17,9 ve kamu bankalarında yüzde 15,4 düzeyindedir.
Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin piyasa değeri 2025 yılı sonunda 17,5 trilyon TL iken 2026 yılı Ağustos ayında 22,3 trilyon TL'ye yükselmiştir. 2025 yılı sonunda yüzde 27,7 seviyesinde bulunan borsa şirketlerinin piyasa değerinin GSYH'ya oranı ise Haziran 2026 itibarıyla yüzde 31 olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ağustos ayında Borsa İstanbul'daki
yabancı yatırımcı payı yüzde 32,6 olarak gerçekleşmiş olup bu dönem itibarıyla 623 şirketin payları Borsa İstanbul'da işlem görmektedir.
TABLO I: 28- Sermaye Piyasalarına İlişkin Göstergeler
| 2023 | 2024 | 2025 | 2026-08 | |
|---|---|---|---|---|
| Sermaye Piyasası Kanunu Kapsamındaki Şirketler (Adet) | 654 | 693 | 711 | 745 |
| Borsa İstanbul Şirketleri (Adet) | 538 | 572 | 590 | 623 |
| Borsa Dışı Şirketler (Adet) | 116 | 121 | 121 | 122 |
| Borsa Şirketlerinin Piyasa Değeri (Halka Açık Kısım, Milyar TL) | 4 140 | 5 806 | 7 470 | 9 599 |
| Yabancı Payı (Halka Açık Kısım, Yüzde) | 38,0 | 36,9 | 36,3 | 32,59 |
| Borsa Şirketlerinin Piyasa Değeri (Milyar TL) | 10 043 | 13 423 | 17 534 | 22 269 |
| Borsa Şirketlerinin Piyasa Değeri/GSYH (Yüzde) | 37,1 | 30,1 | 27,7 | 31,0(1) |
| Yatırım Kuruluşları (Adet) | 118 | 120 | 125 | 128 |
| Aracı Kurumlar (Adet) | 72 | 67 | 69 | 71 |
| Bankalar (Adet) | 46 | 53 | 56 | 57 |
| Menkul Kıymet Yatırım Fonları (Adet) | 1 440 | 1 616 | 1 965 | 2 032 |
| Toplam Değeri (Milyar TL) | 1 540 | 4 163 | 7 568 | 9 895 |
| Bireysel Emeklilik Fonları (Adet) | 376 | 380 | 389 | 400 |
| Toplam Değeri (Milyar TL) | 763 | 1 239,5 | 2 141 | 2 659 |
| Yabancı Yatırım Fonları (Adet) | 9 | 9 | 9 | 6(2) |
| Portföy Değeri (Milyon TL) | 49 | 63 | 75 | 54(2) |
| Menkul Kıymet Yatırım Ortaklıkları (Adet) | 9 | 9 | 9 | 9 |
| Piyasa Değeri (Milyar TL) | 4,3 | 4,4 | 5,8 | 6,0 |
| Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (Adet) | 47 | 48 | 50 | 53 |
| Piyasa Değeri (Milyar TL) | 341 | 529 | 760 | 933 |
| Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları (Adet) | 7 | 7 | 8 | 8 |
| Piyasa Değeri (Milyar TL) | 14,8 | 19,5 | 34,0 | 33,7 |
| Portföy Yönetim Şirketleri (Adet) | 64 | 69 | 84 | 92 |
| Yönettikleri Portföy Büyüklüğü (Milyar TL) | 3 163 | 6 931,1 | 12 145,2 | 15 854,5 |
| Bağımsız Denetim Şirketleri (Adet) | 111 | 112 | 114 | 114 |
| Gayrimenkul Değerleme Şirketleri (Adet) | 159 | 155 | 157 | 150 |
| Derecelendirme Kuruluşları (Adet) | 8 | 8 | 9 | 9 |
| Hisse Senedi Hariç Özel Sektör Menkul Kıymetleri (Milyar TL) (3) | 329 | 475 | 803 | 1 172 |
Kaynak: SPK, TÜİK, MKK, Takasbank, KAP
(1) Söz konusu oran Haziran ayı verisi ile hesaplanmıştır.
(2) Temmuz ayı verisidir.
(3) Özel Sektör Borçlanma Araçları, Diğer Menkul Kıymetler ve Yapilandırılmış Ürünler piyasa değeri toplamıdır.
Kurumsal yatırımcılar sektöründe menkul kıymet yatırım fonlarının toplam değeri Ağustos 2026 itibarıyla 9,9 trilyon TL'dir. Portföy yönetim şirketlerinin yönettikleri portföy
büyüklüğü, 2025 yıl sonuna göre yüzde 31 oranında artarak Ağustos 2026 itibarıyla 15,9 trilyon TL olmuştur. Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının piyasa değeri Ağustos 2026'da 2025 yılı sonuna göre yüzde 22,8 oranında artmış ve 933 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
TABLO I: 29- Sermaye Piyasası Hacmi
| (Milyon TL) | ||||
|---|---|---|---|---|
| Ağustos | ||||
| 2024 | 2025 | 2025 | 2026 | |
| Borçlanma Araçları Piyasası | ||||
| Kesin Alım-Satım Pazarı İşlem Hacmi | 2 187 320 | 5 691 081 | 3 914 350 | 4 115 070 |
| Repo-Ters Repo Pazarı İşlem Hacmi | 161 396 712 | 267 750 788 | 184 538 935 | 222 593 970 |
| Pay Piyasası | ||||
| İşlem Hacmi | 34 308 455 | 43 248 485 | 25 365 140 | 44 807 016 |
| Birincil Halka Arz Hasılat Toplamı (1) | 57 313 | 45 155 | 30 752 | 80 433 |
| Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası | ||||
| Altın TL İşlem Hacmi | 246 943 | 488 237 | 220 631 | 614 672 |
| Altın Dolar İşlem Hacmi (Milyon dolar) | 15 600 | 21 744 | 11 987 | 24 780 |
| Altın Avro İşlem Hacmi (Milyon Avro) | 1,8 | 45 | 41 | 132 |
| Altın İşlem Hacmi (Ton) | 299 | 301 | 177 | 259 |
| Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası | ||||
| Vadeli İşlem Pazarı İşlem Hacmi | 16 349 417 | 24 472 864 | 14 807 576 | 26 502 791 |
| Opsiyon Pazarı İşlem Hacmi | 164 579 | 421 229 | 221 738 | 874 890 |
Kaynak: Borsa İstanbul
(1) Halka arz tarihi olarak borsada işlem görme tarihi esas alınmaktadır.
Borçlanma araçları piyasası toplam işlem hacminde 2026 yılının ilk sekiz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre artış görülmüştür. Kesin alım-satım pazarı işlem hacmi yüzde 5 oranında artarken bu piyasadaki işlem hacminin önemli bir bölümünü oluşturan repo-ters repo pazarı işlem hacmi yüzde 21 oranında büyüme göstermiştir.
Firmaların sermaye piyasalarının sunduğu finansman imkânlarından yararlanmasını sağlayan birincil halka arzlarda 2026 yılının ilk sekiz ayında 33 halka arz işlemi gerçekleşmiş ve 80 milyar TL'lik bir fon elde edilmiştir.
Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasasında 2026 yılının ilk sekiz ayında altın TL işlem hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 179 oranında yükselmiştir. Altın dolar işlem hacmi ise yüzde 107 oranında artış göstermiştir. Ağustos 2026 itibarıyla altın TL işlem hacmi 615 milyar TL, altın dolar işlem hacmi 25 milyar dolar, ton bazında altının toplam işlem miktarı ise 259 ton olarak gerçekleşmiştir.
2025 yılının ilk sekiz ayında 14,8 trilyon TL olan Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası Vadeli İşlem Pazarı işlem hacmi 2026 yılının ilk sekiz ayında 26,5 trilyon TL'ye ulaşmıştır.
Son dönemde yatırım fonlarında ortaya çıkan likidite ve geri ödeme sorunlarının ardından sürecin finansal piyasalara etkisini sınırlamak amacıyla ilgili kamu kurumları bir dizi tedbir açıklamış ve Sermaye Piyasası Kurulu piyasa bozucu işlemlere yönelik gerekli önlemleri kademeli olarak devreye almıştır. Bu doğrultuda 17 Eylül 2026 tarihinde Kurul tarafından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine ve ilgili fonların malvarlığının tasfiyesinin en fazla 6 aylık sürenin bitiminde sona erdirilmesine karar verilmiştir.
Türkiye'de sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinde Haziran 2026 itibarıyla 68 şirket bulunmakta olup bu şirketlerden 19'u hayat ve emeklilik, 45'i hayat dışı ve 4'ü reasürans alanında faaliyet göstermektedir.
Sigortacılık sektöründe 2025 yılında toplam prim üretimi, 2024 yılına göre yüzde 46 oranında artarak 1,2 trilyon TL olmuştur. Direkt prim üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 47 oranında artarak 1,1 trilyon TL seviyesinde gerçekleşmiştir. Haziran 2026 itibarıyla sigorta şirketleri tarafından sigortalılara verilen teminat GSYH'nın 30 katına ulaşmıştır.
TABLO I: 30- Sigortacılık Sektörüne Ait Bazı Büyüklükler
| 2024 | 2025 | Haziran | ||
|---|---|---|---|---|
| 2025 | 2026 | |||
| Aktif Toplamı (Milyon TL) | 2 360 744 | 3 932 884 | 3 018 466 | 4 491 110 |
| Hayat Dışı Şirketler | 832 993 | 1 291 378 | 1 076 901 | 1 520 857 |
| Hayat/Emeklilik Şirketleri | 1 462 915 | 2 555 855 | 1 855 656 | 2 862 357 |
| Reasürans Şirketleri | 64 836 | 85 651 | 85 909 | 107 896 |
| Özsermayede Yabancı Payı (Yüzde) | 44,9 | 44,0 | 45,1 | 47,0 |
| Hayat Dışı Şirketler | 49,5 | 48,3 | 50,4 | 48,9 |
| Hayat/Emeklilik Şirketleri | 42,1 | 41,9 | 40,3 | 40,7 |
| Direkt Prim Üretimi (Milyon TL) | 774 901 | 1 142 232 | 539 369 | 685 328 |
| Hayat Dışı Şirketler | 671 574 | 958 488 | 458 251 | 566 326 |
| Hayat Sigorta Şirketleri | 103 328 | 183 744 | 81 118 | 119 002 |
| Performans Göstergeleri | ||||
| Net Dönem Kârı (Milyon TL) | 111 605 | 181 665 | 85 389 | 113 848 |
| Hayat Dışı Şirketler | 69 488 | 114 709 | 54 718 | 67 160 |
| Hayat/Emeklilik Şirketleri | 32 979 | 52 900 | 24 062 | 36 090 |
| Reasürans Şirketleri | 9 138 | 14 056 | 6 609 | 10 598 |
| Net Kâr/Toplam Aktif (Yüzde) | 4,7 | 4,6 | 2,8 | 2,5 |
| Net Kâr/Sermaye (1) (Yüzde) | 49,5 | 47,9 | 49,5 | 46,2 |
| Teknik Göstergeler (Yüzde) | ||||
| Konservasyon Oranı (2) | ||||
| Hayat Dışı Şirketler | 70,0 | 75,6 | 72,2 | 73,2 |
| Hayat/Emeklilik Şirketleri | 94,2 | 95,7 | 95,6 | 94,9 |
| Teknik Kârlılık | ||||
| Hayat Dışı Şirketler | 14,9 | 15,8 | 16,9 | 13,8 |
| Hayat/Emeklilik Şirketleri | 19,1 | 21,6 | 18,1 | 23,9 |
| Direkt Prim Artış Hızı | ||||
| Hayat Dışı Şirketler | 74,6 | 42,7 | 50,2 | 23,6 |
| Hayat Sigorta Şirketleri | 75,9 | 77,8 | 79,8 | 46,7 |
Kaynak: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
(1) Özsermaye kârlılığı "Son 12 aylık kâr/(son iki dönem özsermaye toplamı/2)" şeklinde hesaplanmıştır.
(2) Böluşmeli Treteler esas alınarak hesaplanmıştır.
Sigortacılık sektöründe son döneme bakıldığında uluslararası sermayenin payında artış yaşandığı görülmektedir. Bu çerçevede Haziran 2026 itibarıyla toplam özsermaye açısından yabancı sermayenin payı yüzde 47 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu dönemde uluslararası sermayenin toplam prim üretimindeki payı yüzde 53 olmuştur. Sektörde faaliyet gösteren
68 şirketin 34'ünde yabancı ortakların payı yüzde 50'nin üzerinde bulunmakta olup uluslararası sermayeye sahip şirket sayısı 41'dir.
Sigortacılık sektörünün net dönem kârı 2024 yılında 111,6 milyar TL iken 2025 yılında yüzde 63 oranında artarak 181,7 milyar TL'ye yükselmiştir. Söz konusu dönemde, hayat dışı sigorta şirketleri 114,7 milyar TL ve hayat-emeklilik şirketleri 52,9 milyar TL kâr elde etmiştir. 2025 yılında reasürans şirketleri ise 14,1 milyar TL kâr kaydetmiştir.
TABLO I: 31- Bireysel Emeklilik ve Otomatik Katılım Sistemi Göstergeleri
| 2024 | 2025 | Eylül | ||
|---|---|---|---|---|
| 2025 | 2026 | |||
| Genel Toplam Sayı | 17 101 700 | 17 935 494 | 17 686 003 | 18 274 005 |
| BES Katılımcı Sayısı (Kişi) | 9 526 389 | 10 156 228 | 9 948 540 | 10 373 888 |
| OKS Çalışan Sayısı (Kişi) | 7 575 311 | 7 779 266 | 7 737 463 | 7 900 117 |
| BES Toplam Fon Büyüklüğü | 1 140 068 | 2 033 925 | 1 721 062 | 2 397 656 |
| BES Katılımcıları Fon Tutarı | 1 002 570 | 1 811 854 | 1 525 637 | 2 120 948 |
| BES Devlet Katkısı | 137 497 | 222 070 | 195 426 | 276 708 |
| OKS Toplam Fon Büyüklüğü | 87 162 | 129 240 | 116 746 | 161 900 |
| OKS Çalışanları Fon Tutarı | 81 724 | 121 041 | 109 328 | 151 673 |
| OKS Devlet Katkısı | 5 437 | 8 199 | 7 418 | 10 228 |
| Toplam Fon Büyüklüğü | 1 227 229 | 2 163 165 | 1 837 808 | 2 559 557 |
| Toplam Fon Büyüklüğü (Yıllık Yüzde Artış) | 62,2 | 76,3 | 61,8 | 39,3 |
Kaynak: Emeklilik Gözetim Merkezi
Bireysel emeklilik ve otomatik katılım sisteminde toplam fon büyüklüğü 2025 yılı sonunda bir önceki yıla göre yüzde 76,3 oranında artışla 2,2 trilyon TL'ye ulaşmıştır. Eylül 2026 sonu itibarıyla toplam fon büyüklüğü 2,6 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir.
Eylül 2026 sonu itibarıyla bireysel emeklilik sisteminde katılımcıların fon büyüklüğü, devlet katkısı dâhil 2,4 trilyon TL'ye ulaşmış, katılımcı sayısı 10,4 milyon olarak gerçekleşmiştir. Otomatik katılım sisteminde ise çalışanların fon büyüklüğü devlet katkısı dâhil 161,9 milyar TL'ye yükselmiş olup sistemde 7,9 milyon çalışan yer almaktadır.