toprak etütleri ve haritalandırma çalışmaları tamamlanmıştır. 2026 yılı sonu itibarıyla ise ilave 2,4 milyon hektar alandaki çalışmaların tamamlanması öngörülmektedir. Çalışmaların devam ettiği 6,8 milyon hektarlık proje sahasının 3,5 milyon hektarlık bölümünün 2027 yılında, kalan 3,3 milyon hektarlık bölümünün ise 2028 yılında tamamlanması öngörülmektedir.
Sınırlı olan su kaynaklarının büyük bir kısmının tarımda kullanıldığı ve gıda ihtiyacının arttığı göz önüne alındığında, son yıllarda gıda üretiminin artırılmasında sulu tarımın yaygınlaştırılmasıyla verimli sulama sistem ve tekniklerinin rolü daha da önem kazanmıştır. Bu kapsamda bir yandan sulamaya açılan alanların genişletilmesine yönelik çalışmalar yürütülürken diğer yandan eski kanal ve kanaletli sulama sistemleri yenilenerek kapalı sistem borulu sulama sistemlerine dönüştürülmekte ve tarımda suyun verimli kullanılmasına yönelik tedbirler alınmaktadır.
2025 yıl sonu itibarıyla toplam hacmi 183.819 hm³ olan depolama tesislerinin sayısı 1.831'e ulaşmıştır. 2026 yılında 21 baraj ve 10 gölet ve bent inşaatının tamamlanmasıyla toplam su depolama kapasitesinin 184.085 hm³ olacağı tahmin edilmektedir.
Türkiye'de 2025 yıl sonu itibarıyla 7,28 milyon hektar alan sulamaya açılmış olup bunun 3,73 milyon hektarı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından inşa edilip işletmeye alınmıştır. Kalan kısım ise mülga Topraksu Genel Müdürlüğü, mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve mahalli idareler tarafından gerçekleştirilen yatırımlardan oluşmaktadır. 2026 yılında 65.779 hektarın sulamaya açılmasıyla toplam sulama alanının 7,34 milyon hektara ulaşacağı öngörülmektedir. 2027 yılında ise 61.159 hektar alanın sulamaya açılması ile toplam sulama alanının 7,40 milyon hektara ulaşması beklenmektedir.
DSİ tarafından işletmeye açılan 3,73 milyon hektar alanın dağılımı incelendiğinde, 170 bin hektarlık kısmın (yüzde 4,6) DSİ tarafından işletildiği, 3,05 milyon hektarlık bölümün (yüzde 81,8) su kullanıcı teşkilatları ve mahalli idarelerin sorumluluğuna devredildiği görülmektedir. Ayrıca 491 bin hektar (yüzde 13,2) yeraltı suyu sulama kooperatiflerince, 17 bin hektar (yüzde 0,5) ise bedeli karşılığında çeşitli kurumlarca işletilmektedir. Bu dağılım katılımcı sulama yönetimi politikalarının somut bir yansımasıdır. Söz konusu yaklaşım çerçevesinde, sulama tesislerinin işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu faydalanıcılara aktarılmış böylece yerinden yönetimle sulama işletmeciliğinde hızlı ve etkili karar alınması, bakım-onarım faaliyetlerinin zamanında yapılması ve suyun daha adil dağıtımı hedeflenmiştir.
TABLO II: 8- DSİ Tarafından İnşa Edilen Sulama Tesislerinin İşletme Sahipliği (2025)
| İşletmeden Sorumlu Kuruluş | Sulama Alanı (ha) |
|---|---|
| DSİ | 170 258 |
| Su Kullanıcı Teşkilatları ve Mahalli İdareler | 3 052 157 |
| Bedeli Karşılığında DSİ Tarafından İnşa Edilip Çeşitli Kurumlarca İşletilen Sulamalar | 17 013 |
| Yeraltı Suyu (YAS) Sulama Kooperatifleri | 491 230 |
| TOPLAM | 3 730 658 |
2025 yılında yenilemesi yapılan brüt sulama alanı 92,1 bin hektara ulaşmış olup Yatırım Programında toplam 247 bin hektar sulama alanında yenileme çalışmaları, yaklaşık 714 bin hektar alanda ise yenileme projelerinin planlama ve proje aşamaları halen devam etmektedir. 2026 yılında 19 bin hektar alanda yenileme inşaatının tamamlanacağı tahmin edilmektedir. 2027 yılında ise 16 bin hektar ilave alanda yenileme inşaatının tamamlanması hedeflenmektedir.
DSİ tarafından geliştirilen sulama sistemlerinin 2025 yıl sonu itibarıyla yüzde 31'i klasik sistemlerden, yüzde 31'i kanaletli sulama sistemlerinden, yüzde 38'i ise borulu sistemlerden oluşmaktadır. DSİ tarafından yeni yapılacak projelerin borulu sistemle inşa edilmesi ve eski sulama sistemlerinin modernizasyonuyla birlikte gelecekte borulu sulama sistemlerinin oranının artırılarak tarımda önemli miktarlarda su tasarrufunun sağlanması öngörülmektedir.
Tarımda suyun kullanım miktarını esas alan yöntemlere göre fiyatlandırılmasıyla kullanılan su miktarına göre ücretlendirme yapılarak etkin su kullanımının sağlanması ve aşırı su kullanımının önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede işletmedeki mevcut sulama şebekelerine sayaç takılmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. 2025 yıl sonu itibarıyla 457 sulama tesisine sayaç takılmış olup 2026 yılında ise 100 sulama tesisinde daha sayaç takma işlemlerinin tamamlanması planlanmaktadır.
Atıksu arıtma tesisisi çıkış sularının geri kazanım üniteleri yardımıyla tarımsal sulamada kullanılmasına yönelik proje çalışmaları devam etmektedir. Bu çalışmaların sulama suyundan elde edilecek tasarruf miktarını artırarak tarımda suyun etkin ve verimli kullanılmasına katkıda bulunacağı öngörülmektedir. Ayrıca yağmur suyu hasadı ve bu suyun sulamada kullanımıyla ilgili yeni araştırma ve geliştirme faaliyetlerine başlanmış olup bu çalışmaların önümüzdeki dönemde genişletilerek sürdürülmesi planlanmaktadır. Alternatif su kaynaklarının sulamada kullanılmasının su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine önemli katkılar sunması beklenmektedir.
14 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Ulusal Su Planı'nda (2026-2035) tarımsal sulamada su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve su kullanım verimliliğinin artırılması öncelikli alanlar arasında yer almaktadır. Bu kapsamda, sulama altyapısının modernizasyonu, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, ölçüm ve izleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve tarımsal üretimin havzaların su varlığına uygun şekilde planlanması öne çıkmaktadır. Ayrıca sulama yönetiminde kurumsal etkinliğin artırılması ve yatırımların iklim değişikliği ile kuraklık riskleri dikkate alınarak yönlendirilmesi suretiyle su kaynaklarının korunması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.
İklim değişikliğinin üretim koşulları üzerindeki etkilerinin belirginleşmesi, jeopolitik gelişmelerin enerji, gübre ve diğer tarımsal girdilerin maliyet ve tedarik koşullarında oluşturduğu belirsizlikler ile küresel tarım piyasalarında devam eden dalgalanmalar, bitkisel üretimde verimlilik ve dayanıklılığın artırılmasını daha önemli hale getirmektedir. 2026 yılında yaşanan jeopolitik gelişmelerin enerji ve gübre piyasaları üzerindeki etkileri, özellikle tahıl üretimi bakımından girdi tedarikinin sürekliliğinin ve maliyetlerin yönetilmesinin önemini artırmaktadır.
Bu çerçevede ülkemizde bitkisel üretimin doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, arz-talep dengesi, yeterlilik düzeyi ve dış ticaret gelişmeleri gözetilerek planlanması, stratejik ürünlerde üretim kapasitesinin korunması ve verimlilik artışının hızlandırılması önem taşımaktadır. Üretimde iklim ve piyasa kaynaklı dalgalanmaların azaltılması amacıyla üretim planlamasının etkinliğinin artırılması, su kısıtı ve değişen iklim koşullarına uygun bitki tür ve çeşitlerinin yaygınlaştırılması, hassas tarım ve dijital teknolojilerin kullanılması ile gübre, tohum ve diğer girdilerin etkin kullanımının sağlanması öncelikli konular arasında yer almaktadır.
Kuraklık ve zirai don nedeniyle 2024-2025 üretim sezonunda önemli seviyede üretim kayıpları yaşanmıştır. Yağışlardaki artış ve uygun iklim koşullarının etkisiyle 2025-2026 üretim sezonunda yüksek oranlı üretim artışları beklenmektedir. TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı bitkisel üretim ikinci tahminine göre, bitkisel üretimin 2025 yılına kıyasla yüzde 19,3 artarak 143,1 milyon tona ulaşması öngörülmektedir. Tahıl ve diğer bitkisel ürünler üretiminin yüzde 17,3 artarak 78,6 milyon tona, meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminin yüzde 60,8 artarak 31,5 milyon tona yükselmesi, sebze üretiminin ise yüzde 0,8 azalarak 33,0 milyon ton seviyesinde gerçekleştiği tahmin edilmektedir.
İklim koşullarından kaynaklanan üretim ve fiyat dalgalanmalarının azaltılması ve yıl boyunca düzenli ürün arzının sağlanması bakımından kontrollü örtü altı üretimin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Bu kapsamda jeotermal ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanıldığı modern sera yatırımlarının ve organize tarım bölgelerinin geliştirilmesine devam edilmesi, söz konusu yatırımların uygun üretim bölgeleri, enerji ve su kaynakları, lojistik imkânları ve pazara erişim koşulları birlikte değerlendirilerek planlanması gerekmektedir. Kontrollü üretim altyapısının geliştirilmesinin sebze ve diğer yüksek katma değerli ürünlerde üretim dönemin uzatılmasına, arz sürekliliğinin sağlanmasına ve mevsimsel fiyat dalgalanmalarının azaltılmasına katkı sağlaması beklenmektedir.
İklim değişikliğine uyumun ve bitkisel üretimde verimlilik artışının sağlanmasında bitki ıslahı ve genetik kaynakların korunması stratejik önem taşımaktadır. Yerel çeşitlerin ve bitki gen kaynaklarının korunması, kuraklık, yüksek sıcaklık, hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, biyoteknoloji ve modern ıslah yöntemlerinin kullanım kapasitesinin artırılması ile sertifikalı tohumluk üretimi ve kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerekmektedir. Bu alanlarda araştırma altyapısının ve kamu-özel sektör işbirliğinin geliştirilmesi, ülkemizin değişen üretim koşullarına uyum düzeyinin ve bitkisel üretimde rekabet gücünün artırılması açısından önem arz etmektedir.
İklim değişikliği, uluslararası ticaret ve artan insan ve ürün hareketliliği, bitki hastalık ve zararlılarının yeni bölgelere yayılma riskini artırmaktadır. Bu nedenle bitki sağlığına yönelik izleme kapasitesinin güçlendirilmesi, karantina uygulamalarının etkinliğinin artırılması, tahmin ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması ile biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanımının geliştirilmesi önem taşımaktadır. Kimyasal mücadeleye bağımlılığın azaltılması, pestisitlerin etkin ve kontrollü kullanılması ve kalıntı denetimlerinin güçlendirilmesi yoluyla ürün kayıplarının azaltılması, gıda güvenilirliğinin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarına erişimin korunması hedeflenmektedir.
Bitkisel üretimde çevresel sürdürülebilirliğin, izlenebilirliğin ve katma değerin artırılması amacıyla organik tarım ve iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi, tıbbi ve
aromatik bitkiler ile diğer katma değeri yüksek ürünlerin üretiminin uygun bölgelerde yaygınlaştırılması ve üretim ile pazar arasındaki bağlantının güçlendirilmesi önemini korumaktadır. Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerin üretim, sertifikasyon ve pazarlama altyapısının geliştirilmesiyle üretici gelirlerinin artırılması ve söz konusu ürünlerin iç ve dış pazarlardaki katma değerinin yükseltilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir.
Türkiye'de hayvancılık işletmelerinin önemli bir bölümü küçük ölçekli aile işletmesi niteliğini korumaktadır. Son dönemde hayvancılık desteklerinin uygulanmasında hayvan sağlığı ve verimlilik kriterleri ile üretim bölgelerinin özellikleri dikkate alınmakta, aile işletmeleri ile kadın ve genç yetiştiriciler öncelikli olarak desteklenmektedir.
2025 yılı itibarıyla yaklaşık 17,5 milyon baş olan sığır mevcudunun yüzde 46,2'si kültür melezi, yüzde 48,8'i ise saf kültür ırklarından oluşmaktadır. 46,7 milyon baş olan koyun mevcudunun içerisinde yerli koyun ırklarının oranı yüzde 90,3 seviyesindedir.
2024 yılında 2,1 milyon ton olan et üretimi yüzde 10,5 oranında azalarak 2025 yılında yaklaşık 1,9 milyon tona düşmüştür. 2024 yılında 559 bin baş olan toplam canlı sığır ithalatı 2025 yılında yüzde 3,2 artarak 577 bin başa yükselmiştir.
2024 yılında 22,5 milyon ton olan süt üretimi yüzde 4,9 azalarak 2025 yılında yaklaşık 21,4 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Et ve süt arzının yurt içi kaynaklarla sürdürülebilir biçimde karşılanması amacıyla hayvan varlığının artırılması, genetik kapasitenin geliştirilmesine yönelik suni tohumlama uygulamalarının yaygınlaştırılması ve hayvancılık işletmelerinin ekonomik ölçeğe ulaşmasının desteklenmesine devam edilmektedir. Et ve süt üretiminin dengeli biçimde geliştirilmesi için büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde uygun ırkların tercih edilmesi önem taşımaktadır. Türkiye'nin iklim koşulları ve mera varlığı dikkate alındığında uygun maliyetle kırmızı et üretiminin artırılabilmesi için küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin öncelikli olarak desteklenmesi gerekmektedir.
Tavuk eti üretimi 2024 yılında 2,5 milyon ton seviyesinde iken yüzde 11,3 artışla 2025 yılında 2,8 milyon tona yükselmiştir. 2024 yılında 371 bin ton olan tavuk eti ihracatı yüzde 32,6 oranında artarak 2025 yılında 492 bin tona yükselmiştir.
TABLO II: 9- Başlıca Hayvancılık Göstergeleri (1)
| 2020 | 2021 | 2022 | 2023 | 2024 | 2025 | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Sığır Varlığı (Bin Baş) | 17 965 | 17 851 | 16 852 | 16 421 | 16 824 | 17 544 |
| Kültür | 8 838 | 8 825 | 8 296 | 8 070 | 8 213 | 8 555 |
| Melez | 7 594 | 7 641 | 7 325 | 7 304 | 7 670 | 8 105 |
| Yerli | 1 533 | 1 385 | 1 231 | 1 047 | 941 | 884 |
| Koyun Varlığı (Bin Baş) | 42 127 | 45 178 | 44 688 | 42 060 | 44 081 | 46 689 |
| Yerli | 38 580 | 41 183 | 40 729 | 38 209 | 39 872 | 42 167 |
| Merinos | 3 547 | 3 995 | 3 959 | 3 852 | 4 209 | 4 522 |
| Keçi Varlığı (Bin Baş) | 11 986 | 12 342 | 11 578 | 10 303 | 10 822 | 11 186 |
| Manda Varlığı (Bin Baş) | 192 | 186 | 172 | 162 | 162 | 165 |
| Süt Üretimi (Bin Ton) | 23 504 | 23 200 | 21 563 | 21 482 | 22 487 | 21 379 |
| Et Üretimi (Bin Ton) | 1 786 | 1 952 | 2 192 | 2 384 | 2 105 | 1 885 |
| Yumurta Üretimi (Milyon Adet) | 19 788 | 19 298 | 19 809 | 20 638 | 21 155 | 19 893 |
| Tavuk Eti Üretimi (Bin Ton) | 2 136 | 2 246 | 2 418 | 2 329 | 2 512 | 2 797 |
| Bal Üretimi (Bin Ton) | 104 | 96 | 118 | 115 | 95 | 97 |
| Canlı Sığır İthalatı (Bin Baş) | 401 | 262 | 117 | 818 | 559 | 577 |
| Damızlık Sığır | 17 | 24 | 23 | 650 | 10 | 22 |
| Besilik Sığır | 384 | 238 | 94 | 92 | 478 | 425 |
| Kasaplık Sığır | 0 | 0 | 0 | 74 | 71 | 130 |
| Tavuk Eti İhracatı (Bin Ton) | 518 | 583 | 546 | 493 | 371 | 492 |
Kaynak: TÜİK, ESK
(1) Tarımsal istatistiklerin doğruluğunun artırılmasına katkı sağlayacak olan 2025 yılı genel Tarım Sayımı sonuçlarının 2026 yılı sonunda açıklanması planlanmaktadır.
Hayvancılıkta kaliteli kaba yem ihtiyacının karşılanması ve meraların sürdürülebilir kullanımının sağlanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda mera tespit ve tahdit çalışmalarının tamamlanmasının ardından meraların ot verimi ve kalitesinin geliştirilmesine yönelik ıslah uygulamaları sürdürülmektedir. Bununla birlikte otlatmaya yardımcı yapıların inşasının da ıslah projelerine dâhil edilerek mera ıslah çalışmalarının bütüncül bir çerçevede yürütülmesine önem verilmektedir.
Kamunun veteriner aşıları üretim kapasitesinin artırılması amacıyla Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü bünyesinde yeni bir aşı üretim tesisi kurulmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir.
Dünya genelinde su ürünleri üretimi geçmişte daha çok avcılık yoluyla yapılırken üretim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte birim alanda daha fazla üretime imkân sağlayan yetiştiriciliğin üretim içerisindeki payı giderek artmaktadır.
Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konum, ülkemizi çevreleyen denizler ve iç su kaynaklarımız, su ürünleri avcılık ve yetiştiriciliği bakımından önemli bir potansiyel sunmaktadır. Sulama ve enerji amacıyla yapılan gölet ve barajlara bağlı olarak su ürünleri yetiştiriciliği yapılabilecek alan artmaktadır.
Su ürünleri sektörü Türkiye'nin gıda arzı, ihracatı ve kıyı ekonomileri açısından giderek daha önemli bir faaliyet alanı haline gelmiştir. 2025 yılında su ürünleri üretimi 1,04 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Bu üretimin yüzde 60,4'ü yetiştiricilik yoluyla elde edilmiştir. Avcılık ve yetiştiricilik dâhil toplam su ürünleri üretiminin yüzde 21'i iç sularda gerçekleştirilmiştir. Biyolojik ve ekolojik çeşitli faktörlerin etkisiyle avcılık üretimi yıllar itibarıyla dalgalanma gösterirken yetiştiricilik üretiminde istikrarlı bir artış eğilimi
görülmektedir. 2024 yılında 577 bin ton olan su ürünleri yetiştiriciliği yüzde 8,6 artışla 2025 yılında 627 bin tona yükselmiştir. İç sularda alabalık, denizlerde ise çipura, levrek ve özellikle son dönemde Türk somonu yetiştiriciliğinde kaydedilen gelişmeler sayesinde su ürünleri yetiştiriciliği, son yıllarda gerçekleşen üretim artışının itici gücü olmuş ve Türkiye'nin Avrupa'nın önde gelen su ürünleri yetiştiricisi ülkelerinden biri olma konumu güçlendirilmiştir. 2025 yılı itibarıyla 590 bin ton/yıl kapasiteli 567 deniz balıkları yetiştiriciliği tesisi, 335 bin ton/yıl kapasiteli 1.935 iç su balıkları yetiştiriciliği tesisi olmak üzere toplam 925 bin ton/yıl kapasiteli 2.502 su ürünleri yetiştiriciliği tesisi faaliyet göstermektedir.
Yetiştiricilik üretiminin ve işleme teknolojilerinin gelişimi, su ürünleri dış ticaretinin de gelişmesine katkı sağlamıştır. 2024 yılında 882,9 milyon dolar olan balıkçılık ihracat tutarı yüzde 5 artışla 2025 yılında 926,7 milyon dolara yükselmiş, dönem sonunda su ürünlerinin toplam tarımsal ihracattaki payı da yüzde 9,7 olarak gerçekleşmiştir. En önemli ihracat kalemlerini yetiştiricilik yoluyla elde edilen alabalık, çipura ve levrek balıkları ile yakalandıktan sonra kafeslerde büyütülen mavi yüzgeçli orkinos balığı oluşturmaktadır.
Su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir işletilmesi ile yasadışı avcılıkla mücadele edilmesi kapsamında deniz ve iç sulardaki av sahalarında, karaya çıkış noktalarında, nakil güzergahlarında, balık hallerinde, perakende satış noktalarında, işleme tesislerinde ve soğuk hava depolarında çapraz denetimler yapılmaktadır.
Mevcut stokların artırılması amacıyla 2025 yılında 80 milyon yavru balık su kaynaklarına bırakılmıştır. Bunun yanı sıra 2025 yılında 7.500 ton/yıl kapasiteli su ürünleri yetiştiricilik alanı yatırıma açılmıştır. Türk karasularında yayılım gösteren istilacı balık türlerinin mevcut popülasyonlarının ve stoka katılım oranlarının düşürülmesi, sucul biyolojik çeşitliliğin ve stokların korunması, kaynakların sürdürülebilir ve rasyonel kullanımının sağlanmasıına yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Bununla birlikte sucul biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla iç sular ve denizlerde bozulmuş ya da hasar görmüş habitatların rehabilitasyonuna ilişkin çalışmalar yürütülmekte, yapay resif alanları oluşturulmakta ve terkedilmiş av araçları temizlenmektedir.
Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği kapsamında 2026 yılı itibarıyla avcılıkta on iki tür (hamsi, mavi yüzgeçli orkinos, beyaz kum midyesi, deniz patlıcanı, inci kefali, yılan balığı, tıbbi sülük, kalkan, kılıç, albakor, kerevit ve istavrit), yetiştiricilikte ise beş tür (çipura, levrek, midye, Türk somonu, alabalık) olmak üzere toplam 17 tür üretim planlamasına dâhil edilmiştir. Böylece ülkemizdeki su ürünleri üretiminin yüzde 80'i planlı üretim kapsamına alınmıştır.
Su ürünleri sektörünün gelişiminin sürdürülebilirliğini temin etmek üzere avcılık ve yetiştiricilikte üretim faaliyetleri ve yeni türlerin desteklenmesi amacıyla Ar-Ge çalışmalarına, su ürünleri araştırma enstitülerinin altyapılarının güçlendirilmesine, mevcut balıkçı barınaklarının rehabilitasyonuna ve yeni balıkçı barınaklarının inşasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir.
Ormanlarımız, sürdürülebilir orman yönetimi kriterleriyle birlikte koruma, rehabilitasyon, yeni yutak alanları oluşturma ve karbon depolama kapasitesini artırma yaklaşımı çerçevesinde modern ormancılık tekniklerine uygun olarak yönetilmektedir.
Ormanların iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması, ekosistem hizmetlerinin korunması ve karbon tutma kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu kapsamda ormanların nitelik ve verimliliğinin artırılması, bozuk orman alanlarının rehabilitasyonu, yeni orman alanlarının tesisi ile erozyon, sel ve taşkın risklerinin azaltılmasına yönelik uygulamalara devam edilmektedir. Bu kapsamda 2026 yılında 31,5 bin hektar alanda bozuk orman rehabilitasyonu, 38 bin hektar alanda ağaçlandırma çalışması, 13,6 bin hektar alanda erozyon kontrolü, 17,3 bin hektar alanda sel kontrolü faaliyetinin tamamlanması beklenmektedir.
İklim değişikliğinin ormanlar ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki etkilerinin belirginleşmesi kuraklık, orman yangınları, erozyon, sel ve taşkın risklerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle kuraklık ve düzensiz yağış rejiminin etkisiyle toprak ve su kaynakları üzerindeki baskının artması, arazi tahribatının önlenmesi ve ekosistemlerin iklim değişikliğine karşı direncinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların önemini artırmaktadır. Bu çerçevede çölleşme ve erozyonla mücadele, kuraklık risklerinin izlenmesi, bozulan alanların rehabilitasyonu ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
TABLO II: 10- Türkiye ve Seçilmiş Ülkelerde Orman Yangınları
| İspanya | Yunanistan | Türkiye | ||||
|---|---|---|---|---|---|---|
| Yangın Sayısı (Adet) | Yanan Alan (Hektar) | Yangın Sayısı (Adet) | Yanan Alan (Hektar) | Yangın Sayısı (Adet) | Yanan Alan (Hektar) | |
| 2020 | 8 068 | 66 783 | 1 060 | 9 300 | 3 399 | 20 971 |
| 2021 | 8 780 | 87 880 | 1 250 | 108 418 | 2 793 | 139 503 |
| 2022 | 10 507 | 267 947 | 962 | 18 807 | 2 160 | 12 799 |
| 2023 | 7 748 | 89 068 | 941 | 136 499 | 2 579 | 15 520 |
| 2024 | 6 134 | 47 711 | 981 | 28 288 | 3 797 | 27 485 |
| On Yıl Toplamı (1) | 93 801 | 1 015 765 | 9 014 | 372 958 | 27 332 | 257 622 |
| Bir Yangında Yanan Ortalama Alan (Hektar) | 10,83 | 41,38 | 9,43 | |||
Kaynak: OGM, Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS)
(1) 2015-2024 dönemini kapsamaktadır.
Türkiye ile benzer iklim özelliklerine sahip İspanya ve Yunanistan'da 2015-2024 yılları arasında yangın vakası başına sırasıyla ortalama 10,83 ve 41,38 hektar orman alanı yanarken Türkiye'de 9,43 hektar orman alanı yanmıştır. Ülkemizde 2025 yılında 3.224 yangında 81.473 hektar ve 2026 yılının ilk dokuz ayında 2.009 orman yangığında 24.451 hektar orman alanı yanmıştır. Ayrıca aynı dönemde orman alanı dışında da 3.697 yangın çıkmış ve bunlara müdahale edilmiştir. Diğer yandan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından yangın verilerine ilişkin resmî istatistiklerin verildiği 1988 yılından 2025 yılına kadar geçen 38 yılda toplam 634.575 hektar alanın yandığı, söz konusu alanın yüzde 43,6'sının ise son beş yıl içerisinde yandığı görülmektedir.
Ülkemizde son 10 yıllık dönemde çıkan orman yangınlarının adet olarak yaklaşık yüzde 40,6'sı ihmal-kaza (yanan alan olarak yüzde 45,4), yüzde 4,3'ü kasit (yanan alan olarak yüzde 17,2), yüzde 14'ü doğal nedenler (yanan alan olarak yüzde 1) ve yüzde 41,1'i ise nedeni tespit edilemeyen yangınlardır (yanan alan olarak yüzde 36,4). Son yıllarda anız yangını gibi tarım alanlarından çıkıp orman alanlarına sıçrayan yangınlarda ve sigara izmariti, ateş yakma vb. ihmaller nedeniyle çıkan yangın sayılarında artış görülmektedir.
Orman yangınlarıyla mücadele kapasitesinin artırılması kapsamında ülkemiz kara ve hava araç filosunun güçlendirilmesine, yangınlara müdahale süresinin kısaltılarak zararların en aza indirilmesine, yangınlarda görev alan personelin eğitilmesine yönelik tedbirler alınmaktadır. Bu kapsamda yangınlarla mücadelede kullanılan kara araçlarından arazöz, ilk müdahale ve su ikmal araçları, su tankeri ile diğer iş makinelerinin sayısının artırılmasına ve yangın söndürme uçak ve helikopterlerinin alımına yönelik çalışmalara devam edilecektir. 2026 yılında 119 helikopter, 28 uçak ve 14 insansız hava aracı (İHA) ile yangınlara havadan müdahale edilmiştir. Diğer taraftan orman yangınlarıyla mücadele kapsamında 1.953 arazöz, 2.766 ilk müdahale aracı, 878 iş makinası olmak üzere toplam 5.597 müdahale aracı OGM envanterinde yer almaktadır. İnsan kaynağı olarak yangın işçisi, teknik eleman ve memurdan oluşan yaklaşık 28 bin personel ve 142 bini aşan gönüllü ile orman yangınlarına müdahale edilmektedir.
İklim değişikliğinin orman ekosistemleri üzerindeki etkilerinin azaltılması amacıyla yangın öncesi risk azaltma çalışmalarından yangın sonrası rehabilitasyona kadar bütüncül bir yönetim yaklaşımının geliştirilmesine devam edilmektedir. Bu kapsamda yangına dirençli orman yapılarının oluşturulması, orman-yerleşim ve orman-tarım arayüzlerinde yangın riskinin azaltılması, zarar gören ekosistemlerin rehabilitasyonu ve iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bunun yanı sıra kuraklık, erozyon, sel ve taşkın risklerinin birlikte ele alındığı entegre havza rehabilitasyon uygulamalarına devam edilmektedir.
Ormanların rekreasyon ve ekoturizm hizmetlerinden sürdürülebilir şekilde yararlanılmasına yönelik çalışmalar kapsamında ekoturizm alanı ve rotalarının sayısı 2025 yılı sonu itibarıyla 140'a ulaşmış olup bu sayının 2026 yılı sonunda 160'a çıkarılması öngörülmektedir. Yeni alanların oluşturulmasında doğal ve kültürel değerlerin korunması, taşıma kapasitesinin gözetilmesi, ziyaretçi yönetiminin geliştirilmesi ve faaliyetlerin yöre halkının kırsal kalkınmasına katkı sağlayacak şekilde yürütülmesi önem taşımaktadır. Ayrıca toplumun ormanların rekreasyon hizmetlerinden yararlanmasına imkân sağlayan orman parklarının nitelik ve hizmet standartlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Arıcılık faaliyetlerinin desteklenmesi, bal ve diğer arı ürünlerinin üretiminin geliştirilmesi ve orman köylülerine alternatif gelir imkânlarının oluşturulması amacıyla 2010 yılından itibaren bal ormanları kurulmakta olup 2026 yılı itibarıyla toplam 101.577 hektar ormanlık alanda 916 bal ormanı kuruluşu gerçekleştirilmiştir. Bal ormanlarının etkinliğinin artırılması amacıyla uygun tür kompozisyonunun geliştirilmesi, mevcut alanların bakımının yapılması ve arıcılık faaliyetleriyle entegrasyonun güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülecektir.
2026 yılında ormancılık sektörünün hukuki ve kurumsal altyapısının geliştirilmesine yönelik önemli mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda 13 Ocak 2026 tarihinde Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanarak orman alanlarının ve orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin geometrik ve hukuki durumlarının belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar güncellenmiştir.
Diğer taraftan iklim değişikliği ile mücadele kapsamında karbon piyasaları, iklim finansmanı mekanizmaları ve karbon yutaklarının artırılmasına yönelik uygulamalar dünya genelinde hızla gelişmektedir. Bu gelişmeler, ormancılık sektörünü yalnızca doğal kaynak yönetimi açısından değil aynı zamanda iklim politikaları, karbon ekonomisi ve yeşil
finansman alanlarında da stratejik bir konuma taşımaktadır. Bu kapsamda iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak amacıyla, 6831 sayılı Orman Kanununa eklenen Ek Madde 21 ile karbon yutak ormanlarının kurulmasına yönelik hukuki altyapı oluşturulmuştur.
Ayrıca iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte sıklığı ve şiddeti artan orman yangınlarına karşı önleme, hazırlık, müdahale ve yangın sonrası iyileştirme kapasitesinin geliştirilmesine yönelik mevzuat altyapısı da yenilenmiştir. Bu kapsamda 5 Eylül 2026 tarihinde Orman Yangınlarıyla Mücadele Çalışmaları Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır. Yönetmelikle orman yangınlarının önlenmesi ve risklerinin azaltılmasından yangınlara hazırlık ve müdahaleye, kurumlar arası koordinasyondan yangın sonrası rehabilitasyon ve iyileştirme çalışmalarına kadar sürecin bütüncül biçimde yürütülmesine ilişkin esaslar belirlenmiştir.
Bitkisel üretimde desteklemeler, tarımsal üretim planlamasıyla uyumlu olarak havza ürün deseni, stratejik ürünler ve su kısıtı dikkate alınarak uygulanmaktadır. Hayvancılıkta verimliliğin ve üretim kalitesinin artırılması, hayvan sağlığının korunması, üretici örgütlülüğünün güçlendirilmesi, küçük işletmelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ile genç ve kadın yetiştiricilerin desteklenmesine yönelik uygulamalar sürdürülmektedir. Su ürünlerinde ise arz-talep ve koruma-kullanma dengesi gözetilerek yetiştiricilik ve avcılık faaliyetlerine yönelik desteklemelere devam edilmektedir.
2026 yılında tarımsal destekleme bütçesinin 167,6 milyar TL olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Destekleme bütçesi 2027 yılında, 2026 yılı başlangıç ödeneğine kıyasla yüzde 40,2 oranında artırılarak 235,0 milyar TL'ye çıkarılmıştır.
TABLO II: 11- Tarımsal Destekleme Bütçesinin Dağılımı
| Destekleme Konusu | Destekleme Bütçesi (1) (Cari Fiyatlarla, Milyon TL) | Artış (Yüzde) | Destekleme Bütçesindeki Payı (Yüzde) | |||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 2025 | 2026(2) | 2027(3) | 2026 | 2027 | 2025 | 2026(2) | 2027(3) | |
| Alan Bazlı Tarımsal Destek Ödemeleri | 32 175,3 | - | - | - | - | 20,3 | - | - |
| Alan Bazlı Ek Ödeme (4) | 910,0 | - | - | - | - | 0,6 | - | - |
| Mazot | 19 724,6 | - | - | - | - | 12,4 | - | - |
| Gübre | 8 281,0 | - | - | - | - | 5,2 | - | - |
| Sertifikalı Tohum ve Fidan Kullanımı | 2 358,7 | - | - | - | - | 1,5 | - | - |
| Fındık | 901,0 | - | - | - | - | 0,6 | - | - |
| Telafi Edici Ödemeler | 2 307,5 | 2 584,0 | 3 242,0 | 12,0 | 25,5 | 1,5 | 1,5 | 1,4 |
| Bitki Karantina Tazminatı | - | - | - | - | - | - | - | - |
| Patates Siğili Desteği | 28,0 | 44,0 | - | 57,1 | - | - | - | - |
| Çay Budama Tazminat ve Masrafları | 2 279,5 | 2 540,0 | 3 242,0 | 11,4 | 27,6 | 1,4 | 1,5 | 1,4 |
| Fark Ödemesi | 41 301,8 | - | - | - | - | 26,0 | - | - |
| Hububat ve Bakliyat | 31 349,2 | - | - | - | - | 19,8 | - | - |
| Çay | 2 614,8 | - | - | - | - | 1,6 | - | - |
| Arz Açığı Olan Ürünler (5) | 7 337,8 | - | - | - | - | 4,6 | - | - |
| Hayvancılık Destek Ödemeleri | 27 950,5 | 36 615,9 | 52 504,0 | 31,0 | 43,4 | 17,6 | 21,8 | 22,3 |
| Bitkisel Üretim Destekleri (6) | - | 90 889,8 | 132 730,5 | - | 46,0 | - | 54,2 | 56,5 |
| Kırsal Kalkınma Amaçlı Tarımsal Destekleme (7) | 10 200,0 | 14 200,0 | 16 000,0 | 39,2 | 12,7 | 6,4 | 8,5 | 6,8 |
| Tarım Sigortası Destekleme Hizmetleri | 19 200,0 | 23 000,0 | 30 000,0 | 19,8 | 30,4 | 12,1 | 13,7 | 12,8 |
| Diğer Tarımsal Amaçlı Destekler (8) | 25 414,9 | 345,0 | 523,5 | -98,6 | 51,7 | 16,0 | 0,2 | 0,2 |
| TOPLAM | 158 550,0 | 167 634,7 | 235 000,0 | 5,7 | 40,2 | 100,0 | 100,0 | 100,0 |
Kaynak: Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı
(1) 2025 yılında ilgili kurum bütçesi kesin hesap verileridir. (2) Gerçekleşme Tahmini, (3) Program, (4) Organik Tarım, İyi Tarım, Toprak Analizi, Beş Dekar Altındaki Küçük İşletme, Geleneksel Zeytin Bahçelerinin Rehabilitasyonu, Organik Organomineral Gübre desteğini kapsamaktadır. (5) Kütlü pamuk, zeytinyağı, dane zeytin, ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola, aspir ve dane mısıra verilmektedir. (6) İlgili ürünler için Bitkisel Üretim Temel Desteği, Planlı Üretim Desteği ve Üretimi Geliştirme Destekleri ile Lisanslı Depolarda Ürün Depolama Kira Desteği, Patates Siğili Desteği, Biyolojik-Biyoteknik Mücadele Desteğini içermektedir. (7) Bütçe tutarının 2025 yılında 3.000 milyon TL'si, 2026 yılında 5 milyar TL'si ve 2027 yılında 2.500 milyon TL'si Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu IPARD Ulusal Eş Finansman desteği kapsamında hibe karşılığıdır. (8) Sertifikalı tohum üretim, sertifikalı fidan üretim, tarımsal yayım danışmanlık Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (ÇMVA), Ar-Ge, lisanslı depoculuk, tarımsal sulama elektrik desteği ve zirai don desteğini kapsamaktadır.
2024 yılında yayımlanan 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararıyla bitkisel üretimde ilk kez üç yıllık ve üretim öncesinde açıklanan destekleme modeli hayata geçirilmiştir. Tarımsal üretim planlaması kapsamında hayvansal üretim ve su ürünleri üretim planlamaları 1 Ocak 2024 tarihinde, bitkisel üretim planlaması ise 1 Eylül 2024 tarihinde uygulamaya konulmuştur. Planlamalar üç yıllık dönemler halinde hazırlanmakta ve her yıl güncellenmektedir. Bu kapsamda 2027-2029 Bitkisel Üretim Planlaması ile 2026-2028 Hayvansal Üretim ve Su Ürünleri Üretim Planlamaları uygulama sürecindedir.
Yeni destekleme modelinde tüm destek konuları temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme desteği olmak üzere üç ana başlık altında toplanmış, Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı tüm üreticiler kapsamına alınmıştır. Planlı üretim desteği kapsamında stratejik ürünlerde kendine yeterliliğin temin edilmesi amacıyla bu ürünlerin uygun tarım havzalarında Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu tarafından belirlenen üretim planları çerçevesinde yetiştirilmesi teşvik edilmektedir. Su kısıtı olan 11 ilin 52 ilçesinde, su tüketimi az olan bazı ürünlere ilave destek verilerek yer altı su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanması hedeflenmektedir. Söz konusu Kararla sertifikalı tohum ve fidan kullanımı ile organik ve iyi tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla üretimi geliştirme
desteği verilmesi hükme bağlanmıştır. Bunun yanı sıra öncelikle arz açığı veya planlama kapsamındaki ürünler başta olmak üzere ilgili üretim yılındaki üretim maliyetleri ile iç ve dış fiyatlar dikkate alınarak çiftçilere, tarım politikaları amaç ve ilkelerine uyumu kolaylaştırmak, üretimde sürdürülebilirliği sağlamak ve gelir kayıplarını telafi edebilmek amacıyla fark ödemesi desteği verilmesi planlanmaktadır.
Bitkisel üretim planlaması kapsamında buğday, arpa, dane mısır, yağlık ayçiçeği, aspir, kanola, soya, kütlü pamuk, nohut, kuru fasulye, mercimek, patates ve kuru soğan olmak üzere 13 ürün ile yem bitkileri ürün grubu planlama kapsamına alınmıştır. Planlama kapsamındaki ürünlerin ülkesel asgari ve azami üretim miktarları belirlenmiş ve ürünlerin havzalara tanımlaması yapılmıştır. Ayrıca tarımsal yer altı su kısıtı bulunan 52 ilçede, su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir kullanımını sağlayacak üretim desenlerinin oluşturulmasına yönelik uygulamalar sürdürülmektedir.
8 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararıyla, 2027 yılı için destek katsayı değerleri ve Kararın ekinde yer alan havza ürün deseni listesi güncellenmiştir.
Hayvancılık desteklemeleri kapsamında ise yeni modele geçiş 26 Temmuz 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararıyla gerçekleşmiştir. Böylece tarımsal desteklerin planlı üretime uygun olarak verilmesi ve destekleme politikasının uzun dönemli bir çerçevede oluşturulmasına yönelik önemli bir adım atılmıştır. Yeni destek modeliyle hayvancılıkta verimin artırılması, hayvan sağlığının korunması, planlı üretim kapsamında belirlenen havzalar bazında üretimin artırılması, üretici örgütülüğünün güçlendirilmesi, küçük işletmelerin sürdürülebilirliklerinin sağlanması ile genç ve kadın yetiştiricilerin sektörde faaliyet göstermelerinin teşvik edilmesi amacıyla hayvancılık desteklerinin daha etkin uygulanması hedeflenmektedir.
2024 yılında yayımlanan 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 7 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Kararla değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklikle embriyo transferi ve cinsiyeti belirli sperma uygulamalarından doğan buzağı/malaklar, genomik test yaptırılan damızlık dişi buzağılar, göçer sevk kontrol noktasında ve hastalıktan ari işletmelerde doğan kuzu/oğlaklar ile mesleki yeterlilik belgeli toplayıcılar aracılığıyla satılan çiğ süt için ilave katsayılar getirilmiştir.
Yeni modelde su ürünleri desteklemeleri su ürünleri yetiştiriciliği ve su ürünleri avcılığı destekleri olmak üzere iki başlık altında toplanmıştır. Su ürünleri yetiştiriciliğine verilen destekler dört temel destekleme programı ve dört teknik kriteri dikkate alacak şekilde daha etkin ve sade bir yapıya dönüştürülmüştür. Su ürünleri avcılığı kapsamında ise uzunluğu 12 metrenin altında olan gemilerin sahiplerine verilen destek küçük ölçekli balıkçılık desteği olarak değerlendirmeye alınmış olup boy gruplarına göre verilecek destek tutarları bir önceki yıla göre artırılmıştır. Ayrıca kadın gemi sahiplerine/ortaklarına yüzde 35 daha fazla destekleme ödemesi yapılması öngörülmektedir. Bunun yanında su ürünleri avcılığı desteği kapsamında balon balığı avcılıkının desteklenmesine devam edilmektedir.
Kırsal kalkınma destekleri, tarımsal üretim planlaması ve illerin sektörel öncelikleriyle uyumu güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmiştir. 31 Aralık 2025 tarihli Kırsal Kalkınma Desteklerine İlişkin Karar ile 3 Nisan 2026 tarihli Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ kapsamında aile işletmeleri, kadın
ve genç girişimciler ile tarımsal amaçlı örgütlere öncelik verilmiş, dijitalleşme, yapay zekâ, akıllı tarım, robotik ve otomasyon teknolojilerinin yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Yatırımın niteliğine göre hibeye esas proje tutarının yüzde 50-70'ı oranında destek sağlanması, program bütçesinin en az yüzde 20'sinin kadın ve genç girişimcilerin, yüzde 30'unun ise aile işletmelerinin yatırımlarına ayrılması öngörülmüştür.
2025 yılında meydana gelen zirai don nedeniyle zarar gören üreticilerin kayıplarının telafisine yönelik destekleme ve tarım sigortası ödemeleri gerçekleştirilmiştir. Devlet destekli tarım sigortası bulunan üreticilere 23,1 milyar TL hasar tazminatı, 2025 Yılında Meydana Gelen Zirai Don Nedeniyle Ürünleri Hasar Gören Çiftçilere Destekleme Ödemesi Yapılmasına İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında ise 23,86 milyar TL destekleme ödemesi yapılmıştır. Böylece zirai don kapsamında üreticilere sigorta ve destekleme mekanizmaları yoluyla toplamda yaklaşık 47 milyar TL kaynak aktarılmıştır.
Tarım sigortalarında 2026 yılında yapılan düzenlemelerle bitkisel ürünlerde don teminatına ilişkin devlet prim desteği yüzde 70'e çıkarılmıştır. Ayrıca kayısı, şeftali, nektarin, erik, elma, armut, ayva, kiraz ve vişnede kış donu riski genişletilmiş şekilde teminat kapsamına alınmış ve söz konusu ürünlerde belirli verim kayıplarının karşılanmasına yönelik Temel Sigorta Paketi uygulamaya konulmuştur. 3 Ekim 2026 itibarıyla TARSİM kapsamında 2,25 milyon poliçe düzenlenmiş, 23,6 milyar TL devlet prim desteği sağlanmış ve 11,6 milyar TL tazminat ödenmiştir.
Tarımsal desteklemelerde etkinliğin sağlanması için desteklerin havza, ürün ve su kısıtı temelinde farklılaştırılarak bunların idare ve kontrolünün alan bazlı yapılmasına, çeşitli kurumlar tarafından uygulanan farklı destek programları arasında tamamlayıcılığın sağlanmasına, üretici veya işletmelerin gelir seviyelerinin desteklerde dikkate alınmasına öncelik verilmektedir.
Bölgesel çatışmalar ve jeopolitik gerilimler, enerji ve tarımsal girdi fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel talepteki artış, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri ile ulusal ve uluslararası gıda tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar, dünya tarım ve gıda ürünleri fiyatları üzerinde yukarı baskı oluşturmaktadır. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyat Endeksi, Ağustos 2026'da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artarken tarihi zirvesine ulaştığı Mart 2022 seviyesinin yüzde 16,8 altında gerçekleşmiştir.
Gıda tedarik zincirindeki bozulmalar, iklim değişikliği, doğal afetler, salgın hastalıklar, korumacı politikaların yaygınlaşması ve başta gübre olmak üzere tarımsal girdilere erişimde yaşanan aksaklıklar, üretim ve ihracat açısından önemli sorunlar olarak görülmektedir. Gıda güvenliği ve güvenilirliği perspektifinde sürdürülebilir üretim ve erişilebilir gıda yönelik politikalar izlenmeye devam edilmektedir. Birincil üretimden tüketime kadar gıda zincirinin her aşamasında gıda kayıplarını ve israfını azaltmak, gıda üretim ve ambalaj teknolojilerini geliştirmek ve gıda işleme süreçlerini iyileştirmek önem taşımaktadır. Gıda güvenliğinin en önemli unsurlarından biri olan hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında aşılamaya önem verilmektedir. Bitkisel üretimde ilaç kullanımının azaltılması amacıyla bütüncül mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yürütülen denetimlere ek olarak gıda işletmelerinin teknik ve hijyenik gerekliliklere uygunluğunu doğrulamak amacıyla 81 ilde eş zamanlı sektörel gıda denetim programları
uygulanmaktadır. 2025 yılında Türkiye genelinde toplam 1,4 milyon resmî gıda kontrolü gerçekleştirilmiş ve kuralları ihlal eden işletmelere 33,7 bin adet cezai işlem uygulanmıştır. Ayrıca gıda taklit ve tağşişiyle mücadele amacıyla gıda kontrol laboratuvar altyapılarının güçlendirilmesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir.
Üretimin ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarını bütüncül olarak ele alan, teknoloji kullanım düzeyi ve verimliliği yüksek, örgütlü, rekabetçi, arz-talep dengesi çerçevesinde planlı üretim yapılan, doğal kaynakları etkin ve sürdürülebilir kullanan, toplumun yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayan bir tarım sektörünün oluşturulması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Tarım istatistikleri uluslararası standartlara uygun olarak geliştirilecek, tarım bilgi sistemleri tarımsal üretimin tüm süreçlerinin sağlıklı şekilde kayıt altına alınması ve izlenmesini temin edecek şekilde etkin işler hale getirilecektir. (Kalkınma Planı p.488) | ||
| Tedbir 488.3. Tarım istatistiklerinin derlenmesi, işlenmesi, analizi ve kontrolünün etkin bir şekilde yapılması amacıyla düzenlemeler yapılacaktır. | Hazine ve Maliye Bakanlığı (S), Tarım ve Orman Bakanlığı | 1. 2025 yılında gerçekleştirilen Genel Tarım Sayımı'nda elde edilen veriler kullanılarak tüm tarım işletmelerinin kayıt altına alındığı, kayıtların mekânsal verilerle entegre bir şekilde gerçek zamanlı olarak güncelleneceği Tarımsal İşletme Kayıt Sistemi oluşturulacaktır. |
| Tedbir 488.4. Kayıt ve bilgi sistemleri erken uyarı, piyasa kontrolleri, üretim planlaması ve stok yönetiminı sağlayacak şekilde bütüncül bir yaklaşımla tasarlanacak, yazılım ve donanım altyapısı iyileştirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı | 1. Tarım bilgi sistemlerinin iyileştirilmesi amacıyla veri merkezi kurulumu tamamlanacak ve yazılımların güncellenmesine yönelik çalışmalara hız verilecektir. |
| Dijitalleşme, yapay zekâ ve veriye dayalı iş modelleriyle akıllı tarım uygulamaları yaygınlaştırılacaktır. (Kalkınma Planı p.489) | ||
| Tedbir 489.1. Tarım işletmeleri ve üretici örgütlerinin akıllı tarım uygulamaları konusundaki beşeri ve teknik altyapılarının geliştirilmesi desteklenecektir | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Birinci derece tarımsal örgüt belgesine sahip 14 tarımsal üretici örgütü bünyesinde ortak makine parkı kurulmasına destek sağlanacaktır. |
| Tedbir 489.2. Akıllı tarım uygulamalarına yönelik yazılım ve ekipmanın yerli üretimi desteklenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Yerli imkânlarla geliştirilen Güvenli Elektronik Küpe ve İzleme Sistemi uygulamaya konulacaktır. |
| Tarım arazilerinin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve etkin yönetimi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.490) | ||
| Tedbir 490.1. Tarımsal arazi kullanım planlarının hazırlanması tamamlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. 15 ilde 3,5 milyon hektar tarım arazisinin detaylı toprak etütleri ve haritalandırılması çalışmalarına devam edilecektir. |
| Tedbir 490.5. Arazi toplulaştırma çalışmalarına sulama yatırımlarıyla entegre bir şekilde devam edilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. 180 bin hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmaları başlatılacaktır. 2. 603 bin hektar alanda tescil işlemleri tamamlanacaktır. |
| Bitkisel üretimde planlı üretime geçilecek, nitelikli genetik materyal kullanılarak verimin yükseltilmesi ve başta nüfusu yüksek büyükşehirlerde olmak üzere örtü altı yetiştiriciliğinin geliştirilmesi yoluyla üretim artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.491) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 491.4. Örtü altı yetiştiriciliğine yönelik mevcut seraların modernize edilmesine ve modern seraların kurulmasına yatırım ve işletme finansman desteği sağlanacak, jeotermal sera organize tarım bölgesi sayısı artırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı | 1. Enerji ihtiyacı jeotermal kaynakla karşılanan 5 sera organize tarım bölgesinin altyapısı tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunulacaktır. |
| Hayvansal üretimde verim ve kalite yükseltilecek, en önemli hayvansal üretim girdisi olan yem maliyetlerinin azaltılmasına yönelik mera islah çalışmalarına hız verilecek, ürün ve pazar çeşitliliği artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.492) | ||
| Tedbir 492.3. Mera islah çalışmaları olatmaya yardımcı yapıların da kurulmasını içerecek şekilde bütüncül bir yaklaşımla sürdürülecek, yönetim (amenajman) planlarının etkin uygulanması sağlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı, Yerel Yönetimler | 1. 200 bin hektar çayır mera alanında islah ve amenajman projesi uygulanacaktır. |
| Su ürünleri üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla denetimler etkinleştirilecek, yetiştiricilik üretiminde doğal kaynaklar ve biyoçeşitlilik korunarak yapılacak yeni yatırımlar ile üretim ve ihracat artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.493) | ||
| Tedbir 493.1. Su ürünleri kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve yasadışı avcılıkın önlenmesi ile istilacı ve yabancı türlerin yayılımının önlenmesine yönelik kontrol, denetim ve izleme faaliyetleri etkin şekilde yürütülecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), İçişleri Bakanlığı | 1. Denizlerde ve iç su kaynaklarında 55 milyon yavru balık ile balıklandırma yapılacaktır. 2. Yasadışı su ürünleri avcılıkının önlenmesine yönelik 158 bin denetim yapılacaktır. 3. Su kaynaklarından 200 bin m² terkedilmiş av aracı temizlenecektir. |
| Tedbir 493.3. Küçük ölçekli balıkçılık işletmeleri, ekonomik sürdürülebilirliklerinin sağlanması ve çevreye olan olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla desteklenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı | 1. Küçük ölçekli 15 bin balıkçılık işletmesi desteklenecektir. |
| Tedbir 493.4. Yeni su ürünleri yetiştiricilik bölgeleri planlanacak, yetiştiricilik tesislerinin kapasite kullanım oranları ve üretim verimliliği yükseltilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı | 1. 25.000 ton/yıl kapasiteli yeni su ürünleri yetiştiricilik alanı üretime açılacaktır. |
| Gıda güvenilirliğini teminen altyapının iyileştirilmesine yönelik yatırımlar sürdürülecek, gıda denetimi, bitki ve hayvan hastalık ve zararlılarıyla mücadele hizmetleri etkinleştirilecektir. (Kalkınma Planı p.494) | ||
| Tedbir 494.6. Gıda kontrol hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla yapılacak ihtiyaç analizi kapsamında laboratuvar altyapısı güçlendirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. İhtiyaç analizleri kapsamında gıda kontrol laboratuvar altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalara devam edilecektir. |
| Çevrenin korunması ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında tarım sektöründe sera gazı salımının azaltılması için çevre dostu tarımsal uygulamalar desteklenerek yaygınlaştırılacaktır. (Kalkınma Planı p.497) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 497.6. Hayvancılık kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması amacıyla hayvan islah çalışmalarının yanında metan üretimini baskılayıcı alternatif yem kaynaklarının tespiti ve yem rasyonlarına uygun katkı maddelerinin ilavesi konularında Ar-Ge çalışmaları yapılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Hayvancılık kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması amacıyla yem ve hayvan besleme konusunda bir Ar-Ge projesi tamamlanacaktır. |
| Tarımsal araştırmalar ile eğitim ve yayım çalışmalarında kurumlar arası koordinasyon sağlanarak etkinlik artırılacak, tarımsal Ar-Ge ve yayımın bağı güçlendirilecektir. (Kalkınma Planı p.498) | ||
| Tedbir 498.1. Tarımsal araştırma projelerinin seçilmesi ve sonuçlandırılmasında mevcut kurulların üye sayıları ilgili kesimlerin yeterli sayıda ve dengeli temsilini temin edecek şekilde genişletilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Tarımsal araştırma projeleri seçim kurullarında ilgili kurumların dengeli temsilinin sağlanması amacıyla Tarımsal Araştırma Yönetimi Yönergesi hazırlanarak uygulamaya konulacaktır. |
| Çiftçilerin risklerden korunması ve gelirlerinin garanti altına alınmasına yönelik uygulamaların kapsamı genişletilerek etkinleştirilecektir. (Kalkınma Planı p.499) | ||
| Tedbir 499.1. Tarım sigortacılığında ürün ve risk bazında kapsamın genişletilmesine devam edilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı | 1. Üretici talepleri, Ar-Ge çalışmaları ve aktüeryal hesaplar sonucunda belirlenen riskler ve ürünler tarım sigortaları teminatına dâhil edilecek, farklı sigorta ürünleri uygulamaya konulacaktır. |
| Tedbir 499.2. Gelir koruma sigortası ülke genelinde yaygınlaştırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı | 1. Gelir koruma sigortası kapsamına tritikale dâhil edilecektir. |
| SKA'lar, BM Küresel Orman Hedefleri ve Rio Sözleşmeleri dâhil ilgili uluslararası sözleşmeler ve ulusal taahhütlerimiz dikkate alınarak ormanlarımız sürdürülebilir orman yönetimi kriter ve göstergelerine uygun şekilde yönetilecek ve orman alanları artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.500) | ||
| Tedbir 500.1. İklim değişikliğine dayanıklı ormanlar kurulacak ve ormanların yutak alan fonksiyonlarını artıracak şekilde yönetim planları geliştirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Yangına hassas orman alanlarında orman içi ve yol kenarı örtü altı temizliğinin orman köylüsü ve özel sektör işbirliği ile yapılmasına yönelik planlama yapılacaktır. 2. Orman ekosistemlerinin üretim kapasitesinin artırılması amacıyla restorasyon ve rehabilitasyon çalışmaları yürütülecektir. |
| Tedbir 500.2. Ormanların afetler, kuraklık ve çölleşmeyle mücadele edilmesi, biyoçeşitliliğin ve su kaynaklarının korunması, ekosistem hizmetlerinin geliştirilmesi ve arazi tahribatının dengelenmesi konuları ile sağlık, gıda, turizm ve enerji sektörlerine katkısı artırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1 Ulusal arazi örtüsü haritası yıllık olarak üretilecek ve arazi üstünde meydana gelen değişimler raporlanacaktır. 2. Odun dışı orman ürünlerinin sürdürülebilir üretimi ve katma değerinin artırılması yoluyla ormanların gıda, sağlık ve kırsal kalkınmaya katkısının geliştirilmesine yönelik faydalanma ve eylem planları hazırlanacaktır. |
| Tedbir 500.3. Toprağın korunması ve erozyonla mücadele için yukarı havzalarda heyelan, sel ve çiğ kontrol projeleri yürütülecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Sel, çiğ ve heyelan kontrolü alanında yedi adet etüt projesi yapılacaktır. 2. İklim projeksiyonlarına dayalı su erozyonu ve sediment verimi analizlerine yönelik veri altyapısı ve metodolojinin geliştirilmesi çalışmaları yürütülecektir. 3. Toprak kaybının azaltılmasına yönelik 40 bin hektar alanda erozyonla mücadele ve yukarı havza sel ve çiğ kontrolü çalışması yapılacaktır. |
| Tedbir 500.6. Ülkemiz firmalarının ormancılık sektöründe uluslararası alanda faaliyet göstermesi desteklenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı | 1. Afrika ve Balkan ülkeleri ile Türk devletleri başta olmak üzere ilgili ülkelerle ormancılık işbirliği çalışmaları geliştirilecektir. |
| Tedbir 500.7. Ormancılık istatistiklerinin uluslararası standartlara uyumu sağlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Türkiye İstatistik Kurumu | 1. Resmi İstatistik Programı kapsamında yer alan ormancılık istatistiklerinin veri toplama, analiz ve raporlama altyapısı uluslararası standartlara uygun şekilde geliştirilecektir. |
Orman kaynaklı ürün ve hizmetler sürdürülebilir orman yönetimi ilkeleri çerçevesinde ihracat odaklı çeşitlendirilecek, sektörün ekonomideki payı artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.501)
| Tedbir 501.1. Orman varlığının yoğun olduğu bölgelerde orman ürünleri ihtisas OSB'leri kurulacak, sektörde kümelenme sağlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Orman ürünleri sanayisinin üretim, kapasite kullanımı, ham madde tüketimi, dış ticaret ve katma değer göstergelerinin düzenli olarak izlenmesine yönelik sektörel izleme ve raporlama sistemi geliştirilecektir. |
| Tedbir 501.3. Konut ve iş yerlerinde ahşap kullanımı yaygınlaştırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Mimar, mühendis ve müteahhitlere yönelik Ahşap Yapı Teknolojileri Eğitim Programları düzenlenecektir. 2. Ahşabın çevre dostu, sağlıklı ve estetik yönlerini vurgulayan ulusal iletişim çalışmaları yürütülecektir. 3. Türkiye Deprem Yönetmeliğinde ahşap yapılar ile ilgili revize çalışmaları yapılacaktır. 4. Yapısal ahşap üreticilerinin ürün kalitesi, standardizasyon ve belgelendirme kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecektir. 5. Konut ve iş yerlerinde ahşap ve hibrit ahşap yapı sistemlerinin kullanımını kolaylaştıracak tip proje ve teknik uygulama rehberleri hazırlanacaktır. 6. Yapraklı iki ağaç türünün yapısal ahşap olarak kullanımına yönelik çalışmalar sürdürülecektir. |
| Tedbir 501.4. Genetiği iyileştirilmiş ve hızlı gelişen türler kullanılarak özel sektör tarafından yapılan endüstriyel ağaçlandırma uygulamaları desteklenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. 4 bin 500 hektar alanda endüstriyel ağaçlandırma, 30 bin hektar alanda bakım çalışması yapılacaktır. 2. Endüstriyel ağaçlandırma yatırımlarının ekonomik uygulanabilirliğinin artırılması amacıyla tür, yetişme ortamı, idare süresi, verimlilik ve ham madde talebini dikkate alan üretim modelleri geliştirilecektir. 3. Özel sektör tarafından tesis edilecek endüstriyel ağaçlandırmalara yönelik teknik danışmanlık, eğitim ve demonstrasyon çalışmaları yürütülecektir. |
| Tedbir 501.5. Toplumsal refahın artırılması ve orman köylerinden göçün önlenmesi amacıyla orman köylüleri yerinde istihdam edilecek ve kalkındırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı | 1. Orman köylülerinin faaliyetleri yerinde desteklenerek 39.600 adam/ay istihdam sağlanacaktır. |
| Tedbir 501.6. Orman ürünlerinde başta girdi maliyetlerine yönelik olmak üzere gerekli düzenlemeler yapılarak fiyat istikrarı sağlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Odun ham maddesi fiyatlarının oluşumunda üretim, kesme, sürütme, taşıma ve depolama maliyetlerinin etkileri analiz edilerek maliyet etkin üretim ve satış modelleri geliştirilecektir. 2. Odun ham maddesinde arz, talep, stok, satış miktarı ve fiyat gelişmelerinin düzenli olarak izlenmesine yönelik piyasa izleme ve raporlama sistemi geliştirilecektir. |
| Tedbir 501.7. Orman ürünlerinin daha fazla istihdam ve katma değer sağlayan sektörlerde kullanımı artırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Yerli odun ham maddesinin CLT, glulam ve benzeri mühendislik ürünü ahşap yapı malzemelerinde kullanımının geliştirilmesine yönelik ham madde uygunluğu, üretim kapasitesi ve yatırım ihtiyacı analiz edilecektir. 2. Odun dışı orman ürünlerinin işlenmiş ve katma değeri yüksek ürünlerle dönüştürülmesine yönelik üretim ve değer zincirleri geliştirilecektir. |
| Tedbir 501.8. Orman ekosistem hizmetlerine erişim kolaylaştırılarak çevreye duyarlı bir yaklaşımla ekolojik turizm alanları artırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı | 1. 20 ekoturizm alanı oluşturularak hizmete alınacaktır. 2. Orman ekosistem hizmetlerine toplumun erişiminin artırılması amacıyla kentlere yakın orman alanlarında doğa temelli rekreasyon ve ekoturizm imkânları geliştirilecektir. |
| Orman yangınlarını önleyici tedbirler artırılacak, yangınlara müdahale kapasitesi güçlendirilecektir. (Kalkınma Planı p.502) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 502.1. Orman yangınları ile etkin mücadele, biyoçeşitliliğin geliştirilmesi ve karbon depolamanın sağlanması için başta genç meşcereler olmak üzere tüm bakım müdahalelerine öncelik verilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Yangına hassas orman alanlarında yanıcı madde yükünün azaltılması ve meşcerelerin yangına karşı dirençliliğinin artırılmasına yönelik silvikültürel bakım tedbirlerinin güçlendirilmesi ve karbon odaklı bakım tedbirlerinin geliştirilmesi çalışmaları yürütülecektir. |
| Tedbir 502.2. Yangınlarla mücadele kapasitesini artırmak amacıyla yerli imkânlarla üretilecek yangın söndürme helikopterleri kullanılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. TUSAŞ tarafından geliştirilen Yangın Söndürme Helikopteri Projesi'nde ilk prototip test uçuşları gerçekleştirilecek ve sistem entegrasyonu yapılacaktır. |
| Tedbir 502.3. Orman alanları ile yerleşim yerleri ve tarım alanları arasında yangına dirençli türler kullanılarak tampon bölgeler oluşturulacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. 20 bin hektar alanda Yangına Dirençli Orman Tesisi (YARDOP) çalışması yapılacak ve yangına hassas orman alanı çevresinde yer alan arazilerde üretim sezonu sonunda yangın önleme şeritlerinin oluşturulmasına yönelik faaliyet yürütülecektir. |
| Sulama alanlarının genişletilmesine yönelik yatırımlar önceliklendirilecek ve finansman imkânları yeni modellerle artırılacaktır (Kalkınma Planı p.503) | ||
| Tedbir 503.1. Kamu sulama yatırımları, mevcut proje stokunun sürdürülebilirliği, ilerleme yüzdesi, depolama tesisi durumu, cazibeli sulama sistemine sahip olması, emsal sulama oranları yüksekliği, ekonomiye en kısa sürede kazandırılabilme imkânı ve diğer projeler ile eş zamanlı yürütülme gerekliliği kriterleri dikkate alınarak önceliklendirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), DSİ | 1. Öncelik seti çerçevesinde 61 bin hektar alan sulamaya açılacaktır. |
| Tedbir 503.2. Sulama yatırımlarının finansmanında özel sektör katılımını teşvik eden yeni iç ve dış finansman modelleri geliştirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), DSİ | 1. Sulama yatırımlarının finansmanında alternatif modellere yönelik karşılaştırmalı analiz çalışmaları yapılacaktır. |
| Mevcut sulama sistemlerinin rehabilitasyonuna devam edilecek, suyun kalite ve miktar olarak korunması ve etkin kullanımının sağlanmasına yönelik uygulamalara öncelik verilecektir. (Kalkınma Planı p.504) | ||
| Tedbir 504.1. Sulama sistemlerinin rehabilitasyonu ve modernizasyonuna yönelik yatırımlarda sulama oranı, sulanmama sebepleri, projeli durumda öngörülen zirai gelir artışı ve rantabilite katsayısı kriterleri dikkate alınacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), DSİ | 1. 16 bin hektar alanda mevcut açık kanal sulama şebekelerinin kapalı borulu sisteme dönüştürülmesi çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Tedbir 504.2. Tarımda suyun verimli kullanılmasına yönelik su tasarrufu sağlayan yağmurlama ve damla sulama gibi modern sulama sistemleri yaygınlaştırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. 30 bin hektar alanda yağmurlama ve damla sulama gibi tarla içi modern sulama sistemlerinin kurulumuna yönelik hibe desteği verilecektir. |
| Tedbir 504.3. Suyun kullanım miktarını esas alan yöntemlere göre fiyatlandırılması sağlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. 100 tesise elektronik ölçüm sistemi takılacaktır. |
| Tedbir 504.4. Tarımsal kaynaklı su kirliliğini önlemeye yönelik uygulamalar yaygınlaştırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Çiftçilerin hayvansal gübre yönetimi konusunda bilinç düzeylerinin artırılması amacıyla belirlenen pilot illerde örnek altyapı kurulumu ve ekipman teminine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir. |
| Tedbir 504.5. Tarımsal sulamada alternatif su kaynakları kullanımının artırılması için yağmur sularının hasadı, arıtılmış atık suların sulama suyu kalitesine getirilmesi ve deniz suyunun tuzdan arındırılarak sulamada kullanımına yönelik Ar-Ge faaliyetleri yürütülecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Ulusal Su Kurulu ve alt kurul çalışmaları çerçevesinde alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi ve deniz suyunun aritülarak kullanımına yönelik mevzuat hazırlıkları yürütülecektir. 2. Tarımsal sulamada alternatif su kaynaklarının kullanılmasına yönelik Ar-Ge faaliyetleri yürütülecektir. |
| Sulama yönetiminde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı yaygınlaştırılacaktır. (Kalkınma Planı p.505) | ||
| Tedbir 505.1. Uzaktan algılama teknolojisi ile coğrafi bilgi sistemi tabanlı tekniklerin sulama programlarının oluşturulmasında kullanımına yönelik Ar-Ge faaliyetleri yürütülecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Dijital Sulama Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi Projesi (DİSU) tamamlanacaktır. |
| Tedbir 505.2. Sulama suyunun verimli kullanılması amacıyla işletmedeki mevcut sulama tesislerinde otomasyon ve karar destek sistemleri faaliyete geçirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Su kullanıcı teşkilatlarının faaliyetlerinde etkinliğin ve verimliliğin artırılması amacıyla sulama yönetiminde karar destek sistemlerinin kullanımı ve uygulamayı destekleyici mevzuat çalışmaları sürdürülecektir. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| Arazi Toplulaştırma Faaliyet Alanı (Kümülatif) (3) | Milyon Hektar | 9,6 | 9,9 | 10,3 |
| Tescil İşlemleri Tamamlanan Arazi Toplulaştırma Alanı (Kümülatif) (4) (5) | Milyon Hektar | 7,8 | 8,2 | 8,8 |
| Merkezi Yönetim Bütçesinden Yapılan Toplam Tarımsal Desteklerin Tarımsal Katma Değere Oranı (6) | Yüzde | 18,6 | 22,0 | 29,1 |
| Yağlı Tohum Üretimi | Milyon Ton | 3,63 | 3,66 | 4,80 |
| Hububat Ekiliş Alanı | Milyon Hektar | 11,6 | 11,5 | 11,6 |
| Sığır Varlığı İçinde Kültür Irkı Oranı | Yüzde | 48,8 | 49,0 | 49,5 |
| Mera Islah ve Amenajman Alanı (Bin Hektar, Kümülatif) | Bin Hektar | 2 460 | 2 600 | 2 800 |
| Büyükbaş Hayvan Sayısı | Milyon Baş | 17,7 | 17,9 | 18,2 |
| Küçükbaş Hayvan Sayısı | Milyon Baş | 57,9 | 60,0 | 61,5 |
| Orman Alanlarının ülke Yüzölçümüne Oranı | Yüzde | 30,00 | 30,25 | 30,30 |
| Endüstriyel Ağaçlandırma (Yıllık) | Bin Hektar | 6,2 | 6,0 | 7,0 |
| Ekoturizm Alan Sayısı (Kümülatif) | Adet | 140 | 160 | 180 |
| Sulamaya Açılan Brüt Tarımsal Alan (Kümülatif) | Milyon Hektar | 7,28 | 7,34 | 7,40 |
| Sulama Oranı (5) | Yüzde | 68 | 71 | 72 |
| Yenilemesi Yapılan Brüt Sulama Alanı (Kümülatif) | Bin Hektar | 92,1 | 101,1 | 117,1 |
(1) Gerçekleşme Tahmini, (2) Program, (3) Tarım ve Orman Bakanlığı faaliyetleri esas alınmıştır. (4) Dİ tarafından inşa edilen alanları kapsamaktadır. (5) Bu gösterge aynı zamanda Merkezi Yönetim Bütçesinde yer alan Toprak ve Su Kaynaklarının Kullanımı ve Yönetimi Programının performans göstergelerinden biridir. (6) Merkezi yönetim bütçesinde yer alan tarımsal yatırım ödenekleri ve KİT'lere yapılan transferler dâhil edilmiştir.
Ekonomik büyüme, nüfus artışı, iklim değişikliği ve dijitalleşmeye bağlı olarak artan enerji talebinin yanı sıra, son dönemde enerji kaynakları ile kritik enerji güzergâhları üzerinde yoğunlaşan jeopolitik gerilimler ve küresel rekabet, enerji arz güvenliğini ülkelerin ekonomik ve stratejik güvenliğinin temel unsurlarından biri hâline getirmiştir. Özellikle son yıllarda yakın coğrafyamızda yaşanan gerilimlerin enerji üretimi ve taşıma altyapıları ile uluslararası petrol ve doğal gaz ticaretini etkilemesi, küresel enerji piyasalarının jeopolitik gelişmelere karşı kırılganlığını bir kez daha ortaya koymuştur. Bu gelişmeler, enerji kaynaklarının, tedarikçilerinin ve güzergâhlarının çeşitlendirilmesi, yerli kaynakların daha etkin kullanılması ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik politikaların önemini arttırmıştır. Bu çerçevede, enerji arz güvenliğinin sürdürülebilir biçimde sağlanması ile yeşil dönüşüm hedeflerinin birlikte ele alınması, yenilenebilir ve nükleer enerji üretim kapasitesinin artırılması, enerji verimliliğinin geliştirilmesi, enerji depolama ve şebeke altyapılarının güçlendirilmesi öncelikli politika alanları hâline gelmiştir. Türkiye'nin enerji sektörü politikaları da küresel eğilimler ve ülkemizin öncelikleri doğrultusunda belirlenmekte olup bu politikalarda enerji arz güvenliğinin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve net sıfır emisyon hedefi önceliklendirilmektedir.
Enerji arz güvenliğinin artırılması ve net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması kapsamında teknolojik gelişmelerin de etkisiyle son yıllarda temiz enerji yatırımlarının, enerji sektöründe yapılan toplam yatırımların yaklaşık üçte ikisine karşılık geldiği görülmektedir. Temiz enerji yatırımlarının büyük çoğunluğunu yenilenebilir enerji, düşük emisyonlu yakıt üretimi, nükleer enerji, enerji verimliliği ile şebeke ve depolama yatırımları oluşturmakta olup söz konusu yatırımların 2026 yılında 2,2 trilyon dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir.
2019 yılından bu yana yapay zekâ ve veri merkezleri, elektrikli araçlar, iklimlendirme ve sanayi elektrifikasyonun da etkisiyle küresel elektrik talebi toplam enerji talebinin artış hızından iki kat fazla artış göstermiş olup elektrik çağına doğru hızlı bir ilerleme kaydedilmektedir. Bu kapsamda 2026 yılında küresel enerji yatırımlarının yaklaşık yüzde 60'ının elektrik sektöründe gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu sektöre yönelik yatırımların şebeke ve depolama sistemlerine yöneldiği görülmekte olup 2026 yılında şebekeye yönelik küresel yatırımların bir önceki seneye göre yaklaşık yüzde 20 seviyesinde artacağı tahmin edilmektedir.
2023 yılında yaklaşık 15,2 milyar ton eşdeğer petrol (TEP) olan küresel birincil enerji talebi 2024 yılında yüzde 2,3 artarak yaklaşık 15,5 milyar TEP'e ulaşmıştır. Bu talebin yüzde 30'u petrolden, yüzde 27,6'sı kömürden, yüzde 22,9'u doğal gazdan, yüzde 4,7'si nükleerden, yüzde 14,8'i ise yenilenebilir ve diğer kaynaklardan karşılanmıştır. Türkiye'nin 2024 yılında birincil enerji talebi 165,2 milyon TEP olarak gerçekleşmiş olup birincil enerji kaynaklarında petrolün payı yüzde 29,2, doğal gazın payı yüzde 26,6, kömürün payı yüzde 25,6, yenilenebilir ve diğer kaynakların payı yüzde 18,6 olmuştur. Birincil enerji kaynaklarında ithalat yüzde 67 seviyesindedir. Ekonomiye kazandırılmasına devam edilen linyit, petrol, doğal gaz rezervleri ile yenilenebilir enerji kapasitesi, elektrifikasyon ve düşük emisyonlu yakıt kullanımının artırılmasıyla birlikte ülkemizin enerjide dışa bağımlılığının kademeli olarak azaltılması hedeflenmektedir.
2000-2025 yılları arasında yıllık ortalama elektrik enerjisi talep artışı dünyada yüzde 3 iken ülkemizde bu oran büyüyen ekonomisine paralel olarak yüzde 4,3 olarak gerçekleşmiştir. Hızla artan enerji ihtiyacı göz önüne alındığında arz güvenliği tehlikeye atılmadan yerli enerji kaynaklarının kullanımının ve enerji verimliliğinin artırılması ile nükleer dâhil yeni teknolojilerin üretim portföyüne dâhil edilmesi öncelik arz etmektedir.
Dünyada toplam elektrik üretiminde doğal gazın payı 2001 yılında yüzde 18 iken 2024 yılında yüzde 22 seviyesine çıkmıştır. Ülkemizde büyük ölçüde hidrolik kaynaklı elektrik üretimindeki dalgalanmalara bağlı olarak değişen doğal gazın elektrik üretimindeki payı 2000'li yıllarda ortalama yüzde 45 düzeyinde seyrederken bu oran 2024 yılında yüzde 19, 2025 yılında ise yüzde 22,3 olarak gerçekleşmiştir. Diğer yandan 2024 yılında 53,2 milyar m³ olan doğal gaz tüketimi, 2025 yılında yüzde 11 artarak 59 milyar m³ olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında tüketilen doğal gazın yüzde 27,6'sı elektrik üretiminde, yüzde 23,4'ü sanayide ve yüzde 49'u bina ve diğer alanlarda ağırlıklı olarak ısınma amaçlı kullanılmıştır.
Sakarya Doğal Gaz Sahasına yönelik yatırımlarla üretimin artarak devam etmesi ve denizlerimizde bulunması muhtemel yeni rezervlerin ekonomiye kazandırılmasıyla birlikte enerjide dışa bağımlılığın, cari işlemler ile dış ticaret açıklarının ve enerji maliyetlerinin azalması beklenmektedir.
Arz güvenliğinin geliştirilmesi ve mevsimsel talep dalgalanmaları doğal gaz depolama kapasitesinin artırılmasını ve kaynak çeşitliliğini zorunlu kılmıştır. AB ülkelerinin doğal gaz depolama kapasitelerinin yıllık tüketimi karşılama oranı yaklaşık ortalama yüzde 25-30
düzeyindeyken, ülkemizde bu oran yaklaşık yüzde 11 seviyesindedir. Hâlihazırda işletmede olan 4,6 milyar m³ depolama ve 75 milyon m³/gün geri üretim kapasiteli Kuzey Marmara Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisi ile 2,2 milyar m³ depolama ve 80 milyon m³/gün geri üretim kapasiteli Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisiyle ülkemizin yer altı doğal gaz depolama kapasitesi 6,8 milyar m³'e ulaşmıştır. Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Projesi kapsamında genişletme çalışmalarına devam edilmektedir. Ayrıca kaynak çeşitliliğinin artırılması amacıyla son yıllarda çeşitli ülkelerle farklı süre ve miktara sahip sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) anlaşmaları yapılmıştır.
TABLO II: 12- Elektrik Kurulu Gücü, Üretimi, Tüketimi ve Dış Ticareti
| Birim | 2010 | 2015 | 2020 | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| KURULU GÜÇ | MW | 49 524 | 73 147 | 95 891 | 123 303 | 131 112 | 140 047 |
| TERMİK | MW | 32 182 | 41 541 | 46 309 | 46 168 | 48 253 | 49 488 |
| Yerli Kömür | MW | 9 161 | 10 085 | 11 336 | 11 550 | 11 565 | 11 600 |
| İthal Kömür | MW | 3 281 | 6 064 | 8 987 | 10 456 | 10 456 | 10 456 |
| Doğal Gaz | MW | 18 213 | 24 945 | 25 675 | 23 931 | 24 800 | 24 800 |
| Nükleer | MW | 0 | 0 | 0 | 0 | 1 200 | 2 400 |
| Diğer (3) | MW | 1 526 | 446 | 312 | 231 | 232 | 232 |
| YENİLENEBİLİR | MW | 17 342 | 31 606 | 49 582 | 77 135 | 82 859 | 90 559 |
| Hidrolik | MW | 15 831 | 25 868 | 30 984 | 32 299 | 32 394 | 32 544 |
| Rüzgâr | MW | 1 320 | 4 503 | 8 832 | 14 792 | 16 010 | 18 010 |
| Güneş | MW | 0 | 249 | 6 667 | 25 927 | 30 205 | 35 705 |
| Diğer (4) | MW | 191 | 986 | 3 098 | 4 117 | 4 250 | 4 300 |
| ÜRETİM | GWh | 211 208 | 261 783 | 306 703 | 366 920 | 380 400 | 395 495 |
| TERMİK | GWh | 155 370 | 177 608 | 177 066 | 204 329 | 180 173 | 189 756 |
| Yerli Kömür | GWh | 40 515 | 36 180 | 43 306 | 45 373 | 50 622 | 50 731 |
| İthal Kömür | GWh | 14 532 | 39 986 | 62 506 | 76 633 | 72 360 | 72 361 |
| Doğal Gaz | GWh | 98 144 | 99 219 | 70 931 | 81 910 | 56 642 | 63 002 |
| Nükleer | GWh | 0 | 0 | 0 | 0 | 42 | 3 154 |
| Diğer (3) | GWh | 2 180 | 2 224 | 323 | 413 | 508 | 508 |
| YENİLENEBİLİR | GWh | 55 838 | 84 175 | 129 637 | 162 591 | 200 227 | 205 739 |
| Hidrolik | GWh | 51 795 | 67 146 | 78 094 | 57 441 | 85 000 | 76 796 |
| Rüzgâr | GWh | 2 916 | 11 652 | 24 828 | 39 765 | 46 517 | 50 663 |
| Güneş | GWh | 0 | 194 | 10 950 | 43 520 | 47 244 | 56 294 |
| Diğer (4) | GWh | 1 126 | 5 183 | 15 764 | 21 865 | 21 466 | 21 987 |
| İTHALAT | GWh | 1 144 | 7 136 | 1 890 | 2 013 | 4 270 | 4 440 |
| İHRACAT | GWh | 1 918 | 3 194 | 2 484 | 4 103 | 4 270 | 4 440 |
| TÜKETİM | GWh | 210 434 | 265 724 | 306 109 | 364 830 | 380 400 | 395 495 |
Kaynak: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
(3) Fuel-Oil, Motorin, LPG, Nafta vb.
(4) Biyokütle, Jeotermal, Atık Isı
Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeli kapsamında bugüne kadar 3.820 MW'ı güneş enerjisine dayalı ve 4.000 MW'ı rüzgâr enerjisine dayalı olmak üzere toplam 7.820 MW kuruluş güce sahip tesis için kapasite tahsisi yapılmıştır. Ayrıca 11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de toplam 900 MW kuruluş güce sahip güneş enerjisine dayalı ve toplam 1.500 MW kuruluş güce sahip rüzgâr enerjisine dayalı yarışmaların yapılacağı ilan edilmiştir. Diğer yandan 1.000 MW kapasiteli deniz üstü rüzgâr enerji santrali kurulumuna ilişkin YEKA DÜRES-2026 yarışması için şartname hazırlıklarına devam edilmekte olup 2027 yılının ilk çeyreğinde yarışmanın yapılması planlanmaktadır.
Ana kaynağı rüzgâr veya güneş enerjisi olan depolamalı elektrik üretim tesisleri kapsamında yaklaşık 33 GW kapasitenin tahsisi gerçekleştirilmiş olup bu projelerden 3,5
GW'ı lisanslandırılarak yatırım aşamasına geçmiştir. Lisanslandırılan tesislerden yaklaşık 400 MWh batarya kapasitesine sahip olan kısmı devreye alınmıştır.
Elektrik iletim şebekesinin geliştirilmesi, şebeke kısıtlarının bertaraf edilmesi ve yenilenebilir enerji santrallerinin şebekeye entegrasyonunun artırılması amacıyla elektrik iletim sistemi planlama ve yatırım çalışmalarına devam edilmiştir. Bu kapsamda transformatör merkezi ve iletim hatlarındaki kapasite artışları neticesinde 2026 yılı Ağustos ayı sonu itibarıyla transformatör merkezi adedi 826'ya ve toplam kurulu gücü 241.762 MVA'ya, toplam enerji iletim hattı uzunluğu ise 77.525 km'ye ulaşmıştır.
2053 yılı net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji verimliliği çalışmalarına devam edilmektedir. 2024-2030 dönemini kapsayan Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve II. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında 2025 yılında kamu ve özel sektör tarafından toplam 4,3 milyar dolar yatırım yapılmış olup bunun karşılığında yaklaşık 1,5 milyon TEP enerji tasarrufu ve 4,7 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımı sağlandığı hesaplanmıştır. Elde edilen enerji tasarrufunun yüzde 40,5'inin bina ve hizmetler, yüzde 25,4'ünün sanayi, yüzde 13,8'inin enerji, yüzde 17,8'inin ulaştırma ve yüzde 2,1'inin tarım sektöründen sağlandığı ve geriye kalan yüzde 0,4'lük kısmının ise tüm sektörleri yatay kesen faaliyetlerden kaynaklandığı görülmüştür.
Verimlilik artırıcı projelere (VAP) yönelik destekleme programı kapsamında 2009 yılından bu yana 742 projeye 295 milyon TL tutarında destek sağlanmıştır. Verilen destekler sonucunda yıllık 1,6 milyar TL mali karşılığı olan 166.169 TEP enerji tasarrufu sağlanmıştır. Projelerin ekonomik ömrü boyunca sağlanacak kümülatif enerji tasarrufunun 1,38 milyon TEP olarak gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Haziran 2026 sonu itibarıyla 7 projeye 37 milyon TL tutarında destek verilmiştir.
Kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması amacıyla 2030 yılına kadar yüzde 30 enerji tasarruf hedefi doğrultusunda çalışmalara devam edilmektedir. Ayrıca kamu kurumlarının yapacakları enerji verimliliği iyileştirmeleri için uzun vadeli sözleşme yapabilmelerine imkân sağlayan enerji performans sözleşmelerinin kamu sektöründe uygulanabilmesi için gerekli mevzuat altyapısı oluşturulmuştur.
Türkiye'nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santralinin tamamlanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Tamamlandığında Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu karşılayacak olan ve 4.800 MW toplam kurulu gücü sahip santralin ilk ünitesinin 2026 yılının sonunda devreye alınması planlanmaktadır. Diğer yandan Sinop ve Trakya'da her biri yaklaşık 5.000 MW kurulu güce sahip iki büyük ölçekli nükleer santral kurulumu için teknoloji sahibi ülkeler ile görüşmeler sürdürülmektedir.
2053 yılı net sıfır emisyon hedefi kapsamında hidrojen değer zincirinin geliştirilmesi amacıyla temiz hidrojen üretimi için yerli elektrolizör geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir.
Ülkemizde elektrikli araçların gelişimine paralel olarak şarj istasyonu sayısı da artış göstermektedir. Temmuz 2026 itibarıyla toplam 16.299 şarj istasyonu bulunmakta olup bu istasyonlarda 25.815'i alternatif akımlı (AC), 20.026'sı doğru akımlı (DC) ve 30'u mobil olmak üzere toplam 45.871 şarj noktasına ulaşılmıştır. Ayrıca hâlihazırda ülkemizde kurulu olan şarj istasyonlarının 7.471'i yeşil şarj istasyonu niteliğine sahiptir.
Enerjinin sürekli, kaliteli, sürdürülebilir, güvenli ve karşılanabilir maliyetlerle arzını, enerji temininde kaynak çeşitlendirmesini ve 2053 yılı net sıfır emisyon hedefini esas alarak yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirerek enerjide kendine yeterliliğini en üst seviyeye yükselten, nükleer teknolojiyi elektrik üretiminde kullanan, enerji verimliliğini artıran, enerji teknolojilerinde yerlileşmeyi önceleyen, yeni teknolojileri entegre eden, uluslararası enerji ticaretinde stratejik konumumuzu güçlendiren rekabetçi bir yapıya ulaşılması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Enerji sektöründe rekabete dayalı yatırım ortamı geliştirilecek ve mali açıdan güçlü, istikrarlı, şeffaf, öngörülebilir, tüketicinin korunduğu ve sürdürülebilirliği de dikkate alan bir enerji piyasasının sürekliliği gözetilecektir. (Kalkınma Planı p.507) | ||
| Tedbir 507.1. Elektrik ve doğal gaz piyasalarında maliyet bazlı fiyatlandırma uygulamaları benimsenecek, belirli gelir seviyesinin altındaki tüketicisi gruplarının desteklenmesi uygulamasına geçilecektir. | Hazine ve Maliye Bakanlığı (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, EPDK, TCMB | 1. Enerji tüketimi belirli bir seviyenin üzerinde olan kullanıcı grupları için elektrik ve doğal gazın maliyet bazlı fiyatlandırılmasına yönelik çalışmalar tamamlanacaktır. |
| Enerjinin her alanda verimli kullanımına yönelik çalışmalar sürdürülecektir. (Kalkınma Planı p.508) | ||
| Tedbir 508.1. Kamu binalarının daha verimli hale getirilmesine yönelik uygulamalara devam edilecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Kamu binalarında 2030 yılı için tanımlanan yüzde 30 tasarruf hedefi kapsamında 2.700 binada izleme faaliyeti yürütülecektir. |
| Tedbir 508.4. Isı piyasası mevzuatına ilişkin çalışmalar tamamlanacak, teknik ve ekonomik olarak uygun yerlerde bölgesel ısıtma/soğutma sistemlerinin ve ısı pompalarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve jeotermal kaynaklı ısıtmanın artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Ulusal Isıtma ve Soğutma Strateji Belgesi hazırlanacaktır. |
| Tedbir 508.6. Toplumdaki enerji verimliliği farkındalığının geliştirilmesi amacıyla bilinçlendirme, tanıtım ve eğitim gibi faaliyetler yürütülecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S), Millî Eğitim Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, YÖK | 1. 26 ilde yaklaşık 3.000 hane ve 1.000 işletmeyi kapsayan Enerji Verimliliği Bilinç Endeksi saha araştırması gerçekleştirilecek, elde edilen veriler doğrultusunda iletişim ve davranış değişikliği strateji belgesi hazırlanacaktır. |
| Tedbir 508.7. Enerji verimliliği alanındaki kurumsal yapı ve insan kaynağı güçlendirilecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Kamu kurum ve kuruluşlarında kurumsal kapasitenin artırılması amacıyla en az 500 kişiye enerji verimliliği eğitimi verilecektir. |
| Enerji arz güvenliğinin sağlanması kapsamında çevresel etkiler azami ölçüde göz önünde bulundurularak yerli kömürün kullanımına devam edilecektir. (Kalkınma Planı p.509) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 509.2. Kömürün hidrojen, metanol ve amonyak üretimi gibi daha çevreci şekilde kullanılabilmesine yönelik Ar-Ge faaliyetleri ve rezervlerimizin temiz kömür teknolojileriyle değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Kömür ve türevlerinden leonardit ham maddeli tarımsal gübre üretimi için organomineral gübre üretim tesisinin kurulumu tamamlanacaktır. 2. Kömürden hidrojen üretilmesine yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütülecektir. |
| Nükleer enerji, elektrik üretim portföyüne dâhil edilecek, nükleer teknolojilerin kurulumu ve yerlileştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecektir. (Kalkınma Planı p.510) | ||
| Tedbir 510.1. Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) bütün üniteleri ile elektrik üretimine başlayacaktır. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S), NDK | 1. Akkuyu NGS'nin birinci ünitesi işletmeye alınacaktır. 2. Akkuyu NGS'nin ikinci ünitesinin inşaat çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Tedbir 510.2. Nükleer santral kuruluş gücünün artırılmasına yönelik çalışmalara devam edilecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S), NDK | 1. Sinop ve Trakya NGS Projelerine yönelik teknoloji sağlayıcı ülke veya şirketlerle yapılacak anlaşmaya esas taslak temel prensipler belirlenecektir. |
| Tedbir 510.3. Küçük modüler reaktörler, füzyon teknolojileri ve ileri nesil reaktörler gibi yeni teknolojilere yönelik çalışmalar yapılacaktır. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Yeni nesil nükleer reaktör, küçük modüler reaktör, mikro reaktör ve araştırma reaktörü tasarım teknolojilerine yönelik yürütülen iki proje tamamlanacaktır. 2. Nükleer füzyon teknolojilerine yönelik yürütülen proje yüzde 80 oranında tamamlanacaktır. |
| 2053 yılı net sıfır emisyon hedefi kapsamında artan elektrifikasyonun daha temiz kaynaklarla karşılanması amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimi artırılacak ve şebekeye entegrasyonu sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.511) | ||
| Tedbir 511.1. Yerli aksam yükümlülüğü olan yeni Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleri yapılacak, deniz üstü YEKA projeleri geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Güneş ve rüzgar enerjisine dayalı toplam 2.000 MW bağlantı kapasitesinin tahsisine ilişkin YEKA yarışması yapılacaktır. 2. Deniz üstü rüzgar enerjisine dayalı 1.000 MW bağlantı kapasitesinin tahsisine ilişkin YEKA DÜRES yarışması yapılacaktır. |
| Tedbir 511.3. Elektrik şebekelerinin, potansiyel yenilenebilir kaynak alanları ile yenilenebilir enerji ve elektrikli araçların gelişim hızı da dikkate alınarak geliştirilmesine yönelik planlama ve yatırım çalışmaları yürütülecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Toplam 1.585 MVA kuruluş güce sahip 12 adet 154 kV ve üzeri transformatör merkezinin yapımı tamamlanacaktır. 2. 1.300 km uzunluğunda enerji iletim hattının yapımı tamamlanacaktır. 3. Yüksek Gerilimli Doğru Akım (High Voltage Direct Current-HVDC) hatlara yönelik hazırlık çalışmaları yürütülecektir. |
| Kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan üretimin şebeke üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerin azaltılması amacıyla elektrik şebekelerinin esnekliği artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.512) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 512.1. Pompaj depolamalı HES'ler de dâhil olmak üzere enerji depolama sistemleri tesis edilecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S), Tarım ve Orman Bakanlığı, DSİ, EPDK, EÜAŞ, TEİAŞ | 1. Pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerinin mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik çalışma yapılacaktır. 2. Pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerinin kurulumuna yönelik etüt çalışması yürütülecektir. |
| Tedbir 512.2. Uluslararası elektrik enterkoneksiyon kapasitesi artırılacaktır. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Tortum-Ahıska enterkoneksiyon hattının tesisine yönelik çalışmalar yüzde 60 oranında tamamlanacaktır. 2. Vize Havza-Maritsa East 2 enterkoneksiyon hattının tesisi anlaşmasının imzalanmasına yönelik çalışmalar tamamlanacaktır. |
| Tedbir 512.3. Akıllı şebeke altyapısının güçlendirilmesini teminen akıllı sayaçlar yaygınlaştırılacak, SCADA sistemleri geliştirilecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Milli SCADA Sistemi Projesinde yüzde 60 oranında ilerleme sağlanacaktır. |
| Doğal gaz arz güvenliği güçlendirilecek, yerli doğal gazın ekonomiye kazandırılmasına yönelik çalışmalara devam edilecektir. (Kalkınma Planı p.513) | ||
| Tedbir 513.1. Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahasında keşfedilen doğal gaz rezervinin ekonomiye kazandırılması amacıyla sahanın geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik faaliyetler sürdürülecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Sakarya Doğal Gaz Sahasında 8 kuyuda sondaj, 12 kuyuda alt tamamlama, 17 kuyuda üst tamamlama faaliyetleri tamamlanacaktır. |
| Tedbir 513.2. Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama projesinde depolama kapasitesi 8,8 milyar m³'e, geri üretim kapasitesi ise 80 milyon m³/gün'e çıkarılacaktır. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S) | 1. Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Projesinde 1 milyar m³'lük depolama kapasitesi devreye alınacaktır. |
| Ülkemizin, enerjide üretici ve tüketici bölgeler arasında bulunan jeostratejik konumu etkin bir biçimde kullanılarak enerji ticaret merkezi olması için faaliyetler sürdürülecektir. (Kalkınma Planı p.514) | ||
| Tedbir 514.1. Ülkemizin enerji üretici ve tüketici ülkelerin buluştuğu bir ticaret merkezi olması amacıyla yakın coğrafyamızdaki enerji kaynaklarının pazara ulaştırılmasını sağlayacak şekilde piyasanın ve teknik altyapının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecektir. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı | 1. Başta yakın coğrafyamızdaki ülkelerle olmak üzere ülkemizin doğal gaz ticaret hacmi artırılacaktır. |
| Başta yeşil hidrojen olmak üzere hidrojen teknolojilerinin ve altyapısının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak ve ihtiyaç duyulan alanlarda uluslararası işbirlikleri desteklenecektir. (Kalkınma Planı p.516) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 516.1. Hidrojenin teknik ve ekonomik açıdan kullanılabilirliğine ilişkin sektörel analizler yapılacaktır. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, EPDK, BOTAŞ, Üniversiteler | 1. Hidrojenin sanayi, ulaştırma ve enerji sektörleri başta olmak üzere teknik ve ekonomik açıdan kullanılabilirliğine ilişkin analizler yapılabilmesi amacıyla veri toplanacaktır. |
| Tedbir 516.2. Yeşil hidrojen üretiminin sağlanabilmesi için yerli elektrolizör geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacaktır. | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (S), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı | 1. Yeşil hidrojen üretimine yönelik 250 kW PEM Elektrolizör Geliştirilmesi projesinde tek hücre elektrolizör testleri yürütülecektir. |
| Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Üniversiteler | 2. Yüksek güç kapasiteli (megawatt ölçeğinde) yüksek aktif alanlı yerli elektrolizör modülünün test süreçleri tamamlanacaktır. | |
| Enerji sektöründe ihtiyaç duyulan nitelikli personel sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecektir. (Kalkınma Planı p.518) | ||
| Tedbir 518.2. Enerji alanındaki eğitim ve öğretim ile stajların niteliği artırılacaktır. | YÖK (S), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı | 1. Enerji alanındaki eğitim öğretim ile stajların niteliğinin artırılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar yürütülecek ve yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla işbirlikleri geliştirilecektir. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| Birincil Enerji Talebi | BTEP | 170 834 (1) | 175 071 | 179 307 |
| Kişi Başı Birincil Enerji Tüketimi | TEP/Kişi | 1,98 (1) | 2,02 | 2,05 |
| Elektrik Enerjisi Talebi | TWh | 364,8 | 380,4 | 395,5 |
| Kişi Başı Elektrik Enerjisi Tüketimi | kWh/Kişi | 4 237 | 4 390 | 4 543 |
| Elektrik Kurulu Gücü | MW | 123 303 | 131 112 | 140 047 |
| Rüzgâr Kurulu Gücü | MW | 14 792 | 16 010 | 18 010 |
| Güneş Kurulu Gücü | MW | 25 927 | 30 205 | 35 705 |
| Yerli Kaynaklardan Üretilen Elektrik Enerjisi Miktarı | TWh | 208,0 | 251,0 | 256,5 |
| Yenilenebilir Kaynakların Elektrik Üretimindeki Payı | Yüzde | 44,3 | 52,6 | 52,0 |
| Doğal Gazın Elektrik Üretimindeki Payı | Yüzde | 22,3 | 15,0 | 15,9 |
| Yer Altı Doğal Gaz Depolama Kapasitesi | Milyar m³ | 6,3 | 6,8 | 7,8 |
| Enerji Verimliliğinden Sağlanan Tasarruf Miktarı | BTEP | 3 040 | 3 940 | 4 840 |
| Batarya Depolama Kapasitesi | MW | 70 | 850 | 2 350 |
Kaynak: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Not: TEP: Ton Eşdeğer Petrol, BTEP: Bin TEP, kWh: Kilowatt-saat, TWh: Milyar Kilowatt-saat, MW: Megawatt.
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre, savunma ve havacılık sektörü cirosu son 23 yılda 25 kat artarak 25 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş, sektör ihracatı ise 40 kat artış göstererek 10,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bununla birlikte savunma sanayiinde yerlileştirme çalışmaları aralıksız devam etmiş olup 2002 yılında yüzde 20 düzeyinde olan savunma sanayii yerlilik oranı 2025 yılı itibarıyla yüzde 82,3 düzeyine ulaşmıştır. Ar-Ge çalışmalarına ayrılan kaynak ise son dönemde 3 milyar doların üzerine çıkmış, sektör Ar-Ge'nin ve inovasyonun lokomotifi olmuştur. İstihdam boyutunda bakıldığında, savunma sanayii sektöründeki toplam çalışan sayısı 100 binin üzerine çıkmıştır.
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen proje sayısı hâlihazırda 1.500'e yaklaşmıştır. 2025 yılında ihale süreci devam eden projelerle birlikte proje hacmi 100 milyar doları geçmiştir. Söz konusu projeler yürütülürken, ülkemiz savunma sanayiini Türkiye'nin küresel güç vizyonu doğrultusunda inşa etmek üzere savunma sanayii ekosisteminin dışa bağımlılığı asgari seviyeye indirecek şekilde güçlendirmek gayesiyle hareket edilmektedir. Bu hedef doğrultusunda üstün teknik özellikleri haiz ürünleri içeren, farklı harekât ihtiyaçlarına ve görev alanlarına hitap edebilecek projelerin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalara öncelik verilmekte, sektörel yetkinlikleri artırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak üzere muhtelif destek mekanizmaları uygulanmaktadır.
Savunma Sanayii, son yıllarda sergilediği küresel ihracat performansı ile Stokholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) gibi bağımsız otoritelerin raporlarında dünyanın en büyük 11'inci savunma ihracatçısı olmuştur. 185'ten fazla ülkeye ihraç edilen yerli kara araçları, deniz platformları, mühimmatlar ve insansız sistemler, Türkiye'yi sadece bir alıcı olmaktan çıkarıp küresel savunma pazarının kurallarını ve dengelerini şekillendiren ana aktörlerden biri haline getirmiştir.
Dünya savunma sanayii ekosisteminin en prestijli referans listelerinden biri kabul edilen DefenseNews Top 100 endeksinde, savunma sanayimiz istikrarlı ve güçlü bir temsiliyetle yer almaktadır. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, MKE ve ASFAT gibi millî savunma kuruluşları ciro büyüklükleri, Ar-Ge yatırımları ve teknolojik yetkinlikleri ile bu küresel sıralamada yer edinerek Türkiye'yi listede en fazla şirkete sahip lider ülkelerden biri konumuna yükseltmiştir.
Savunma sanayii teknolojilerinde dönüşümü sağlama çalışmalarına hız kesmeden devam edilmekte, geleceğin teknolojilerine yönelik yatırımlar günden güne artmaktadır. Dünyanın hızla dönüşüm geçirdiği, pek çok alanda teknolojik olarak sıçrama kaydedilen bir dönemin içinden geçerken çığır açan teknolojilerde yol haritaları oluşturulmaktadır. Bu çerçevede kuantum teknolojileri, yapay zekâ, otonom sistemler, hipersonik teknolojiler gibi derin ve çığır açan teknolojilerde proje faaliyetleri yürütülmüş olup ayrıca Geleceğin Harekât Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST) Çalıştayı, Kompozit Odak Teknoloji Ağı (OTAĞ) çalışmaları, Kuantum Teknoloji Paylaşım Günü, Savunma Sanayii Yapay Zekâ Zirvesi gerçekleştirilmiştir.
Millî Teknoloji Hamlesine hız kazandırmak, aynı zamanda savunma sanayii alanında geliştirilen teknolojinin sivil sahada kendine yer bulmasını sağlamak ve geliştirilen kabiliyetlerin uygulama alanlarını genişletmek amacıyla hayata geçirilen Yetenek Envanteri Projesinde (YETEN) sistem e-Devlet üzerinden tüm paydaşların kullanımına açılmış ve halihazırda 4.000'i aşkın firma tarafından kullanılır hale getirilmiştir.
Millî Yetkinlik Hamlesi, Türkiye'nin savunma sanayii ve kritik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını, erken yaşlardan profesyonel çalışma hayatına kadar uzanan bütüncül ve sürdürülebilir bir gelişim modeliyle yetiştirmeyi amaçlayan stratejik bir insan kaynağı ve yetkinlik dönüşüm yaklaşımlıdır. Savunma sanayiinde, yeni nesil akıllı fabrikaların ve hassas üretim hatlarının devreye girmesiyle nitelikli personel istihdamı daha önemli hale gelmiştir. Millî Yetkinlik Hamlesi, bu ihtiyacı karşılamak adına lise, meslek yüksekokulu ve üniversite mezunlarını doğrudan savunma sanayii standartlarında yetkinleştirmeyi hedeflemektedir.
Millî Yetkinlik Hamlesinin önemli bir bileşeni olan Program, öğrencilere sadece teknik içerik değil okul-sanayi iş birlikleri, sektörle uyumlu atölye çalışmaları, yönderlik desteği, sektör seminerleri, teknik geziler ve kariyer odaklı markalaşma faaliyetleri ile çok yönlü bir gelişim ortamı sunmaktadır. Yükseköğretim boyutunda, üniversite öğrencilerinin savunma sanayii ekosistemini ve sektörün teknolojik çalışma alanlarını yakından tanımalarına yönelik programların yanı sıra, sektörün ihtiyaç duyduğu uzmanlaşmış insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik eğitim modelleri geliştirilmektedir. Bu kapsamda Enerjetik Malzemeler MYO Programı, uygulama odaklı teknik uzmanlık ihtiyacına cevap vermeyi hedeflerken Savunma Sanayiinde İşletme (MBA) ve Sistem Mühendisliği Programları sektör profesyonellerinin teknik, sistemsel ve yönetsel yetkinliklerinin ileri seviyeye taşınmasını desteklemektedir.
TABLO II: 13- Savunma Sanayiine İlişkin Temel Büyüklükler
| Yıl | Ciro (Milyar Dolar) | İhracat (Milyar Dolar) | İstihdam (Bin Kişi) | Yerlilik Oranı (Yüzde) |
| 2024 | 20,2 | 7,2 | 99,0 | 81,3 |
| 2025 | 25,0 | 10,1 | 99,9 | 82,3 |
Kaynak: Savunma Sanayii Başkanlığı
Ülkemizin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını, milli teknolojilerin ve yeteneklerin azami ölçüde kullanımını temin ederek karşılamak, savunma ve havacılık sanayiinin rekabetçiliğini küresel ölçüte artırmak, savunma sanayiinde edinilen becerilerin sivil sektöre yayılımını da sağlayarak ülkemiz için önemli ekonomik değer üreten bir seviyeye taşımak temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Türk savunma sanayii gerek yurt içi savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını gerekse dost ve müttefik ülkelerin bu alandaki taleplerini yurt içi imkânlarla karşılayabilecek yetkinliğe ulaştırılacaktır. (Kalkınma Planı p.520) | ||
| Tedbir 520.1. Ülkemiz savunma ve güvenlik ihtiyaçlarında dışa bağımlılığı azami ölçüde ortadan kaldırmak amacıyla başta alt bileşenler olmak üzere yerli üretim yetkinlikleri geliştirilecektir. | Savunma Sanayii Başkanlığı (S) | 1. Savunma, anayurt güvenliği, havacılık ve uzay sanayii alanlarındaki yerli sanayi kuruluşlarının yatırımları ve nitelikli personel istihdamı desteklenecektir. |
| Tedbir 520.2. Kuantum teknolojileri, yapay zekâ, otonom sistemler, hipersonik teknolojiler gibi derin ve çığır açan teknolojilerde askeri ve sivil kullanıma yönelik Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetleri desteklenecektir. | Savunma Sanayii Başkanlığı (S) | 1. Kuantum Teknoloji Yol Haritası doğrultusunda Ar-Ge Projeleri yürütülecektir. 2. Yapay Zekâ'nın yatay teknoloji olarak kullanıldığı sekiz Ar-Ge projesinin yürütme faaliyetlerine devam edilecek, iki Ar-Ge projesi başlatılacaktır. 3. Kuantum Teknolojileri Geliştirme Platformu Çerçeve Sözleşmesi kapsamında faaliyetler yürütülecektir. 4. Biyoteknoloji alanında proje ve OTAG faaliyetleri yürütülecektir. 5. Otonom sistem teknolojileri alanında üç Ar-Ge projesine devam edilecektir. |
| Tedbir 520.3. Sektörün artan nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla eğitim altyapısı güçlendirilecek, teknoloji yarışma ve programları yoluyla savunma sanayiine yönelik ilgi artırılacaktır. | Savunma Sanayii Başkanlığı (S) | 1. Yetkinlik Analiz ve Yönetim Programı ile Yetkinlik Etkileşim Programları yürütülecektir. 2. Ortaöğretim ve üniversite öğrencileri ile profesyonellere yönelik Yetkinlik Geliştirme Programları yürütülecektir. 3. Kurumsal Akademiler Birliği Platformu toplantı ve çalıştayları yapılacaktır. 4. Savunma Sanayii İstihdam Portalı (Savunma Kariyer), Dijital Tecrübe Aktarım Programının (Mentorus) ve Dijital Öğrenme Yönetim Programının (Savunma Gelişim, Kariyer Gelişim) güçlendirilmesi için çalışmalar yapılacaktır. 5. Uluslararası danışmanlık ve eğitim faaliyetleri gerçekleştirilecektir. 6. TEKNOFEST, IDEF 2027, Verimlilik ve Teknoloji Fuarı vb. fuar ve çalıştaylara katılım sağlanarak savunma sanayii hakkında bilgilendirme ve tanıtım yapılacaktır. |
| Tedbir 520.4. Savunma sanayiinde yüksek teknoloji geliştiren yenilik tabanlı girişimci firmaların sayısının artırılması ve büyük ölçekli savunma sanayii firmalarının yerli tedarik ekosistemlerini geliştirmesi ve girişimciliği desteklemesi sağlanacaktır. | Savunma Sanayii Başkanlığı (S) | 1. YETEN 2.0 Projesi ile koordineli olarak yerli ekosistemin geliştirilmesine yönelik alt yüklenici yönetimi çalışmaları sanayileşme süreçleri ile desteklenecektir. |
| Savunma sanayii ihracatı artırılacak, uluslararası işbirliği güçlendirilecek, yüksek teknolojili alanlarda yetenek kazanımı ve kullanımı çerçevesinde sivil pazarla etkileşimi desteklenerek ülkemizin sanayileşme hedefleri ve dış ticaret dengesi ile sektörün sürdürülebilirliğine katkı sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.521) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 521.1. Türk savunma sanayiini küresel ölçükte rekabetçi bir konuma ulaştırmak amacıyla çalışmalar yürütülecektir. | Savunma Sanayii Başkanlığı (S) | 1. 21 ülke ile Savunma Sanayii İş Birliği toplantısı icra edilecektir. 2. NATO Kara Silahlanma Ana Grubu (NAAG) 130. Toplantısı ülkemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir. 3. 15 uluslararası savunma ve güvenlik fuarına katılım sağlanacaktır. |
| Tedbir 521.3. Sektör paydaşları arasında işbirliğini güçlendirmeye yönelik platformlar oluşturulacaktır. | Savunma Sanayii Başkanlığı (S) | 1. Savunma sanayii il buluşmaları ile teknopark, kümelenme ve OSB buluşmaları düzenlenecektir. |
| Tedbir 521.4. Gerek savunma ve güvenlik gerekse sivil alanda siber güvenlik ihtiyaçları, azami ölçüde yerli ve yetkin çözümlerle karşılanacaktır. | Savunma Sanayii Başkanlığı (S), Siber Güvenlik Başkanlığı | 1. Savunma alanı projelerinde yerli ürünlerin kullanımı ve geliştirilmesi desteklenerek siber güvenliğin yerli unsurlar üzerinden sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülecektir. 2. Siber güvenlik firmalarının yetkinliğinin artırılması için Siber Alan Yetkinlik Geliştirme ve Entegrasyon Platformu (SAYGEP) Projesi hayata geçirilecektir. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| Savunma Sanayii Yerlilik Oranı | Yüzde | 82,3 | 83,0 | 84,0 |
| Savunma ve Havacılık İhracatı (3) | Milyar Dolar | 10,1 | 10,5 | 11,5 |
| Savunma ve Havacılık Sanayii Cirosu | Milyar Dolar | 25 | 26 | 28 |
| Savunma ve Havacılık Sanayii İstihdamı | Bin Kişi | 99,9 | 119,8 | 137,8 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program Hedefi
(3) Mal ve Hizmet Dâhil İhracat
Uluslararası turizm talebindeki artış eğilimi 2025 yılında devam etmiş, uluslararası turist varışları yüzde 4,7 oranında artarak 1,54 milyar kişiye, uluslararası turizm gelirleri ise reel olarak yüzde 3,8 oranında artarak 1,9 trilyon dolara ulaşmıştır. 2026 yılının ilk çeyreğinde uluslararası turist varışları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,0 oranında artarken ABD/İsrail-İran Savaşının etkisinin belirginleştiği ikinci çeyrekte yüzde 0,8 oranında gerilemiştir. Böylece yılın ilk yarısında uluslararası turist varışları 690 milyon seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 oranında artmıştır. Söz konusu dönemde turist varışları Afrika'da yüzde 4, Avrupa'da yüzde 3 ve Amerika kıtasında yüzde 2 oranında artarken, Orta Doğu'da yüzde 22 oranında azalmıştır.
Bu gelişmeler doğrultusunda BM Turizm (UN Tourism), 2026 yılı uluslararası turist varışlarındaki artış beklentisini 2 puan düşürerek yüzde 1-2 aralığına revize etmiştir.
Küresel turizm görünümünde jeopolitik gelişmeler ve artan seyahat maliyetlerinden kaynaklanan riskler önemini korumaktadır. Orta Doğu'daki çatışmaların hava ulaşımı bağlantıları ve yakıt maliyetleri üzerindeki etkileri ile seyahat güvenliğine ilişkin belirsizlikler, özellikle bölgesel turizm hareketlerini olumsuz etkilemektedir. Bunun yanı sıra küresel ekonomik büyümedeki yavaşlama ve seyahat maliyetlerinin yüksek seyretmesi turizm talebi üzerinde baskı oluşturmaktadır. Böylece yakın mesafeli, bölgesel ve kısa süreli seyahatlere yönelim güçlenmektedir.
Küresel turizm talebindeki güçlü seyir Türkiye turizmine de yansımış ve 2025 yılında ülkemize gelen toplam ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2,7 oranında artarak 63,9 milyona, turizm gelirleri ise yüzde 6,8 oranında artarak 65,2 milyar dolara ulaşmıştır. Böylece, toplam ziyaretçi sayısı ve turizm geliri bakımından en yüksek seviyelere ulaşılmıştır.
Türkiye, 2025 yılında uluslararası turist sayısı bakımından dünyada dördüncü sıradaki yerini korumuş olup turizm gelirlerinde ise yedinci sırada yer almıştır. Aynı dönemde ülkemizin turist sayısı bakımından küresel turizm pazarındaki payı yüzde 4,0 ve Avrupa turizm pazarındaki payı yüzde 7,7 olarak gerçekleşmiştir. Turizm gelirleri açısından söz konusu paylar ise sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 7,8'dir. 2025 yılında ülkemize gelen 52,8 milyon yabancı ziyaretçinin yüzde 45,2'si OECD ülkelerinden, yüzde 24,1'i ise Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden gelmiştir. Ülkemize en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Rusya birinci (yüzde 13,1), Almanya ikinci (yüzde 12,8), İngiltere (Birleşik Krallık) ise üçüncü (yüzde 8,1) sırada yer almıştır. Ziyaretçi başına ortalama harcama, 2024 yılında 972 dolar iken 2025 yılında yüzde 3,7 oranında artarak 1.008 dolara yükselmiştir.
TABLO II: 14- Dünyada ve Türkiye'de Turizm Hareketleri ve Turizm Gelirleri
| 2020 | 2021 | 2022 | 2023 | 2024 | 2025 | 2026 (2) | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| DÜNYA | |||||||
| Turist Sayısı (Milyon Kişi) | 413 | 468 | 991 | 1 339 | 1 474 | 1 544 | 1 567 |
| Yıllık Değişim (Yüzde) | -71,9 | 13,3 | 111,8 | 35,1 | 10,1 | 4,7 | 1,5 |
| Turizm Geliri (Milyar Dolar) | 563 | 647 | 1 147 | 1 544 | 1 746 | 1 882 | 1 910 |
| Yıllık Değişim (Yüzde) | -62,4 | 14,9 | 77,3 | 34,6 | 13,1 | 7,8 | 1,5 |
| TÜRKİYE | |||||||
| Turist Sayısı (Milyon Kişi) (1) | 15,9 | 29,9 | 50,5 | 55,2 | 60,6 | 62,0 | 61,3 |
| Yıllık Değişim (Yüzde) | -69,0 | 88,3 | 68,6 | 9,3 | 9,8 | 2,4 | -1,1 |
| Yabancı Ziyaretçi Sayısı (Milyon Kişi) (1) | 12,7 | 24,7 | 44,6 | 49,2 | 52,6 | 52,8 | 52,1 |
| Yıllık Değişim (Yüzde) | -71,7 | 94,1 | 80,3 | 10,4 | 7,0 | 0,3 | -1,3 |
| Turizm Geliri (Milyar Dolar) (3) | 15,3 | 30,5 | 50,2 | 56,4 | 61,1 | 65,2 | 65,0 |
| Yıllık Değişim (Yüzde) | -64,3 | 99,7 | 64,6 | 12,3 | 8,3 | 6,8 | -0,4 |
| Kişi Başı Ortalama Harcama (Dolar) | 958 | 1 032 | 971 | 979 | 972 | 1 008 | 1 018 |
Kaynak: Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UN Tourism), Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜİK
(1)Yabancı ziyaretçi sayısı, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşımayan, sınır kapılarından ülkemize giriş yapan ve yurt dışında ikamet eden ziyaretçileri yansıtmaktadır. Turist sayısı ise, yabancı ziyaretçi sayısı ile yurt dışında ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti pasaportlu ziyaretçi sayısı toplamından günübirlikçilerin (Türkiye'de 24 saatten az kalan) çıkarılmasıyla elde edilmektedir. (2) Gerçekleşme Tahmini (3) 2020 yılı verisi 1., 3. ve 4. çeyrekleri kapsamaktadır. Covid-19 küresel salgını nedeniyle sınır kapılarında anket yapılamadığından 2020 yılı 2. çeyreğe ilişkin veri yayınlanamamıştır.
Türkiye turizminde 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme eğilimi devam ederken ikinci çeyrekte Orta Doğu'daki çatışmaların etkisiyle gerileme kaydedilmiştir. İlk çeyrekte turizm geliri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artışla 9,9 milyar dolara ulaşmıştır. İkinci çeyrekte ise ziyaretçi sayısı yüzde 5,1, turizm geliri ise yüzde 2,6 oranında azalmıştır.
Bununla birlikte ziyaretçi başına ortalama harcama yüzde 2,5 artışla 1.005 dolara, gecelik ortalama harcama ise yüzde 2,8 artışla 113 dolara yükselmiş, kişi başına harcamadaki bu artış turizm gelirindeki düşüşü sınırlamıştır. 2026 yılının tamamında turizm gelirlerinin bir önceki yıla göre yüzde 0,4 gerileyerek 65 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği öngörülmektedir.
Turizm Uydu Hesabı verileri, turizm faaliyetlerinin Türkiye ekonomisine sağladığı doğrudan katma değer ve istihdam katkısını ortaya koymaktadır. TÜİK verilerine göre, 2024 yılında ülkemizdeki turizm amaçlı toplam tüketim 3,8 trilyon TL olarak gerçekleşmiş ve toplam yurt içi arz içindeki payı yüzde 3,8 olmuştur. Aynı yıl doğrudan turizm amaçlı gayrisafi katma değer 2,2 trilyon TL düzeyine ulaşmış ve toplam gayrisafi katma değerin yüzde 5,1'ini oluşturmuştur. 2024 yılında turizm sektörlerinde doğrudan turizm amaçlı istihdam edilen kişi sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 9,8 artarak 1,2 milyon kişiye yükselmiş ve toplam istihdam içindeki payı yüzde 3,7'ye ulaşmıştır. Bu göstergeler, turizmin döviz gelirinin yanı sıra Türkiye ekonomisinde önemli bir katma değer ve istihdam alanı oluşturduğuna işaret etmektedir.
Sürdürülebilir turizmin geliştirilmesi amacıyla Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (Global Sustainable Tourism Council-GSTC) ile 2022 yılında başlatılan işbirliği anlaşması çerçevesinde çalışmalar sürdürülmektedir. Bu alandaki ilk ulusal program olma özelliği taşıyan Çevresel ve Kültürel Sürdürülebilirlik Programı ile uluslararası standartlara uyum sağlanması ve Türkiye'nin sürdürülebilirlik konusunda yaptığı çalışmaların dijital ortamda görünürlüğünün artırılması amaçlanmaktadır. Programın konaklama tesisleri, tur operatörleri ve varış noktalarını kapsayacak şekilde üç aşamalı bir geçiş süreciyle hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Bu kapsamda, öncelikli olarak konaklama tesisleri için hazırlanan sürdürülebilir turizm kriterleri GSTC standartları doğrultusunda uygulanmaktadır. 25 Temmuz 2024 tarihli ve 2024/5 sayılı Genelge ile konaklama tesislerine 31 Aralık 2025 tarihine kadar en az 2. Aşama Belgesi alma zorunluluğu getirilmiş olup 2030 yılı itibarıyla konaklama tesislerinin tüm standartları karşılaması hedeflenmektedir. Ağustos 2026 itibarıyla 45 tesis 1. Aşama Belgesi, 17.189 tesis 2. Aşama Belgesi, 2.574 tesis ise 3. Aşama Sertifikası almış olup belgeli ve sertifikalı konaklama tesisi sayısı 19.808'e ulaşmıştır.
Ağustos 2026 itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belgelendirilen 8.768 işletme belgeli tesiste 1.255.744 yatak, 12.385 basit konaklama belgeli tesiste 561.163 yatak bulunmakta olup yatırım aşamasındaki 122.218 yatakla birlikte Bakanlık belgeli konaklama kapasitesi toplam 1.939.125 yatağa ulaşmıştır. Deniz turizmi alanında Temmuz 2026 itibarıyla 4'ü kruvaziyer gemi limanı olmak üzere turizm işletme ve yatırım belgeli toplam 53 deniz turizmi tesisi hizmet vermekte olup 13.883'ü denizde, 4.742'si karada olmak üzere toplam 18.625 yat bağlama kapasitesi bulunmaktadır. Temmuz 2026 itibarıyla sektörde faaliyet gösteren seyahat acentesi sayısı 17.121'dir.
Konutların gerçek ve tüzel kişilere turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 1 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu amaçla Temmuz 2026 itibarıyla 149.280 konut için başvuru yapılmış olup başvuruların 49.425'i için turizm amaçlı kiralanan konut izin belgesi düzenlenmiştir.
Ülkemizde turizm potansiyelinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla çeşitli alanlar Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (KTKGB) veya Turizm Merkezi (TM) olarak ilan edilmektedir. Bu kapsamda 2025 ve 2026 yıllarında Hakkari Cilo Dağları, Hakkari Mergabütan, Şanlıurfa Haliliye, Ordu Göndeliç Dağı ile Gümüşhane Kürtün Kazıkbeli ve Güvende Yaylası KTKGB olarak ilan edilmiştir. Ayrıca İzmir Dikili Termal, Bolu Köroğlu Dağı
ve Erzurum Palandöken KTKGB'leri ile İzmir Seferihisar Doğanbey Termal ve Çanakkale Ayvacık Tuzla Termal TM'lerinin sınırları yeniden belirlenmiştir. Bu düzenlemelerle söz konusu alanlarda turizm yatırımlarının planlı ve sürdürülebilir biçimde geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 28 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 175 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli bir kuruluş olarak yeniden teşkilatlandırılmıştır.
7553 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçilerin hafta tatilinin, işçinin yazılı talebi veya onayıyla hak kazanılan günü takip eden dört gün içinde kullanılabilmesine imkân sağlanmıştır.
Kıyıların korunması, çevre bilincinin geliştirilmesi ve turizmde uluslararası kalite standartlarının yaygınlaştırılması açısından önem taşıyan Mavi Bayrak Programı kapsamında Türkiye, 2026 yılında 580 ödüllü plajla dünyada üçüncü sırada, 30 ödüllü marina ile yedinci sırada yer almıştır. Ayrıca 26 bireysel yat ve 18 turizm teknesi Mavi Bayrak almaya hak kazanmıştır.
Turizmin yoğun olduğu bölgelerde yerel halkın ve ziyaretçilerin kullanımına yönelik ücretsiz, güvenli ve nitelikli halk plajlarının yapımına devam edilmiştir. 2025 yılında Antalya Manavgat Sorgun ve Muğla Bodrum Yalıkavak halk plajları hizmete açılmıştır. Böylece Antalya, Muğla ve İzmir illerinde halkın kullanımına sunulan plaj sayısı 19'a yükselmiştir.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda yürütülen reklam ve tanıtım faaliyetleri çerçevesinde, hedef pazar ülkelerde algı ve imaj çalışmaları ile pazar araştırmaları yürütülmüş, ülke bazında talebe yönelik ve üst gelir grubunu hedefleyen özelleştirilmiş tanıtım çalışmaları sürdürülmüştür.
Türkiye'nin dijital küresel tanıtım platformu GoTürkiye.com yenilenmiş yapısıyla turizm potansiyelini, varış noktası ve deneyim odaklı bir bakış açısıyla hedef pazarlardaki kullanıcılara sunmaktadır. Değişen eğilimler çerçevesinde çeşitli kullanıcı profilleri ve dijital tüketim alışkanlıklarına uygun içerikte hazırlanan, turizm ürün çeşitliliğini vurgulayan platformda, Temmuz 2026 itibarıyla 105 varış noktası, 64 deneyim tanıtımı yapılmış ve 10 dilde içerik sunularak 58,5 milyon tekil ziyaretçiye ulaşılmıştır.
Turizm faaliyetlerinin ülke geneline yayılması, marka bütünlüğünün sağlanması ve etkin tanıtımın yapılması amacıyla TGA tarafından il bazlı markalaşma ve tanıtım çalışmalarına devam edilmekte olup 81 il için turizm yol haritaları hazırlanmıştır. Bu kapsamda sosyal medyada etkili kişiler, basın mensupları, kanaat önderleri, tur operatörleri ve seyahat acentelerine yönelik yurt içinde ve yurt dışında çeşitli tanıtım çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Gezsen (Go) marka çatısı altında açılan 167 sosyal medya hesabında illere ait turizm ürünlerinin tanıtımına devam edilmektedir.
Gastronomi turizmi alanında ülkemizin sahip olduğu değerlerin yurt içi ve yurt dışında etkin biçimde tanıtılması ve Türk mutfağına yönelik tanıtım faaliyetlerinin eş güdüm içerisinde yürütülmesi amacıyla Türk Mutfağı Haftasının beşincisi, Bir Sofrada Miras temasıyla 21-27 Mayıs 2026 tarihleri arasında kutlanmıştır.
Turizm tanıtımında ürün çeşitliliğini artırma ve turizm sezonunu tüm yıla yayma hedefi doğrultusunda sağlık turizmine özel önem verilmektedir. Hem sağlık hizmeti almak amacıyla gelen ziyaretçilerin hem de tatil için gelen turistlerin sağlık hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması ziyaretçi memnuniyetini artırarak ülkeye yönelik tercihleri güçlendirmektedir.
14 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği ile Sağlık Bakanlığı ve devlet üniversitelerine ait uluslararası sağlık turizmi yetki belgeli sağlık tesisleri arasında uluslararası sağlık hizmetlerinin sunumuna yönelik işbirliğinin usul ve esasları belirlenmiştir. Ayrıca kamu hastanelerinde sağlık turizmi hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı ile Uluslararası Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi (USHAŞ) arasında işbirliği protokolü imzalanmış, uluslararası sağlık turizminin tanıtımı ve kurumlar arası koordinasyonun geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmüştür.
Turizm sektöründe dijitalleşme, büyük veri ve yapay zekâ uygulamalarının kullanımı yaygınlaşmaktadır. Bu kapsamda ziyaretçi ve konaklama istatistikleri ile uçuş arama, kapasite ve biletleme verilerinin günlük analiz edilmesine imkân sağlayan dijital veri altyapısı oluşturulmuştur. GoTürkiye ve diğer turizm platformlarının kullanım istatistikleri ile etkinlik ve ağırlama faaliyetlerinden elde edilen veriler TGA veri tabanında bir araya getirilmektedir. Elde edilen verilerin tanıtım, ürün geliştirme, kaynak pazar ve varış noktası bazlı karar süreçlerinde kullanılmasına yönelik ortak bir veri paneli geliştirilmiştir.
Turizm sektörünün nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanması ve turizm eğitiminin sektörle işbirliği içerisinde geliştirilmesi amacıyla Yükseköğretim Kurulu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında işbirliği protokolü imzalanmıştır. Bu kapsamda pilot olarak belirlenen dokuz üniversitede açılan Turizm ve Gastronomi bölümlerinde 2025-2026 akademik yılında eğitime başlanmış, yabancı dil ağırlıklı eğitim ile öğrencilerin ikinci sınıftan itibaren turizm işletmelerinde ücretli mesleki uygulamalı eğitim almalarını öngören model hayata geçirilmiştir. Protokol çerçevesinde üniversiteler ile 21 turizm tesisi arasında işbirliği sağlanmıştır.
Konaklama ve yeme-içme işletmelerinde çalışan personelin mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması amacıyla İşbaşı Eğitimi Kursları ve Kişisel Gelişim Seminerleri düzenlenmektedir. Ayrıca uluslararası seyahat acenteleri, tur operatörleri ve sektör çalışanlarının Türkiye'deki varış noktaları ve turizm ürünlerine ilişkin bilgi düzeylerinin artırılması amacıyla TGA tarafından geliştirilen All in Türkiye çevrimiçi eğitim platformunda düzenlenen 30 kursa 139 farklı ülkeden 5.966 kişi kaydolmuş ve 13.288 sertifika verilmiştir.
Uludağ Alan Başkanlığı tarafından bölgenin doğal ve turistik değerlerinin korunması ve dört mevsim sürdürülebilir turizmin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu kapsamda 2026 yılında kayak pistlerinin güvenliği ve kullanılabilirliğinin artırılmasına yönelik düzenlemeler yapılmış, bisiklet ve yürüyüş parkurları belirlenmiştir. Ayrıca 1/50.000 ölçekli Uludağ Alanı Çevre Düzeni Planı onaylanmış olup imar planları ve yönetim planına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Turizmin ekonomik katkısının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısındaki artışın yanı sıra ziyaretçi başına harcamanın yükseltilmesini ve turizm faaliyetlerinin dönemsel ve mekânsal olarak dengeli bir yapıya kavuşturulmasını gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda kültür, doğa, sağlık, gastronomi ve spor turizmi gibi alanlarda ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi, yüksek harcama potansiyeline sahip pazarlardan Türkiye'ye yönelik talebin güçlendirilmesi, sezon ve varış noktası yoğunlaşmasının azaltılması önem taşımaktadır.
Uluslararası alanda turizm istatistiklerinin idari kayıtlar ve alternatif veri kaynaklarıyla bütünleştirilmesi, daha güncel ve ayrıntılı verilerin varış noktası ölçeğinde kullanılması ve yapay zekâ destekli analizlerin karar alma süreçlerine dâhil edilmesi öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda, ziyaretçi hareketlerinin ve varış noktalarındaki yoğunluğun izlenmesi ile yatırım ve tanıtım kararlarının güçlü bir veri altyapısına dayandırılması önem kazanmaktadır.
İklim değişikliği ve aşırı hava olayları turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından giderek daha belirleyici hale gelmektedir. Artan sıcaklık, orman yangınları, kuraklık, taşkınlar ve diğer iklim riskleri turizm talebinin mekânsal ve mevsimsel dağılımını etkilemektedir. Bu çerçevede turizm planlamasında iklim risklerinin dikkate alınması, varış noktalarının etkilenebilirliklerinin değerlendirilmesi ve turizm altyapısının iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması önem kazanmaktadır.
Ziyaretçi sayısındaki artışın yanı sıra turizmin varış noktalarında yarattığı ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri birlikte değerlendiren dengeli ve dayanıklı büyüme yaklaşımları öne çıkmaktadır. Ziyaretçi akımlarının mekânsal ve dönemsel olarak dengeli dağıtılması, yerel işletmelerin turizm değer zincirine katılımının güçlendirilmesi ve turizm yoğunluğunun altyapı, çevre, kamu hizmetleri ve yerel yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin yönetilmesi önem kazanmaktadır. Bu gelişmeler varış noktası yönetiminin turizm politikalarının uygulanmasındaki önemini artırmaktadır.
Değişen tüketici eğilimleri doğrultusunda turizmin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi, sezon süresinin uzatılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve daha fazla harcama eğilimi olan ziyaretçinin ülkemize çekilmesiyle ziyaretçi başına turizm gelirinin artırılması, varış noktası yönetimi yaklaşımıyla sektörde yeşil ve dijital dönüşümün gerçekleştirilerek rekabetçiliğin geliştirilmesi ve koruma/kullanma dengesi gözetilerek ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlanması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Turizm sektörünün sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde doğal, tarihi ve sosyal çevreyi koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olması sağlanacak ve sektörde yeşil dönüşüm hızlandırılacaktır. (Kalkınma Planı p.523) | ||
| Tedbir 523.3. "Sürdürülebilir Turizm Programı" kapsamında turizmde yeşil dönüşümün sağlanması için çalışmalar yürütülecektir. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S), TGA | 1. Konaklama tesislerinde 3. Aşama Sürdürülebilir Turizm Sertifikası alan tesis sayısı artırılacaktır. |
| Tedbir 523.5. Ekosistemin korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını sağlamaya yönelik planlama ve uygulamalarla korunan alanların etkin yönetimi gerçekleştirililecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı | 1. Korunan alanlarda etüt, araştırma ve planlama çalışmaları yürütülecektir. 2. Korunan alanların sürdürülebilir yönetiminin sağlanmasına yönelik yönetim ve gelişme planları hazırlanacaktır. |
| Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Yerel Yönetimler, İlgili STK'lar | 3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri ve Doğal Sit Alanlarında çevre kirliliğinin önlenmesi ve giderilmesi ile altyapı ihtiyaçlarının sürdürülebilir şekilde karşılanmasına yönelik projeler yapılacaktır. | |
Turizm sektörünün hızlı değişen talebi karşılayabilen rekabetçi bir yapıya kavuşması için dijital dönüşüme uyum sağlaması desteklenecektir. (Kalkınma Planı p.524)
| Tedbir 524.3. Ziyaretçilere doğru kanallardan uygun içeriklerin ulaştırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek ve yenilikçi çözümlerle kullanıcı deneyimi iyileştirilecektir. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S), TGA | 1. Hedef pazarlarda çevrimiçi seyahat acenteleri, tur operatörleri ve havayolu şirketleriyle birlikte reklam çalışmaları yapılacaktır. |
| Rekabetçi ve hızla değişen talebi karşılayabilen bir turizm sektörü için hizmet kalitesi iyileştirilecektir. (Kalkınma Planı p.525) | ||
| Tedbir 525.1. Hizmet kalitesini iyileştirerek daha rekabetçi bir turizm sektörü oluşturmak üzere personelin mevcut becerilerini geliştirmesi ve yeni beceriler edinmesi sağlanacaktır. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S) | 1. 1.500 kişi mesleki işbaşı eğitimlerinden yararlanacaktır. |
| Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Üniversiteler, Yerel Yönetimler | 2. GAP Bölgesinde turizm sektöründe insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik sektör-üniversite işbirliği güçlendirilecektir. | |
| Tedbir 525.3. Mesleki eğitim müfredatı sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenecektir. | Millî Eğitim Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Üniversiteler, İlgili STK'lar | 1. Mesleki eğitim merkezlerinde uygulanan meslek alanlarındaki çerçeve öğretim programları, sektörün ihtiyaçları, ilgili meslek standartları ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda güncellenecektir. |
| Tedbir 525.5. Hizmet kalitesinin ve turist memnuniyetinin artırılması amacıyla turizm tesislerinde fiziki şartların iyileştirilmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacak ve denetim faaliyetleri artırılacaktır. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S), İçişleri Bakanlığı, Uludağ Alan Başkanlığı, İlgili STK'lar | 1. Uludağ Alan Başkanlığı Turizm Amaçlı Sportif Faaliyetler Yönetmeliği kapsamında Kayak Odaları Ekipman ve Hijyen Kriterlerine İlişkin Denetim Yönergesi hazırlanacaktır. 2. Uludağ Alan Komisyonunca belirlenen İlan, Reklam ve Tabelalara İlişkin Usul ve Esaslar doğrultusunda görüntü kirliliğinin önlenmesine yönelik denetimler gerçekleştirilecektir. 3. Hizmet kalitesini artırmak amacıyla 7.000 turizm işletme belgeli tesis denetlenecektir. |
Ziyaretçi başına turizm gelirinin artırılması amacıyla daha fazla gelir bırakan turizm çeşitleri geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.527)
| Tedbir 527.2. Turizm çeşitlerinin planlı gelişimini sağlamak üzere ana plan ve strateji çalışmaları yürütülecektir. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Üniversiteler, Yerel Yönetimler, İlgili STK'lar | 1. Kıyı Yapıları Turizm Master Planı tamamlanacaktır. |
| Tedbir 527.4. Turizm yatırımlarının sürdürülebilir bir anlayışla gerçekleştirilmesine yönelik planlama ve arazi tahsis çalışmalarına devam edilecek, turizm altyapı yatırımları gerçekleştirilecektir. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Uludağ Alan Başkanlığı, Yerel Yönetimler, İlgili STK'lar | 1. Ücretsiz girişli dört adet halk plaji yapılacaktır. 2. Uludağ Alanında otopark kapasitesi artırılacak ve günübirlik ziyaretçilere yönelik kullanım alanları iyileştirilecektir. |
| Turizm gelirinin artırılması, mevcut pazarlarımızın güçlendirilmesi, yeni pazarların oluşturulması ve harcama eğilimi yüksek ziyaretçilere ulaşılması amacıyla tanıtım faaliyetleri yürütülecektir. (Kalkınma Planı p.528) | ||
| Tedbir 528.1. Türkiye markası altında ve odaklı bir biçimde yapılan etkin tanıtım faaliyetlerine devam edilecektir. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S), RTÜK, TGA | 1. GoTürkiye çatı markası altında yeni temalar ve varış noktaları geliştirilecek ve dijital mecralarda tanıtımı gerçekleştirilecektir. |
| Tedbir 528.2. Değişen tüketici eğilimleri ile teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeni tanıtım stratejileri belirlenecektir. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S), RTÜK, TGA | 1. Gelişen eğilimlere uygun olarak yeni mecralar belirlenecek ve hitap ettiği ülkelere göre tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilecektir. |
| Tedbir 528.3. Yeni pazarlar oluşturulması amacıyla başta Amerika ve Uzak Doğu ülkeleri olmak üzere turist potansiyeli yüksek ülkelerde tanıtım çalışmaları yürütülecektir. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S), RTÜK, TGA | 1. Amerika ve Uzak Doğu pazarı için tur operatörleri ve hava yolu şirketleriyle birlikte reklam ve ortak bütçeli tanıtım projeleri yapılacaktır. 2. Hedef pazarlarda yüksek gelir gruplarını hedef alan tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilecektir. |
| Turizm sektörünün daha etkin analiz edilebilmesi için gerekli veri altyapısı oluşturulacak ve mevcut turizm istatistikleri geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.529) | ||
| Tedbir 529.2. Turizmin sürdürülebilirliğini ölçmek için oluşturulan uluslararası istatistiki çerçeveye uygun ölçüm araçları geliştirilecek ve yeni veri setleri oluşturulacaktır. | Hazine ve Maliye Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜİK, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Turizmin çevresel etkilerinin ölçülmesine yönelik metodoloji geliştirilecek ve karşılaştırılabilir bir gösterge seti oluşturulacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
| Turizm Geliri | Milyar Dolar | 65,2 | 65,0 | 70,0 |
| Gelen Ziyaretçi Sayısı | Milyon Kişi | 63,9 | 63,2 | 66,6 |
| Turizm Gelirinin GSYH İçerisindeki Payı | Yüzde | 4,1 | 3,6 | 3,5 |
| Kişi Başı Ortalama Harcama | Dolar | 1 008 | 1 018 | 1 036 |
| Kişi Başı Gecelik Ortalama Harcama | Dolar | 100 | 101 | 103 |
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜİK
(1) Gerçeleşme Tahmini
(2) Program
a) Mevcut Durum
2026 yılı kamu yatırım uygulamalarında sektörel, bölgesel ve proje bazındaki öncelikler dikkate alınarak ekonomik ve sosyal altyapıyı geliştirecek yatırımlara ağırlık verilmiştir. 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı sene başı değerleri dikkate alındığında, mahalli idare yatırımları ve yatırım işçilik giderleri hariç olmak üzere toplam tutarı 13.999,1 milyar TL, 2025 yılı sonu kümülatif harcaması 4.665,3 milyar TL ve 2026 yılı başlangıç ödeneği 1.920,8 milyar TL olan 3.857 kamu yatırım projesi yürütülmektedir.
2026 Yılı Kamu Yatırım Programı kapsamında yatırım ödeneğinden en yüksek payı yüzde 26,5 ile ulaştırma sektörü alırken, madencilik sektörünün payı yüzde 17,9, eğitim sektörünün payı yüzde 13,1, tarım sektörünün payı yüzde 10, sağlık sektörünün payı yüzde 9 ve enerji sektörünün payı yüzde 7,9'dur. İmalat, turizm, konut, içmesuyu ve kanalizasyon, teknolojik araştırma, güvenlik, adalet, çevre gibi diğer sektörlerin toplam payı ise yüzde 15,6'dır.
Orta Vadeli Programda (2027-2029) ilan edilen kuruluşların yatırım teklif tavanları dikkate alındığında 2027 yılında yatırım projelerine ayrılan kaynağın önemli ölçüde artırılması hedeflenmiştir. 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Teklifinde 2026 yılı sene başında 1.554 milyar TL olan merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki yatırımlar için ayrılan ödeneklerin 2026 yılında yüzde 41,6 oranında artarak 2.200 milyar TL'ye ulaşması öngörülmüştür. Benzer şekilde, 12 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026/10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi eki 2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberinde yer alan 2027 yılı KİT yatırım teklif tavanları da 2026 yılında 679,3 milyar TL seviyesinden 754,1 milyar TL seviyesine çıkarılmıştır.
Ülkemizde Yap-İşlet-Devret (YİD), Yap-İşlet (Yİ), Yap-Kirala-Devret (YKD) ve İşletme Hakkı Devri (İHD) olmak üzere dört temel Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeli uygulanmaktadır. Söz konusu modellerle 1986 yılından itibaren Eylül 2026 itibarıyla 277 KÖİ projesi için uygulama sözleşmesi imzalanmıştır. Uygulama sözleşmesi imzalanan projelerin toplam yatırım büyüklüğü Eylül 2026 fiyatlarıyla 115,51 milyar dolara ulaşmaktadır. Bu tutar içinde ulaştırma sektörü 72,7 milyar dolar yatırımla ilk sırada yer almakta olup bunu 23,70 milyar dolarla enerji, 14,27 milyar dolarla sağlık sektörü takip etmektedir. Mevcut durumda 264 proje işletmeye alınmış olup 13 projenin yapımına devam edilmektedir.
TABLO II: 15- Genel Devlet Sabit Sermaye Yatırımlarının GSYH İçindeki Payı
| Ülkeler | 2017-2021 | 2022 | 2023 | 2024 | 2025 (1) | 2026 (1) |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Avro Bölgesi Ortalaması | 3,5 | 3,5 | 4,0 | 4,0 | 4,3 | 4,6 |
| Belçika | 2,7 | 2,7 | 2,9 | 3,1 | 3,1 | 3,3 |
| Bulgaristan | 3,0 | 2,4 | 3,8 | 3,2 | 4,5 | 4,4 |
| Almanya | 2,7 | 2,9 | 2,9 | 3,1 | 3,3 | 3,5 |
| Estonya | 5,5 | 5,4 | 6,5 | 6,2 | 6,7 | 7,9 |
| İrlanda | 2,1 | 2,0 | 2,3 | 2,5 | 2,7 | 3,0 |
| Yunanistan | 3,4 | 4,0 | 4,0 | 4,3 | 4,8 | 4,8 |
| İspanya | 2,3 | 2,7 | 3,0 | 2,7 | 2,9 | 3,2 |
| Fransa | 4,0 | 4,2 | 4,2 | 4,3 | 4,4 | 4,3 |
| Hırvatistan | 4,2 | 4,1 | 5,7 | 5,2 | 6,0 | 6,4 |
| İtalya | 2,4 | 2,6 | 3,2 | 3,6 | 3,8 | 3,8 |
| Letonya | 5,5 | 4,8 | 5,6 | 6,3 | 6,3 | 7,2 |
| Litvanya | 3,5 | 3,2 | 4,2 | 4,2 | 4,1 | 4,7 |
| Lüksemburg | 4,2 | 4,3 | 4,7 | 4,7 | 5,0 | 4,9 |
| Malta | 3,3 | 3,3 | 3,5 | 3,2 | 3,1 | 3,4 |
| Hollanda | 3,4 | 3,2 | 3,3 | 3,2 | 3,5 | 3,4 |
| Avusturya | 3,2 | 3,4 | 3,7 | 3,9 | 3,9 | 4,1 |
| Portekiz | 2,1 | 2,4 | 2,6 | 2,7 | 3,0 | 4,3 |
| Slovakya | 3,4 | 3,1 | 3,7 | 3,6 | 4,5 | 4,9 |
| Slovenya | 3,9 | 5,5 | 5,5 | 5,1 | 5,6 | 5,5 |
| Finlandiya | 4,4 | 4,1 | 4,0 | 4,4 | 4,5 | 5,5 |
| Avro Bölgesi Dışı AB Ortalaması | 4,3 | 4,4 | 4,9 | 4,8 | 4,9 | 5,2 |
| Çekya | 4,2 | 4,5 | 4,8 | 4,7 | 5,2 | 5,0 |
| Danimarka | 3,3 | 3,1 | 3,2 | 3,2 | 3,4 | 3,8 |
| Macaristan | 5,8 | 5,3 | 5,4 | 4,4 | 3,8 | 4,0 |
| Polonya | 4,2 | 3,8 | 5,1 | 4,8 | 5,2 | 5,3 |
| Romanya | 3,4 | 4,3 | 5,4 | 5,9 | 6,0 | 6,8 |
| İsveç | 5,1 | 5,1 | 5,4 | 5,5 | 5,9 | 6,2 |
| AB Ortalaması | 3,7 | 3,7 | 4,2 | 4,2 | 4,4 | 4,8 |
| Birleşik Krallık | 2,9 | 3,1 | 3,2 | 3,2 | 3,3 | 3,6 |
| Japonya | 3,9 | 3,8 | 3,8 | 3,8 | 3,8 | 3,9 |
| ABD | 3,4 | 3,2 | 3,3 | 3,4 | 3,4 | 3,3 |
| Türkiye | 3,1 | 2,7 | 2,9 | 3,0 | 3,1 | 3,0 |
Kaynak: Avrupa Komisyonu Ekonomik Tahminler Raporu, İlkbahar 2026; Strateji ve Bütçe Başkanlığı
(1) Gerçekleşme Tahmini
Kamu yatırımlarıyla ekonominin rekabetçiliğinin ve verimliliğinin artırılması, kamu hizmetlerinin daha etkin sunulması yoluyla toplumun tüm kesimlerinin yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve refahının yükseltilmesi, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması, dijital dönüşümün desteklenmesi, bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması, özel sektör yatırımlarının ihtiyaç duyduğu altyapının temin edilmesi ile afetlere ve küresel risklere karşı dayanıklılığın artırılması, kamu özel işbirliği (KÖİ) uygulamalarının makroekonomik politikalar, sektörel öncelikler, sosyoekonomik yapılabilirlik ve bütçe prensipleriyle uyumlu olarak, ayrıca dengeli bir risk paylaşımı ve maliyet etkinliği çerçevesinde yürütülmesi temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Kamu yatırımlarına ayrılan kaynak artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.531) | ||
| Tedbir 531.1. Bütçe imkânları çerçevesinde ekonomik olarak yapılabilir projelere ayrılan kamu kaynakları artırılacak, ortalama tamamlanma süresinin kısaltılması sağlanacaktır. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. 2027 yılı içinde tamamlanarak hizmete girebilecek öncelikli projelere ve önemli ölçüde fiziki gerçekleşme sağlanmış projelere ağırlık verilecektir. |
| Tedbir 531.3. Gelir getiren kamu altyapı yatırımlarının finansmanının risk paylaşımına dayalı kira sertifikası ihracı üzerinden sağlanması için yeni bir finansal ürün modeli geliştirilecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı | 1. Mevzuat, kurumsal yapı ve proje alternatifleri incelenerek bir değerlendirme raporu hazırlanacaktır. |
| Tedbir 531.4. Afetlere ve olası risklere karşı dayanıklılığın artırılmasını sağlayacak yatırımlar, planlı sanayi alanlarına ilişkin yatırımlar ile çevre, teknolojik araştırma, BİT ile demiryolu ve denizyolu ulaştırma sektörlerindeki yatırımlara öncelik verilecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Yatırım Programı kapsamında söz konusu sektörlere öncelik verilecek şekilde ödenek tahsisi yapılacaktır. |
| Kamu yatırımlarına ayrılan kaynakların daha etkin şekilde kullanılması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.532) | ||
| Tedbir 532.2. KÖİ projeleri, makroekonomik politikalar, sektörel öncelikler, kamu yükümlülükleri ve bütçe dengeleri dikkate alınarak sosyoekonomik yapılabilirlik, maliyet etkinlik, bütçe prensipleriyle uyum ve dengeli bir risk paylaşımı gözetilerek planlanacak ve yürütülecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Projelerin finansal ve sosyoekonomik yapılabilirliğinin analizine yönelik çalışma tamamlanacaktır. |
| Tedbir 532.3. Yatırımların izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin faaliyetlere ağırlık verilecek, bu faaliyetler sonucu elde edilen bilgiler proje hazırlık sürecinde kullanılacaktır. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Kamu yatırımları bilgi sisteminde izleme ve değerlendirmeye yönelik sistem geliştirmeleri yapılacaktır. |
| Tedbir 532.4. Kamu yatırım planlamasını güçlendirmek üzere yerel yönetimleri de kapsayacak şekilde tüm kurumlarda KÖİ dâhil tüm yatırım projelerinin hazırlanması, finansmanı, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi süreçlerinin uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirilmesi için kurumsal yapı güçlendirilecek, beşeri kapasite artırılacaktır. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı, Yerel Yönetimler | 1. Proje hazırlık, izleme ve değerlendirme konularında eğitimler verilecektir. |
| Tedbir 532.5. Kamu yatırım programında rasyonelleştirme çalışmaları yapılmak suretiyle kısa sürede tamamlanarak ekonomik ve sosyal fayda üretecek yatırımlar önceliklendirilecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Beşeri ve fiziki altyapıyı güçlendirecek ve kısa sürede ekonomiye kazandırılacak projelere ağırlık verilecektir. |
| Tedbir 532.6. Kamu yatırım programına yeni proje tekliflerinde proje stokunu da dikkate alacak şekilde ilave kriterler belirlenecek, öngörülebilirlik ve şeffaflık güçlendirilecek, teklif edilen projelerin fizibilite raporlarının niteliği daha da artırılacaktır. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Mevcut politika belgeleri ve rehberlerde belirtilen kriterler çerçevesinde yeni proje teklifleri değerlendirilecektir. |
| Tedbir 532.7. Kamu yatırım programında yer alan projelerde ek ödenek kullanımı zorunlu hallerle sınırlı tutulacak, kuruluşlar tarafından sene başı ödenekleri çerçevesinde yıllık iş programları hazırlanacaktır. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Yatırım Programı kapsamında öncelikli ve yıl içinde tamamlanacak projelere gerekli ödenek tahsis edilecektir. |
| Tedbir 532.8. Kamu yatırımları için proje hazırlık, uygulama, izleme ve değerlendirme konularında standart rehberler hazırlanacak, eğitim programları düzenlenecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Kamu yatırımları için proje hazırlık, uygulama, izleme ve değerlendirme konularında standart rehberler hazırlanacak, eğitim programları düzenlenecektir. |
| Tedbir 532.9. İhale ve denetim süreçlerinin yatırım planlamasıyla bağlantısı güçlendirilecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. İhale ve denetim süreçlerinin yatırım planlamasıyla bağlantısı sistem entegrasyonları vasıtasıyla güçlendirilecektir. |
Kamu yatırımları ile özel sektör yatırımları arasında etkin tamamlayıcılık sağlanarak üretken kapasite artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.533)
| Tedbir 533.1. Kamu yatırımları, cari açığın azaltılmasına yönelik yüksek katma değer yaratan ve istihdam artıran özel sektör yatırımları ile eşgüdüm içerisinde, yapılabilirliği dikkate alınarak planlanacaktır. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Yatırım Programı kapsamında öncelikli ve yüksek katma değer sağlayacak projelere gerekli ödenek tahsis edilecektir. |
| Tedbir 533.2. Öncelikli sektörlerin kamu yatırımları bağlamındaki ihtiyaçları değerlendirilecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Yatırım Programı kapsamında öncelikli ve sektörel açıdan kritik projeler değerlendirilecektir. |
| Tedbir 533.3. Kamu yatırımlarında yerli ürün ve teknolojilerin kullanımına öncelik vermek amacıyla ürün ve teknoloji bazında yerlilik oranı takip edilecek, yaygın olan ürün ve teknolojilerden başlanarak yerlileşmeye yönelik adımlar atılacaktır. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Yatırım Programı kapsamında binek araç, kentiçi raylı sistem aracı ve elektrikli otobüs alımı projeleri başta olmak üzere tüm yatırımlarda azami yerlilik oranı sağlanması koşulu gözetilecektir. |
| Kamu yatırımlarının bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarını giderecek şekilde uygulanması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.534) | ||
| Tedbir 534.1. Bölgesel gelişme potansiyelini harekete geçirecek yatırımlar ile sürdürülebilir kentsel gelişme odaklı projelere öncelik verilecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S) | 1. Yatırım Programı kapsamında öncelikli ve bölgesel açıdan kritik nitelikteki projelere gerekli ödenek tahsis edilecektir. |
| Tedbir 534.2. Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki işbirliği ve koordinasyon geliştirilecek, yerel aktörlerin kamu yatırım planlamasında daha aktif rol almasını sağlamak üzere katılımcılığı artıracak mekanizmalar kullanılacak ve proje üretme kapasitesi güçlendirilecektir. | Strateji ve Bütçe Başkanlığı (S), Yerel Yönetimler | 1. Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında eş güdümlü çalışmalar yapılarak proje üretme kapasitesi güçlendirilecektir. |
2026 yılında özel kesim yatırımlarının artırılması ve üretken alanlara yönlendirilmesi amacıyla yatırım ortamının iyileştirilmesine, yabancı sermayenin teşvik edilmesine ve yatırım desteklerine yönelik faaliyetlere devam edilmiştir.
Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) kamu ve özel sektör kuruluşlarının temsilcileriyle düzenli toplantılar gerçekleştirmektedir. İlgili kurum ve kuruluşların işbirliğiyle hazırlanan 2025 Yılı Eylem Planı, 10 Temmuz 2025 tarihinde Kurulun internet sitesinde (www.yoikk.gov.tr) yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Eylem Planında yargı süreçlerinin iyileştirilmesi, yeni yatırım alanlarının oluşturulması, girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi, yüksek teknolojili yatırımların teşviki, yeşil dönüşüm/sürdürülebilirlik politikalarının yürütülmesi, lojistik ve teknolojik altyapının geliştirilmesi, finansmana erişim imkânlarının artırılması gibi başlıklar öne çıkmaktadır. Temmuz 2026 itibarıyla 39 eylemin 11’i tamamlanmış olup dört eylemde gerçekleşme oranı yüzde 90 seviyesinin üzerine ulaşmıştır.
29 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan Dünya Bankası Business Ready (B-Ready) 2025 Raporunda Türkiye, 101 ülke arasında Kamu Hizmetleri alanında 11'inci, Operasyonel Verimlilik alanında 44'üncü, Düzenleyici Çerçeve alanında ise 56'ncı sırada yer almıştır. Raporda ülkemizin puan alamadığı veya gelişime açık olduğu göstergeler yeniden incelenmiş, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (CBYFO) başkanlığında ilgili kurumların katılımıyla yapılan çalışmalar sonucunda 355 gösterge bazında toplam 15 yeni eylem önerisi oluşturulmuştur. Yatırım ortamına ilişkin reform gündeminin, yalnızca mevcut süreçlerin gözden geçirilmesiyle sınırlı kalmayıp uluslararası karşılaştırmalar ve veri temelli analizler ışığında şekillendirilmesi amacıyla CBYFO tarafından mevcut B-Ready Eylem Planı'nın bu doğrultuda güncellenmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir.
Yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik reformları içeren 7582 sayılı Kanun 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Kanun'la Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'na bir madde eklenerek "nitelikli hizmet merkezi" adında sermaye şirketlerinin kurulması ve bu merkezlerde istihdam edilecek nitelikli hizmet personelinin ücretleri için gelir vergisi indirimi sağlanmıştır. Ayrıca bu merkezlerin münhasıran söz konusu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançlarının yüzde 95'inin kurumlar vergisi matrahından indirileceği ile katılımcı belgesi alarak İFM bünyesinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri için bu indirim oranının yüzde 100 olarak uygulanacağı düzenlenmiştir.
TCMB Kanunu'nun 45'inci maddesi çerçevesinde, bankalar aracılığıyla azami ilk iki yılı anapara ödemesiz ve azami 10 yıl vadeli olarak TL cinsinden düzenlenmiş senetlerin avansa kabulü karşılığında büyük ölçekli, yüksek teknolojili ve stratejik yatırımların finansmanı için yatırımcı firmalara Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri (YTAK) kullanırdırmaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Yatırım Projelerinin Stratejik Öncelik ve Teknik Değerlendirmesine Dair Tebliğine uygun olarak Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucunda gerekli şartları sağlayan firmalar bankalar aracılığıyla TCMB'ye kredi başvurusu yapabilmektedir. 2026 yılının ilk yedi ayında YTAK kapsamında toplam 45,6 milyar TL kredi tahsisi yapılmıştır.
Katılım Finans Kefalet AŞ aracılığıyla kullandırılan ve daha önce istisna tanınan destek paketlerinin kefalet limitleri artırılmıştır. Bu kapsamda Katılım Finans Kefalet AŞ aracılığıyla kullanırdırmak üzere yürürlüğe alınan ve daha önce sırasıyla 5 milyar TL ve 4 milyar TL kefalet limitleri sırasıyla 15 milyar TL ve 21 milyar TL'ye yükseltilerek kefalet limiti
kapsamında kullanılacak krediler de Türk lirası cinsinden kredi büyümesi uygulamasından istisna tutulmuştur.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi gözetiminde belirli niteliklere sahip yatırımlar için e-Devlet entegrasyonu bulunan yatırım süreçlerinin yeni kurulacak bir dijital altyapı üzerinden izlenmesi planlanmakta olup Yatırım Takip Sistemi (YTS) oluşturulmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Bu doğrultuda, ÇED Kararı, Çevre İzin ve Lisans, Sanayi Sicil Belgesi, OSB'lerde Yer Tahsisi, Yatırım Teşvik Belgesi, Maden Ruhsatı Müracaatı Sorgulama, Elektrik Üretim Ön Lisans ve Lisans süreçlerinin dijital ortamda takip edilmesi amacıyla ilgili kurumlarla veri paylaşım protokolleri imzalanmıştır. İmzalanan protokoller doğrultusunda OSB e-Tahsis, Yatırım Teşvik OSB e-Tahsis, Sanayi Sicil Belgesi, MERSİS, Maden Ruhsatı, ÇED kararları ile Çevre İzin ve Lisans süreçlerinin Yatırım Takip Mekanizması üzerinden görüntülenmesine yönelik yazılım çalışmaları tamamlanmıştır. Diğer taraftan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar kapsamında tarım arazilerinin vasıf değişikliği, tarım dışı kullanım ve kiralanmasına ilişkin işlemlerin yürütüldüğü TAD-Portal ile orman arazilerinde planlanan yatırımlara ilişkin ön ve kesin izin süreçlerinin takip edildiği ORBİS sistemlerinin Yatırım Takip Mekanizmasına entegre edilmesine yönelik protokol çalışmaları devam etmektedir.
İstanbul Finans Merkezi (İFM) bünyesinde finansal katılımcılara hizmet sunacak Tek Durak Büro 22 Mayıs 2026 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. Bu kapsamda şirket kuruluşu ve tescili, vergi, banka hesabı açılışı, sosyal güvenlik, çalışma ve ikamet izinleri ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı işlemleri başta olmak üzere yatırım süreçlerine ilişkin temel kamu hizmetleri tek noktadan sunulmaya başlanmıştır. Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı kapsamında Tek Durak Büronun, büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırımlara da hizmet verecek şekilde Tek Durak Ofis modeline dönüştürülmesine yönelik mevzuat hazırlıkları sürdürülmektedir.
Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası sermayeli firmaların ülke ekonomisine katkılarını ölçmeye yönelik analiz çalışması tamamlanmıştır. Çalışma kapsamında, CBYFO tarafından Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kaynaklarından temin edilen veriler kullanılarak uluslararası sermayeli firmalara ilişkin kapsamlı bir firma listesi oluşturulmuştur. Söz konusu liste Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesindeki Girişimci Bilgi Sistemi (GBS) verileriyle eşleştirilerek firmaların satışlar, dış ticaret, istihdam ve inovasyon göstergeleri bakımından Türkiye ekonomisindeki ağırlığı yıllar, sektörler, ölçekler ve menşe ülkeler itibarıyla analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularla uluslararası sermayeli firmaların ekonomik faaliyetler, ihracat, istihdam ve Ar-Ge kapasitesi üzerindeki katkılarının bütüncül bir şekilde ortaya konulması amaçlanmış olup çalışma sonucunda hazırlanan raporun 2026 yılı sonuna kadar kamuoyuyla paylaşılması planlanmaktadır.
2026 yılında Adalet Bakanlığı'nca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun, Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile uyumlaştırılması çalışmalarına devam edilmiştir.
Yargıda ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında 2026 yılında 55 yeni ihtisas mahkemesi kurulmuştur. 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla kurulu ihtisas mahkemesi sayısı 2.978, faal ihtisas mahkemesi sayısı ise 2.372'dir.
2026 yılında ticaret davalarındaki süreçlerin uzamasının önlenmesi, uygulamada yeknesaklığın sağlanması ve yargı hizmetlerinin daha etkin sunulması amacıyla Bakırköy, Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri ile birleştirilerek İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi İstanbul ilinin mülki sınırları olarak yeniden belirlenmiştir. Böylece ticari davaların daha kısa sürede
sonuçlandırılması, yargısal süreçlerde etkinliğin artırılması ve ticari güven ortamının güçlendirilmesi hedeflenmiştir.
Tahkim müessesesine ülke genelinde standart kazandırılması, kurumsal tahkim faaliyetlerinin izlenmesi, ulusal ve uluslararası gelişmelerin takip edilerek uygulamada karşılaşılan sorunların tespiti ile çözüm önerilerinin geliştirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve tahkime ilişkin istatistikî verilerin derlenmesi amacıyla 30 Nisan 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı bünyesinde Tahkim Daire Başkanlığı kurulmuştur.
TCMB verilerine göre ülkemize 2002-2025 döneminde yaklaşık 289 milyar dolar tutarında uluslararası doğrudan yatırım girişi olmuştur. Uluslararası doğrudan yatırım girişi 2025 yılında 13 milyar dolar, 2026 yılının ilk sekiz ayında ise 6,8 milyar dolar olmuştur.
Uluslararası yatırımların imalat sanayii gibi verimlilik artışı imkânı daha yüksek alanlara çekilebilmesi ve ekonominin ihtiyaç duyduğu kaynak girişinin artırılması amacıyla uluslararası doğrudan yatırımlara ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir. Bu amaçla hazırlanan 2024-2028 dönemini kapsayan Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi, 29 Temmuz 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2024/9 nolu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir. Ana hedefi ülkemizin küresel uluslararası doğrudan yatırım pastasından aldığı payı nitelikli uluslararası doğrudan yatırım projeleriyle 2028 yılında yüzde 1,5'e çıkarmak olan Strateji ile Yatırım Ortamı Rekabetçiliği, Yeşil Dönüşüm, Dijital Dönüşüm, Küresel Tedarik Zinciri, Nitelikli İnsan Kaynağı ile İletişim ve Tanıtma olmak üzere toplam altı temayı içeren bir politika çerçevesi oluşturulmuştur. Strateji kapsamında yürütülecek proje ve faaliyetler ise yıllık eylem planları çerçevesinde icra edilmekte olup 2026 yılı eylem planında 13 kurum sorumluluğunda 61 eyleme yer verilmiştir.
İş ve yatırım ortamında işlemlerin en az evrak sayısı, en kısa süre ve en düşük maliyetle yapılması suretiyle ekonominin daha rekabetçi bir yapıya kavuşturulması, bürokratik ve hukuki öngörülebilirliğin daha da güçlendirilmesi, nitelikli uluslararası doğrudan yatırımlardan daha fazla yararlanılması yoluyla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat artırılarak yurt içi ve uluslararası piyasalar için bir tedarik ve üretim merkezi olması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması ve maliyetlerin azaltılması yoluyla yatırımlara ivme kazandırılacaktır. (Kalkınma Planı p.536) | ||
| Tedbir 536.2. Yatırımlara ilişkin izin, onay, ruhsat, belge güncellemesi gibi süreçlerin çevrimiçi platforma taşınması sağlanacaktır. | Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (S) | 1. Yatırımcıların kamu kurumları nezdinde yürüttükleri izin, onay, ruhsat ve benzeri süreçlerin tek elden izlenmesine imkân sağlayacak dijital yatırım takip mekanizması geliştirilecek ve uygulamaya alınacaktır. |
| Tedbir 536.3. İş ve yatırım süreçleri, kurulacak sektörel tek durak ofisler aracılığıyla en aza indirilecektir. | Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (S), İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırımlara yönelik Tek Durak Ofis mekanizması uygulamaya alınacaktır. |
| Yatırımlara ayrılan hazine arazisi miktarı artırılacak, arazi tahsis süreçleri kurumlar arası koordinasyon artırılarak iyileştirilecektir. (Kalkınma Planı p.537) | ||
| Tedbir 537.1. Yatırımlar için ayrılabilecek hazine arazileri ülkemizin uzun dönemli yatırım ihtiyaçları çerçevesinde çevresel ve sosyal etkiler ile lojistik gereksinimler dikkate alınarak bölgesel ve sektörel bazda belirlenecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı | 1. 10 milyon metrekare yüzölçümlü Hazine taşınmazı yatırımcılara arz edilmek üzere ilana çıkarılacaktır. |
| Tedbir 538.2. Yatırımcı ile kamu kurumları arasında çıkan yatırım uyuşmazlıklarının tarafların uzlaşması yoluyla en hızlı ve en az maliyetle sonuçlandırılmasını sağlamak üzere alternatif çözüm usulleri geliştirilecektir. | Adalet Bakanlığı (S) | 1. İdarenin taraf olduğu tam yargı davalarında sulh müessesesine başvurunun zorunlu kılınmasına ilişkin çalışmalar tamamlanacaktır. |
| Tedbir 538.5. AB'de uygulanan veya uygulanması planlanan dijital düzenlemelerin iş ve yatırım ortamı ile ihracatımıza etkileri incelenerek bu alanda ülkemizce atılacak adımların tespit edilmesi amacıyla bir yol haritası hazırlanacaktır. | Ticaret Bakanlığı (S), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi | 1. AB dijital mevzuatındaki güncel gelişmeler takip edilerek ilgili düzenlemelerin mal ve hizmet ticaretimiz, Gümrük Birliği'nin işleyişi ve ihracatçılarımız üzerindeki etkileri analiz edilecek, AB Dijital Düzenlemelerinin Ticaretimize Etkisi Raporu tamamlanacaktır. |
| Tedbir 538.10. Dünya Bankasınca hazırlanın Business Ready (B-Ready) bulguları doğrultusunda yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine ve etkinliğinin artırılmasına yönelik reform çalışmaları yürütülecektir. | Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (S) | 1. B-Ready raporunda tespit edilen öncelikli iyileştirme alanlarına yönelik eylemler hazırlanacak ve uygulanması izlenecektir. |
| Tedbir 539.1. Yurt dışından dönüşü özendiren uygulamalar değerlendirilerek karşılaşılan güçlükleri aşmaya yönelik yapısal tedbirler alınacak, yurt dışından ülkeye geri dönen bilim insanları ve alanında deneyimli kişiler için teşvik edici unsurlar belirlenerek çalışma ortamı ve koşullarının geliştirilmesi sağlanacaktır. | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S) | 1. Uluslararası araştırmacılara yönelik burs ve destek programlarının çağrı metinleri (ikincil mevzuat) söz konusu araştırmacıların ülkemize gelmelerini teşvik edecek şekilde revize edilecektir. 2. Uluslararası araştırmacılara yönderlik desteği verilecek ve Türkiye'de görev yapacakları kurumlarla ikili görüşmeler gerçekleştirilerek çalışma ortamlarının iyileştirilmesine yönelik koordinasyon sağlanacaktır. |
| Tedbir 539.2. İlkuşama girişimcileri için vize modelinin oluşturulması sağlanarak yurt dışındaki girişimcilerin Türkiye'ye gelmesini cazip kılacak destek ve düzenlemeler yapılacaktır. | Dışişleri Bakanlığı (S), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı | 1. Türkiye Tech Visa Programının yurt dışında tanıtılması sağlanacaktır. |
| Türkiye'nin güçlü jeopolitik konumundan faydalanarak talep değişimlerine hızlı cevap verebilecek, yurt içi ve yurt dışı talepleri zamanında karşılayabilecek, olası sorunlar karşısında esnek ve dirençli yapıya sahip bir tedarik zinciri oluşturulacaktır. (Kalkınma Planı p.541) | ||
| Tedbir 541.1. Ülkemizin coğrafi konumuna uygun olarak küresel tedarik zincirinde daha etkin rol üstlenmesi sağlanacak, tedarik zinciri stratejisi hazırlanacaktır. | Ticaret Bakanlığı (S), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi | 1. Tedarik zinciri alanındaki kamu ve özel sektör paydaşlarıyla görüşmeler ve toplantılar devam ettirilecek, lojistik ve taşımacılık sektörü küresel arenadaki payının artırılması amacıyla desteklenecektir. |
| İş ve yatırım ortamında yönetiminin ve risk yönetiminin etkinliği artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.542) | ||
| Tedbir 542.5. Finansal risklerin arttığı dönemlerde, firmaların finansman yönetiminin ve finansmana erişiminin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar oluşturulacaktır. | Hazine ve Maliye Bakanlığı (S), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı | 1. Yatırım ve ihracat faaliyetleri önceliklendirilerek KOBİ'ler başta olmak üzere firmaların finansmana erişim imkânlarının kolaylaştırılması için Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında destek sağlanacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
| Uluslararası Doğrudan Yatırım İçinde Türkiye'nin Payı | Yüzde | 0,8 | 0,9 | 1,0 |
| Planlı Sanayi Alanlarının (EB, OSB, KSS) Ülke Yüzölçümüne Oranı (3) | Yüzde | 0,19 | 0,20 | 0,29 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
(3) Ulusal Sanayi Alanları Master Planı kapsamında yatırım alanı olarak ilan edilen bölgeler dahildir.
Son dönemde çevresel ve teknolojik risklere karşı dayanıklılık, sürdürülebilirlik, toplumsal kapsayıcılık, ulusal güvenlik, stratejik özerklik ve rekabetçilik gibi konuların ülkelerin bilim, teknoloji ve yenilik politikalarına yön verdiği görülmektedir. Özellikle yeşil ve dijital dönüşümü odağa alarak katma değeri yüksek ürün ve hizmet geliştirme kapasitesini artıran, toplumsal zorluklara çözüm üreten, insan odaklı ve işbirliğine dayalı politika ve faaliyetlerin önemi artmıştır.
Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda bilimsel araştırma ve teknolojik gelişim kapasitesini yeşil ve dijital dönüşümle entegre ederek rekabet gücünü artırması kritik önemi haizdir. Bu doğrultuda yeşil ve dijital dönüşüme uyum sağlanması için öncelikli sektör ve alanlarda nitelikli Ar-Ge insan kaynağının geliştirilmesi, özel sektörün bu dönüşüme yönelik organizasyon ve yenilik kabiliyetlerinin artırılması, Ar-Ge ve yeniliğin
finansmanına yönelik etkin mekanizmaların, alternatif finansman kaynaklarının oluşturulması ve araştırma altyapısı kapasitesinin artırılması için çalışmalar sürdürülmektedir. Son yıllarda Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri artış göstermiş ve gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması 2024 yılında 651 milyar 822 milyon TL olarak gerçekleşmiş, Ar-Ge harcamalarının GSYH'ya oranı ise yüzde 1,46 olmuştur. Benzer şekilde Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin önemli unsurlarından olan araştırmacı insan gücü bağlamında 2024 yılı itibarıyla Tam Zaman Eşdeğer (TZE) araştırmacı ve TZE Ar-Ge personeli sayıları sırasıyla 250.453 ve 310.473 olarak gerçekleşmiştir. Toplam TZE Ar-Ge personelinin yüzde 21,2'si doktora veya eşdeğeri dereceye sahiptir. Bununla birlikte Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin küresel gelişmeler ve ülkemiz öncelikleri doğrultusunda artırılması ve geliştirilmesi, hem kamu hem de özel kesim tarafından Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine daha fazla kaynak ayrılması, Ar-Ge insan gücünün sayı ve nitelik bakımından güçlendirilmesi ile temel araştırma çıktılarının ticari inovasyona dönüşümünün artırılması ihtiyacı devam etmektedir.
2022 yılında başlatılan Araştırma Üniversiteleri Destek Programı kapsamında 20 devlet araştırma üniversitesine ilave bilimsel araştırma proje bütçesi yıllar itibarıyla artan oranda tahsis edilmektedir. Söz konusu Program kapsamında yıllar itibarıyla desteklenen proje sayısı artış göstermiş, 2022 yılında 188 proje, 2023 yılında 351, 2024 yılında 325, 2025 yılında 480 ve 2026 yılında 552 adet olmak üzere toplam 1.896 proje desteklenmiştir. Bu Program kapsamında, sağlık, biyoteknoloji, yapay zeka, dijitalleşme, kimya, ileri malzeme, enerji depolama ve sosyal ve beşeri bilimler gibi çok çeşitli alanlarda projeler desteklenmiştir. Ayrıca 2026 yılında Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı başlatılmış olup yapay zekâ, siber güvenlik, bilişim teknolojileri gibi stratejik alanlarda ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla bu alanda doktora çalışmasını yürüten 550 araştırmacının araştırma üniversitelerinde istihdam edilmesi sağlanacaktır.
Araştırma altyapılarının Ar-Ge ve yenilik ekosistemindeki etkinliklerinin artırılması yönündeki ihtiyaç devam etmektedir. Bu kapsamda, araştırma altyapılarının Ar-Ge kapasitelerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalardan olan 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun çerçevesinde 12 araştırma altyapısı desteklenmekte ve bu altyapıların performanslarının izlenmesine yönelik süreç devam etmektedir. Ayrıca mevzuatın iyileştirilmesi çalışmaları ile Türkiye'de faaliyet gösteren öncü araştırma altyapılarına yönelik yol haritası çalışmasının tamamlanması önemini korumaktadır. Araştırma altyapılarının ulusal Ar-Ge ekosistemindeki etkinliğinin artırılmasını teminen altyapılara sağlanan desteklerin performans bazlı olarak artırılmasına yönelik ihtiyaç devam etmektedir.
TABLO II: 16- Bilim ve Teknoloji Alanındaki Temel Göstergeler
| 2018 | 2019 | 2020 | 2021 | 2022 | 2023 | 2024 | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Ar-Ge Harcamalarının GSYH İçindeki Payı (Yüzde) | 1,26 | 1,29 | 1,34 | 1,37 | 1,30 | 1,39 | 1,46 |
| Gayri Safi Yurt İçi Ar-Ge Harcaması (Milyon TL - Cari Fiyatlarla) | 47 802 | 56 978 | 69 038 | 101 738 | 198 670 | 377 542 | 651 822 |
| Ar-Ge Harcamalarının Sektörel Dağılımı (Yüzde) | |||||||
| Yükseköğretim | 39,6 | 38,6 | 38,8 | 34,2 | 33,8 | 30,0 | 30,9 |
| Özel Sektör | 53,0 | 56,1 | 55,8 | 61,3 | 61,4 | 65,1 | 64,8 |
| Kamu | 7,4 | 5,3 | 5,4 | 4,5 | 4,8 | 4,9 | 4,3 |
| TZE Ar-Ge Personeli Sayısı | 178 820 | 194 952 | 218 127 | 243 905 | 272 638 | 290 850 | 310 473 |
| TZE Araştırmacı Sayısı | 132 949 | 147 620 | 168 486 | 190 973 | 215 515 | 230 534 | 250 453 |
| TZE Doktora veya Eşdeğeri Eğitim Seviyesine Sahip Ar-Ge Personeli Sayısı | 34 282 | 38 600 | 41 444 | 44 634 | 58 344 | 63 696 | 65 820 |
| Hakemli Dergilerdeki Yayın Sayısı | 47 077 | 53 638 | 60 279 | 69 669 | 74 033 | 76 627 | 81 141 |
Kaynak: TÜİK, SCImago (Erişim Tarihi: 23.09.2026)
2021-2027 dönemini kapsayan ve yaklaşık 100 milyar avro bütçesi olan Ufuk Avrupa Programına yönelik çalışmalar ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde yürütülmektedir. Bu çerçevede yürütülen bilgilendirme çalışmaları ve özellikle Ufuk 2020'de elde edilen deneyim ile artan işbirliği kapasitesi neticesinde Türkiye'nin söz konusu Programdan aldığı katkı payı tutarı yaklaşık 458 milyon avroya yükselmiştir. Ayrıca 2014-2020 yılları arasında yürütülen Ufuk 2020 Programı döneminde ülkemizde 29 çok ortaklı projenin koordinatörlük görevi yürütülmüşken Ufuk Avrupa Programının ilk beş yılında bu sayı 67'ye yükselmiştir.
Sağlık bilimleri ve teknolojileri alanında Türkiye'nin bilimsel birikimini, Ar-Ge kapasitesini ve üretim gücünü aynı ekosistem içerisinde buluşturmak amacıyla 2025 yılında Üreten Sağlık Modeli hayata geçirilmiştir. Model ile kamu, üniversite ve özel sektörün bilgi, yetkinlik ve üretim kapasitesinin bir araya getirilerek fikirden ürüne uzanan sürecin bütüncül biçimde desteklenmesi ve sağlık alanında yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu doğrultuda ilaç, aşı, biyoteknoloji, tanı kitleri, tıbbi cihaz ve sağlık yazılımları başta olmak üzere, ürüne dönüşme ve ülkemizin stratejik sağlık ihtiyaçlarına katkı sağlama potansiyeli yüksek Ar-Ge ve Ür-Ge projeleri desteklenmekte, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve kritik sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılması amaçlanmaktadır. 2026 yılında hayata geçirilen Üreten Sağlık Portalı ile bilimsel bilginin teknolojiye, teknolojinin ürüne ve ürünün toplumsal faydaya dönüşmesi sağlanarak sürdürülebilir bir sağlık inovasyonu ekosistemi oluşturulmasına katkı sunulmaktadır.
2019 yılından itibaren Arktik ve Antarktika'ya ulusal bilim seferleri düzenlenmekte ve uluslararası platformlarda Türkiye'nin görünürlüğü adına çalışmalar yapılmaktadır. Eylül 2026 itibarıyla 10 Ulusal Antarktika (TAE), altı Ulusal Arktik (TASE) Bilim Seferi gerçekleştirilmiş ve çevre, meteoroloji ve oşinografi gibi konularda projeler yürütülmüştür. Ülkemizin kutup bölgelerine yönelik stratejilerini belirlemek, kutup bölgelerinde gerçekleştirilen ulusal çalışmaları yönlendirmek ve bu alanda gerekli koordinasyonu