| Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin meydana getirdiği tahribatın giderilmesi çalışmalarında yerleşik kültürü yaşatan nüfusun ikametlerine dönmesi, tarihi ve kültürel dokunun bütüncül olarak ihya edilmesi ve tarihi dokunun bulunduğu eski kent bölgeleriyle yeni kent yerleşimleri arasındaki ilişkinin güçlendirilerek devam ettirilmesi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.792) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 792.1. Yeni kent yerleşimlerinde sosyal ve kültürel etkileşime imkân vererek toplumun refahını destekleyen, başta kütüphane olmak üzere müze, kültür merkezi, kent parkı gibi kültürel altyapı unsurlarına yer verilmesi, hafizayı canlı tutacak anıtlarla yeni kent meydanlarının tasarlanması ve kent kültürünün oluşması sağlanacaktır. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S) | 1. Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerden etkilenen illerde beş yeni kütüphane açılacak, iki kütüphane binasının inşaatı tamamlanacak ve altı kütüphane işlevsel olarak yeniden yapılandırılacaktır. 2. Dört kültür merkezi depreme karşı güçlendirilecektir. |
| Tedbir 792.2. Tarihi dokunun meydana gelebilecek olası felaketlerde tekrar zarar görmemesi için güncel malzeme ve inşa tekniklerinden yararlanılarak ihya imkânları araştırılacak, mevzuat ve yetkili kurullarda düzenlemeler yapılacaktır. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S) | 1. Vakıf Kültür Varlıklarının afet durumlarında meydana gelecek olumsuzluklara karşı korunması kapsamında araştırma, raporlama ve güçlendirme çalışmaları yapılacaktır. |
| Dijitalleşme sürecinin kültür ekonomisi değer zincirinin tüm aşamaları için oluşturduğu fırsat ve tehditler değerlendirilerek dijital kültür ekonomisi yol haritası belirlenecektir. (Kalkınma Planı p.793) | ||
| Tedbir 793.1. Dijital kültür ekonomisi istatistikleri uluslararası istatistiklere uygun bir şekilde üretilecek ve izlenecektir. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S) | 1. Dijital kültür ekonomisi istatistikleri konusunda literatür taraması çalışmaları yapılacaktır. |
| Tedbir 793.2. Dijital becerilerin geliştirilmesi ve dijital kültür-sanata yönelik programlara örgün eğitim müfredatlarında yer verilmesi sağlanacaktır. | Millî Eğitim Bakanlığı (S) | 1. Çocukların dijital becerileri ile dijital esenlik farkındalıklarının geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla dijital platform oluşturulacaktır. |
| Tedbir 793.3. Kültür ekonomisi değer zincirinde yer alan paydaşların dijital becerilerinin geliştirilmesine yönelik uzmanlık eğitimleri desteklenecek, sertifikalandırma sağlanacaktır. | Kültür ve Turizm Bakanlığı (S) | 1. KohaCon 2027 konferansı kapsamında açık kaynak kütüphane teknolojileri alanındaki uluslararası bilgi ve deneyim paylaşılacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
| Onarım ve Restorasyonu Yapılan Taşınmaz Kültür Varlığı Sayısı (Kümülatif) (3) | Adet | 1 210 | 1 560 | 1 930 |
| Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanterine Kayıtlı Unsur Sayısı | Adet | 367 | 392 | 400 |
| Kültürel ve Doğal Miras Devlet Harcaması (SAGP) (4) | Dolar/Kişi | 69(5) | 80 | 100 |
Kaynak: TÜİK, Kültür ve Turizm Bakanlığı
(1) Gerçekleşme Tahmini, (2) Program, (3) Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki taşınmaz kültür varlıkları ile Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki vakıf kültür varlıklarını kapsamaktadır. (4) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında Amaç 11 altındaki 11.4.1 numaralı göstergedir. (5) 2024 verisidir.
Türkiye'de sporun toplum genelindeki yaygınlığı artarken sporcu, spor kulübü ve antrenör sayılarında da istikrarlı bir gelişim gözlenmektedir. Ekim 2026 itibarıyla toplam spor tesisi sayısı 4.897'ye ulaşırken sporcu sayısı 19.238.539, faal spor kulübü sayısı 26.728 ve antrenör sayısı 378.925 olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı sonuna kadar biri 45.000 seyirci kapasiteli Ankara Stadyumu olmak üzere üç spor tesisinin yapımının tamamlanması planlanmaktadır.
2026 yılı, Türk sporunun uluslararası alandaki yükselişini sürdürdüğü ve farklı spor dallarında önemli başarıların elde edildiği bir yıl olmuştur. Kadın voleybol millî takımı, Milletler Liginde organizasyon tarihindeki ikinci şampiyonluğuna ulaşmış, ardından Avrupa Şampiyonasında da zirveye çıkarak üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olmuş ve Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunlarına doğrudan katılma hakkı elde etmiştir. Bunun yanı sıra İtalya'da düzenlenen 20. Akdeniz Oyunlarında 41 altın, 28 gümüş ve 42 bronz olmak üzere toplam 111 madalya ile Türkiye, ülkeler sıralamasında ikinci sırada yer almıştır. Yıl boyunca güreş, tekvando, eskrim, atletizm, jimnastik, atıcılık, boks, halter, yüzme ve diğer birçok spor dalında elde edilen dereceler, Türkiye'nin uluslararası spor organizasyonlarındaki rekabet gücünü ve başarı yelpazesini genişletirken genç sporcuların farklı spor dallarında kazandığı madalyalar da Türk sporunun geleceğine ilişkin güçlü bir potansiyel ortaya koymuştur.
Türk sporunun 2026 yılındaki gelişimi, sportif başarıların yanı sıra geleneksel sporların ve ortak kültürel mirasın yaşatılması yönündeki çalışmalarla da öne çıkmıştır. Kırgızistan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 6. Dünya Göçebe Oyunları, 90'dan fazla ülkeden yaklaşık 4.000 sporcuyu bir araya getirerek geleneksel sporların uluslararası ölçekte tanıtılmasına önemli katkı sağlamıştır. Türk usulü geleneksel okçuluk ile aşırtmalı aba güreşi gibi Türk spor kültürünün köklü unsurları organizasyonun resmî spor programında yer alırken, mangala gibi geleneksel zekâ oyunları da uluslararası katılımcılarla buluşmuştur. Türk dünyasının tarihsel ve kültürel birikiminin önemli unsurları arasında yer alan atlı sporlar, geleneksel güreşler, okçuluk ve diğer etnospor dallarının gelecek kuşaklara aktarılmasına imkân sağlayan organizasyon, spor ile somut olmayan kültürel miras arasındaki bağı güçlendiren önemli bir platform olmuştur.
Sporun çocuk ve gençlerin yaşamının kalıcı bir parçası olmasını amaçlayan GSB Spor Okulları ile GSB Engelsiz Spor Okulları, 5-18 yaş grubundaki çocuk ve gençlerin yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesine imkân sağlayan güçlü bir spor altyapısı oluşturarak geleceğin sporcu nesillerinin yetiştirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdürmektedir.
Türkiye'nin spor turizminin geliştirilmesi ve uluslararası görünürlüğünün artırılması amacıyla 2026 yılında voleyboldan futbola, jimnastikten bisiklete kadar farklı spor dallarında başarılı organizasyonlara ev sahipliği yapılmıştır. Kadın voleybol millî takımının da mücadele ettiği müsabakaların Ankara'da, UEFA Avrupa Ligi Finali'nin İstanbul'da, Avrupa Paralimpik Yüzme Şampiyonası'nın Kocaeli'de, Artistik Jimnastik Dünya Kupası'nın Antalya'da gerçekleştirilmesi ve Tour of İstanbul'un geniş uluslararası katılımla düzenlenmesi Türkiye'nin farklı spor dallarındaki organizasyon kapasitesini ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra Türkiye'nin 2027 yılından itibaren Formula 1 takvimine yeniden dâhil edilmesi ve yarışların İstanbul'da gerçekleştirilecek olması, Türkiye'nin küresel spor organizasyonlarındaki konumunu güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur. Bu organizasyonlar, şehirlerin uluslararası tanınırlığına ve turizm hareketliliğine katkı sağlarken Türkiye'nin spor diplomasisi, organizasyon tecrübesi ve spor turizmindeki marka değerini de güçlendirmektedir.
Spor kabiliyeti olanların erken yaşta yetenek havuzuna dâhil edilmesi, spor profesyonellerinin niteliğinin artırılması, sporun her dalında küresel ölçüde rekabet edebilen bir seviyeye ulaşılarak uluslararası organizasyonlarda başarı elde edilmesi ve herkes için spor anlayışıyla sporun toplum geneline yaygınlaşan bir yaşam biçimine dönüştürülmesi temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Her yaştan vatandaşın sportif faaliyetlere düzenli katılımları teşvik edilecektir. (Kalkınma Planı p.795) | ||
| Tedbir 795.1. Spor imkânları yerel düzeyde geliştirilerek erken yaşlardan itibaren spor eğitimi verilecek, her yaştan vatandaşın sportif faaliyetlere düzenli katılımı teşvik edilecektir. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S), Yerel Yönetimler | 1. GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları faaliyetleri yıl boyunca tüm spor dallarında sürdürülecektir. |
| Tedbir 795.2. Yerel yönetimler başta olmak üzere tüm paydaşlarla işbirliği yapılarak vatandaşların spora olan ilgisi artırılacak, sağlık için spor ve rekreasyon temalı projeler ile kampanyalar geliştirilecektir. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S), Diyanet İşleri Başkanlığı, Yerel Yönetimler | 1. Sokaklar Bizim, Koşabiliyorken Koş, Yüzme Bilmeyen Kalmasın, Diyanet Yaz Kur'an Kursuna Kayıtlı Çocuklara Yönelik Spor Programları ve kadınlara yönelik spor projeleriyle spora olan ilginin artırılması sağlanacaktır. |
| Tedbir 795.3. Başta engelliler olmak üzere özel politika gerektiren vatandaşların spora erişimi kolaylaştırılacak, sportif faaliyetlere katılımları teşvik edilecektir. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı | 1. GSB Engelsiz Spor Okulları Projesi kapsamındaki çalışmalara devam edilecektir. |
| İlkokul çağındaki öğrencilerin spor dallarını tanımaları ve yaşam boyu aktif olarak düzenli spor yapmaları spor kulüpleriyle işbirliği içerisinde sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.796) | ||
| Tedbir 796.3. Okul ve mahalle spor kulüplerinin dijital ortama entegrasyonuyla izlenmesi ve değerlendirilmesi kolaylaştırılacaktır. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S), Yerel Yönetimler | 1. Spor bilgi sisteminin geliştirilmesi çalışmalarına devam edilecektir. |
| Sporcu sağlığı merkezleri, hizmet kalitesi ve çeşitliliği artırılarak yaygınlaştırılacak, spor hekimi ihtiyacının giderilmesi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.797) | ||
| Tedbir 797.1. Olimpik, paralimpik sporcular ile milli takım ve Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri ve Sporcu Eğitim Merkezleri sporcularına sağlık ve performans desteği veren sporcu sağlığı merkezleri ihtiyaç duyulan bölgelerde yaygınlaştırılacaktır. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S), Sağlık Bakanlığı | 1. Sporcu Sağlık ve Araştırma Merkezlerinin ihtiyaç duyulan bölgelerde yaygınlaştırılması ve mevcut kapasitelerinin güçlendirilmesine ilişkin çalışmalar yürütülecektir. |
| Profesyonel sporcuların uluslararası alanda başarılarının artırılması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.798) | ||
| Tedbir 798.1. Uluslararası organizasyonlardaki sportif performansları ve istatistiki bilgileri içeren veri altyapısı oluşturulacaktır. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S) | 1. Uluslararası organizasyonlardaki sportif performansları ve istatistiki bilgileri içeren veri altyapısı çalışmaları gerçekleştirilecektir. |
| Türkiye'nin dünya spor turizm pazarından alacağı pay artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.800) | ||
| Tedbir 800.4. Tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesine yönelik kamu ve özel sektör paydaşlarıyla işbirliği yapılacak ve stratejiler geliştirilecektir. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA | 1. Spor turizmi tanıtım ve pazarlama stratejisinin geliştirilmesi ve uygulanması kapsamında kamu-özel sektör işbirliği etkin biçimde tesis edilecektir. |
| Uluslararası spor diplomasisinden bir kamu diplomasi aracı ve yumuşak güç unsuru olarak yararlanılacaktır. (Kalkınma Planı p.802) | ||
| Tedbir 802.1. İyi uygulama örnekleri ve stratejileri yakından takip edilerek ülkemize özgü bir spor diplomasisi stratejisi hazırlanacaktır. | Gençlik ve Spor Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı | 1. Türk dış politikasıyla uyumlu spor diplomasisi stratejisi hazırlanacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| İlkokullarda Spor Dalı Eğitimine Katılan Öğrenci Sayısı | Bin Kişi | 803 | 537 | 700 |
| Okul Sporlarına Katılan Toplam Öğrenci Sayısı | Bin Kişi | 3 118 | 3 400 | 3 500 |
| Ulusal Spor Projelerinden Faydalanan Katılımcı Sayısı | Bin Kişi | 1 018 | 905 | 995 |
| GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları Katılımcı Sayısı | Bin Kişi | 1 935 | 1 600 | 2 300 |
| Sportif Yetenek Taraması Programı Kapsamında Test ve Ölçümleri Yapılan Öğrenci Sayısı | Bin Kişi | 1 036 | 1 014 | 1 000 |
| Sportif Yetenek Taraması Programı Kapsamında Spora Özel Yeteneği Olduğu Saptanan ve Spora Başlatılan Öğrenci Sayısı | Bin Kişi | 37 | 38 | 40 |
| Sportif Yetenek Taraması Programı Kapsamında Spor Dallarına Yönlendirilen Öğrenci Sayısı | Bin Kişi | 27 | 36 | 40 |
| Engellilere Hizmet Veren Spor Kulübü Sayısı | Adet | 2 316 | 2 352 | 2 390 |
| Engelli Sporcu Sayısı | Kişi | 67 528 | 51 193 | 56 500 |
| Uluslararası Müsabakalarda Kazanılan Madalya Sayısı | Adet | 8 210 | 11 500 | 12 650 |
| Lisanslı Sporcu Sayısı | Bin Kişi | 18 703 | 20 013 | 21 413 |
Kaynak: Gençlik ve Spor Bakanlığı
(1) Gerçekleşme tahmini
(2) Program
Nüfus yapısı, bir ülkenin sosyoekonomik gelişmesinde önemli bir etken olup uygulamaya konulacak kalkınma politikalarının oluşturulmasında belirleyici bir role sahiptir.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre Türkiye nüfusu 2025 yılı sonunda 86.092.168'e ulaşmıştır. Erkek nüfus 43.059.434 iken kadın nüfus 43.032.734 olmuştur. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,02'sini erkekler, yüzde 49,98'ini kadınlar oluşturmuştur. 2026 yılında toplam nüfusun 86,7 milyon olacağı tahmin edilmektedir.
Yıllık nüfus artış hızı 2022 yılında binde 7,1, 2023 yılında binde 1,1 iken 2024 yılında binde 3,4, 2025 yılında binde 5 olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılında nüfus artış hızının düşmesindeki en büyük etkenin doğurganlık hızındaki ve yabancı nüfustaki düşüş olduğu, 2024 ve 2025 yıllarındaki artışın ise yabancı nüfustaki azalışın daha az olmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Son 16 yıllık dönemde yıllık nüfus artış hızı kısmi iniş çıkışlarla birlikte genelde düşme eğilimindedir.
Kadın başına toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2011 yılında nüfusun kendini yenileme hızı olan 2,10'un altına düşerek 2,05 olmuştur. 2014 yılında 2,19'a çıkan toplam doğurganlık hızı, bu tarihten itibaren aralıksız düşme eğilimine girerek 2024 yılında güncellenen idari kayıtlara göre 1,49'a, 2025 yılında ise 1,42'ye gerilemiştir. Toplam doğurganlık hızı 2,10 seviyesinin altında olan il sayısı 2024 yılında 71 iken 2025 yılında 76'ya çıkmıştır. En yüksek toplam doğurganlık hızı 2024 yılında 3,28, 2025 yılında 3,15 ile
Şanlıurfa'dadır. 2025 yılında bu ili Şırnak, Mardin Diyarbakır ve Siirt izlemektedir. 2024 yılında 10 il, nüfusun kendini yenileme hızı olan 2,10'un üzerinde bir doğurganlık hızına sahipken 2025 yılında yalnızca 5 il bu seviyenin üzerinde kalmıştır. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu iller 2024 yılında 1,12 ve 2025 yılında 1,09 ile Bartın'dır. 2025 yılında bu ili İzmir, Eskişehir ve Ankara izlemektedir. 2025 yılının ilk beş ayında 351.910 çocuk doğmuşken 2026 yılının ilk beş ayında bu sayı 342.534'e düşmüştür. Toplam doğurganlığın düşmeye devam edeceğini tahmin edilmektedir.
Türkiye'de 2012 yılında doğumların yüzde 36,2'si birinci çocuk, yüzde 33,0'ı ise ikinci çocuk olarak gerçekleşmiş, 2025 yılında bu oranlar sırasıyla yüzde 42,8 ve yüzde 30,5 olmuştur. Birinci çocuk oranındaki artış ve ikinci çocuk oranındaki azalış, doğurganlığın artırılmasında ikinci çocuk kararı alınmasının kritik eşik oluşturduğunu, uygulamaların ikinci çocuğa ağırlık verilerek geliştirilmesinin önemini göstermektedir.
Türkiye'de il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların toplam nüfusa oranı, 2024 yılında yüzde 93,4 iken 2025 yılında yüzde 93,6'ya yükselmiştir. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların toplam nüfusa oranı 2024 yılında yüzde 6,6 iken 2025 yılında yüzde 6,4'e düşmüştür. TÜİK tarafından Mekânsal Adres Kayıt Sisteminin (MAKS) kullanılmasıyla kent-kır yapısı yoğun kent, orta yoğun kent ve kır ayrımında yeni bir sınıflamayla verilmektedir. Buna göre 2025 yılında nüfusun yüzde 67,5'i yoğun kentlerde, yüzde 15,8'i orta yoğun kentlerde ve yüzde 16,8'i kır olarak sınıflandırılan yerleşmelerde yaşamaktadır.御Ilke nüfusunun yüzde 18,3'ünün yaşadığı il olan İstanbul'un nüfusu, 2025 yılında bir önceki yıla göre 52.451 kişi artarak 15.754.053 olmuştur. Nüfus büyüklüğü olarak İstanbul'u sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya izlemektedir. Bayburt 82.836 kişiyle en az nüfusa sahip olan il olmuştur. Bayburt'tan sonra en az nüfusa sahip iller sırasıyla Tunceli, Ardahan, Gümüşhane ve Kilis'tir.
ADNKS verilerine göre ortanca yaş, 2024 yılında 34,4 iken, 2025 yılında 34,9 olmuştur. Ortanca yaş aynı yıllarda erkeklerde 33,7'den 34,2'ye, kadınlarda 35,2'den 35,7'ye yükselmiştir.
Ülkemizin mevcut dinamik nüfus yapısının korunması amacıyla Onuncu Kalkınma Planından itibaren doğurganlığı artırmayı hedefleyen nüfus politikaları benimsenmiş, aile ve iş yaşamının uyumlaştırılmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. 25 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 172 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Nüfus Politikaları Kurulu kurulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Eylül 2026 sonu itibarıyla dört Kurul toplantısı yapılmıştır. Alınan karar doğrultusunda Mevzuat, Çalışma Hayatı, Ekonomik Teşvikler ve Eğitim, Sağlık, İletişim ve Farkındalık Oluşturma çalışma grupları kurularak doğurganlık hızının yükseltilmesine yönelik faaliyetler yürütülmüştür. Bu doğrultuda evlilik ve doğum yardımı ile kreş olanaklarının artırılması, aile ve iş yaşamının uyumlaştırılması gibi konularda düzenlemeler yapılmıştır. Uygulamaların etkinliğinin artırılması ve düşmeye devam eden toplam doğurganlık hızının 2,10 seviyesine yükseltilebilmesi için yapılan düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve etki değerlendirmesi yapılarak yeni tedbirlerin uygulanması ihtiyacı devam etmektedir.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜBİTAK, Hacettepe Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi arasında 31 Mayıs 2024 tarihinde imzalanan protokolle, TÜİK Resmî İstatistik Programının bir parçası olan 2025 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması başlatılmıştır. Araştırma kapsamında saha çalışmaları ile ön raporlar tamamlanmış olup ana raporların hazırlık ve ileri analiz çalışmaları devam etmektedir. Araştırma kapsamında nüfus, kadın ve anne-çocuk sağlığı gibi konuların yanı sıra doğurganlık hızındaki düşmenin sebeplerinin belirlenmesi de hedeflenmektedir.
TABLO II: 57- Demografik Göstergeler
| Gösterge | 2023 | 2024 | 2025 | 2026 (1) |
|---|---|---|---|---|
| Toplam Doğurganlık Hızı (Kadın Başına Çocuk Sayısı) | 1,52 | 1,49 | 1,42 | 1,45 |
| Doğuşta Beklenen Yaşam Süresi (Yıl) | 77,3 | 78,1 | 78,5 | 78,9 |
| Erkek | 74,7 | 75,5 | 75,9 | 76,3 |
| Kadın | 80,0 | 80,7 | 81,1 | 81,5 |
| Nüfus Artış Hızı (Binde) | 1,1 | 3,4 | 5,0 | 5,2 |
| Nüfus (Bin) | 85 372 | 85 665 | 86 092 | 86 538 |
| 0-14 Yaş | 18 311 | 17 927 | 17 531 | 17 158 |
| 15-64 Yaş | 58 338 | 58 626 | 58 978 | 59 489 |
| 65+ Yaş | 8 723 | 9 112 | 9 583 | 9 892 |
Kaynak: TÜİK ADNKS verileridir.
(1) Gerçekleşme Tahmini
Yaşlı nüfus (65 yaş ve üstü nüfus), 2020 yılında 7,95 milyon kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9,58 milyon kişi olmuştur. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında yüzde 9,5 iken, 2025 yılında yüzde 11,1'e yükselmiştir. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 44,7'sini erkek nüfus, yüzde 55,3'ünü kadın nüfus oluşturmuştur.
Demografik dönüşüm sürecinde olan Türkiye'de, doğurganlık ve ölüm hızlarındaki azalmayla birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması sonucu nüfusun yaş yapısı değişmiş ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı artmıştır. 2026 yılı itibarıyla yaşlı nüfusun 9,8 milyon kişiyle toplam nüfus içindeki payının yüzde 11,4 olacağı tahmin edilmektedir. TÜİK nüfus projeksiyonları (2023-2100) verileri ana senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2050 yılında yüzde 23,1, 2075 yılında yüzde 31,7 ve 2100 yılında ise yüzde 33,6 olacağı öngörülmektedir. Türkiye'de 2075 yılında her üç kişiden birinin yaşlı olması beklenmektedir. Demografik yapıdaki bu değişimlerin işgücü piyasaları, sosyal güvenlik sistemleri, kamu maliyesi, kamu hizmetleri ve finansmanı üzerinde daha fazla yük oluşturması beklenmektedir. Bu değişim sonucunda özellikle uzun süreli bakım hizmetine duyulan ihtiyaç artmakta olup bu kapsamda uzun süreli bakım sigortası sisteminin hayata geçirilmesi gibi çalışmalar yürütülmektedir.
Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hızla artış göstermiştir. Doğurganlık ve ölüm hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirmiş, çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artmıştır. Türkiye'de yaşlı nüfus sayısal olarak yüksek olmakla birlikte oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hâlâ genç nüfus yapısına sahiptir.
TÜİK-İstatistiklerle Yaşlılar 2025 verilerine göre 2020 yılında yaşlı nüfusun yüzde 63,8'i 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9'u 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,4'ü 85 ve daha yukarı yaş grubundadır. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 62,9'u 65-74 yaş grubunda, yüzde 29,3'ü 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8'i 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer almaktadır.
ADNKS 2025 yılı sonuçlarına göre yaşlı bağımlılık oranı, 2024 yılında yüzde 15,5 iken 2025 yılında yüzde 16,2'ye yükselmiştir. Diğer bir ifadeyle Türkiye'de 2025 yılında çalışma çağındaki her 100 kişi, 16 yaşlıya bakmaktadır.
Ağustos 2026 itibarıyla Darülaceze Başkanlığı da dâhil olmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı 179 resmî huzurevinde 14.621 yaşlıya, diğer kamu kuruluşlarına ait 18 huzurevinde 1.204 yaşlıya, 296 özel huzurevinde ise 14.214 yaşlıya hizmet verilmektedir. Kamu ve özel sektör dahil olmak üzere 40.491 huzurevi kapasitesi ile 30.039 yaşlıya bakım hizmeti sunulmaktadır. Ayrıca yaşlı bireylere yönelik Bakanlığına bağlı gündüz yaşlı bakım merkezi sayısı Ağustos 2026 itibarıyla 43 olup gündüz yaşlı bakım merkezlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalar devam etmektedir.
Bütünleşik Bakım Hizmetleri Modeli çerçevesinde yaşlı bireylerin aile ortamında ve kendi sosyal çevrelerinden kopmadan bakım hizmetlerine erişimlerini desteklemek amacıyla yürütülen evde bakım yardımı uygulamasından Ağustos 2026 itibarıyla 107.731 yaşlı faydalanmıştır.
Ağustos 2026 itibarıyla 34 adet Üçüncü Yaş Üniversitesi Programında 7.825 yaşlı eğitim görmekte olup söz konusu programların yaygınlaştırılmasına yönelik YÖK ve üniversitelerle işbirliği çalışmaları devam etmektedir.
Yaşlıların dijital okuryazarlıklarının geliştirilmesini sağlamak üzere 43 ilde 2.000'den fazla yaşlıya dijital ve finansal okuryazarlık eğitimi verilmiştir. Huzurevlerinde bakım altında bulunan yaşlıların dijital okuryazarlığını geliştirmek amacıyla Dijital Bahar Projesi kapsamında 29 ilde 31 Dijital Bahar Odası kurulmuştur.
2016 yılında başlatılan Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında evde bakım, gündüz bakım, evde sağlık, manevi destek ve gönüllülük faaliyetleri gibi çeşitli hizmet modelleriyle 86 belediyenin yürüttüğü 123 projeyle 113.677 hanede 173.103 yaşlı bireye ulaşılmıştır.
Yaşlı bireylerin temizlik, yemek, günlük bakım gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürütülen Ulusal VEFA Programı kapsamında Ağustos 2026 itibarıyla 133 bin yaşlıya hizmet sunmak amacıyla 3,7 milyar TL kaynak aktarılmıştır.
Aile ve Nüfus On Yılı Vizyonu doğrultusunda yaşlı dostu bir Türkiye vizyonuyla II. Yaşlılık Şurası 21-22 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenmiştir.
Yaşlılık Saha Araştırması, TÜİK'in belirlediği 12 bölge kapsamında 14.060 yaşlı, 7.077 yaşlı yakını ve 3.560 huzurevi sakini olmak üzere 24 binden fazla kişiye ulaşılarak gerçekleştirilmiştir.
Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği 6 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yaşlılara yönelik gündüz bakım hizmetlerinin niteliğinin artırılması amacıyla Aktif Yaşam Merkezi Yönetmelik Taslağı çalışmaları devam etmektedir. Yaşlanan nüfusa yönelik sağlık, bakım ve sosyal güvenlik alanlarında etkin politikaların hayata geçirilmesine, hukuki ve kurumsal altyapının güçlendirilmesine, yaşlıların toplumsal hayata katılımının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Doğurganlığın nüfusun yenileme seviyesinin üzerinde tutulması, aile kurumunun güçlendirilmesi, yükselen ortalama evlenme yaşının evliliklerin özetirilerek daha genç yaşlara düşürülmesi ve ikiden fazla çocuk sahibi olmanın desteklenmesiyle sağlıklı ve
dinamik nüfus yapısının korunması, yaşlanan nüfusun bedensel ve ruhsal sağlık düzeyinin ve yaşam kalitelisinin yükseltilmesi, işlevselliğinin artırılarak aktif ve bağımsız olarak hayatlarını sürdürmeleri, ekonomik ve sosyal hayata katılımının sağlanması, kaliteli bakım ve sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Demografik fırsat penceresinin sunmuş olduğu avantajlardan azami düzeyde faydalanılacaktır. (Kalkınma Planı p.804) | ||
| Tedbir 804.2. Doğurganlık seviyesinin nüfusun yenilenme düzeyine yükselmesine yönelik önlemler hayata geçirilecektir. | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (S), Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Mevcut yasal düzenlemeler Nüfus Politikaları Kurulu çalışmaları ve dinamik nüfus yapısını etkileyen gelişmeler çerçevesinde gözden geçirilecek, belirlenecek ihtiyaçlar doğrultusunda yeni düzenlemelere ilişkin çalışmalar yürütülecektir. 2. Aile ve Nüfus On Yılı 2027-2028 Eylem Planının uygulaması izlenecek ve 2028-2029 Eylem Planının hazırlıkları tamamlanacaktır. |
| Tedbir 804.4. STK'lar, araştırma merkezleri ve özel sektör kuruluşları tarafından sağlıklı ve dinamik nüfus yapısının korunmasına yönelik yürütülecek faaliyetler desteklenecektir. | Hacettepe Üniversitesi (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Marmara Üniversitesi | 1. 2025 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasının ileri analiz raporu tamamlanacaktır. |
| Aktif ve sağlıklı yaşlanma için yaşlılara sunulan sağlık ve bakım hizmetlerinin etkinliğinin ve kalitesinin artırılması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.805) | ||
| Tedbir 805.2. Yaşlı sağlığı hizmetlerine yönelik beşeri kapasite güçlendirilecektir. | Sağlık Bakanlığı (S) | 1. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında hizmet sunan aile hekimleri ve diğer sağlık personeline sağlıklı yaşlanma, yaşlı sağlığı ve çok yönlü değerlendirmesi konularında uzaktan ve yüz yüze yöntemlerle eğitimler verilecektir. |
| Tedbir 805.4. Evde sağlık hizmetlerinin etkinliği ve kalitesi artırılacaktır. | Sağlık Bakanlığı (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Belediyeler | 1. Evde sağlık hizmeti kapsamında yapılan ziyaret sayısı artırılacaktır. |
| Tedbir 805.5. Yaşlıların sağlık hizmet kuruluşuna gitmelerini gerektirmeyen düzenli takip gibi hallerde bakım ve sağlık hizmetlerine evden erişimin kolaylaştırılması amacıyla "tele bakım" ve "tele sağlık" uygulamaları yaygınlaştırılacaktır. | Sağlık Bakanlığı (S) | 1. Uzaktan Hasta Değerlendirme Sisteminin ilgili sağlık personeli tarafından etkin kullanımının sağlanması suretiyle, sağlık kuruluşlarına erişimde güçlük yaşayan vatandaşların çok yönlü yaşlı değerlendirmeleriyle kronik hastalık takiplerinin uzaktan erişim yöntemiyle gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. 2. Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi ile evde sağlığa kayıtlı hastalara sunulan hizmetler ve gerçekleştirilen randevu sayısı artırılacaktır. |
| Tedbir 805.6. Gündüzlü bakım ve uzun süreli bakım hizmetlerinin etkinliği artırılacaktır. | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (S), Sağlık Bakanlığı, Yerel Yönetimler | 1. Yaşlı bireylere yönelik gündüz bakım ve aktif yaşam merkezlerinin sayısı artırılacaktır. 2. Engelli ve yaşlı bireylere yönelik aktif yaşam merkezlerine ilişkin mevzuat düzenlemesi tamamlanacaktır. |
| Yaşlı dostu, erişilebilir ve güvenli konutların/kentlerin tasarlanması ve oluşturulması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.806) | ||
| Tedbir 806.5. Toplu ulaşım ağı içerisindeki erişilebilirlik standartlarına uygun olmayan unsurlar belirlenerek eksiklikler giderilecektir. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı | 1. Erişilebilirlik Verilerinin Mevcut Durumunun Analizi Projesi kapsamında çalışmalar yapılacaktır. |
| Yaşlıların sosyal dışlanmalarının önlenmesine yönelik tedbirler alınacaktır. (Kalkınma Planı p.807) | ||
| Tedbir 807.2. Yerel yönetimlerin özellikle yalnız yaşayan yaşlı bireyleri izlemesi ve destek hizmetleri sunması sağlanacaktır. | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (S), Belediyeler | 1. Yalnız yaşayan yaşlı bireyler başta olmak üzere 65 yaş ve üzeri bireylerden biyopsikososyal bakım ihtiyacı olanların yaşadıkları mekanlarda izlenmesi ve desteklenmesi amacıyla yaşlı destek programı kapsamında yerel yönetimler desteklenecektir. |
| Yaşlıların bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanımı ve dijital becerileri geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.811) | ||
| Tedbir 811.1. Kamusal ve özel kurumların internet siteleri ve dijital uygulamaları erişilebilir tasarımlarla geliştirilecektir. | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (S), İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. İnternet siteleri ve mobil uygulamaların erişilebilirliğinin izlenmesi gerçekleştirilecektir. |
| Tedbir 811.3. e-Devlet ve e-nabız gibi temel kamu yönetimi hizmetlerinin yaşlı nüfus tarafından güvenli ve etkin şekilde kullanılmasına yönelik eğitimler ve çalışmalar yürütülecektir. | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (S) | 1. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı ve gündüz yaşlı bakım kuruluşlarından hizmet alan yaşlılara yönelik temel kamu hizmetlerine ilişkin eğitimler düzenlenecektir. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
| Toplam Doğurganlık Hızı (Kadın Başına Çocuk Sayısı) | Adet | 1,42 | 1,45 | 1,50 |
| 65 Yaşındakilerin Hayatta Kalma Beklentisi | Yıl | 18,4 | 18,8 | 19,2 |
| Kadın | Yıl | 20,0 | 20,4 | 20,8 |
| Erkek | Yıl | 16,7 | 17,1 | 17,6 |
| 65 Yaş ve Üstü Nüfusun İşgücüne Katılma Oranı | Yüzde | 12,9 | 12,7 | 13,0 |
Kaynak: TÜİK
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
Göç hareketleri tarih boyunca gerek göçe kaynaklık eden ülkeleri gerekse varış ülkelerini etkilemiş ve önemli siyasal, sosyal ve ekonomik konulardan biri haline gelmiştir. Türkiye, göç yönetiminde hukuk, insan hakları ve millî menfaatlerimiz temelinde medeniyet değerlerimizden güç alarak, kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığından taviz vermeden göçün uzun dönemdeki risk ve fırsat boyutlarını gözeterek hareket etmekte, tarihsel tecrübesi, insani yaklaşımı ve rasyonel bakış açısıyla dünyaya örnek bir model ortaya koymaktadır. Göç yönetimini ilgilendiren çalışmalar, Anayasa, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir.
Türkiye, kanunlarımıza uygun olarak ülkemize gelen, bilim, sanayi, ekonomi vb. alanlarda fayda sağlayacak yabancıların işlemlerini kolaylaştıran ve teşvik eden bir göç politikası yürütmektedir.
Ülkemiz, savaş ve çatışmalardan kaçan mazlumlara şefkat elini uzatmaktadır. Göçün temel nedenlerine inilmesi, insanları göçe zorlayan konularda çözümler bulunması, tüm devletlerin işbirliği ve külfet paylaşımı yapmaları gerektiği hususları uluslararası platformlarda sürekli gündeme getirilmekte ve uluslararası kuruluşların bu doğrultuda harekete geçirilmesi yönünde gayret gösterilmektedir.
Ülkemiz 2011 yılında Suriye'de başlayan iç savaşla zorla yerinden edilmiş bir göçmen akınıyla karşılaşmış ve insani yardım refleksiyle hareket ederek yardım eli uzatmıştır. Göçmen krizinin başlangıcından itibaren ihtiyaç duyulan düzenlemeler yapılmış, geçici koruma statüsü sahiplerinin sağlık, eğitim, sosyal yardım ve benzeri temel hizmetlere erişimleri sağlanmıştır.
8 Aralık 2024 tarihinde yaşanan gelişmelerden sonra geçici koruma altındaki Suriyelilerin gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüşü hız kazanmıştır. Geri dönüş sürecinde kayıt işlemlerinden ulaşım planlamasına kadar her detay insan onuruna yakışır şekilde planlanmaktadır. Göç İdaresi Başkanlığınca bu süreç ilgili kamu kurum ve kuruluşları, yerel sivil toplum kuruluşları ve uluslararası yardım kuruluşlarıyla işbirliği içinde yürütülmektedir. Bu kapsamda geçici koruma alanındaki kayıt, sevk, güncelleme ve bildirim yükümlülüğü hususlarında kamu düzeni ve kamu güvenliği de göz önünde bulundurularak insan hakları odaklı mevzuat çalışmaları yapılmıştır. Eylül 2026'ya kadar yaklaşık 1,5 milyon geçici koruma altındaki Suriyelinin ülkesine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşü sağlanmıştır.
Diğer taraftan uluslararası işgücü hareketliliğinin artması, insan hareketliliğini bir işgücü hareketliliği bağlamında ele almayı gerektirmektedir. Yüksek nitelikli işgücünün yüksek katma değer üretmesi, gelişen ekonomiler arasındaki rekabeti artırmış ve yüksek nitelikli işgücü göçünün istenen bir göç formu olarak rekabet alanı haline gelmesine yol açmıştır. Kayıtlı istihdamın teşvik edilmesi için ülkemizde çalışma amacıyla bulunan ikamet izni sahibi yabancıların çalışma iznine yönlendirilmesi gibi uygulamalar çalışma izinleri sayısının hızla artmasına imkân tanımıştır. Bu sayede düzenlenen çalışma izni sayısı bir önceki yıla göre yüzde 39,52 artış göstermiştir.
İnsanı önceleyen ancak kamu düzeni ve güvenliğinden asla taviz vermeyen bir göç yönetimi anlayışı kararlılıkla uygulanmaktadır. Düzensiz göç ve göçmen kaçakçılarına yönelik 7/24 kesintisiz bir şekilde güvenlik güçleriyle birlikte verilen mücadele sonucunda düzensiz göç büyük oranda azaltılmıştır. Bunun temelinde sınırda alınan sıkı tedbirler, ülke içinde etkin denetim ve operasyonlar, insan haklarına saygı temelinde yürütülen ve hızlı işleyen bir sınır dışı mekanizması bulunmaktadır. Bu kapsamda düzensiz göçle mücadeledeki temel stratejimiz sorunun kaynağında çözümü, etkili sınır güvenlik tedbirleri, ülke içerisinde etkin yakalama, düzensiz işgücü göçüyle mücadele ile etkin ve seri işleyen sınır dışı mekanizmalarının tesisi olarak beş aşamadan oluşmaktadır.
Bu doğrultuda, düzensiz göçü kaynağında önlemeye yönelik ulusal ve uluslararası mekanizmalar ve işbirliklerinin güçlendirilmesine, sınır güvenliğinin artırılması ve düzensiz göçle mücadele alanında tedbirlerin geliştirilmesine, yabancı işgücü göçünün etkin ve kapsamlı politikalarla yönetilmesine, düzensiz göçmenlerin insan hakları standartları çerçevesinde geri gönderilmesi sisteminin güçlendirilmesi ve yeniden uyumlarının sağlanmasına devam edilecektir. Sınır güvenliğimizin en üst düzeyde tutulması için güvenlik duvarları, aydınlatma sistemleri, kamera ve algılayıcı sistemler, elektro-optik kuleler, devriye yolları vb. fiziki engel teknolojik güvenlik sistemlerinin yapımı hız kesmeden devam etmektedir. Gözetleme ekipmanları ve sistemleri sayesinde sürekli keşif/gözetleme çalışmaları yapılmakta olup devriye yolları sayesinde Hudut Birlikleri, Emniyet ve Jandarma Güçleri sürekli devriye faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu faaliyetlerin sonucunda 2024 yılında 225.831, 2025 yılında 160.253, 2026 yılında ise 106.847 düzensiz göçmen yakalanmıştır. Eylül 2026 itibarıyla geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4'lük bir azalış gerçekleşmiştir.
Eylül 2026 verilerine göre, ülkemizdeki yabancı sayısı 3,6 milyon dolayında olup geçici koruma altındaki Suriyelilerin sayısı 2,20 milyon, ikamet izniyle ülkemizde bulunan yabancıların sayısı 1,27 milyon, uluslararası koruma başvuru sahibi kişilerin sayısı ise 128 bindir.
Düzenli göç yönetiminin etkinliğini artırmak ve göç hareketlerini ülke dışından başlayarak yönlendirebilmek amacıyla ülkeye giriş öncesi kontrol mekanizmaları güçlendirilmektedir. Vize değerlendirme sistemi etkinleştirilerek kamu düzeni ve kamu güvenliği ile yabancıın kalış amacına ilişkin değerlendirme yabancı henüz ülkemize gelmeden kaynağında yapılmaktadır. Yabancıların geliş amaçlarının kaynak ülkede değerlendirilmesi ve düzenli göçün öngörülebilir hâle gelmesi amacıyla 2024 yıl sonunda başlatılan ikamet amaçlı vize uygulamasının yaygınlaştırılması planlanmaktadır.
Uluslararası öğrenci politikası kapsamında başarılı ve nitelikli öğrencilerin yükseköğretim alanında bölgesel bir cazibe merkezi olan ülkemizi tercih etmelerini sağlamak üzere başvuru ve kabul süreçleri kolaylaştırılmıştır. Göç İdaresi Başkanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasındaki işbirliği protokolü kapsamında öğrenci ikamet izin başvuruları üniversitelerden alınmaktadır. Ayrıca 1 Temmuz 2025 tarihinden itibaren uluslararası öğrencilere üniversiteye kayıt esnasında yabancı kimlik numarası verilmektedir.
İkamet izni başvurularının noterlikler aracılığıyla da yapılmaya başlanmasıyla birlikte belgelerin doğru ve eksiksiz sunulması sayesinde başvurularda yaşanan maddi hatalar
önemli ölçüde azalmıştır. Ayrıca Göç İdaresi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Yabancılar İletişim Merkezi (YİMER 157) Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça ve Farsça olmak üzere beş dilde hizmet sunmaktadır.
Menşe Ülke Bilgi Sistemi kurularak yabancılarla ilgili işlemlerin yürütülmesinde destek sunulması amacıyla menşe ülke bilgisi raporları, göç alanında politika üretmeye ve analiz yapmaya, ileriye dönük planlamalara ve politikalara destek sunmaya yarayacak konularda araştırmaların yapılması sağlanmıştır. Bu çerçevede Göç İdaresi Başkanlığında son bir yılda menşe ülkelere ilişkin bilgi ihtiyacını karşılayacak 140'ı aşkın rapor hazırlanmıştır.
Kanıta dayalı, kamu ve özel kurumların farklı sektörlerini kapsayan bütüncül, özgün, değişen ihtiyaç ve şartlara göre yenilenebilen, etkin ve sürdürülebilir bir göç yönetimi sağlanarak düzensiz göçün önlenmesi temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Göç yönetimine ilişkin kurumsal kapasite güçlendirilecektir. (Kalkınma Planı p.815) | ||
| Tedbir 815.5. Vize ve ikamet uygulamaları düzenli göçü sağlıklı yönetmek, düzensiz göçü önlemek üzere planlı, öngörülü ve etkin olarak yürütülecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı | 1. Katma değer sağlayacak nitelikli yabancıların ülkemize gelişi ve amacına uygun kalışlarına yönelik düzenleme yapılacaktır. |
| Düzensiz göçle etkin mücadele edilecek ve yabancıların gönüllü geri dönüşleri sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.817) | ||
| Tedbir 817.4. Gönüllü, güvenli ve onurlu geri gönderme mekanizmaları yaygınlaştırılarak etkin bir şekilde uygulanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı | 1. Gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş işlemlerine devam edilerek bu alanda kurumsal kapasite artırılacak ve saha analizleriyle süreç takip edilecektir. |
Yurt dışında yaşayan 6,5 milyonu aşkın vatandaşımızın yaklaşık 5,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerine yerleşmiş bulunmaktadır. Türkiye'ye kesin dönüş yapmış olan 3 milyon kadar vatandaşımızla birlikte düşünüldüğünde yaklaşık 9,5 milyon insanımızı ilgilendiren, geniş kapsamlı bir göç olgusunun varlığı ortaya çıkmaktadır. Batı Avrupa ülkeleriyle ilişkilerimizin en önemli boyutlarından birini teşkil eden bu kapsamdaki vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözülmesi dış politikamızın öncelikli konularından biri olarak görülmektedir.
Avrupa ülkeleri ile yapılan işgücü anlaşmaları neticesinde 1960'lı yıllardan itibaren başlayan göçlerle birlikte yurt dışında yaşayan Türk diasporası, Türkiye ile hukuki, sosyal ve ekonomik bağlarını güçlü bir şekilde devam ettirmektedir. Söz konusu insanlarımızın bir kısmı Türk vatandaşı ve çoklu vatandaşlık sahibi, bir kısmıysa vatandaşlıktan izinle çıkan Mavi Kart sahipleridir. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın misafir işçi statüsünden çıkıp
bulundukları ülkenin vatandaşlığını alarak bu ülkelerin asli unsurlarından biri haline gelmiş olmaları, devletimizin bu vatandaşlarına bulundukları ülkelerde ve Türkiye'de giderek daha çeşitli ve kapsamlı hizmetler götürmesi sonucunu doğurmuştur. İhtiyaçlar zaman içinde artıp nitelik değiştirirken özellikle son 15 yılda yurt dışındaki vatandaşlarımıza yönelik hizmetlerde de önemli atılımlar gerçekleştirilmiştir.
Göçmenlerin yaşadıkları toplumun kültürel çeşitliliğini ve zenginliğini artırdığı genel kabul gören bir gerçektir. Uyum ve katılım, çift taraflı bir süreç olup bu süreçte göçmenlere düşen sorumlulukların yanında göç alan ülkelerin de katılımı teşvik edici ve kucaklayıcı nitelikte politikalar oluşturma sorumlulukları bulunmaktadır.
Yurt dışındaki insanımızın, anadilleri ve kültürleriyle bağlarını koparmadan bulundukları toplumların sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel hayatına katkıda bulunan, hukuk düzenine saygılı, mutlu ve refah içinde yaşayan bireyler olmaları hedeflenmektedir.
11 Eylül 2001 sonrasında, din ekseni ve İslam karşıtlığı ile yeni bir boyut kazanan yabancı düşmanlığı, ayrımcılık ve ırkçılığın son dönemde yükseliş eğilimine girdiği görülmektedir. Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk toplumu bu ülkelerdeki Müslüman nüfusun önemli bir bölümünü oluşturmakta ve bu olumsuz eğitimlerden doğrudan etkilenmektedir. Son yıllarda, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımıza yönelik yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslam karşıtlığı saikli saldırılarda artış gözlenmektedir.
Vatandaşlarımızın yaşadıkları ülkelerde maruz kaldıkları yabancı düşmanlığı, nefret söylemi ve hukuki sorunlara yönelik birçok çalışma gerçekleştirmekte ve bilgilendirme faaliyetleri yapılmaktadır. Vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı ülkelere ilişkin çeşitli saha araştırmaları yapılmakta ve ülke raporları ile rehberler hazırlanarak vatandaşlarımızın kullanımına sunulmaktadır. Bu kapsamda Nefret Suçları ve Ayrımcılıkla Mücadele Portalı oluşturularak yurt dışındaki Türk vatandaşlarını doğrudan ya da dolaylı hedef almış ırkçı ve İslam düşmanı saldırılar Yurt Dışındaki Türk Varlığını Hedef Alan Saldırılar Raporuyla 2018 yılından bu yana kayıt altına alınmakta ve kamuoyuyla yıllık raporlar yoluyla paylaşılmaktadır. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, Türkiye'deki kamu hizmetlerinden kolaylıkla yararlanmaları için hazırlanan YTB Cep Rehberi her yıl düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Ayrıca vatandaşlarımızın karşılaştıkları insan hakları ihlalleri ve hukuki sorunlara çözüm üretebilmek amacıyla İnsan Hakları Eğitimi Programı ve mevzuat çalışmaları yürütülmektedir.
Öte yandan ev sahibi toplumlarla göçmenler arasında anlayış ve hoşgörünün tesisinde yapıcı bir rol oynama potansiyeli bulunan politikacıların ve medyanın bu konuda sorumlu bir tutum benimsemeleri önemlidir. Politikacıların ve medyanın yabancı düşmanlığı, ayrımcılık ve İslam karşıtlığını tırmandıracak beyan ve tutumlardan kaçınmaları, göçmenlerle içinde yaşadıkları toplumlar arasındaki güvenin geliştirilmesinin önemi vurgulanmaktadır.
Aktif katılım açısından eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, Türk çocuklarına anadil, kültür ve tarih eğitimi verilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türk toplumunun Türkçe anadil dersleri alabilmelerine imkân tanınması konusu da kamu kurumlarımız tarafından yakından takip edilmektedir. Vatandaşlarımızın kimliklerini kaybetmeden küreselleşen dünyada hem Türkçeyi hem de yaşadıkları ülkenin dilini bilen donanımlı bireyler olmaları ülkemizin bu ülkelerle ikili ilişkilerini daha da geliştirecektir. Türkiye ilgili ülke makamlarıyla işbirliği çerçevesinde vatandaşlarımızın bulunduğu ülkelerdeki okullarda eğitim vermek üzere Türkçe ve Türk kültürü öğretmenleri göndermektedir. Çoğunluğu
Avrupa ülkelerinde olmak üzere yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, dini bilgi edinebilmeleri ve vecibelerini yerine getirebilmelerini teminen Diyanet İşleri Başkanlığınca din görevlileri gönderilmektedir.
Yurt dışındaki vatandaşlarımızın işsizlik oranları bulundukları ülke ortalamalarının üzerinde seyretmektedir. Vatandaşlarımıza her düzeyde ve her vesileyle yükseköğrenimin ve mesleki eğitimin önemi konusunda yönlendirmelerde bulunulmakta, ayrıca ilgili kamu kurumlarımız yerel makamlarla işbirliği içinde vatandaşlarımızın bu konuda bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapmaktadır.
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk toplumunun reşit olmayan çocukları, ailelerin eğitim, sağlık, maddi ve sosyal durumları ile çocuklarına karşı tutumları gerekçe gösterilerek, mahkeme kararlarıyla belediyelere bağlı gençlik dairelerinin veya koruyucu ailelerin velayeti altına verilebilmektedir. Son çare olarak başvurulabilecek koruyucu aile sisteminde, çocukların kendi kültürlerine, kendi değerlerine uygun ailelere verilmesi önem arz etmektedir. Kamu kurumları gerekli hukuki destek dâhil olmak üzere vatandaşlarımızı yönlendirmektedir. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın koruyucu aile olmaları konusunda bilinçlendirilmelerine de ihtiyaç duyulmakta olup bu yönde çalışmalar yürütülmektedir.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ülkemizle bağlarının artırılması ve sosyal, kültürel, hukuki ve ekonomik ihtiyaç ve isteklerinin tespit edilmesi, bu gereksinimlere yönelik uygun politika ve stratejilerin yürütülmesi amacıyla belirlenen hedefler ve tematik ihtiyaçlar doğrultusunda çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Yurt dışında yaşayan gençlerimizin milli, manevi, tarihi ve kültürel değerlerimizi tanımaları, özümsemeleri ve gelecek kuşaklara aktarabilmeleri amacıyla düzenlenen Kültürel Hareketlilik ve Eğitim Programlarına 50 bini aşkın gencimiz katılmıştır. Gençlik kampları, staj programları, liderlik akademileri, kişisel gelişim programları, Evliya Çelebi Kültür Gezileri, tecrübe paylaşım programları, gençlik buluşmaları vb. faaliyetler Kültürel Hareketlilik ve Eğitim Programları çerçevesinde icra edilmektedir.
Yurt dışında 25 yaş altı 2,3 milyon genç nüfusumuz olduğu tahmin edilmektedir. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından yurt dışında yaşayan çocuk ve gençlerin Türkçe dil becerilerinin geliştirilmesi, Türkçe ile bağlarının güçlendirilmesi ve kültürel aidiyetlerinin desteklenmesi amacıyla yürütülen Türkçe Saati Proje Destek Programı kapsamında 2018’den bu yana yaklaşık 550 proje desteklenmiştir. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın akademik alandaki başarılarını desteklemek ve bilimsel çalışmaları teşvik etmek amacıyla Yurt Dışı Vatandaşlar Burs Programları kapsamında burs verilmektedir.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız tarafından kurulan sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi ve Türk toplumunun sosyal katılımının artırılmasına yönelik STK kapasite geliştirme programları ile sivil toplum buluşmaları düzenlenmekte ve mali destekler sağlanmaktadır. YTB tarafından 2011 yılından itibaren söz konusu STK’ların 1.885 projesine maddi destek sağlanmıştır.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın özellikle yaz aylarında tatillerini Türkiye’de geçirmek üzere karayolu üzerinden geliş ve gidişleri göç hareketliliği içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. YTB tarafından vatandaşlarımıza yönelik Sırbistan, Hırvatistan, Macaristan ve Bulgaristan sınır kapıları ile Kapıkule ve İpsala sınır kapılarında stantlar kurulması, vatandaşlara tercüme ve yol yardım hizmetlerinin sağlanması, bekleme sürelerinin azaltılması, hastane ve mahkeme işlerinin kolaylaştırılması, çağrı merkezi oluşturulması,
özel otopark, çocuk ve gençlere yönelik oyun alanlarının oluşturulması gibi birçok hizmet sunulmaktadır.
Kültürel kimliğini muhafaza eden, anavatan bağını sürdüren, yaşadığı ülkede bireysel ve toplumsal haklarını koruyarak sosyoekonomik hayata dâhil olan yurt dışında yaşayan Türklerin, Türkiye ile yaşadıkları ülke arasındaki siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve bilimsel ilişkilere olumlu katkı yapması ve geleceğinin güvence altına alınması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Yurt dışında yaşayan Türklerin anadilini muhafaza etmesini ve gelişimini sağlamak üzere örgün ve yaygın eğitim destekleri artırılacak müfredat, eğitim araç ve gereçleri ile insan kaynağı geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.819) | ||
| Tedbir 819.1. Yurt dışında yaşayan Türklerin genç nesillerin Türkçeye ilgisini artırıcı çalışmalar yapılarak yaşadıkları ülkelerde Türkçenin seçmeli diller arasında yer almasına yönelik girişimleri teşvik edilecektir. | Millî Eğitim Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Genç nesillerin Türkçeye ilgisini artırmaya yönelik yapay zekâ destekli dil öğrenme platformu dahil olmak üzere uygulamalar yaygınlaştırılacaktır. |
| Yurt dışında yaşayan Türklerin ekonomik, sosyal, kültürel ve kurumsal kapasitesinin gelişmesi desteklenecektir. (Kalkınma Planı p.820) | ||
| Tedbir 820.3. Yurt dışında yaşayan Türklerin yaşadığı ülkelerde istihdamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmalar yürütülecektir. | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Yurt dışında yaşayan Türklerin bulundukları ülkelerdeki istihdamını artırmaya yönelik olarak proje ve işbirlikleri geliştirilecek, bu amaçla yurt dışındaki muhatap kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılacaktır. |
| Tedbir 820.4. Yurt dışında yaşayan Türklerin çalışma ve sosyal güvenlik haklarına yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri etkin bir şekilde yürütülecektir. | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Yurt dışında yaşayan Türklerin yoğun olarak bulunduğu işyerlerinde, sosyal kurum ve kuruluşlarda, Türk sivil toplum kuruluşlarında çalışma ve sosyal güvenlik haklarına yönelik düzenli bilgilendirme toplantıları yapılacaktır. |
| Tedbir 820.5. Türk vatandaşlarının diğer ülkelerdeki sosyal güvenlik hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için ikili ve çok taraflı sosyal güvenlik anlaşmaları yaygınlaştırılacaktır. | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Vatandaşlarımızın hak ve menfaatleri ile devletimizin çıkarları gözetilerek sosyal güvenlik anlaşmalarının yapılmasına ilişkin müzakere ve tadil çalışmaları yürütülecektir. |
| Tedbir 820.7. Gençler ve kadınlar öncelikli olmak üzere yurt dışında yaşayan Türklerin yaşadıkları ülkelerdeki mesleki eğitim imkânlarından yararlanmalarına yönelik faaliyetler yürütülecektir. | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (S), İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Mesleki eğitim konusunda yurt dışında yaşayan Türk gençlerinin ve ailelerinin bilinçlendirilmesine yönelik muhatap kurum ve kuruluşlarla işbirlikleri geliştirilerek projeler yürütülecektir. |
Türkiye, üzerinde bulunduğu coğrafyanın jeolojik özellikleri ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle başta depremler olmak üzere heyelan, sel/su baskını, kaya düşmesi, kuraklık ve erozyon, orman yangınları ve çığ gibi doğa kaynaklı birçok tehlikeye maruz kalmaktadır. Bunun yanı sıra göç hareketleri, endüstriyel kazalar, çevre kirliliği gibi çok sayıda insan kaynaklı tehlikeler de ortaya çıkmaktadır. Bu olaylar, hızlı ve plansız kentleşme, kentlerdeki nüfus yoğunluğu, yanlış arazi kullanımı, altyapı yetersizliği, ekosistemlerin tahrip edilmesi, biyoçeşitlilik kaybı ve afetler konusunda bilinç ve eğitim eksikliği gibi nedenlerle önemli can kayıpları ile sosyal ve ekonomik zararlara yol açan afetlerle sonuçlanmaktadır. Söz konusu kayıpların en az seviyeye indirilebilmesi için risk azaltma faaliyetlerine öncelik veren bütüncül bir afet yönetimi uygulanması elzemdir.
Afet risklerinin belirlenmesi, bu risklerin bütüncül bir şekilde önlenmesi ve azaltılmasına amacıyla hazırlanan Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) 2022 yılında, afetler nedeniyle ortaya çıkan kayıp ve zararların telafi edilmesine yönelik yapılacak iyileştirme çalışmalarının çerçevesini ortaya koymak üzere hazırlanan Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı (TASİP) 2025 yılında yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, 2022 yılında güncellenen Türkiye Afet müdahale Planının (TAMP), Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerden edinilen tecrübeler doğrultusunda, AFAD koordinasyonunda revize edilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Ulusal ölçekte hazırlanan TARAP'ın yereldeki uygulama aracı olan İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) kapsamında belirlenen 2.771'i öncelikli 16.771 eylemin 7.064'ü tamamlanmış olup diğer eylemlerin izleme ve değerlendirme süreci devam etmektedir.
16 Ekim 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Savunma Bakanlığı hariç tüm bakanlıklarda Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Daire Başkanlıkları kurulmuştur. Söz konusu birimler marifetiyle afet yönetimi ve sivil savunmaya dair mevzuatta öngörülen iş ve işlemlerin koordineli şekilde yerine getirilmesi, bilgi akışının kesintisiz sağlanması, afet ve acil durumlardaki müdahale hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesi hedeflenmektedir.
31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri Yönetmeliği'yle, afet ve acil durumlarda müdahale hizmetlerinin koordinasyon içerisinde yürütülebilmesi için kurulacak merkezlere dair usul ve esaslar revize edilmiştir. Yönetmelik kapsamında ilk defa nüfusu 50.000 ve üzeri olan ilçeler ile afet durumu valiliklerce belirlenecek ilçelerde ilçe afet ve acil durum yönetimi merkezi kurulması hükme bağlanmıştır.
Afet ve acil durumlara ilişkin planlama, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin elektronik ortamda takip edilerek daha hızlı ve etkin yönetilmesine olanak sağlayan Afet Yönetimi Karar Destek Sistemi (AYDES) altında 100 ana modül ve 600 alt modül geliştirilmiştir. Mevcut durumda, 142.160 kayıtlı kullanıcıyla hizmet vermeye devam eden sistemin geliştirilmesine devam edilmektedir.
Afet durumunda kurum ve kuruluşlar arasında kesintisiz iletişimin sağlanabilmesi için kurulan Sayısal Telsiz Sistemi 2026 yılı sonunda 72 ilde devreye alınacaktır. Sistemin 81 ile yaygınlaştırılmasına devam edilmektedir.
Afetlere müdahalede görev alacak ekiplerin standartlarını belirleyen AFAD Akreditasyon Sistemi kapsamında 592 ekip ve 19.703 üye akredite edilmiştir. Buna ek olarak AFAD Gönüllülük Sistemi kapsamında gönüllü olarak başvuranlar eğitimleri tamamlandıktan sonra farklı gönüllülük seviyelerine göre sisteme alınmaktadır. Bu çerçevede Eylül 2026 itibarıyla 1.656.180 kişi gönüllük sistemine kaydolmuş, 374.535 kişi zorunlu çevrimiçi eğitimlerini tamamlayarak Temel AFAD Gönüllüsü, 88.237 kişi de birebir eğitim almak suretiyle Destek AFAD Gönüllüsü olmuştur.
Türk Kızılay'ın görev alanına giren faaliyetleri daha etkin bir yapıda yürütebilmesini teminen görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kuruluna sunulmuştur.
İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında Haziran 2026 itibarıyla 1.001'i okul binası ve 48'i hastane binası olmak üzere toplam 1.195 kamu binasının güçlendirilmesi, 415'i okul binası ve 6'sı hastane binası olmak üzere toplam 455 kamu binasının yeniden inşası tamamlanmıştır.
Binalarda depremin neden olduğu maddi zararların karşılanması amacıyla çıkarılan 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu kapsamında Ekim 2025 itibarıyla 11,6 milyon olan sigortalı konut sayısı Ekim 2026 itibarıyla 11,7 milyona ulaşmıştır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) verilerine göre ülke genelinde sigortalılık oranı yüzde 58,3'tür. En fazla sigortalılık oranı yüzde 64,3 ile Marmara Bölgesinde, en düşük sigortalılık oranı yüzde 44,7 ile Karadeniz Bölgesi'ndedir. Afet Sigortaları Kanunu'nun deprem dışındaki diğer afet türlerine yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Ülkemizde kurulu toplam deprem gözlem istasyonu sayısı 1.214'e ulaşmıştır. Böylelikle Türkiye, Avrupa'nın en büyük deprem gözlem ağına sahip ülkesi haline gelmiş ve yıllık ortalama 30.000 deprem çözümleme kapasitesine erişmiştir. Ayrıca, deprem ön hasar ve kayıp tahminleri için otomatik rapor üretebilen yerli dijital yazılım sistemi AFAD Deprem Hızlı Hasar Analiz Sistemi (AFAD-DEHAS) geliştirilmiştir.
Afetler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen alanlarda imar, altyapı ve üstyapı çalışmaları için gerekli kaynağın sağlanması, yönetilmesi ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılması amacıyla 7441 sayılı Afet Yeniden İmar Fonunun Kurulması Hakkında Kanun 21 Mart 2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Fonun işleyişine ilişkin Afet Yeniden İmar Fonunun Yapısı ve İşleyişi Hakkında Yönetmelik 2 Şubat 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Son yıllarda küresel iklim değişikliği dolayısıyla yağış şiddetlerindeki artış, yağışın zamansal ve mekânsal dağılımındaki değişiklikler sonucunda ülkemizde noktasal yağış miktarları oldukça artmakta ve taşkınlara sebep olmaktadır. Dünyada ve ülkemizde can ve mal kayıplarına sebep olan taşkınlara karşı gerek yapısal gerekse yapısal olmayan çalışmaları daha da önem kazanmıştır. 2024 yıl sonu itibarıyla ülkemizde tamamlanan taşkın kontrol tesisi sayısı 11.259'a ulaşmıştır. 2026 yılında ise ülkemizde 207 taşkın kontrol tesisinin yapılması ile birlikte toplam taşkın kontrol tesisi sayısının 11.466'ya ulaşacağı öngörülmektedir. Ayrıca taşkın kontrolüne yönelik ihtiyaç duyulan mevzuat düzenlemelerine ilişkin çalışmalar tamamlanacaktır.
AB Taşkın Direktifi (2007/60/EC), Türkiye'nin uyum sağlaması ve katılım sürecinin bir parçası olarak uygulama planı hazırlamasını gerektiren önemli bir politika bileşenidir. 12 Mayıs 2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Taşkın Yönetim Planlarının Hazırlanması, Uygulanması ve İzlenmesi Hakkında Yönetmelikle ülkemiz taşkın mevzuatı, Avrupa
Parlamentosu ve Konseyi'nin Taşkın Direktifi'ne (2007/60/EC) uyumlu hale getirilme çalışmaları başlatılmış olup 25 havzanın tamamında Taşkın Yönetim Plan çalışmaları tamamlanmıştır.
Taşkın afetlerinde kriz yerine risk yönetimine geçişin bütüncül olarak sağlanabilmesi ve muhtemel taşkınların yaşanmadan 12 ila 72 saat öncesinden öngörülerek gerekli tedbirlerin zamanında alınması, can ve mal kayıplarının önlenmesi amacıyla, Taşkın Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi (TATUS) çalışmalarına 2021 yılında başlanılmış olup yaygınlaştırılması çalışmalarına devam edilmektedir.
Bu kapsamda, Antalya, Batı Karadeniz, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Meriç Ergene ve Susurluk havzalarında toplam 1.024 taşkın tahmin noktasına ulaşılmıştır. Dünya Bankası finansmanıyla 2027 yılından itibaren TATUS kurulumunun hızlandırılması ve yaklaşık 4.300 taşkın tahmin noktasıyla tüm havzaların kapsanması hedeflenmektedir.
Yerleşim yerlerinin ve toplumun afetlere karşı dirençliliğinin artırılması, afet risklerinin azaltılarak can ve mal kayıplarının asgari düzeye indirilmesi, afet yönetiminin tüm süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi, toplumun ve tüm kuruluşların afet farkındalığının artırılması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Afet yönetimi mevzuat ile beşerî, kurumsal ve teknik kapasite açısından güçlendirilecektir. (Kalkınma Planı p.830) | ||
| Tedbir 830.1. Afetlerle ilgili mevzuat bilimsel, teknik normlara ve uluslararası standartlara uygun olarak bütüncül bir yaklaşımla güncellenecek ve bütünleşik bir afet yönetimi sağlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD | 1. Bütünleşik afet yönetiminin temelini oluşturan Türkiye Afet Risk Azaltma Planı, Türkiye Afet müdahale Planı ve Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı ilgili mevzuat ve ihtiyaçlar doğrultusunda, bilimsel ve teknik normlar ile uluslararası standartlar gözetilerek güncellenecektir. |
| Tedbir 830.2. Afet risklerinin belirlenmesi, değerlendirilmesi, azaltılmasına yönelik faaliyetlerin yürütülmesi ve denetlenmesi ile afet esnasında ve sonrasında yapılan müdahale çalışmalarının etkinliğinin artırılması için kurumların uzmanlık alanları dikkate alınarak yetki ve sorumluluklar yeniden düzenlenecek, kurumlar arası koordinasyon güçlendirilecektir. | Millî Eğitim Bakanlığı (S), İçişleri Bakanlığı, AFAD | 1. Millî Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Biriminin kapasitesinin artırılması amacıyla AFAD işbirliğiyle eğitimler gerçekleştirilecektir. |
| İçişleri Bakanlığı (S), AFAD | 2. Türkiye Afet müdahale Planı (TAMP) Hazırlama ve İzleme Sistemi ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının erişimine açılacaktır. | |
| Tedbir 830.3. "Türkiye Afet Yönetimi Strateji Belgesi" hazırlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler, Üniversiteler, STK'lar | 1. Taslak belge, görüş alma süreçlerinin tamamlanmasıyla yayımlanmaya hazır hale getirilecektir. |
| Tedbir 830.4. "İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP)" izlenerek güncelleme çalışmaları yürütülecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler, Üniversiteler, STK'lar | 1. İRAP izleme ve değerlendirme faaliyetleri yürütülecek, afet risk azaltma portalı tamamlanacaktır. |
| Tedbir 830.5. "Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu"nun etkinliği artırılarak karar alma mekanizması aktif hale getirilecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) kapsamında, 2027 yılında Bakanlıklar ile ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla, eylemlerin izlenmesi ve değerlendirilmesi, uygulama sürecinin güncellenmesi ve geliştirilmesi ile yeni dönem önceliklerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yürütülerek afet risk azaltma çalışmaları etkinleştirilecektir. |
| Tedbir 830.6. Afet yönetimi alanında uluslararası işbirlikleri artırılacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Dışişleri Bakanlığı, AFAD | 1. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde Sivil Korunma Mekanizması oluşturulması çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Tedbir 830.7. Afet yönetiminden sorumlu merkezi ve yerel birimlerin teknik ve idari kapasitelerinin güçlendirilmesi çalışmaları yapılarak teknik personele deprem yönetmelikleri ve afet yönetimi konusunda düzenli eğitimler verilecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD | 1. AFAD İl Müdürlüklerinde görev yapan yöneticilere yönelik olay yeri yönetimi eğitimleri verilecektir. |
| Afet yönetiminde etkinliği artırmak üzere veri üretimi ve kurumlar arası paylaşımı iyileştirilerek afet yönetimi bilişim altyapısı ve karar destek sistemleri geliştirilmeye devam edilecektir. (Kalkınma Planı p.831) | ||
| Tedbir 831.1. Afetlere ilişkin veriler yeterli detayda üretilecek, bütünleşik afet yönetiminin tüm aşamalarına ilişkin planlamalarda kullanılacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Afet ve acil durumlara ilişkin coğrafi veriler ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilerek AYDES'e aktarılacaktır. |
| Tedbir 831.2. Afet tehlike türlerine göre ülke ve bölge ölçeğinde bütünleşik erken uyarı ve tahmin sistemleri kurulacak, erken uyarı amaçlı veri analizini, afetlerin izlenmesini, komuta ve sevkiyatı sağlamak üzere yeni teknolojik imkânlardan faydalanılacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Tarım ve Orman Bakanlığı, AFAD, DSİ, NDK | 1. DSİ - Taşkın Erken Uyarı Sistemi (TEUS) ve Nükleer Düzenleme Kurumunun Radyasyon İzleme ve Uyarı Sistemi Ağı (RADİSA) yazılımlarının Haber Alma ve Yayma (HAY) sistemine entegrasyonuyla afet ve acil durumlarda erken uyarı mekanizmalarının etkinliğinin artırılması sağlanacaktır. |
| Tedbir 831.3. Afet anında tüm kaynakları etkin bir şekilde yönetebilen ve coğrafi bilgi sistemi temelli karar destek mekanizması geliştirilecek ve güncelliği sağlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Afet ve acil durumlarda kaynakların etkin yönetimi amacıyla personel, araç, iş makinesi ve lojistik envanter bilgilerinin Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) tabanlı platformlar üzerinden anlık takibi ve karar destek süreçlerine entegrasyonu sağlanacaktır. 2. AYDES aracılığıyla afet yönetimi süreçlerini daha etkin bir şekilde desteklemek amacıyla sisteme yeni modüller eklenerek geliştirilecektir. |
| Mevcut ve yeni yapılacak olan tüm alt ve üst yapıların afetlere karşı dirençliliği sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.832) | ||
| Tedbir 832.2. Afetlere dayanıklı yapılaşmaya yönelik mevzuat gözden geçirilecek, yeni yapılan tüm alt ve üst yapılarda çoklu afet tehlikeleri dikkate alınacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler, Üniversiteler, STK'lar | 1. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği revize edilecek ve uygulanmasına yönelik eğitim materyalleri hazırlanarak eğitimler planlanacaktır. |
| Tedbir 832.4. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin sunulduğu yapıların afet ve olağanüstü durumlara karşı hazırlık durumu güçlendirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Kamu Binaları Deprem Dayanımı ve Enerji Verimlilik Projesi kapsamında kamu binalarının depreme karşı güçlendirilmesi ve enerji verimli hale getirilmesine devam edilecektir. |
| İklim değişikliğiyle ilgili afet tehlikelerine karşı toplumsal dirençlilik artırılarak uyum kapasitesi güçlendirilecektir. (Kalkınma Planı p.833) | ||
| Tedbir 833.1. Taşkın yönetim planları tamamlanarak güncel tutulacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, DSİ, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler | 1. Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Burdur ve Akarçay havzalarında taşkın yönetim planları güncellenecektir. |
| Tedbir 833.2. Taşkın koruma ve kontrol yatırımlarında bölgelerin mevsimsel yağış şartları, nüfusu, stratejik tesisler ve tarım arazilerinin durumu dikkate alınacak, taşkın koruma ve kontrol tesislerinin sayısı artırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), DSİ | 1. 200 taşkın kontrol tesisi tamamlanacaktır. |
| Tedbir 833.3. Taşkınların etkilerinin asgari seviyeye indirilebilmesi, dere yataklarına yapılan müdahalelerin önlenmesi ve taşkın riskinin yapılacak tüm çalışmalarda dikkate alınması amacıyla gerekli mevzuat hazırlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), AFAD, DSİ, Yerel Yönetimler | 1. Taşkın mevzuat çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Tedbir 833.4. Tüm havzalarda ulusal taşkın ve kuraklık tahmini ve erken uyarı sistemi kurulacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), AFAD, DSİ, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Üniversiteler, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler | 1. Taşkın Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin (TATUS) 5 Havzada Yayıgınlaştırılmasına yönelik sistemin işletme çalışmaları sürdürülecektir. 2. Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemin Kurulması Projesinin işletilmesine yönelik çalışmalar tamamlanacaktır. |
| Tedbir 834.1. Afet sırasında aksamadan hizmet verebilecek kesintisiz güvenli haberleşme sistemi oluşturulması amacıyla 81 ilde sayısal telsiz altyapısının kurulumu tamamlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, AFAD, Jandarma Genel Komutanlığı | 1. 9 ilde sayısal telsiz sistemin kurulumu tamamlanacaktır. |
| Tedbir 834.2. Afet sonrası ihtiyaç duyulan malzeme, ekipman ve araçların tedariki yapılarak lojistik depolarda hazır bulundurulması sağlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD | 1. Bölgesel lojistik depo sayısı artırılacaktır. |
| Tedbir 834.5. Her türlü ölçekteki afet ve acil durumlara müdahale ekiplerinin becerilerini test etmek, kabiliyetleri geliştirmek, müdahale planlarının uygulanabilirliğini ölçmek ve gerekli iyileştirmeleri yapmak amacıyla tatbikatlar gerçekleştirilecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD | 1. Gerçekleştirilecek ulusal ve uluslararası tatbikatlarla paydaşlar arasındaki işbirliği güçlendirilecek, tecrübe ve uyum sağlanarak ekiplerin birlikte çalışma kapasitesi geliştirilecektir. |
| Tedbir 836.2. Tüm afet tehlikelerini kapsayacak zorunlu afet sigorta mekanizması geliştirilerek yaygınlaştırılacak, afet sigortası beyanı ve ödemesinin etkin takibi sağlanacaktır. | Hazine ve Maliye Bakanlığı (S), İçişleri Bakanlığı, AFAD, SEDDK | 1. DASK tarafından verilen Zorunlu Deprem Sigortası teminatı kapsamının deprem dışında kalan diğer doğa kaynaklı afetleri de içerecek şekilde genişletilerek Zorunlu Afet Sigortası mekanizmasının oluşturulmasına yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacaktır. |
| Olası bir deprem sonrasında can ve mal kaybının en az seviyede tutulabilmesi için Marmara bölgesinde gerekli risk azaltma çalışmalarına devam edilecektir. (Kalkınma Planı p.838) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 838.2. Marmara bölgesinde afet ve acil durumlarda kullanılması planlanan geçici barınma alanlarının kapasitelerinin artırılması ve gerekli sosyal donatılarının tamamlanması sağlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, Yerel Yönetimler, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Marmara bölgesindeki afet ve acil durumlarda kullanılması planlanan geçici barınma alanlarının kesin tespiti yapılarak güncellenecek, belirlenecek bu alanlarda ilgili valilik ve belediye tarafından geçici barınma merkezlerinin altyapılarının hazır hale getirilmesi ve imar planlarına işlenmesi sağlanacaktır. |
| Afet ve acil durumlara ilişkin toplumsal farkındalık artırılacak ve gönüllülük sistemi geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.839) | ||
| Tedbir 839.2. "AFAD Gönüllülük Sistemi"nin geliştirilmesi ve gönüllü niteliğinin artırılması sağlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), AFAD | 1. AFAD gönüllülerinin bireysel olarak akredite edilebileceği Teknik AFAD Gönüllülük Sistemi ve AFAD gönüllülerinin ekip olarak destek çalışmalarına katılabileceği Ekip AFAD Gönüllülük Sistemi geliştirilerek devreye alınacaktır. |
| Tedbir 839.3. Eğitimin tüm kademelerinde afet farkındalığının artırılmasına ilişkin çalışmalar yürütülecektir. | Millî Eğitim Bakanlığı (S), İçişleri Bakanlığı, AFAD | 1. Eğitim kurumlarında çalışanlar ve öğrenciler tarafından afet öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gerekenlere dair AFAD işbirliğiyle afet farkındalık eğitimleri verilecektir. |
| Afet yönetiminde engelli, yaşlı, kadın ve çocukların farklılaşan ihtiyaçları dikkate alınacaktır. (Kalkınma Planı p.841) | ||
| Tedbir 841.1. Engelli, yaşlı, kadın ve çocuklar ile yakınlarına yönelik farklı afet durumlarında afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenlere ilişkin detaylı rehberler hazırlanacak ve eğitimler verilecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, AFAD | 1. Engelli, yaşlı, kadın ve çocuklar ile yakınlarına yönelik eğitim içerikleri, rehber dokümanlar ve uygulama araçları geliştirilecek, hedef gruplara ulaştırılmasına yönelik faaliyetler gerçekleştirilecektir. |
| Tedbir 841.2. Toplanma ve geçici barınma alanlarının engelli, yaşlı, kadın ve çocukların farklılaşan ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olması sağlanacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD | 1. Geçici konaklama merkezi planları hazırlanırken yaşlılar, kadınlar, çocuklar, hamileler, fiziksel ve zihinsel engeli olanlar ve aileleri, şehit yakınları, gaziler ve ailelerinin farklılaşan ihtiyaçları gözetilerek sunulan hizmetlere erişimlerini kolaylaştırıcı tedbirler alınması sağlanacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| Zorunlu Deprem Sigortasına Dâhil Olan Konut ve İşyeri Sayısı | Milyon Adet | 11,7 | 11,7 | 12,7 |
| Sayısal Telsiz Sistemine Dâhil Edilen İl Sayısı | Adet | 60 | 72 | 81 |
| AFAD Lojistik Depo Sayısı | Adet | 81 | 81 | 85 |
| Tamamlanan Taşkın Kontrol Tesisi Sayısı | Adet | 11 259 | 11 466 | 11 666 |
| Havza Bazlı Tamamlanan Taşkın Erken Uyarı Sistemi | Adet | 1 | 6 | 6 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
Ülkemizin önemli bir kısmının deprem başta olmak üzere afet riski altında olduğu gerçeği, standartlara uygun olmayan yapı stokunun dönüşüm sürecinin hızlandırılarak sosyal yapının ihtiyaçlarına ve sürdürülebilir şehirleşme özelliklerine uygun, afetlere karşı dirençli yerleşim alanlarının oluşturulması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, kentsel dönüşümü teşvik edici programların uygulanmasına, mevzuatın geliştirilmesine ve toplumsal farkındalığın artırılmasına önem verilmektedir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 59 ilde 292 riskli alan, 38 ilde 200 kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ve 11 ilde 20 yenileme alanı ilan edilmiştir. Ayrıca yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere 77 ilde 65 bin hektar büyüklüğünde rezerv yapı alanı belirlenmiştir.
Riskli yapıları tespit etmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca lisanslandırılan üniversite, kamu kurumu, sivil toplum kuruluşu, yapı denetim kuruluşları ve yapı laboratuvarlarının da bulunduğu 1.696 kurum ve kuruluş görevini yürütmektedir. Bu kurum ve kuruluşlar tarafından 1.480.000 bağımsız birimin riskli yapı olduğu tespit edilmiş olup dönüşüm alanları ile birlikte kentsel dönüşüm kapsamına alınan toplam bağımsız birim sayısı 2.761.000'dir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki riskli yapıların yerine yapılacak yeni uygulamalar hususunda hak sahiplerinin karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması ve mevcut ekonomik koşullar gözetilerek yapı ruhsatı kapsamında yapı müteahhitlerince verilen teminat bedeli oranının yeniden düzenlenmesi hususlarını içeren 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 4 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Dönüşüm Projeleri Özel Hesabının ihdas edildiği 2012 yılından itibaren başta kurumsal ve bireysel kira yardımı, faiz desteği, kamulaştırma ve dönüşüm uygulamalarında kullanılmak üzere Eylül 2026 itibarıyla (cari fiyatlarla) yaklaşık 351 milyar TL ödenek tahsis edilmiştir.
Başta İstanbul olmak üzere kentsel dönüşümü teşvik edici programların uygulanmasına hız verilmiştir. Bu kapsamda 22 Şubat 2024 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı'yla İstanbul'da yürütülecek kentsel dönüşüm uygulamaları çerçevesinde parseldeki gerçek
veya tüzel kişilere hibe, kredi ve tahliye desteğini kapsayan yapım için yardım verilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 30 Nisan 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile hak sahiplerine verilebilecek hibe ve kredi bedelleri güncellenmiş, 875 bin TL'si hibe, 875 bin TL'si kredi ve 125 bin TL'si de tahliye desteği olmak üzere toplam destek 1,875 milyon TL olarak belirlenmiştir. Yarısı Bizden Kampanyası adıyla yürütülen program kapsamında toplam 70.416 bağımsız birim için 86,7 milyar TL destek sağlanmıştır.
Ülkemizin yüksek afet ve yapı stokunun risk durumu nedeniyle kentsel dönüşüm ihtiyacı ve dönüşüm alanlarının önceliklendirilmesi hususu önemini korumaktadır. Bu çerçevede afet ve iklim tehlikeleri, toplumsal ve ekonomik güçlükler, yapı stoku niteliği ve risk analizlerini dikkate alan bir değerlendirme sistemi geliştirilmesi gerekmektedir.
Kentsel dönüşüm sürecinde, alanın özelliklerine ve kentin içindeki fonksiyonuna göre bir dönüşüm senaryosu uygulanması ve dönüşüm alanlarının bir stratejiye bağlı olarak geliştirilmesi ihtiyacı devam etmektedir.
Afet tehlikesi ve riski altındaki alanlar ile bu alanların dışındaki riskli yapıların sağlıklı ve güvenli yaşamayı esas alacak şekilde dönüştürülmesine yönelik uygulamaları etkinleştirmek ve yaygınlaştırmak temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Kentsel dönüşümün şehir dokusuna, estetiğine ve kimliğine uygun şekilde yerinde dönüşüm anlayışıyla, yaşam kalitesini yükseltme ile kent aidiyetini ve yerel bağları güçlendirme amacı çerçevesinde farklı müdahale türlerini içeren bütüncül bir bakış açısıyla yürütülmesi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.843) | ||
| Tedbir 843.1. Kentsel dönüşüm uygulamaları, farklı kentsel sorunlarla ortaya çıkan dönüşüm ihtiyaçlarını gözetecek ve farklı müdahale türlerini içerecek şekilde bütüncül bir yaklaşımla geliştirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Kentsel Dönüşüm Bakanlığı, İLBANK, TOKİ, Yerel Yönetimler | 1. İstanbul başta olmak üzere ilan edilen tüm dönüşüm alanlarında mevcut durum analizleri yapılarak çevresel, sosyal, fiziki ve ekonomik yapı özellikleri doğrultusunda dönüşüm çalışmalarına devam edilecektir. |
| Tedbir 843.3. Kentsel dönüşüm strateji belgelerinin hazırlanması zorunlu hale getirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Kentsel Dönüşüm Bakanlığı, Yerel Yönetimler | 1. Kentsel dönüşüm strateji belgelerinin hazırlanmasının zorunlu hale getirilmesi için mevzuat düzenlemesi yapılacaktır. |
| Kentsel dönüşüm alanlarının önceliklendirilmesine ilişkin afet ve iklim tehlikeleri, toplumsal ve ekonomik güçlükler, yapı stoku niteliği ve risk analizlerini dikkate alan bir değerlendirme sistemi geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.844) | ||
| Tedbir 844.1. Kentsel dönüşüm alanlarının önceliklendirilmesine ilişkin analizlerde kullanılmak üzere veri altyapısı geliştirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), AFAD, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı | 1. Kentsel dönüşüm alanlarının önceliklendirme analizine yönelik veri altyapısı ve yazılım geliştirilecektir. |
| Kentsel dönüşüm uygulamalarında uzlaşma süreçleri geliştirilecek ve süreç hızlandırılacaktır. (Kalkınma Planı p.847) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 847.1. Kentsel dönüşüm uygulamalarındaki uzlaşma süreçlerinde katılımcılık mekanizmaları geliştirilecek, anlaşmazlıkların daha hızlı çözüme ulaştırılması için ihtisas mahkemeleri oluşturulacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı | 1. Kentsel dönüşüm uygulamalarında sahada karşılaşılan hukuki ve idari sorunların giderilmesi, uygulama süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi ve kamu eliyle yürütülen dönüşüm projelerinin daha hızlı ve etkin şekilde gerçekleştirilmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacaktır. |
| Olası Marmara depremine karşı riskli yapı stokunun yenilenmesi için gerekli çalışmalar hızlı ve etkin bir şekilde yürütülecektir. (Kalkınma Planı p.849) | ||
| Tedbir 849.1. Kentsel dönüşüm konusunda toplumsal farkındalık artırılarak teşvik edici programlarla dönüşüm süreci hızlandırılacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı | 1. İstanbul'da Yarısı Bizden Kentsel Dönüşüm Kampanyasına devam edilecektir. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi Hazırlanan İl Sayısı (Kümülatif) | Adet | 45 | 47 | 55 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
Ülkemizin coğrafi konumu, afet riski ve şehir nüfus yoğunlukları göz önünde bulundurulduğunda şehirlerin planlanmasında afet tehlikelerinin dikkate alınması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi, nitelikli yaşam alanlarının oluşturulması yönünde gerekli standartların belirlenmesi ve tedbirlerin alınması önem taşımaktadır.
Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerden etkilenen şehirlerin tarihi, sosyal ve kültürel dokuları gözetilerek iklim değişikliği ile afetlere dirençli ve yaşam kalitesini yükselten şehircilik anlayışıyla yeniden inşa edilmesi çalışmalarına devam edilmektedir.
Afet tehlikelerini dikkate alarak planlama yapılması ve yerleşim alanlarında yaşanabilecek olası afet risklerinin bertaraf edilmesi amacıyla mekânsal planlara esas jeolojik-jeoteknik ve mikro bölgeleme etütleriyle ilgili çalışmalara devam edilmektedir. Söz konusu etüt çalışmalarının elektronik ortamda tutularak gerekli veriye daha hızlı ve doğru bir şekilde erişimin sağlanabilmesi için bilgi sistemleri altyapısını geliştirme çalışmaları yürütülmüş ve bu amaçla oluşturulan Yer Bilimsel Etüt Bilgi Sisteminin (YERBİS) yazılım ve donanım bileşenleri yeniden yapılandırılmıştır.
Kent-kır yapısını daha doğru yansıtmak üzere, Avrupa İstatistik Ofisince geliştirilen Kentleşme Derecesini esas alarak TÜİK tarafından yapılan sınıflamaya göre 2025 yılı itibarıyla nüfusumuzun yüzde 67,5'i yoğun kent, yüzde 15,8'i orta yoğun kent ve yüzde 16,8'i kır olarak sınıflandırılan yerlerde yaşamaktadır.
Kentlerin gelişim süreçlerinin ve yaşanabilirlik düzeylerinin izlenebilmesi amacıyla kentsel yaşam kalitesinin ölçülmesine yönelik geliştirilen kentleri izleme sisteminin gerçekleştirilen pilot çalışma sonuçları da dikkate alınarak yaygınlaştırılmasına devam edilmektedir.
Şehirlerin kentsel yeşil alan standartlarını ve yaşam kalitesini yükseltmek için millet bahçeleri yapım çalışmaları yürütülmektedir. Eylül 2026 itibarıyla 41,1 milyon m² millet bahçesi yapımı tamamlanmıştır.
İmar planı değişikliği sonucu oluşan değer artışının belli oranlarda kamuya kazandırılması yönündeki çalışmalara devam edilmektedir. Bu kapsamda 2020 yılından itibaren 7,83 milyar TL kamu adına tahakkuk ettirilmiştir.
Özellikle binalara ilişkin mülkiyet haklarının yönetimi ve mevcut yapı stokunun üç boyutlu dijital ortamda izlenmesi amacıyla kentsel alanlarda üç boyutlu şehir modelleri üretimi ve üç boyutlu kadastro altlıklarının oluşturulması çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda 52 ilde yaklaşık 2,5 milyon hektarlık kentsel alanda çalışmalar tamamlanmış olup 29 ilde ise devam etmektedir.
Gayrimenkul piyasasının daha etkin işlemesini sağlamak üzere nesnel ölçütlere dayalı bir gayrimenkul değerleme sisteminin geliştirilmesi amacıyla 3 Boyutlu Taşınmaz Yönetim Bilgi Sisteminin bileşeni olarak Değer Bilgi Merkezi kurulmasına ve İstanbul ilinde toplu değerleme çalışmalarına başlanmıştır.
Akıllı şehir uygulamalarının etkin bir şekilde yürütülmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla hazırlanan 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planına ilişkin 2026/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 19 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
İklim değişikliği ve afetlere karşı dirençli, tarihi ve kültürel birikimiyle uyumlu nitelikli yerleşim alanlarına sahip, herkes için erişilebilir kentsel hizmetler sunulan, yaşam kalitesi yüksek, yeşil ve dijital teknolojilere dayalı akıllı, güvenli, sürdürülebilir şehir ve yerleşimler oluşturmak temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
| Şehirlerin planlamasında iklim değişikliği ve afetlere karşı dirençliliğin sağlanması, coğrafi özellikler ile kültürel ve doğal değerlerin gözetilmesi esas alınacak, başta yeşil alanlar olmak üzere kamusal alanların erişilebilirlik ve kapsayıcılık ilkesi çerçevesinde oluşturulması ve korunması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.851) | ||
| Tedbir 851.7. Şehirlerde yeşil alanlar şehir büyüklüğü, nüfus yoğunluğu, erişilebilirliği ile iklim ve coğrafyaya göre belirlenen tasarım kriterleri gözetilerek yeşil şehir vizyonu çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla planlanarak artırılacak, bu kriterler doğrultusunda tüm illerde millet bahçesi çalışmaları sürdürülecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), TOKİ, Yerel Yönetimler | 1. 95 milyon m² alanda millet bahçelerine ilişkin yer seçimi, projelendirme ve yapım çalışmaları yürütülecektir. |
| Şehirlerde topografyaya, tarihi ve kültürel birikimlere uyumlu ve sosyal yapı ihtiyaçlarını karşılayan mimari yapılaşma sağlanacak, mahalle kültürü ve kent bilinci ile aidiyeti geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.853) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 853.2. Her şehrin özgün karakterini, medeniyet birikimini gözeten insan odaklı, akıllı, yeşil, güvenli, iklim dirençli ve kimlikli şehir öğelerinin kullanımı yaygınlaştırılacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S) | 1. Kentsel tasarım projelerinde şehrin özgün karakterini, medeniyet birikimini gözeten insan odaklı, akıllı, yeşil, güvenli, iklim dirençli ve kimlikli şehir öğelerinin kullanımının yaygınlaştırılmasına ilişkin çalışmalar yapılacaktır. |
| Kentsel yaşam kalitesinin ölçülmesi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.854) | ||
| Tedbir 854.1. Kentsel yaşam kalitesinin ölçülmesine ilişkin kriterler uluslararası göstergeler dikkate alınarak geliştirilecek, ölçüm ve izlemeye yönelik mekanizma oluşturulacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Yerel Yönetimler | 1. Kentsel yaşam kalitesinin ölçülmesine ilişkin geliştirilen kentleri izleme sisteminin dört ilde uygulaması gerçekleştirilecektir. |
| Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerden etkilenen şehirler tarihi, sosyal ve kültürel dokuları gözetilerek iklim dostu, afete dirençli ve yaşam kalitesini yükselten bir şehircilik anlayışıyla yeniden inşa edilecektir. (Kalkınma Planı p.855) | ||
| Tedbir 855.3. Şehir merkezlerinde depremden hasar görmüş sembolik ve manevi değeri yüksekkültürel mirasın korunması ve onarımı sağlanacak, kent kültürünü yaşatan ve toplumun hatıralarının biriktiği alanlar aslına uygun olarak yeniden inşa edilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Yerel Yönetimler | 1. 2023 yılı Şubat ayında meydana gelen depremlerde yoğun yıkım yaşanan Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Osmaniye ve Gaziantep illerinde tarihi ve kültürel değeri haiz kent merkezlerinde yeniden inşa çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Sayısal, güncel ve güvenilir kadastro verilerinin sunulması için altyapı çalışmaları tamamlanacak, bütünleşik mülkiyet verilerinin elektronik ortamda sunulması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.858) | ||
| Tedbir 858.1. Tek koordinat sistemine geçilecek ve kadastro modernizasyonu tamamlanacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), TKGM | 1. Kadastro modernizasyon çalışmalarının tamamlanmasına yönelik olarak kadastro güncelleme, iyileştirme ve sayısallaştırma faaliyetleri yürütülecektir. |
| Tedbir 858.3. Kentsel alanlarda üç boyutlu şehir ve bina modelleri üretimi gerçekleştirilecek, çok boyutlu kadastro altyapısı kurulacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), TKGM, Yerel Yönetimler | 1. 29 ilde devam eden üç boyutlu şehir ve üç boyutlu bina modellerinin üretilmesine yönelik çalışmalar tamamlanacaktır. |
| Gayrimenkul piyasasının etkin işlemesine katkı sağlanması amacıyla gayrimenkullerin gerçek değerinin takibine yönelik mekanizma kurulacaktır. (Kalkınma Planı p.859) | ||
| Tedbir 859.1. Gayrimenkul değer değişimlerinin takip edilmesi ve taşınmaz değer haritalarının oluşturulabilmesi için teknik altyapı geliştirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), GİB, TKGM, Yerel Yönetimler | 1. Taşınmazların değerlerine yönelik veriler ile mülkiyet bilgilerinin tutulmasına yönelik Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemine entegre bir gayrimenkul değer bilgi merkezi kurulacaktır. |
| Tedbir 859.2. Gayrimenkul değerinin doğru tespit edilmesi için mevzuat altyapısı çalışmaları yapılacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), GİB, TKGM, Yerel Yönetimler | 1. Gayrimenkul değer tespitine yönelik mevzuat çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| Kadastro Modernizasyonu Kapsamında Yenilenen/Sayısallaştırılan Parsel Sayısı (3) | Bin Adet | 23 072 | 24 572 | 26 572 |
| Türkiye Kentleri İzleme Çerçevesinde İzlenen Kent Sayısı (Kümülatif) | Adet | 1 | 1 | 5 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
(3) Bu gösterge aynı zamanda Merkezi Yönetim Bütçesinde yer alan Tapu ve Kadastro Programının performans göstergelerinden biridir.
TÜİK verilerine göre 2025 yılında 1.191.457 daire için yapı ruhsatı düzenlenmiştir. 2026 yılının ilk altı aylık döneminde ise 514.813 daire için yapı ruhsatı verilmiştir. 2025 yılında 692.738 konuta yapı kullanma izin belgesi düzenlenmiştir. Bu sayı 2026 yılının ilk altı aylık döneminde 307.440 olmuştur.
Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 oranında artarak 51.519, ikinci el konut satışları ise Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 oranında azalarak 90.871 olmuştur. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 36,2, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 63,8'dir. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 oranında artarak 23.397 olmuştur. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 16,4 olarak gerçekleşmiştir.
Eylül 2026 itibarıyla Türkiye'de toplam konut sayısı 44,3 milyondur. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 2019-2025 döneminde 496.572 konutun inşaatı tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmiştir. Üretilen konutların yaklaşık yüzde 91'i sosyal konut niteliğindedir. TOKİ tarafından 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde 157.482 konut tamamlanmıştır. Ayrıca ülkemizde yaşanan kira baskısının azaltılması ve konuta erişimin kolaylaştırılması amacıyla ilk kez kiralık sosyal konut modeli hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda, İstanbul'da planlanan 15 bin kiralık konutun ilk etabını oluşturan 1.071 konutun sunumu gerçekleştirilmiştir.
Konut üretiminde yaşlıların, gençlerin, engellilerin ve kadınların konuta erişiminin artırılması, dar gelirliler için ekonomik olarak karşılanabilir konut üretilmesi, konut piyasasında beşeri ve teknik kapasitenin artırılması, uygulamada etkinlik, afetlere karşı risk azaltma ve dirençlilik, eskisinden daha sağlam inşa prensipleri doğrultusunda konutun çevresiyle bir bütün olarak ele alınması hedeflenmektedir. Bu kapsamda arz ve talep yönlü ihtiyaç duyulan veri kaynakları geliştirilerek, konut arz ve talebinin niteliğini veriye dayalı analizlerle belirlemeye yönelik araştırma ve projeler öncelikli görülmektedir.
7269 sayılı Kanun kapsamında Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler neticesinde yıkık, ağır ve orta hasarlı konut, işyeri ve ahırı bulunan hak sahibi vatandaşlar için her türlü üstyapı, altyapı ve sosyal donatının inşası ve kredi desteği sağlanmasına ilişkin
çalışmalarda sona gelinmiştir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından AFAD koordinasyonunda belirlenen yeni yerleşim alanlarında TOKİ Başkanlığı, Emlak Konut Genel Müdürlüğü ve Bakanlık tarafından konut yapımı tamamlanmak üzeredir. Ayrıca hak sahiplerinin talebi doğrultusunda 7452 sayılı Kanun çerçevesinde Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında da konut üretimi gerçekleştirilmektedir. Deprem bölgesinde, Eylül 2026 itibarıyla 452.983 konutun ihalesi yapılmış, 455.357 konut ve işyerinin kurası çekilmiştir. Depremler sonrasında bugüne kadar 44,4 milyar TL'yi geçen kira yardımı yapılmıştır.
Sürdürülebilir kentsel çevre için konut planlaması ve yönetiminin bütüncül olarak ele alınması ve veriye dayalı etkin işleyen konut piyasasında barınma hakkı çerçevesinde başta dar gelirliler olmak üzere herkesin ekonomik olarak karşılanabilir, enerji verimli, dirençli, güvenli ve sağlıklı konutlara erişiminin sağlanması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Arz ve talep dengesi gözetilerek herkesin güvenli, dirençli, ekonomik olarak karşılanabilir konutlara erişimi artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.862) | ||
| Tedbir 862.1. Özellikle kentlerdeki barınma sorununa sağlıklı çözümler üretilebilmesi için dar gelirlilere, kadınlara, engellilere ve gençlere yönelik toplu konut uygulamaları yürütülecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TOKİ, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Sosyal konut yapımına devam edilecek olup 150.000 konut teslim edilecektir. |
| Afetler sonucunda ortaya çıkan konut ihtiyacının karşılanmasında bütüncül, adil, maliyet etkin, şeffaflığı ve hesap verebilirliği esas alan çözümler geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.863) | ||
| Tedbir 863.1. Afetlerden etkilenenlere temel insani ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, güvenli, ulaşılabilir, afetlere karşı dayanıklı ve asgari hayati hizmetleri içeren afet konutları bütüncül bir planlama dâhilinde inşa edilecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, TOKİ, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerden etkilenen illerdeki afet konutu inşaatları tamamlanacaktır. |
| Tedbir 863.2. Afet konutlarının yapımında afetzedelerin barınma ihtiyacını en kısa zamanda karşılayacak şekilde hak sahipliği, geri ödeme ve finansman yöntemleri ile ilgili mevzuat yeniden ele alınacaktır. | İçişleri Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Hak sahibi vatandaşların borçlandırma, tahsil-takip işlemlerinin daha etkin kontrolü için mevzuat güncelleme çalışmaları yapılacaktır. |
| Tedbir 863.3. Afetzedelerin barınma ihtiyacının karşılanmasında standart, işlem sürelerini kısaltan, afetten etkilenme ve konut sahipliğini hakkaniyete uygun şekilde dikkate alan modeller ve süreçler geliştirilecektir. | İçişleri Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Afetzedelerin barınma ihtiyacının karşılanmasında hak sahipliği, yeni yerleşim yerine ilişkin planlama, geri ödeme ve finansman yöntemleriyle ilgili mevzuat değişikliği yapılacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
| Dar ve Orta Gelirlilere Yönelik Yıllık Üretilen Konut Sayısı | Adet | 124 034 | 157 482 | 150 000 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
Çevrenin etkin korunmasının sağlanması, Türkiye'nin ve dünyanın sosyo-ekonomik açıdan refahını uzun dönemde geliştirecek en önemli konulardan biridir. Hızla artan nüfus, şehirleşme, ekonomik faaliyetler ve çeşitlenen tüketim alışkanlıkları çevre üzerindeki baskıyı artırmakta ve başta iklim değişikliği olmak üzere çölleşme, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kuraklık gibi birçok çevre probleminin her geçen gün insan yaşamını ve kalkınma sürecini daha belirgin bir şekilde etkilemesine neden olmaktadır. Bu kapsamda çevre ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi gittikçe önem kazanmaktadır.
Türkiye'de çevre sorunlarına yönelik politikalar, 2053 yılı net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin 2030 yılına kadar ulaşmayı hedeflediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla (SKA) uyumlu bir şekilde geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Bu kapsamda çevre alanında kurumsal kapasite, mevzuat ve standartların geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Türkiye iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında kararlı hedefler belirleyerek konuya ilişkin hassasiyetini küresel ölçekte ortaya koymaktadır. 2021 yılında Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınma hakkına halel getirilmemesi şartıyla Paris Anlaşmasına taraf olunmuştur. Ardından Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda hazırlanan Türkiye'nin Uzun Dönemli İklim Stratejisi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryasına Kasım 2024'te sunulmuştur. Paris Anlaşması gereğince taraf ülkelerin Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC) güncelleme yükümlülüğü doğrultusunda, İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu (İDUKK) kararıyla Türkiye'nin İkinci Ulusal Katkı Beyanı Birleşmiş Milletler İklim Zirvesinde ilan edilmiş, 2035 yılı için sera gazı emisyonlarının 466 milyon ton CO₂ eşdeğeri azaltılarak toplam 643 milyon ton CO₂ eşdeğeri seviyesine düşürülmesi taahhüt edilmiştir. Ayrıca, İkinci Ulusal Katkı Beyanı doğrultusunda güncellenen İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2035) ile İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planının (2026-2035) 2026 yılı içinde yayımlanması öngörülmektedir.
Türkiye, Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31'inci Taraflar Konferansına (COP31) ev sahipliği yapacaktır. COP31 Başkanlığına açıklanan 10 öncelikli alan ile 6 küresel uygulama hedefini içeren COP31 Eylem Gündeminde sıfır atık ve metan azaltımı, temiz enerji ve elektrifikasyon, yeşil sanayileşme, iklime dirençli şehirler, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dinamik ve dirençli sağlık sistemleri, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi tahribatı alanlarındaki sinerjiler, gençlik ve eğitim ile ulusal katkı beyanlarının uygulanmasının desteklenmesi öncelikli alanlar olarak belirlenmiştir. Ayrıca gündemde, 2035 yılına kadar elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35'e çıkarılması, belediye atıklarındaki öngörülen artışın en az yarıya indirilmesi, binalarda enerji yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması ve küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılması gibi küresel hedefler ortaya konulmuş, bu hedeflere ulaşılmasına katkı sağlamak üzere elektrifikasyon, yeşil sanayileşme, temiz teknolojiler, iklim finansmanı, döngüsel ekonomi, deniz çöpleri ve
okyanusların korunması, iklime dirençli şehirler, yeşil yük taşımacılığı, çocuklar ve gençler ile iklim taahhütlerinin uygulamaya aktarılması alanlarında COP31'de başlatılması öngörülen girişimlere yer verilmiştir.
Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil büyüme hedefleri doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele için yasal çerçeveyi oluşturan İklim Kanunu 9 Temmuz 2025'te yürürlüğe girmiştir. Kanunla emisyon izni esaslı Emisyon Ticaret Sisteminin (ETS) yasal dayanağı oluşturulmuş, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Paris Anlaşmasının 6'ncı maddesiyle uyumlu ulusal karbon piyasasının altyapısı tesis edilmiştir. Kanun kapsamında hazırlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği 27 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmış, tesislerin emisyon izni, sera gazı izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülükleri ile sistemin uygulama esasları belirlenmiştir. Elektrik üretimi, çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerini kapsayan 2026-2027 pilot uygulama dönemine ilişkin usul ve esaslar Eylül 2026'da yürürlüğe girmiştir. Ayrıca ETS piyasası ile İşlem Kayıt Sisteminin işleyişine ilişkin usul ve esasları belirleyen Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Piyasasının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik 21 Ekim 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmış olup ETS'nin piyasa işletimine dair uygulama altyapısına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Öte yandan Paris Anlaşmasının 6'ncı maddesi çerçevesinde, ülkemizde gerçekleştirilen sera gazı emisyon azaltım ve giderim projelerinden elde edilen karbon kredilerinin Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün Karbon Dengeleme ve Azaltma Programı (CORSIA) kapsamında kullanılabilmesine yönelik yetkilendirme süreci Temmuz 2026'da başlatılmıştır. Ulusal karbon kredilendirme ve denkleştirme sisteminin usul ve esaslarını belirleyecek Karbon Kredilendirme ve Denkleştirme Yönetmeliğinin de 2026 yılı içinde yayımlanması öngörülmektedir.
İklim Kanunu kapsamında, çevresel açıdan sürdürülebilir iktisadi faaliyetlerin belirlenmesine yönelik esasları ortaya koyan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği 24 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Altı çevresel hedef çerçevesinde 16 sektörde 137 ekonomik faaliyeti kapsayan Yönetmelikle, finans sektörü için 1 Ocak 2029 tarihinden itibaren raporlama yükümlülüğü getirilmiştir. Finansal kaynakların sürdürülebilir yatırımlara yönlendirilmesini, iklim değişikliğiyle ilişkili risklerin finansal karar alma süreçlerine dâhil edilmesini ve yeşil yatırımların finansmana erişiminin kolaylaştırılmasını amaçlayan Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029) ise 4 Temmuz 2026 tarihli 2026/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının 2026 yılı itibarıyla kesin uygulama dönemine geçmesiyle birlikte, ihracatçıların rekabet gücünün korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu kapsamda Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu ve Yüksek Düzeyli İklim Diyaloğu çerçevesinde kurulan Türkiye-AB SKDM Çalışma Grubu aracılığıyla teknik istişareler yürütülmektedir. Diğer yandan Haziran 2026'da Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) ile Hollanda Akreditasyon Kurumu (RvA) arasında imzalanan işbirliği anlaşmasıyla, SKDM kapsamındaki ürünlerin gömülü emisyonlarını doğrulayacak kuruluşların akreditasyon başvurularının TÜRKAK tarafından alınabilmesi sağlanmıştır. Ayrıca Yeşil Mutabakat Eylem Planının güncellenmesine yönelik çalışmalar tamamlanmıştır.
Sanayi sektöründe çevresel performansın artırılması ve temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasına yönelik olarak hazırlanan Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği 1 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yönetmelikle hava, su, toprak, gürültü ve koku kirliliğine neden olan sanayi kaynaklı emisyonlar ve atıkların kaynağında önlenmesi ve azaltılması hedeflenmektedir. Yönetmelik kapsamında uygulamaya konulacak olan Sanayide Yeşil Dönüşüm (SYD) Belgesiyle sanayi tesisleri mevcut en iyi teknikler ve
çevresel sınır değerler çerçevesinde F'den A'ya sınıflandırılarak çevresel performanslarının belgelendirilmesi öngörülmektedir. Sanayide yeşil dönüşüm sürecindeki tüm paydaşları bir araya getiren ve mevcut en iyi tekniklere ilişkin teknik dokümanlara erişim imkânı sunan SYD HUB dijital platformu Nisan 2026'da kullanıma açılmıştır.
Yasal düzenlemelere ilave olarak, ülkemiz denizlerinin çevreci ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak, deniz yetki alanları ve haklarının korunmasını temin etmek ve bu hususlardaki strateji ve planlama çalışmalarında eş güdümü güçlendirmek üzere Deniz Mekânsal Planlama Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur. Ayrıca Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 10 Temmuz 2025 tarihinde yapılan yasal düzenlemeyle Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli kamu kuruluşu olarak yeniden teşkilatlanmıştır.
Ülkemiz coğrafi konumu itibarıyla iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer aldığından, uyum kapasitesinin geliştirilmesi ile ekonominin ve toplumun iklim risklerine dayanıklılığının artırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar önem arz etmektedir. Bu kapsamda, Muğla, Konya, Samsun ve Sakarya olmak üzere dört pilot il için 2025-2030 dönemini kapsayan Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri ve Eylem Planları hazırlanmıştır. Antalya, Elazığ, Isparta, Kahramanmaraş, Kastamonu ve Ordu illerinde yerel iklim değişikliği eylem planlarının hazırlanmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Ayrıca, illerde yerel düzeyde iklim değişikliği eylem planlarının hazırlanmasına ilişkin esasları belirleyen Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik 4 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Ülkemizin sahip olduğu zengin biyolojik çeşitlilik ile genetik kaynakların korunması için değişik statülerde korunan alan sayısı 2025 yılında 6.053'e çıkarılarak deniz ve karadaki korunan alanların yüzölçümü yaklaşık 10,5 milyon hektara ulaşmıştır. 2025 yılında kara üzerindeki toplam korunan alanların ise ülke yüzölçümüne oranı yüzde 10,06'dır. 2026 yılında Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege Deniz Millî Parklarının ilan edilmesiyle ülkemizde ilk kez deniz alanları millî park statüsüyle koruma altına alınmış, yaklaşık 2,34 milyon hektarlık deniz alanı bu kapsamda dâhil edilmiştir. Ayrıca Nemrut Kalderası ve Van Gölü Deveboynu Yarımadası'nın millî park ilan edilmesiyle millî park sayısı 54'e ulaşmıştır.
Ulusal yetki alanı dışındaki alanlarda deniz biyolojik çeşitliliğinin korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını düzenleyen Açık Denizlerde Biyoçeşitliliği Koruma Anlaşması (BBNJ), ilişik beyanlarla birlikte onaylanmış ve 15 Şubat 2026'da ülkemiz Anlaşmaya taraf olmuştur.
Çevre kalitesinin izlenmesi için laboratuvar altyapısı güçlendirilmekte ve izleme sistemleri geliştirilmektedir. Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağındaki istasyon sayısı Eylül 2026 itibarıyla 383'tür.
2024 yılı verilerine göre ülkemizde kamunun, özel sektörün, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ile hanehalkının çevre koruma harcamaları bir önceki yıla nazaran yüzde 108,3 artış göstererek 441 milyar TL'ye ulaşmıştır. Bu harcamanın yüzde 60,9'u özel sektör, yüzde 31,2'si kamu ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, yüzde 7,9'u ise hanehalkı tarafından gerçekleştirilmiştir. Çevre koruma amaçlı kamu ve özel sektör yatırım harcamaları 82 milyar TL olarak kayda geçmiştir.
Sürdürülebilir çevre hedefleri doğrultusunda yaşam döngüsü boyunca olumsuz çevresel etkileri azaltılmış ürün veya hizmetleri teşvik etmek amacıyla oluşturulan çevre etiketi sistemi kapsamında kriteri belirlenmiş ürün ve hizmet grubu sayısı 2026 yılında 21'e yükseltilmiştir.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) doğrultusunda iklim değişikliğinin etkilerine karşı dirençli ve düşük karbonlu bir ekonomiye geçişin sağlanması, sosyal adalet anlayışıyla çevre ile doğal kaynakların korunması ve yönetilmesi, toplumun çevreye karşı duyarlılığı ve bilincinin artırılması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| İklim risklerine karşı, uluslararası iklim değişikliği müzakereleri, Paris Anlaşması ve Türkiye'nin Ulusal Katkı Beyanı çerçevesinde ulusal koşullar gözetilerek sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum eylemlerinin güçlendirilmesine yönelik ilgili tüm paydaşlarla işbirliği içinde yol haritaları hazırlanacak, mevzuat düzenlemeleri yapılacak ve kurumlar arası eşgüdüm sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.865) | ||
| Tedbir 865.2. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ara dönemler ve ilgili hedefler belirlenerek "Uzun Dönemi İklim Değişikliği Stratejisi" hazırlanacak ve sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum hedefleri ile taahhütleri içeren "İkinci Ulusal Katkı Beyanı" güncellenecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), İklim Değişikliği Başkanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. İkinci Ulusal Katkı Beyanı kapsamındaki sera gazı emisyon modeli geliştirilerek güncellenecektir. 2. Ulusal Katkı Beyanı hedeflerinin bilimsel ve teknik temelde desteklenmesi amacıyla kurumsal kapasite güçlendirilecektir. |
| Tedbir 865.3. "Paris Anlaşması" hedeflerine ulaşmak amacıyla sera gazı emisyonlarını azaltmak, iklim değişikliğine uyum ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında atılacak adımları ortaya koymak üzere strateji ve eylem planları hazırlanacak ve uygulamaya geçirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), İklim Değişikliği Başkanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. İkinci Ulusal Katkı Beyanı kapsamında güncellenen İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planının uygulanması izlenecek ve değerlendirilecek, hedeflere yönelik ilerleme düzenli olarak takip edilecektir. |
| Tedbir 865.4. "Yeşil Mutabakat Eylem Planı" kapsamında sektörel yol haritaları güncellenecek, izleme ve değerlendirme sistemleri geliştirilecek ve mevzuat çalışmaları yürütülecektir. | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Cam, seramik, döküm ve kimya sektörleri için düşük karbonlu yol haritaları hazırlanacaktır. |
| Kaynakların verimli kullanımını sağlamak üzere döngüsel ekonomiye geçiş çerçevesinde sürdürülebilir üretim ve tüketim kalıpları hayata geçirilecektir. (Kalkınma Planı p.866) | ||
| Tedbir 866.1. Sürdürülebilir tüketim ve üretime ilişkin mevcut en iyi çevresel uygulamaların yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Sürdürülebilir Tüketim ve Üretim Ulusal Eylem Planı yayımlanacak ve Planın uygulanması ve izlenmesine yönelik dijital izleme sistemi oluşturulacaktır. |
| Tedbir 866.3. Tüm atıkların insan sağlığına ve çevreye olan zararlı etkilerinin en aza indirilebilmesi için havaya, suya ve toprağa salımına ilişkin gerekli tedbirler alınacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Sanayi tesislerinin çevresel performansının ölçülmesi, doğrulanması ve uluslararası düzeyde karşılaştırılmasına imkân sağlayacak dijital çevresel performans algoritması geliştirilecektir. 2. Sanayide Yeşil Dönüşüm kapsamında uçucu organik bileşik emisyonlarının izlenmesine yönelik kayıt sistemi geliştirilecek ve tesislerin sisteme uyumunu destekleyecek teknik ve idari mekanizmalar oluşturulacaktır. |
| Yeşil dönüşüm süreçleri desteklenerek rekabet gücünün korunması için ulusal karbon fiyatlandırma araçları geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.869) | ||
| Tedbir 869.2. Ulusal Emisyon Ticaret Sisteminde oluşacak karbon fiyatına tamamlayıcı nitelikte olabilecek karbon fiyatlandırma araçları değerlendirilecek, kalkınma ve yatırım ortamı üzerinde yol açacağı ekonomik ve sosyal etkiler analiz edilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, İklim Değişikliği Başkanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Farklı karbon fiyatı, tahsisat ve sektör kapsamı senaryolarının ekonomik, mali ve sosyal etkilerini değerlendiren modelleme ve karar destek çalışması tamamlanacaktır. |
| Tedbir 869.3. Karbon piyasaları kapsamında ulusal denkleştirme sistemine yönelik çalışmalar yürütülecek ve uluslararası karbon piyasalarına katılım koşullarına ilişkin politika belirlenmesine yönelik analiz çalışmaları yapılacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İklim Değişikliği Başkanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Karbon kredilendirme ve denkleştirme sisteminin altyapısına yönelik çalışmalar tamamlanacaktır. |
| İklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki azaltım ve uyum süreçlerinde sürdürülebilir finansman modelleri geliştirilerek yeşil finansmana erişim imkânları artırılacaktır. (Kalkınma Planı p.870) | ||
| Tedbir 870.1. Ülkemizin özgün ihtiyaçlarını gözeten ve uluslararası standartlarla uyumlu çevresel olarak sürdürülebilir bir iktisadi faaliyetin taşıması gereken nitelikleri belirleyen bir ulusal sınıflandırma sistemi oluşturulacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, İklim Değişikliği Başkanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Türkiye Yeşil Taksonomisi raporlamasına ilişkin uygulama rehberleri hazırlanacaktır. |
| Tedbir 870.2. Düşük karbonlu ekonomiye geçiş için finansman kaynakları çeşitlendirilecektir. | Hazine ve Maliye Bakanlığı (S), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. AB Yeşil Mutabakatına uyum kapsamında işletmelerin tesis ve süreç optimizasyonuna yönelik enerji verimliliği ve tasarruf potansiyeli yüksek teknoloji yatırımları desteklenecektir. |
| Çevresel veri setleri ve göstergelerin uluslararası standartlara uygun olarak düzenli bir şekilde üretimi ve paylaşımı sağlanacak, izleme ve değerlendirme sistemleri geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.871) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 871.2. Tüm alıcı ortamlardaki çevresel izleme verilerinin değerlendirilmesi ve yönetimine yönelik altyapı geliştirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Tarım ve Orman Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Sürekli İzleme Merkezi Modernizasyon Projesi kapsamında Sürekli İzleme Merkezi geliştirilmeye devam edilecek ve modül sayısı yediye çıkarılacaktır. |
| Karasal ve denizel ekosistemler ile ekosistem hizmetlerinin korunması, iyileştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımı ile biyolojik çeşitliliğin korunması sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.872) | ||
| Tedbir 872.2. Ekolojik sürekliliği, ekosistem bütünlüğünü ve biyolojik çeşitliliği korumaya yönelik canlıların barınma ve beslenme amacıyla kullanabileceği korunan alanlar ve doğal yaşamı destekleyen diğer alanlar arasında bağlantıyı sağlayan ekolojik koridorlar belirlenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Genetik kaynakların muhafazası, korunması ve karakterizasyon çalışmalarına devam edilecek, arazi ve tohum gen bankalarında korunan bitki ve tohum örneklerinde artış sağlanacaktır. |
| Tedbir 872.5. Nesli tehlike altında olan ve koruma altına alınan yaban hayvanlarının üretimi ve uygun doğal alanlara yerleştirilmesine ilişkin envanter ve izleme çalışmaları yapılacak, av ve yaban hayatının sürdürülebilir yönetimi sağlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Nesli tehlike altında olan ve koruma altına alınan yaban hayvanlarının üretimine devam edilecektir. |
| Tedbir 872.6. İklim değişikliğinin biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri ve arazi tahribatı üzerindeki etkilerinin belirlenebilmesi için araştırma, izleme ve değerlendirme faaliyetleri sürdürülecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Üniversiteler | 1. Kıyı erozyonunun izlenmesine yönelik ulusal veri altyapısı oluşturulacak, kıyı değişim analizlerine dayalı hassasiyet, tehlike ve risk haritaları üretilecek ve internet tabanlı karar destek sistemi geliştirilecektir. |
| Hava kirliliğinin önlenmesi ve kalitesinin iyileştirilmesi için hava kalitesi yönetim uygulamaları geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.873) | ||
| Tedbir 873.2. Hava kalitesi izlenmesine yönelik altyapı güçlendirilecek, bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak envanter ve modellemeye yönelik kapasite geliştirilecek ve araştırmalar yapılacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S) | 1. Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağındaki istasyon sayısı 390'a çıkarılacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| Hava Kalitesi İzleme Ağındaki İstasyon Sayısı (Kümülatif) | Adet | 383 | 383 | 390 |
| Karasal Korunan Alanların Ülke Yüzölçümüne Oranı | Yüzde | 10,06 | 10,27 | 10,30 |
| Çevre Etiket Sistemi Kapsamında Belirlenen Ürün ve Hizmet Grubu Sayısı (Kümülatif) | Adet | 19 | 21 | 24 |
| Planlı Birleşik Çevre Denetimi Sayısı | Adet | 2 313 | 2 386 | 2 505 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
TÜİK verilerine göre içme ve kullanma suyu şebekesiyle hizmet verilen belediye nüfusunun toplam belediye nüfusuna oranı 2014 yılında yüzde 97 seviyesindeyken 2024 yılında yüzde 99 seviyesine ulaşmıştır. Söz konusu oranın yüksek seviyelere ulaşması ve son on yıllık dönemde sınırlı bir artış göstermesi, yerleşime yeni açılan alanlar ile mevcut şebekelerin yenileme ve bakım çalışmaları dışında yeni içmesuyu şebekesi yatırımlarına duyulan ihtiyacın azaldığını göstermektedir. Buna karşılık içmesuyunun artılması ve mevcut sistemlerin verimliliğinin artırılmasına yönelik ihtiyaç önemini korumaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında içmesuyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıp oranı ülke genelinde yüzde 31,6 olarak gerçekleşmiştir.
TÜİK verilerine göre 2024 yılında kanalizasyon şebekesiyle hizmet verilen belediye nüfusunun toplam belediye nüfusuna oranı yüzde 93 seviyesinde olup Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre atıksu arıtma tesisi ile hizmet verilen belediye nüfusunun toplam belediye nüfusuna oranı yüzde 91,2 seviyesindedir.
Su kaynaklarının miktar ve kalite açısından sürdürülebilir yönetimi, iklim değişikliği ve kuraklığın etkilerinin artmasıyla birlikte kentsel altyapı politikalarının temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu kapsamda su kaynaklarının havza ölçeğinde yönetilmesi, suyun verimli kullanılması, su kayıplarının azaltılması ve su kalitesinin korunmasına yönelik planlama ve uygulama çalışmaları sürdürülmektedir.
Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve korunması amacıyla hazırlanan Ulusal Su Planı (2026-2035), 11063 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 14 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İklim değişikliğinin olumsuz etkileri de dikkate alınarak hazırlanan Plan, suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını, kirletici baskı ve etkilerin azaltılmasını, su kalitesinin iyileştirilmesini, su ve atıksu altyapısının güçlendirilmesini hedeflemektedir. Plan, 8 hedef, 31 strateji ve 141 eylemden oluşmakta olup su yönetiminde kurumsal yapı, su verimliliği, iklim değişikliğine uyum, su kalitesi ve miktarının yönetimi, afet ve risk yönetimi, akıllı su yönetimi, finansman, eğitim ve işbirliği gibi alanlarda bütüncül bir çerçeve sunmaktadır.
Havza bazlı planlama çalışmaları kapsamında ülkemizdeki 25 havzanın 12'sinde Nehir Havza Yönetim Planları tamamlanmış, 7 havzada plan hazırlama çalışmaları sürdürülmekte olup kalan havzalarda planlama çalışmaları devam etmektedir. Su kaynaklarının havza bazında dengeli paylaşılması, kurak dönemler göz önünde bulundurularak geleceğe yönelik
planlamaların yapılması ve sektörlerin ihtiyaç duyduğu suyun verimli ve düzenli şekilde karşılanması amacıyla yürütülen sektörel su tahsisi planları kapsamında 13 havzada planlar tamamlanmış, 8 havzada ise planlama çalışmaları sürdürülmektedir.
Kentsel su yönetiminde mevcut kaynakların daha etkin kullanılabilmesi amacıyla su kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Belediyelerin su kayıplarını azaltmasına yönelik gerçekleştirmesi gereken faaliyetleri içeren kılavuz tamamlanmış ve il su kurulları aracılığıyla belediyelere yönelik bilgilendirmeler gerçekleştirilmiştir. Önümüzdeki dönemde il ve havza su kurulları kapsamında bilgilendirme çalışmalarına devam edilmesi ve hazırlanan kılavuzun tüm belediyelere ulaştırılması öngörülmektedir.
Su kaynaklarının korunması ve suyun daha etkin kullanılmasına yönelik Su Verimliliği Yönetmeliği uyarınca su verimliliği sistemlerinin kurulması, izlenmesi ve belgelendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. İl su kurulları toplantılarında endüstriyel su verimliliği, rehber dokümanlar ve belgelendirme sürecine ilişkin bilgilendirme programları düzenlenmiş, belge başvurularının alınmasına yönelik Su Verimliliği Bilgi Sistemi devreye alınmıştır. Önümüzdeki dönemde il ve havza su kurulları ile sanayi tesislerine yönelik münferit programlar kapsamında bilgilendirme çalışmalarının sürdürülmesi ve Su Verimliliği Belgesi kapsamındaki rehberlerin uygulama alanının genişletilmesi planlanmaktadır.
Sanayiden kaynaklanan su kirliliğinin önlenmesi ve atıksuyun yeniden kullanımının artırılması amacıyla temiz üretim çalışmalarına devam edilmektedir. Bu kapsamda mevzuat hazırlıkları tamamlanmış ve Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği çerçevesinde hazırlanan Sektörel Mevcut En İyi Teknikler Tebliğleri 30 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kentsel yeşil alanlarda su tüketiminin azaltılması ve suyun daha verimli kullanılabilmesi amacıyla kurakçıl peyzaj uygulamalarına yönelik rehber doküman hazırlanmış olup uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleyen 10502 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı 18 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Bu kapsamda kentsel alanlarda su verimliliğinin artırılmasına yönelik uygulamaların yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.
Atıksu yönetiminde kaynak ve enerji verimliliğinin artırılması, arıtma tesislerinin işletme performansının iyileştirilmesi ve sanayi kaynaklı atıksuların daha etkin yönetilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu kapsamda evsel ve kentsel atıksu arıtma tesislerinde (AAT) tasarım ve işletmeden kaynaklanan sorunların azaltılması ile kaynak ve enerji verimliliğinin artırılması amacıyla yürütülen AAT Ulusal Tasarım Kriterleri Belirleme Projesi kapsamında çalışmalar devam etmektedir. Proje kapsamında değerlendirilen 22 tesiste süreç, verimlilik ve işletme koşullarına dair analizler yapılmıştır. Sanayi kaynaklı atıksuların daha etkin yönetilmesi amacıyla yürütülen Endüstriyel Atıksu Profili Belirleme Projesi kapsamında ise sınıflandırılan sektörlerin işleyişini, üretim süreçlerini, atıksu karakterizasyonunu, endüstriyel atıksu arıtma yöntemleri ve yeniden kullanım olanaklarını içeren taslak sektörel rehberler hazırlanmıştır.
İçmesuyu ve atıksu altyapısının geliştirilmesine yönelik yatırımların Su ve Kanalizasyon Programı (SUKAP) kapsamında desteklenmesine devam edilmektedir. SUKAP'tan faydalanan proje sayısı Eylül 2026 itibarıyla 1.511'e ulaşmış olup 1.475 proje tamamlanmış ve 36 proje devam etmektedir. 2011-2026 döneminde 2026 yılı fiyatlarıyla toplam 118,3 milyar TL hibe ve uygun şartlarla 234 milyar TL kredi İLBANK aracılığıyla tahsis edilmiştir.
Deprem sonrasında zarar gören içmesuyu ve kanalizasyon altyapısının yeniden tesis edilmesine yönelik çalışmalar kentsel altyapı yatırımlarının önemli bir bileşenini oluşturmaktadır. Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerden etkilenen illerde altyapının yeniden inşası amacıyla sağlanan dış finansman kapsamında İLBANK aracılığıyla ilgili belediyeleri borçlandırmadan yürütülen Türkiye Deprem Sonrası İyileşme ve Yeniden İmar Projesi devam etmektedir.
TÜİK verilerine göre 2024 yılında toplanan belediye atık miktarı yaklaşık 32,3 milyon tondur. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi ve Eylem Planı (2025-2035) ile kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi ilkeleri esas alınarak atıkların oluşumundan nihai bertarafına kadar tüm süreçlerin entegre bir yaklaşımla yönetilmesi öngörülmektedir. Plan kapsamında, atık oluşumunun önlenmesi ve azaltılması, atıkların kaynağında ayrı toplanmasına yönelik sistemlerin güçlendirilmesi, yeniden kullanım ve geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması, geri dönüşüm ve geri kazanım kapasitesinin artırılması ve düzenli depolamaya gönderilen atık miktarının azaltılması temel hedefler arasında yer almaktadır.
Eylül 2026 itibarıyla işletmede olan düzenli depolama tesisi sayısı 97 olup bu tesislerle 1.252 belediyede 77,3 milyon nüfusa hizmet verilmektedir. 2016 yılında 2 yakma ve 56 tıbbi atık sterilizasyon tesisi bulunurken bu tesislerin sayısı Eylül 2026 sonu itibarıyla sırasıyla 3 ve 68 olmuştur.
Eylül 2026 itibarıyla 369 tehlikeli atık geri kazanım tesisi, 13 birinci sınıf düzenli depolama tesisi, 105 yakma ve beraber yakma tesisi bulunmaktadır.
Belediye atık yönetiminde öncelikle üretilen atık miktarının azaltılması ve atığın kaynakta ayrıştırılarak toplamaya hazır hale getirilmesi için hanehalklarının bilinçlendirilmesi çalışmaları ile yerel yönetimlerin atığın kaynakta ayrı toplanmasına ilişkin kapasitesinin artırılması faaliyetleri devam etmektedir.
Belediyeler atık yönetiminde toplama, taşıma ve bertaraf konusunda önemli gelişmeler kaydetmiş olup atık işleme tesislerinin çevresel sorunlara yol açmaması için usulüne uygun olarak işletilmesi ve düzenli olarak denetlenmesi çalışmaları sürdürülmektedir. Düzenli depolama tesisi sayısı artmakla birlikte faaliyetteki tesislerin dolan kapasitesinin artırılması için ilave depolama alanı ve ön işlem tesislerinin yapımına devam edilmektedir. Ayrıca düzensiz döküm sahalarının rehabilitasyonu ve kırsal alanda atıkların yönetimiyle ilgili çalışmalar yürütülmektedir. Belediye atık yönetiminde belediyelerin zamanı ve finansman kaynaklarını daha verimli kullanmaları amacıyla mahalli idare birlik modelinin etkinliğinin artırılması önemli görülmektedir.
Belediye atıklarının insan ve çevre sağlığına etkilerinin en aza indirilerek etkin yönetiminin gerçekleştirilmesi amacıyla belediyelerin finanse etmekte zorlandıkları katı atık projelerinin desteklenmesi için 2017 yılında Katı Atık Programı (KAP) başlatılmıştır. Bu kapsamda Eylül 2026 itibarıyla 20 aktarma istasyonu uygulama projesi hazırlanması, 13 yeni lot uygulama projesi, 3 ön işlem tesisi uygulama projesi, 5 entegre atık yönetim tesisi uygulama projesi, 13 aktarma istasyonu yapım işi, 10 yeni lot yapım işi, 1 ön işlem tesisi yapım işi ve 3 entegre atık yönetim tesisi yapım işi tamamlanmıştır. Diğer taraftan, 1 aktarma istasyonu uygulama projesi, 3 yeni lot uygulama projesi, 2 ön işlem tesisi uygulama projesi, 1 entegre atık yönetim tesisi uygulama projesi hazırlanması ile 6 yeni lot yapım işi, 1 ön işlem tesisi yapım işi ve 3 entegre atık yönetim tesisi yapım işine dair çalışmalar devam etmektedir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında 2017 yılı Haziran ayından günümüze kadar 220 bin bina ve yerleşkede sıfır atık yönetim sisteminin uygulanmasına başlanmıştır. Aynı dönemde sıfır atık uygulamaları hakkında 28 milyon kişiye eğitim verilmiştir. Sıfır atık yönetim sisteminin idari, mali ve teknik unsurları açısından tasarım ve planlama kriterlerini, değerlendirme unsurlarını ve uygulama esaslarını belirlemek; sistemin geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaları düzenlemek amacıyla 11 kılavuz hazırlanmıştır. Diğer taraftan yerel ölçekte strateji belirlemek, kısa ve uzun vadeli hedefler koymak amacıyla 81 ilde hazırlanan İl Sıfır Atık Yönetim Planları hayata geçirilmiştir.
2024/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile bina ve yerleşkeler ile mahalli idarelere kurulması zorunlu hale getirilen sıfır atık yönetim sisteminin mevzuata uygun ve etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından gerekli denetim ve takip yapılmakta, sistemle ilgili eksikliklerin giderilmesine yönelik mahalli idarelere destek sağlanmaktadır.
Sıfır atık uygulamasının başladığı 2017 yılından 2025 yılı sonuna kadar geçen sürede 36,1 milyon ton kağıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam, 9,6 milyon ton metal ve 30,6 milyon ton organik ve diğer geri kazanılabilir atıklar olmak üzere toplam yaklaşık 74,5 milyon ton geri kazanılabilir atığın ekonomiye dönüşü sağlanmıştır. Proje başlangıcında yüzde 13 olan geri kazanım oranının 2035 yılında yüzde 60'a, 2053 yılında ise yüzde 70'e çıkarılması hedeflenmektedir.
COP31 Eylem Gündeminin 10 öncelikli temasından biri olan Sıfır Atık ve Metan Azaltımı, geri kazanımı esas almayan üretim ve tüketim modellerinin doğal kaynaklar, ekosistemler ve iklim üzerindeki baskısını azaltmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda söz konusu temanın uygulama hedefi 2035 yılına kadar dünya genelinde yıllık belediye katı atığı üretiminde mevcut düzeyin üzerine çıkması öngörülen artışın en az yüzde 50 oranında sınırlandırılması olarak belirlenmiştir.
1 Ocak 2019 tarihinden itibaren plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulaması başlatılmış olup plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulaması ile 2019-2026 (ilk altı ay) yıllarında plastik poşet kaynaklı 3.624.275 ton plastik atığın oluşumu engellenmiştir. Bu azalmayla ülkemizde plastik poşet üretimi için gerekli plastik ham madde ithali de önlenmiş ve yaklaşık 49,40 milyar lira tasarruf edilmiş olmakla birlikte yaklaşık 296.409 ton sera gazı emisyon salımı da engellenmiştir. Ayrıca tek kullanımlık plastik ürünlerin sıfır atık vizyonu kapsamında çevreye olan olumsuz etkilerini önlemek amacıyla Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik taslağı hazırlanmıştır.
Atık yağlar, atık pil ve akümülatörler, ömrünü tamamlamış lastikler, elektrikli ve elektronik eşya atıkları, bitkisel atık yağlar, hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atığı, ömrünü tamamlamış araçlar gibi özel atıkların toplanması, taşınması, geri kazanımı ve bertarafına yönelik eğitim, bilinçlendirme ve mevzuat çalışmaları devam etmektedir.
İçecekler için cam, plastik (PET) veya alüminyum malzemeden üretilmiş olan ambalajların geri dönüşümünü amaçlayan Depozito İade Sistemi 2026 yılı itibarıyla uygulamaya geçirilmiş olup yaygınlaştırma çalışmaları devam etmektedir.
Birleşmiş Milletler Çevre Asamblesinin (UNEA) 28 Şubat-2 Mart 2022 tarihlerinde düzenlenen beşinci oturumunda plastik kirliliğinin sonlandırılmasına ilişkin uluslararası bağlayıcılığı olan bir araç geliştirilmesi konusunda UNEA 5/14 sayılı Karar alınmış olup bahse
konu karar doğrultusunda Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından oluşturulan Hükümetlerarası Müzakere Komitesinin çalışmaları devam etmektedir.
Ülkemizde kaynak verimliliğini artırmak, döngüsel ekonomiye geçişi hızlandırmak ve aynı zamanda küresel plastik kirliliğiyle mücadele etmek amacıyla Ulusal Plastik Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanması öngörülmektedir. Bu kapsamda üretim ve tüketim süreçlerinden atık yönetimine, veri temininden finansman ve izleme mekanizmalarına kadar tüm aşamalarda bütüncül ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi hedeflenmektedir.
18 Ekim 2025 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı (2025-2028) kapsamında, kaynakların verimli kullanılması, atıkların azaltılması ve ekonomik değerinin korunması amacıyla üretim, tüketim ve atık yönetimi süreçlerinin döngüsel ekonomi yaklaşımlı doğrultusunda dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Plan kapsamında ambalaj, tekstil, plastik, gıda ve biyokütle, elektronik ve bilgi-iletişim teknolojileri, batarya ve araç olmak üzere yedi öncelikli sektörde üretimden tüketime ve atık yönetimine kadar tüm aşamalarda döngüselliğin artırılması amaçlanmaktadır.
Ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31'de iklim değişikliğinin ekonomik, altyapısal ve sosyal boyutlarıyla bir kalkınma ve dayanıklılık meselesi olarak ele alınması planlanmaktadır. Bu çerçevede COP31 Türkiye Başkanlığı'nın diyalog, uzlaşı ve eylem odaklı yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen Döngüsellik Bilgi Paylaşım Ağı ve Atık Sektöründen Kaynaklanan Metan Emisyonlarına İlişkin Küresel Üst Düzey Diyalog, bilgi paylaşımına, kapasite geliştirmeye ve uygulanabilir çözümlerin üretilmesine katkı sağlayacaktır.
Ülkemizde toplu taşımanın ve motorsuz ulaşım türlerinin geliştirilerek kentiçi ulaşımda yaşanan trafik sıkışıklığının ve buna bağlı olarak ortaya çıkan zaman kaybı, yakıt tüketimi ile çevre ve gürültü kirliliği sorunlarının azaltılabilmesi amacıyla önemli yatırımlar yapılmaktadır. Trambüs, elektrikli otobüs gibi emisyon üretmeyen toplu taşıma araçlarının yanı sıra tramvay, metro gibi raylı sistem araçlarının kullanımı yaygınlaşmaktadır. Ekim 2026 itibarıyla Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya ve Samsun'un aralarında bulunduğu 12 büyükşehirde raylı sistemlerle toplu taşıma hizmeti verilmeye devam edilmektedir.
2026 yılının ilk yarısında tamamlanan Halkalı-İstanbul Yeni Havalimanı Metro Hattı'nın Arnavutköy-Halkalı kesiminin hizmete alınmasıyla İstanbul'daki raylı sistem hat uzunluğu 410,7 km'ye ulaşmıştır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nca yapım çalışmaları sürdürülen Gebze OSB-Darıca Sahil Raylı Sistem Hattı ile Bursa Emek-Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı projelerinin tamamlanmasıyla, 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 21,7 km uzunluğunda kentiçi raylı sistem hattının daha hizmete açılması planlanmaktadır. Ayrıca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen ve toplam uzunluğu 14,23 km olan Altunizade-Ferah Mahallesi-Çamlıca Metro Hattı ile Konya Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı 2. Etap projelerinin 2027 yılında tamamlanması öngörülmektedir.
Kentsel altyapıda sağlıklı ve güvenilir içme ve kullanma suyuna erişimin sağlandığı, atıksu ile katı atıkların insan ve çevre sağlığına etkilerinin en aza indirildiği, kentiçi ulaşımda ise maliyet etkin, temiz ve enerji verimli, tüm bireyler için kolay erişilebilir, modlar arası güçlü bağlantının sağlandığı sürdürülebilir sistemlerin oluşturulması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Su kaynaklarının koruma kullanma dengesi gözetilerek sürdürülebilir, bütüncül, etkin ve verimli şekilde yönetimi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.875) | ||
| Tedbir 875.1. Etkin su kaynakları yönetimi için su kanunu çıkarılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Su Kanunu Taslağı'nın düzenleyici etki analizi ve ilgili çalışmalar tamamlanacaktır. |
| Tedbir 875.2. Su yönetiminin idari yapılanmasında koordinasyon sağlanacak, mevcut yapı daha işlevsel hale getirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Havza ölçeğinde bütünleşik izleme ve takip sistemi geliştirilecektir. |
| Tedbir 875.4. Nehir havza yönetim planlarının uygulamaya geçirilmesi için kurumsal kapasite güçlendirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Aras ve Çoruh Havzalarında nehir havza yönetim planı çalışmaları kapsamında farkındalık artırılmasına yönelik etkinlikler gerçekleştirilecektir. 2. Yedi havzada nehir havza yönetim planı çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Su kaynaklarına yönelik veri setleri niteliksel ve niceliksel olarak iyileştirilecek ve veriye dayalı planlama yapılacaktır. (Kalkınma Planı p.876) | ||
| Tedbir 876.1. İlgili tüm kurum ve kuruluşlarca güncel veri temin edilerek Ulusal Su Bilgi Sisteminin etkinliği artırılacak, mevzuat altyapısı güçlendirilecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Ulusal Su Bilgi Sisteminin (USBS) etkinliğinin artırılması amacıyla Coğrafi Yönetim Sistemi, Su Verimliliği Bilgi Sistemi ve Akıllı Su Yönetim Sistemi Fizibilite Etütleri tamamlanacaktır. |
| Tedbir 876.3. Büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyelerinin görev ve yetkilerinin netleştirilmesi amacıyla mevzuat düzenlemeleri yapılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Kentsel su yönetiminde görev ve sorumluluk paylaşımının netleştirilmesine yönelik mevzuat ihtiyaçlar kapsamında su yönetimine ilişkin ikincil mevzuatın hazırlanması ve güncellenmesine yönelik çalışmalar tamamlacaktır. |
| İklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri tespit edilecek ve iklim değişikliğine uyum sağlanması için yönelik faaliyetler yürütülecektir. (Kalkınma Planı p.877) | ||
| Tedbir 877.1. İklim değişikliğiyle ilgili çevresel faktörlerin su kaynakları üzerindeki etkileri izlenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. Ekobölgelere Dayalı Su Kalitesi Ekolojik Değerlendirme Sisteminin Kurulması ile İklim Değişikliğinin Göller ve Sulak Alanlara Etkisi Projelerinden elde edilecek çıktılarla mevcut su kalitesi izleme programları güncellenecektir. |
| Tedbir 877.2. Türkiye genelinde iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri güncel veri setleri ve senaryolar kullanılarak belirlenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | 1. 25 nehir havzası için hidrolojik döngüye etki eden gelecek dönem iklim projeksiyonları hazırlanmasına devam edilecektir. |
| Su kaynakları miktar, kalite ve ekosistemler açısından korunacak ve iyileştirilecektir. (Kalkınma Planı p.878) | ||
| Tedbir 878.1. Kalite ve toplam su potansiyeli bilgilerini içeren su kaynakları envanteri oluşturulacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Yerel Yönetimler | 1. Ulusal Su Bilgi Sistemi (USBS) temelinde kalite ve su potansiyeline ilişkin envanter geliştirilecektir. 2. Ceyhan Havzası için izleme çalışmaları başlatılacaktır. |
| Tedbir 878.2. Yeraltı suyu emniyet rezervleri belirlenecek ve su tahsisinde dikkate alınacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Ülke yeraltı suyu bütçesinin belirlenmesi için hidrojeolojik etüt çalışmalarına devam edilecektir. |
| Tedbir 878.5. Su tahsisinde arz-talep dengesi gözetilerek suyun en faydalı şekilde kullanımına yönelik sektörel tahsis planlaması yapılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Yeşilırmak Havzasında Sektörel Su Tahsis Planı hazırlanması tamamlanacaktır. 2. Yedi havzada Sektörel Su Tahsis Planlarının uygulanma çalışmaları başlatılacaktır. |
| Suyun verimli kullanımı sağlanacak, gelir getirmeyen su kullanımının en aza indirilmesi için gerekli tedbirler hayata geçirilecektir. (Kalkınma Planı p.880) | ||
| Tedbir 880.1. Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planında tanımlanan eylemlerin hayata geçirilmesi sağlanacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları | 1. Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında yapılan çalışmalar takip edilecek, planın uygulanmasına hizmet eden su verimliliği belgelendirme süreçleri yürütülecektir. |
| Tedbir 880.2. Ekonomik kaçak seviyesi indeksleri kullanılarak suyun gerçek değeriyle su kayıp oranı ve gelir getirmeyen su hedefleri belirlenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S) | 1. Su kayıplarına ilişkin ulusal veri değerlendirmesi yapılarak ekonomik kaçak seviyesi, su kayıpları ve gelir getirmeyen su oranı göstergeleri değerlendirilecektir. |
| Tedbir 880.3. Belediyelerin kayıp kaçakla mücadeleye yönelik faaliyetleri desteklenecektir. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Yerel Yönetimler | 1. Su kayıplarının azaltılması için idarelerin teknik kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecektir. |
| Tedbir 880.4. Sanayide mevcut en iyi tekniklere geçilerek su verimliliği artırılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı | 1. Sanayide su verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılmasına yönelik su verimliliği belgelendirme süreçleri yürütülecek, bilgilendirme programları yapılacaktır. |
| Tedbir 880.5. Deniz suyunun arıtılması, yağmur suyu hasadı ve gri suyun yeniden kullanımı gibi hususlarda mevzuat altyapısı geliştirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Yerel Yönetimler | 1. Ulusal Yeniden Kullanım Master Planı hazırlanacak, arıtılmış atıksuların yeniden kullanımına ilişkin mevzuat taslağı geliştirilecek ve pilot AAT'ler için fizibilite ve tasarım metodolojisi çalışmaları tamamlanacaktır. |
| Tedbir 880.6. Yerel yönetimlerin su bütçelerini oluşturması sağlanacak, su dengesi ve kayıpların belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılacaktır. | Tarım ve Orman Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Yerel Yönetimler | 1. Su Verimliliği Bilgi Sistemiyle su dengesi, su kayıpları, gelir getirmeyen su oranları hesaplarının standartlaştırılması sağlanacak ve güvenilir veri setlerinin oluşturulmasına yönelik belediyelere teknik destek çalışmalarına devam edilecektir. |
| Katı atık yönetiminin döngüsel ekonomi ilkeleri gözetilerek etkinleştirilmesi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.881) | ||
|---|---|---|
| Tedbir 881.3. Döngüsel ekonomiye geçiş kapsamında atık yönetimine ilişkin beşeri ve teknik kapasitenin oluşturulması amacıyla programlar düzenlenecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler | 1. Atık yönetiminde verimliliğin artırılması için eğitim faaliyetleri yürütülmeye devam edilecektir. |
| Tedbir 881.4. Geri kazanılmış ikincil ürüne ait teknik standartlar geliştirilecek, teşvik ve yönlendirme mevzuatı iyileştirilecektir. | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler | 1. Geri kazanılmış ikincil ürüne ait standartlar geliştirilecek, teşvik ve yönlendirme mekanizmaları oluşturulacaktır. 2. Ambalaj, otomotiv ve tekstil başta olmak üzere ürünlerin üretiminde kullanılacak geri dönüştürülmüş malzeme oranlarını belirlemeye yönelik mevzuat düzenlemeleri tamamlanacaktır. |
| Tedbir 881.5. Yerel yönetimlerin entegre atık yönetim tesislerinin sürdürülebilirliğini ve etkin işletilmesini sağlayacak yeni bir mekanizma geliştirilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), İLBANK, Yerel Yönetimler | 1. Atık tesislerinin sürdürülebilir şekilde işletilebilmesi için analiz çalışması yapılacaktır. 2. Analiz sonuçları doğrultusunda, tesislerin mali ve operasyonel sürdürülebilirliğini sağlayacak, performans ve kaynak verimliliği odaklı uzun vadeli bir mekanizma geliştirilecektir. |
| Sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak, atıkların geri dönüşümünde toplumun bilinçlendirilmesi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.882) | ||
| Tedbir 882.1. "Sıfır Atık Projesi" kapsamında eğitim farkındalık faaliyetleri gerçekleştirilecek ve eğitimin tüm kademelerinde sıfır atık uygulamaları yürütülecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Milli Eğitim Bakanlığı, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler | 1. Atıkların kaynağında ayrı toplanmasının yaygınlaştırılması amacıyla kamu spotu, eğitim gibi çalışmalar yapılacak, okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim programlarında sıfır atık uygulamalarına yer verilecektir. 2. Ulusal düzeyde Sıfır Atık Yarışması düzenlenecek ve yarışmanın uluslararası seviyeye taşınması sağlanacaktır. |
| Mali gücü yetersiz yerel yönetimlerin evsel nitelikli katı atıkların geri kazanım ve bertaraf tesisi projeleri ile aktarma istasyonu projelerinin bir program dâhilinde desteklenmesi sağlanacaktır. (Kalkınma Planı p.883) | ||
| Tedbir 883.1. Yerel yönetimlerin finanse etmekte zorlandıkları katı atık yönetim projelerini desteklemek amacıyla yürütülen "Katı Atık Programı"nın yaygınlaştırılması sağlanacaktır. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), İLBANK, Yerel Yönetimler | 1. Dört düzenli depolama lotu yapımı, bir entegre atık yönetim tesisi yapımı, bir entegre atık yönetim tesisi uygulama projesi ve bir ön işlem tesisi yapım işine ilişkin çalışmalara devam edilecektir. 2. Bir aktarma istasyonu uygulama projesi, üç yeni lot uygulama projesi, iki ön işlem tesisi uygulama projesi, bir entegre atık yönetim tesisi uygulama projesi hazırlanması ile altı yeni lot yapım işi, bir ön işlem tesisi yapım işi ve üç entegre atık yönetim tesisi yapım işine ilişkin çalışmalara devam edilecektir. |
| Mekânsal planlar ile ulaşım planlarının bütüncül bir şekilde ele alınması sağlanacak; bölge planları ile kentsel ulaşım ana planları eşgüdüm içerisinde oluşturulacak, kentiçi raylı sistem projelerine ilişkin mevzuat düzenlemesi yapılacaktır. (Kalkınma Planı p.884) | ||
| Tedbir 884.2. Ulaşımda yakıt tüketiminin azaltılmasını teminen şehirlerde yeni yerleşim alanlarının yoğunluklarının planlanmasında raylı sistemlerin transit özelliği ve kapasitesinden yararlanılacak, yürüme veya bisiklet amaçlı karma kullanım alanları ve planlama kararlarının oluşturulması teşvik edilecektir. | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (S), Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı | 1. Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planının uygulanmasını teminen izleme çalışmaları yürütülecektir. |
| Kentlerdeki trafik sıkışıklığının, kazaların ve hava kirliliğinin azaltılması amacıyla kentiçi ulaşımda talep yönlü politikalar uygulanacak, bireysel araç kullanımı yerine sürdürülebilir, çevreci, verimli ve düşük emisyonlu toplu taşıma sistemleri ile mikromobilite çözümleri teşvik edilecektir. (Kalkınma Planı p.885) | ||
| Tedbir 885.1. Kentiçi toplu taşıma yatırımlarında trafik yoğunluğu ve yolculuk talebindeki gelişmeler dikkate alınarak öncelikle otobüs, metrobüs, troyeybüs ve benzeri sistemler tercih edilecek, bunların yetersiz kaldığı güzergâhlarda raylı sistem alternatifleri değerlendirilecektir. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S) | 1. Raylı sistem hattı yapımı tekliflerine ilişkin hazırlanan fizibilite çalışmalarında alternatif toplu taşıma yöntemleri analiz edilecektir. |
| Tedbir 885.2. Raylı sistemlerin, işletmeye açılması beklenen yıl için doruk saat-tek yön kesit yolculuk talebinin tramvay sistemleri için asgari 7.000 yolcu/saat, hafif raylı sistemler için asgari 10.000 yolcu/saat, metro sistemleri için ise asgari 15.000 yolcu/saat düzeyinde öngörülen koridorlarda planlanması şartı aranacaktır. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S) | 1. Raylı sistem hattı yapımı teklifleri Kalkınma Planında yer alan doruk saat-tek yön kesit yolculuk kriterleri doğrultusunda hazırlanacaktır. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
|---|---|---|---|---|
| İçme ve Kullanma Suyu Şebekesi ile Hizmet Verilen Belediye Nüfusunun Toplam Belediye Nüfusuna Oranı | Yüzde | 99 | 99 | 100 |
| Kanalizasyon Şebekesi ile Hizmet Verilen Belediye Nüfusunun Toplam Belediye Nüfusuna Oranı | Yüzde | 93 | 95 | 96 |
| Atıksu Arıtma Tesisi ile Hizmet Verilen Belediye Nüfusunun Toplam Belediye Nüfusuna Oranı (3) | Yüzde | 91,2 | 91,5 | 92,5 |
| Arıtılmış Atıksuların Yeniden Kullanım Oranı | Yüzde | 7,0 | 7,3 | 7,6 |
| İçmesuyu Kayıp Oranı | Yüzde | 31,6 | 31,0 | 30,0 |
| Atık Yönetim Hizmeti Verilen Belediye Nüfusu Oranı (3) | Yüzde | 96,1 | 96,5 | 98,0 |
| Sıfır Atık Projesi Kapsamında Atığın Geri Kazanım Oranı (3) | Yüzde | 37,5 | 39,0 | 40,5 |
| Kentiçi Raylı Sistem Uzunluğu (Kümülatif) | km | 1 052 | 1 109 | 1 138 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
(3) Bu gösterge aynı zamanda Merkezi Yönetim Bütçesinde yer alan Sürdürülebilir Çevre ve İklim Değişikliği Programının performans göstergelerinden biridir.
Bölgesel gelişme politikası, bölgelerin rekabet gücünün artırılması ve gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik ekonomik ve sosyal gelişmelerini sağlamak üzere bölgelerin nitelikleri dikkate alınarak uygulanmaktadır. Bölgesel gelişmenin çok sektörlü yapısı nedeniyle merkezi ve yerel düzeyde paydaşlar arasında işbirliğinin temin edilmesi ve koordinasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi önem taşımaktadır.
Bölgesel gelişme çalışmalarının bütüncül bir bakış açısıyla gerçekleştirilmesi, ulusal ve yerel düzeyde bölgesel kalkınma uygulamalarının etkinliğinin artırılması amacıyla hazırlanan 2024-2028 dönemine ilişkin Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi (BGUS) ve bölge planlarının uygulanmasına devam edilmektedir.
26 Düzey-2 bölgesinde kurulu kalkınma ajansları tarafından bölge, il ve ilçe düzeyinde çalışmalar gerçekleştirilerek bölgelerin potansiyellerini harekete geçirmek üzere kamu kurumlarına, mahalli idarelere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve özel sektöre
sonuç odaklı program yönetimi yaklaşımıyla mali ve teknik destek sağlanmaktadır. Söz konusu hizmetler için 2008-2025 yılları arasında kalkınma ajanslarına merkezi bütçeden 109,7 milyar TL, yerel paylardan ise 71,5 milyar TL (2026 yılı fiyatlarıyla) kaynak aktarılmıştır. 2026 yılı için ise 2,75 milyar TL merkezi bütçe payı tahsisatı yapılmış olup yerel pay katkısının 5,0 milyar TL olacağı tahmin edilmektedir. 2008-2026 döneminde 28.539 projeye yaklaşık 117,5 milyar TL (2026 yılı fiyatlarıyla) destek sağlanmıştır. Bu destekle yapılan toplam yatırım tutarı 195,4 milyar TL'ye ulaşmıştır.
TABLO II: 58- Kalkınma Ajanslarına İlişkin Bilgiler (Ocak 2008 - Eylül 2026)
| Destek Program Türü | Ajans Desteği (1) | Eş-Finansman Dâhil Toplam Proje Bütçesi (1) | Desteklenen Proje Sayısı |
|---|---|---|---|
| Proje Teklif Çağrısı | 89 499 | 154 672 | 11 318 |
| Güdümlü Proje Desteği | 17 961 | 27 701 | 286 |
| Finansman Desteği | 972 | 3 175 | 362 |
| Faizsiz Kredi Desteği | 814 | 851 | 128 |
| Doğrudan Faaliyet ve Fizibilite Desteği | 3 543 | 3 949 | 2 555 |
| Teknik Destek | 3 959 | 3 959 | 13 684 |
| Diğer Destek Türleri | 709 | 1 153 | 206 |
| Genel Toplam | 117 457 | 195 460 | 28 539 |
(1) 2026 Yılı Fiyatlarıyla, Milyon TL
Bölge kalkınma idareleri kapsadıkları illerdeki yatırımların gerektirdiği planlama, izleme, değerlendirme ve koordinasyon hizmetlerini yürütmektedir. GAP, DAP, DOKAP ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıklarına 2026 yılında toplam 4,12 milyar TL ödenek tahsis edilmiştir. Başkanlıklar tarafından 2014-2026 yılları arasında uygulayıcı kuruluşlara 2026 yılı fiyatlarıyla toplam 61,6 milyar TL kaynak aktarılmıştır. 6 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11398 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla DAP, DOKAP ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıklarının görev süresi 8 Haziran 2031 tarihine kadar uzatılmıştır. Bölgelerin bir bütün olarak ele alındığı ve kendine özgü potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedefleyen 2024-2028 dönemine ilişkin GAP, DAP, DOKAP ve KOP Eylem Planlarının uygulanmasına devam edilmektedir.
Bölgesel gelişme politikalarının tasarım sürecine girdi sağlamak, karar alma süreçlerini kolaylaştırmak ve uygulama etkinliğini artırmak amacıyla analiz çalışmaları yürütülmektedir. Bu çerçevede, Türkiye'de Kentsel ve Kırsal Yerleşim Sistemleri Araştırması (YER-SİS) karar destek sisteminin iyileştirilmesi çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte 2025 yılına ilişkin illerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE) yayımlanmıştır.
TABLO II: 59- Düzey 2 İstatistiki Bölge Birimleri (İBB) Bazında Çeşitli Göstergeler
| Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sırası (2025) | Nüfusun Payı (2025) (Yüzde) | Yıllık Nüfus Artış Hızı (Yüzde) | 2024-2025 Yıllık Ortalama Nüfus Artış Hızı (Yüzde) | Bölgelerin GSYH'ya Katkısı (2024) (Yüzde) | Kişi Başına GSYH (2024) Endeks TR=100 | İstihdamın Sektörel Yapısı -2025 (1) | Merkezi Yönetim Büççe Gelişlerinin Giderlerini Karşılama Oranı (2025) (2) | ||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Tarım Sektörü Payı (Yüzde) | Sanayi Sektörü Payı (Yüzde) | Hizmetler Sektörü Payı (Yüzde) | |||||||||
| TR10 İstanbul | 1 | 18,3 | 0,3 | 0,7 | 29,1 | 159,6 | 9 | 0,6 | 27,5 | 71,9 | 9,5 |
| TR51 Ankara | 2 | 6,9 | 0,8 | 1,2 | 10,7 | 109,5 | 7,6 | 10,3 | 40,7 | 49 | 1,5 |
| TR31 İzmir | 3 | 5,2 | 0,2 | 0,8 | 5,8 | 92,8 | 5,5 | 23,4 | 23,1 | 53,5 | 3,6 |
| TR61 Antalya, İsparta, Burdur | 4 | 4,1 | 1,6 | 1,7 | 4,2 | 110,6 | 10,6 | 8 | 29,9 | 62,1 | 1,1 |
| TR41 Bursa, Eskişehir, Bilecik | 5 | 5,1 | 0,7 | 1,3 | 5,1 | 87,5 | 6,9 | 20,2 | 23,4 | 56,4 | 1,4 |
| TR42 Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova | 6 | 5 | 1,2 | 1,8 | 6,3 | 81,7 | 6,4 | 23,2 | 30 | 46,8 | 4,6 |
| TR32 Aydın, Denizli, Muğla | 7 | 3,9 | 0,7 | 1,2 | 3,4 | 99,9 | 8,5 | 9,6 | 39,2 | 51,3 | 0,9 |
| TR21 Tekirdağ, Edirne, Kırklareli | 8 | 2,3 | 1,2 | 1,8 | 2,5 | 126,8 | 8,4 | 9,9 | 36,7 | 53,4 | 1,2 |
| TR52 Konya, Karaman | 9 | 3 | 0,5 | 0,9 | 2,4 | 156,8 | 8,5 | 3,1 | 26,7 | 70,1 | 0,6 |
| TR22 Balikesir, Çanakkale | 10 | 2,2 | 0,7 | 0,9 | 2 | 78,9 | 6,9 | 17,1 | 29,6 | 53,3 | 0,7 |
| TR62 Adana, Mersin | 11 | 4,9 | 0,1 | 0,8 | 3,9 | 104,3 | 5,8 | 15,4 | 16,3 | 68,3 | 1,4 |
| TR33 Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak | 12 | 3,7 | 0,1 | 0,5 | 3 | 78,4 | 9,7 | 16,5 | 23,2 | 60,3 | 0,7 |
| TR72 Kayseri, Sivas, Yozgat | 13 | 2,9 | 0 | 0,5 | 2,2 | 67,7 | 10,1 | 16,7 | 30,6 | 52,7 | 0,5 |
| TR83 Samsun, Tokat, Çorum, Amasya | 14 | 3,3 | 0,3 | 0,5 | 2,2 | 76,4 | 8,2 | 24 | 22,1 | 53,9 | 0,5 |
| TR81 Zonguldak, Karabük, Bartın | 15 | 1,2 | -0,2 | 0,2 | 0,9 | 74,4 | 6,7 | 21,6 | 27,2 | 51,2 | 0,7 |
| TR90 Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane | 16 | 3,1 | -0,3 | 0,5 | 2 | 70,9 | 10 | 21,4 | 27,9 | 50,7 | 0,4 |
| TRC1 Gaziantep, Adıyaman, Kılis | 17 | 3,5 | 1,2 | 1,2 | 2,2 | 76,2 | 5,3 | 38,1 | 20,5 | 41,3 | 0,5 |
| TR71 Kırkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir | 18 | 1,9 | 0,2 | 0,9 | 1,5 | 67 | 6,8 | 30,1 | 19,9 | 50 | 0,5 |
| TR82 Kastamonu, Çankırı, Sinop | 19 | 0,9 | -0,3 | 0,6 | 0,7 | 64,7 | 6,5 | 33,1 | 17,1 | 49,8 | 0,3 |
| TR81 Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli | 20 | 2 | 0,3 | 0,2 | 1,4 | 67,3 | 7,4 | 29,2 | 12,8 | 58 | 0,3 |
| TRA1 Erzurum, Erzincan, Bayburt | 21 | 1,2 | -1 | 0 | 0,8 | 50 | 8 | 45,7 | 14,2 | 40,1 | 0,3 |
| TR63 Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye | 22 | 3,8 | 0,9 | 0,5 | 2,6 | 69,9 | 8,3 | 25 | 22,1 | 52,9 | 0,7 |
| TRC3 Mardın, Batman, Sınnak, Sılıt | 23 | 2,9 | 0,6 | 1,3 | 1,5 | 45 | 11,8 | 19,4 | 20,1 | 60,7 | 0,2 |
| TRC2 Şanlıurfa, Diyarbakır | 24 | 4,8 | 1,1 | 1,5 | 2 | 62,7 | 9,9 | 12,3 | 34,2 | 53,5 | 0,3 |
| TRB2 Van, Müs, Bitlis, Hakkâri | 25 | 2,5 | -0,5 | 0,1 | 1,1 | 42,2 | 8,8 | 28,4 | 23,2 | 48,4 | 0,2 |
| TRA2 Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan | 26 | 1,2 | -1,3 | -0,7 | 0,6 | 51,6 | 10 | 13 | 26,6 | 60,4 | 0,2 |
| Türkiye | 100 | 0,5 | 0,9 | 100 | 100 | 8,3 | 14 | 27 | 59 | 0,88 | |
Kaynak: TUİK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
(1) İnşaat sektörü sanayi içinde değerlendirilmiştir.
(2) Bakanlıkların merkez muhasebe birimlerince tahsil edilen ve ödenen tutarlar il ayrımına tabi tutulmaksızın Türkiye verisinde yer almaktadır.
Bölgelerin potansiyellerinin harekete geçirilmesi, kendilerine özgü imkân ve kabiliyetlerinin yenilik temelinde geliştirilmesi, bölge dirençliliklerinin artırılması ve afet sonrası ekonomik ve sosyal iyileşmenin sağlanması yoluyla ülkemizin dengeli kalkınmasına azami katkının sağlanması ile bölge içi ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması temel amaçtır.
| Politika/Tedbir | Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar | Yürütülecek Faaliyetler ve Projeler |
|---|---|---|
| Bölgesel kalkınmaya yönelik kurumsal yapı ve yönetişim mekanizması etkinleştirilecektir. (Kalkınma Planı p.888) | ||
| Tedbir 888.1. Kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerinin kurumsal kapasiteleri ve mevzuatı gözden geçirilerek etkinliklerinin artırılması yönünde düzenlemeler yapılacak, işbirlikleri artırılacak ve merkezi yönetimle etkileşim ve koordinasyon mekanizmaları geliştirilecektir. | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), Bölge Kalkınma İdareleri, Kalkınma Ajansları | 1. Kurumsal ve beşeri kapasitenin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacaktır. 2. Bölgelerin kalkınmasında özel sektörün katkılarının artırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir. |
| Tedbir 888.2. Bölgesel gelişme politikalarının tasarım ve uygulama aşamalarında karar destek süreçlerini güçlendirecek araştırma ve analizler gerçekleştirilecek, bölgesel farklılıkların ölçülmesine yönelik istatistiki altyapı geliştirilecektir. | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Kalkınma Ajansları | 1. Kalkınma ajanslarının mevcut mali destek uygulamalarına ilişkin etki değerlendirme çalışmaları yürütülecektir. |
| Üretim ve yük merkezlerinin uluslararası pazara erişimlerinin güçlendirilmesi, ülkemizin küresel rekabetçiliğinin artırılması ve bölgesel endüstrilerin liman ve demiryolu bağlantılarının kurulabilmesi, bölgesel refahın artırılması ve gelişmişlik farklarının azaltılması amacıyla gerekli altyapı yatırımlarının da yapılması suretiyle bütünleşik bir kalkınma modeli uygulanacaktır. (Kalkınma Planı p.891) | ||
| Tedbir 891.1. Ankara-Konya-Mersin hattı ile İç Anadolu Bölgesindeki diğer illeri de kapsayacak şekilde, savunma sanayii, makine sanayii ve tarıma dayalı sanayi başta olmak üzere sanayinin Mersin Konteyner Limanı ile lojistik bağlantısı daha güçlü hale getirilecektir. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S) | 1. Karaman-Ulukışla Hızlı Tren projesi tamamlanacaktır. |
| Tedbir 891.2. Deprem bölgesinde işlenmiş tarım ürünleri ve tarıma dayalı sanayiler ile tekstil, dokuma, demir-çelik, petrokimya başta olmak üzere imalat sanayii ürünlerinin İskenderun Limanı üzerinden dış pazarlara erişimini artıracak altyapı güçlendirilecektir. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S) | 1. İskenderun Limanı ile tesis ve lojistik olanakları bakımından etkileşim içerisinde olacak Çukurova İltisak Hattı projesi tamamlanacaktır. |
| Tedbir 891.3. Batı Karadeniz'de yer alan kömür ve doğalgaz sahaları ile demir-çelik, kâğıt, ormancılık sanayii ve tarıma dayalı sanayinin Filyos Limanına bağlantısı sağlanacaktır. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S) | 1. Filyos İltisak Hattı projesi tamamlanacaktır. |
| Tedbir 891.5. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'deki üretim merkezlerinin uluslararası pazarlara erişimi Rize-İyidere ve Trabzon Limanları üzerinden, Orta Karadeniz'deki illerin erişimi ise Samsun Limanı üzerinden sağlanacaktır. | Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (S) | 1. Rize İyidere Lojistik Limanı projesi tamamlanacaktır. |
| Bölgelerin kalkınmasında yeşil ve dijital dönüşüme yönelik altyapı geliştirilecektir. (Kalkınma Planı p.893) | ||
| Tedbir 893.2. Yeşil ve dijital dönüşüm konusunda bölgelerin potansiyel ve ihtiyaçları çerçevesinde stratejileri oluşturulacak, dönüşümden en çok etkilenecek sektörlere yönelik analizler yapılacaktır. | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), Kalkınma Ajansları | 1. Düzey-2 bölgelerinin yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümden en çok etkilenecek sektörlerine dair analizleri içeren stratejiler hazırlanacaktır. |
| Tedbir 893.3. Ekonomik ve sosyal avantajlarıyla küresel düzeyde ön plana çıkan illerin üretim, Ar-Ge ve girişimcilik kapasitesinin dijital ve yeşil dönüşüm perspektifiyle gelişimine yönelik bölgesel kalkınma programları uygulanacaktır. | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (S), Kalkınma Ajansları | 1. Küresel düzeyde ön plana çıkan illerin dijital ve yeşil dönüşüm alanında Ar-Ge, yenilik ve girişimcilik kapasitelerinin artırılmasına yönelik olarak kalkınma ajansları tarafından geliştirilen Sonuç Odaklı Programlar kapsamında mali destek ve teknik destek programları yürütülecektir. |
| Performans Göstergeleri | Birim | 2025 | 2026 (1) | 2027 (2) |
| En Yüksek Gelirli Bölgenin Kişi Başı Gelirinin En Düşük Gelirli Bölgenin Kişi Başı Gelirine Oranı (4) | Oran | 3,78(3) | 3,75 | 3,72 |
| En Düşük Değere Sahip Düzey-2 Bölgesinde İşgücüne Katılma Oranı | Yüzde | 41,7 | 42,0 | 42,5 |
(1) Gerçekleşme Tahmini
(2) Program
(3) 2024 yılı verisidir.
(4) Bu gösterge aynı zamanda Merkezi Yönetim Bütçesinde yer alan Bölgesel Kalkınma Programının performans göstergelerinden biridir.