Saray (Van) Asliye Ceza Mahkemesinden; "560 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçundan REZA KAZEMY hakkında; Mahkememizin 29.01.2026 tarih 2024/16 Esas 2026/45 sayılı Kararı ile;
"1-Sanığın üzerine atılı 5607 sayılı yasaya muhalefet suçunun işlediği sabit olduğundan, TCK'nın 61. Maddesi uyarınca, suçun işleniși biçimi dikkate alınarak eylemle uyan 5607 sayılı yasanın 6545 yasa ile değİŞik 5607 sayılı yasanın 3/1-1 maddesi uyarınca suçun işleniși biçimi, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün karşıliliğe adli para cezası ile cezalandırılması.
2- Sanıktan ele geçirilen kaçak eşyaların 5607 sayılı yasanın 7242 sayılı yasa ile değİŞik 3/23-son cümleleri gereğince gümrüklenmiş değerinin pek hafif olduğu anlaşılmakla sanğa verilen cezadan kanunen 2/3 oranında indirim yapılarak 4 ay hapis ve 1 gün karşıliliğe adli para cezası ile cezalandırılması.
3-Sanğa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak TCK'nın 62/1. Maddesi gereğince cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 3 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI ve 1 GÜN KARSİLİĞİ ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4- Sanığın cezasından başkaca kanuni ve takdiri artırım ve indirim yapılmasına YER OLMADIŞINA,
5-Sanğa verilen adli gün para cezasının sosyal ve ekonomik durumuna göre TCK'nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL üzerinden hesap edilerek sanığın 20,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Sanığın sonuç ceza olarak 3 AY 10 gün HAPİS ve 20,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7-Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma ve 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğe göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fikraları ile 3. fikrasıldığında birincin cümlelerinin uygulanması,
8-Sanığın geçmişteki sabıkası hali, sanığın kamu zararını gidermiş olması, sanığın dosyaya yansıyan tutum ve davranışları, kişilik özellikleri göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye kanaat gelmekle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince sanık hakkında HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA, CMK 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 YIL SÜRE İLE DENETİMÉ TABİT ÜLTULMASINA, Bu sure içerisinde takdiren denetimli serbestlik tedbirinin UYGULMASINA YER OLMADIŞINA, CMK'nın 231/10-11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi durumunda veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davranışması halinde MAHKEMECE MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN AÇIKLANMASINA, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerle uygun davranışlığı takdirde 5 yıllık süre sonunda hükmün ortadan kaldırılarak давanın DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmesine,
9- Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı yasanın 13. maddesi delaletiyle TCK'nın 54/4 maddesi gereğince MÜSADERİSİNİ,
10-Katılan kurum, duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 45.000,00 TL aktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma VERİLMESİNE,
11-Bu dava sebebiyle sanığın sarfına sebebiyet verdiği 1 adet tebligat gideri 120,00 TL ve 4 adet posta gideri 432,00 TL ve 1 adet adli tıp fatura gideri 2.577,50 TL olmak üzere toplam 3.129,570 TL yargılama giderinin 5271 sayılı CMK'nın 324/4. ve 325/1. maddeleri uyarınca Harçlar Kanunu hükümlerine göre sanıktan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
12-İşbu karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı Kanunun 16. maddesi gereği soruşturmada görev alan KOLLUK BİRİMLERİNE GÖNDERİLMEŞİNİ,
13-Sanığın gözültı veya tutuklulukla geçirdiği süreler olması halinde TCK'nın 63/1. Maddesi kapsamında hakkında hükmolunan cezadan mahsubuna,
Dair, Türk Milleti Adına; Cumhuriyet Savcısının katılımı ile tarlafrın yokluğunda verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize ya da tutanağa geçirilmek üzere mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunularak, hafta yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise mahkememize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise mahkememize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak mahkememiz kararına karşı Vân Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yoluna başvurabilecekleri ve 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmadığı takdirde kararın kesinleştiği ihtarı ile verilen karar açıkça okunup, gerekçesi ana çizgileri ile anlatıldı." şeklinde huküm kurulmuştur.
Kapıköy Gümrük Müdürlüğüne 20.02.2026 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli karar karşı Kapıköy Gümrük Müdürlüğü Vekili Av. Abdulsetar DUMAN tarafından istinaf dilekçesi "Mezkur kararda samığın cezasının alt sınırdan kurulduğu eşya değerin pek hafif kabul edildiği ancak suçun işleniş şekli ve diğer bütün muslar birlikte değerlendirdiğinde, eşya değerin pek hafif ya da hafif olmadığı, cezanın 5607 sayılı kanunun 3/10 maddesi kapsamında da değerlendirilerek cezanın üst sınırdan belirlenmesi ve 5607 sayılı kanunun 3/23 maddesi çerçevesinde cezanın arttırılması gerektiğini düşünmekteyiz. Aksı şekilde düşünülmesi durumunda bile Hagb şartlarının oluşmadığını belirtmek isteriz.Şöyle ki; 1-HAGB KARARINA İLİŞKİN İSTİNAF SEBEBİMİZ : a-Sanığın Kamu zararını giderip gidermediğinin incelenmesi gerekmektedir b-Öte taraftan Kaçakçılık suçunda kamu zararı belirlenirken; Yargıtay kararları çerçevesinde kaçakçılık olaylarında kamu zararının gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve yazişaya-depolama-imha giderlerinin toplamı olduğu bu nedenle söz konusu miktarın ayrıca tahsil edilmesi ile Hagb müessesinin şartlarının oluşabileceği Kamu zararının hepsinin tamamen karşılanması durumunda Hagb kararı verilebileceği bu nedenle oluşmadığını ve kararın bu hususta bozulması gerektiğini düşünmekteyiz. Nitekim Yargıtay 2014 tarih Esas No:2013/10307 Karar No:2014/10057 sayılı ilanında :.."yasal olmaya yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alın satma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğu gözetilmeden,..."şeklinde huküm kurduğu söz konusu hukme göre yukarıda bahsetmiş olduğumuz mali yüklerin de saniktan tahsili yapıldıktan sonra Hagb hükmünün şartlarının oluşup oluşmadi; değerlendirilebileceği — bu nedenle yazılı şekilde kurulan huküm yasaya aykırı olup bozulması gerekmektedir 2-ARAC MÜSADERESİNE İLİŞKİN İSTİNAF SEBEPLERİMİZ : . Ele geçirilen kaçak eşya miktarı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/7-346 E. ve 2012/124 K.sayılı ilamı:*...Sanığın aracında yakalanan çuvallar içerisindeki ...... paket sigaranın miktar itibariyla bir kişi tarafından taşınması olanaklı olmayıp, araçla taşınmasının zorunlu bulunması ve "kaçak eşyanın naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması" halinde kaçak eşyanın taşınmasında bilerek kullanılan her türlü taşıma aracının müsaderesini zorunlu kılan 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kaçak eşya nakline kullanılan aracın 5607 sayılı Kanunun 10. ve 13. Maddesi ve TCK'nın 54. Maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, kaçak eşya nakline kullanılan aracın müsaderesinin imkansız kılmması halinde ARAÇ KASKO BEDELİ KADAR DEĞERİNİN MÜSADERESİNE karar verilmesi gerekirken bu şekilde hukümkurulmamış olması hukuka aykırı olup kararın bozularak aracın müsaderesine karar verilmesi gerekmektedir. 3-)Eşya Müsaderesi hükmünde 5607 sayılı kanunun 13. Maddesinin 1. Fikrası yolu ile TCK ya atıfta bulunulması gerekirken "fikra" nin belirtilmemiş olması hukuka aykırıdır. Yukarıda açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; Saray(Van) Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2026 tarihli 2024/16 E. ve 2026/45 K.sayılı ilanının kanuna aykırı olması sebebi ile BOZULMASINA, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin sanık üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. " şeklinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık REZA KAZEMY, Zahir ve Hamperi oğlu, 1996 iran doğumlu, doğumlu, İran vatandaşı olduğu, yokluklarında verilen karar kendilerine tebliğ edilemediğinden, 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 29. Maddesi gereğince ilanen Tebliğine karar verilmiş olup,
İlanın Resmi Gazete'de yayınlanmasından (15) gün sonra hükmün tebliğ olmuş sayılacağı, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ya da zabit katbine beyanda bulunmak suretiyle tutulacak tutanak ile istinaf mahkemesi nezdinden istinaf yolu açık olmak üzere, istinaf edebileceği, süresinde istinaf talebinde bulunulmaması halinde kararın kesinleşerek infaza verileceği ve ilan masrafının kendisinden alınacağı ilanen tebliğine olunur.