Saray (Van) Asliye Ceza Mahkemesinden:
Saray (Van) Asliye Ceza Mahkemesinden; "Kıymetlerin İzinsiz Yurda Sokulması veya Çıkartılması (Teşebbüs), Eşyayı, gümrük işlemlerine tâbi tutmaksızın ülkeye sokmak (Teşebbüs)" suçundan IRAN EFTEHARI hakkında; Mahkememin 08.01.2026 tarih 2023/146 Esas 20262 sayılı Kararı ile;
"1-Sanık IRAN EFTEHARI'nın üzerine atılı 5607 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan yürürlükteki 5607 sayılı yasanın 3/1-1.çümlesi ve TCK'nın 61. maddesi uyarınca suçun konusu, yakalanan kaçak eşyanın değeri dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis ve 200 gün adli para cezası ile cezalandırılması,
2-Sanıktan ele geçirmiş kaçak eşyaların değerinin yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca fahiş olduğu anlaşıldığından 5607 sayılı yasanın 3/23. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılarak 1 yıl 15 ay hapis ve 300 gün adli para cezası ile cezalandırılması,
3-Sanığın yargılama sürecinde iyi hali dikkate alındığında TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca hakkında hükmolunan cezanın 1/6 oranında indirilerek sanığın 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS VE 250 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında hükmolunan 250 gün karşılığı adli para cezasının TCK'nın 52/2. Maddesi uyarınca 1 gün karşılığı 20 TL olacak şekilde 5.000 TL olarak belirlenmesine, sanığın sosyo ekonomik durumu dikkate alınarak hakkında hükmolunan adli para cezasının 1'ler ay sure ile 4 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin ödenmemesi geri kalan kısmın tahsil edilebiliceğinin sanıga ıhtirane,
5- Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da dikkate alınarak, sanığın kasten işlemi olduğu sayı için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak TCK'nun 53/1, 2, 3. maddesinin uygulanmasına, ayrıca 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesine,
6-Sanığın geçmişteki sabıkası hali, dosyaya yansıyan somut hesaplanabilir maddi bir zararın bulunmaması, sanığın dosyaya yansıyan tutum ve davranışları, kişilik özellikleri göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye kanaat gelmekle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince sanık hakkında ** HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA**, CMK 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 YIL SÜRE İLE DENETİME TABİT TUTULMASINA, Bu süre içerisinde takdiren denetimli serbestlik tedbirinin ** UYGULANMASINA YER OLMADIGINA**, CMK'nın 231/10-11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi durumunda veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davranışması halinde ** MAHKEMECE MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN AÇIKLANMASINA**, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerle uygun davranışıldığı takdirde 5 yıllık süre sonunda hükmün ortadan kaldırılarak davonın DÜŞÜRÜLMESINE karar verilmesine,
7-Sanıktan ele geçirilen kaçak eşyaların 5607 sayılı yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca ** MÜSADERESİNE**,
8-Katılan kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL'nin sanıktan alınarak katılna verilmesine,
9-Türkçe bilmeyen sanık için görevlendirilen tercüman gideri olan toplam 1.500,00 TL takdirine, takdir edilen giderin CMK'nın 324/5. maddesi uyarınca Hazine üzerinde bırakılmasına,
10-Sanığın sarıma neden olduğu 2 adet e-tebligat gideri 20,00 TL, 3 adet tebligat ücreti 59,00 TL, 1 adet posta ücreti 155,00 TL olmak üzere toplam 2347,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Karar kesinleştiğinde karardan bir örneğin soruşturmadı görev alan kolluk birimine gönderilmesine,
12-Sanığın gözaltı veya tutuklulukta geçirdiği süreler olması halinde TCK'nın 63/1. Maddesi kapsamında hakkında hükmolunan cezadan mahsubuna,
Dair, Türk Milleti Adına; Cumhuriyet Savcısının katılımı ile tarafların yokluğu verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememiz ya da tutanağa geçirilmek üzere mahkememiz zabıt katbine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise mahkememize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katbine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise mahkememize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak mahkememiz kararına karşı Van Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yoluna başvurabilecekleri ve 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmasına takdirde kararın kesinleşeceğii ihtar ile mütalaya uygun olarak verilen karar açıkça okunup, gerekçesi ana çizgileri ile anlatıldı.
Şeklinde huküm kurulmuştur. Kapıköy Gümük Müdürlüğü Vekili. Gamze ALTINOK tarafından istinaf dilekçesi "Sanık hakkında verilen HAGB kararına itiraz ediyoruz ve Yerel Mahkemeye verilen kararın tekrar gözden geçirilmesini talep ediyoruz. 5271 sayılı kanunun 231. Maddesinde HAGB uygulanabilmesi için gerekli şartlar şu sayılması yapılmıştır: Madde 231: (5) Sanık yüklenen suçlara yapılan yargılama sonunda hükmolunca ceza, iki yıl (21) veya daha az süreli hapis veya adlı para cezası ise; mahkemeye, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın giderilmesi için; a) Sanık daha öncekaslı bir suç. Sanık yüksek olması bulunması, b) Mahkemeye, sanığn kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun ve yaya kamunun uğradığı zararlar, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,gerekir. Kanunun ilgili maddesinde görüldüğü üzere sanık hakkında HAGB hükümlerinin uygulanabilmesi için kamunun uğradığı zararlar tamamen giderilmesi gerekmektedir. Kamunun uğradığı zarar müdürklemiş değer şeklinde hesaplanıp;bu değerin içerisinde ödenmesi gereken müdürk vergileri gibi ek kalemler yer almaktadır. Sanık tarafından ise oluşan kamuzarı tamamen giderilmemiştir.Ayrıca mağdurun uğradığı zararlar tamamen değil, kısmen giderildiği takdirde HAGB kararını verilebilmesi için kamunun HAGB kararı verilmesine rıza göstermesi gerekir. Zararın kısmen tazmini halinde HAGB hükümlerinin uygulanması için mağdur veya müşkeinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine ayrıca ve açıkça rıza göstermesi gerekir. Aynı Kanunun 6/b bendine göre mahkemeye sanığn kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması şartı ile HAGB kararının verilebilmesi için hakime takdir etmiş. Ancak bu takdir etkisini sınırlı ve keyfi olmayıp;hamimin bu yetkisinin kullanılarak yasal ve somut gerekçe göstermesi gerekmektedir. İtiraz konusu kararda ise hiçbir somut gerekçe gösterilmeden,Mahkemeye Hagb kararı verilmesi halinde sanığn yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılmıştır.Gerekçe gösterilmeden bu yönde karar verilmesinde hukuka uyarlanmış bulunmamaktadır.Yargıtay kararlarında da bu konunun önemine ve takdir yetkisinin kullanılabilmesi koşullarına dikkat çekilmiştir: "... İncelenen dosyada, duruşmada gözlemlenen olumlu hal ve hareketi gerekçe gösterilerek sanık hakkında takdir indirim maddesi uygulandığı, adlı sicil kaydına göre kasıtlı bir suçtan sabıkalmasının bulunmadığı ve yüklenen mühür bozma suçundan kaynaklanan somut bir zararın da bulunmadığı, gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütleri göre değerlendirilmesi yerine "sanığn sahişi halleri ve adlı sicil kaydı göz önüne alınarak" denilmek suretiyle yasal olmasan gerekçeye hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 21. Ceza Dairesi - Karar: 2016/7553)." Diğer yandan; sanık hakkında belirlenen sonuç cezada kanaatimize çok alt sınırdan huküm kurulmuş ve sonuç cezalardan uygulanan indirimlerle kaçakçılık fiilinin bir sonucu olmayacak şekilde neticede cezaya hukemiştirilmiştir.Sanıklar, ilediği suçlar dolayı hiçbir yapıtlarla karşılaşmamış olup; suç işleyerek topluma verdiği zararlar sonuçları ile yüzelemimiştir.Sonuç olarak mahkeme tarafından verilen karar ile Ceza Hukukunun caydırıcılık etkisi işlevini yerine getirememektedir.Bu durum da insanları benzer suçlar işlemeye yöneltmektedir. Bu sebeplerle sanık hakkında HAGB müessesinin uygulanabilmesi için gerekli koşulların sağlanamadığı görülmektedir. Sanık hakkında verilen HAGB kararının kaldırılarak; hapis cezasına hukmediilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, İstinaf talebimizin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ilanın müüsadeseresine, yargılama giderleri ile vekaletRETinin sanıga yükletilmesine yönelik karar verilmesini vekäleten arz ve talep ederim. "Şeklinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık İRAN EFTEHARI, Khalil ve Turan kızı, 02/10/1958 OROMUIEH doğumlu, doğumlu, İranEXPANDIRILIR, 2019-2020'da yayınlanmışından 7 gün sonra hükmün tebliğ olunmuş sayılacağı, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ya da zabıt katbine beyanda bulunmak suretiyle tutulacak tutanak ile istinaf mahkemesi nezdinden istinaf yolu açık olmak üzere, istinaf edebileceğii, süresinde istinaf talebinde bulunulmaması halinde kararın kesinleşerek infaza verileceği ve ilan masrafının kendisinden alınacağı ilanen tebliğ olunur.
İlanın Resmi Gazete'de yayınlanmışından (15) gün sonra hükmün tebliğ olunmuş sayılacağı, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ya da zabıt katbine beyanda bulunmak suretiyle tutulacak tutanak ile istinaf mahkemesi nezdinden istinaf yolu açık olmak üzere, istinaf edebileceğii, süresinde istinaf talebinde bulunulmaması halinde kararın kesinleşerek infaza verileceği ve ilan masrafının kendisinden alınacağı ilanen tebliğ olunur.