Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
YARGITAY İLÂMI
Esas No : 2026/3961 Karar No : 2026/3360
MAHKEMESİ : İzmir 7. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 09.02.2024 SAYISI : 2024/10 E., 2024/76 K. DAVACI : Petrol Ofisi A.Ş. vekili Avukat Mehmet Burak Küçükislamoğlu DAVALI : Burak Kopurlu vekili Avukat Sezai Ağustos DAVA TARİHİ : 10.01.2024
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; davalı 09.10.2022 tarihinde müvekkili Petrol Ofisi'nin bayi Teos Akaryakıt Nakliye Turizm İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.den yakıt aldığını, istasyon tarafından araca yanlış yakıt koyulduğunu, yakıt ikmali neticesinde aracında arıza meydana geldiğini iddia ederek arıza nedeniyle ödediği 59.401,34 TL onarım bedelinin, İzmir 6. Tüketici Mahkemesinin 2022/60 D.İş ve Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/61 D.İş sayılı dosyalarında sarf edilen tespit masraflarının müvekkili şirketten tazmini talep ettiğini, yapılan değerlendirme neticesinde İzmir İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 31.10.2023 tarihli kararıyla kabul kararı verildiğini, verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın aracına akaryakıt doldurulması hizmetinin Petrol Ofisi A.Ş. den bağımsız tüzel kişi Teos Akaryakıt Nakliye Turizm İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştiğini, bu sebeple tüketicinin talebinin pasif husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu belirterek, davacının müvekkili aleyhine husumet yokluğu sebebiyle başvurunun redine, İzmir İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 31.10.2023 tarihli ve 007920230003934 sayılı haksız ve hukuka aykırı Hakem Heyeti Kararın kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; husumetin ayıplı hizmette bulunan akaryakıt şirketine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle; itirazın kabulüne, İzmir İl Tüketici
Hakem Heyeti Başkanlığının 31.10.2023 tarihli ve 007920230003934 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı'nca; Mahkemece, sağlayıcı konumunda olan davacı şirketin sorumluluğunun göz ardı edilerek, husumetin ayıplı hizmette bulunan akaryakıt şirketine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.
Uyuşmazlık, ayıplı hizmet nedeniyle sağlayıcı konumunda olan davacı şirketin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun (6502 sayılı Kanun) 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde hizmet "Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusu", (1) bendinde sağlayıcı "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi", (k) bendinde tüketici "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi", (1) bendinde tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlübirleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
6502 sayılı Kanunun 13. maddesi; "(1) Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir."
(2) Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır." hükmünü içermektedir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davalının aracına Teos Akaryakıt Şti. çalışanı tarafından yanlış yakıt ikmal edildiği, Teos Akaryakıt Şti.'nin davacı Petrol Ofisinin bayisi olarak satış yaptığı ve hizmet verdiği, sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarda tespit edilen yararlanma amacı bakımından tüketicinin beklediği faydaları ortadan kaldıran maddi eksiklikler içeren hizmet söz konusu olduğu, sunulan hizmetin ayıplı olduğu, 6502 sayılı Kanunun "Ayıplı hizmetten sorumluluk" başlıklı 14. maddesi gereğince sağlayıcı olan davacının hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etmekle yükümlü olduğu, sağlayıcı olan davacı ve bayinin anılan Kanunun 15. maddesi gereğince, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olduğu (Dairemizin 24.09.2020 tarihli ve 2020/3188 E., 2020/4776 K. sayılı ilamı ile Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2016/16127 E., 2019/6505 K. sayılı ilamı), sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesinin bu sorumluluğu ortadan kaldırmadığı (HGK'nın 19.09.2012 tarihli ve 2012/13-153 E., 2012/598 K. sayılı ilamı) anlaşılmaktadır.
O halde Mahkemece, sağlayıcı konumunda olan davacı şirketin sorumluluğunun göz ardı edilerek, husumetin ayıplı hizmette bulunan akaryakıt şirketine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığı'nın bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığı'nın HMK'nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile
kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK'nın 362/2 hükmü gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.